• kendisi drogba'yı istiyormuş.

    bak mourinho, sana iki çift lafım var. koskoca adamsın. paran var, pulun var, her şeyin var. milyonlarca euroluk futbolcular var emrinde. yakışır mı sana drogba'yı bekleyen galatasaraylılar'ın umutları ile oynamak. yakışır mı bunca günahsızı, kesilecek çoluğu çocuğu kurtarmak? ama nasıl yakışmaz. sen değil misin öz türk hamit'i bile acımadan elimizden alan, bir damlacık saaddeti bize çok gören. anlamıyor musun mourinho, bu taraftar drogba'yı bekliyor, çocuk kesmeyi seviyor. ama ben boşuna konuşuyorum. çocuk kesme zevkini bilmeyen adama çocuk kesmenin mutluluğunu anlatmaya çalışıyorum. hıh! sen büyük patron, milyoner, para babası, kupalar, milyon euroluk adamlar sahibi mourinho bey. sen mi büyüksün? hayır! biz büyüğüz, biz! galatasaray taraftarı! sen bizim yanımızda bir hiçsin, anlıyor musun? bir hiç! ....... bir gün bir eleme maçında karşılaşırsak, çıkar eleriz seni. anlıyor musun? çıkar eleriz ve arkamıza dönüp bakmayız bile.

    akıllı ol lan!
  • değişik mimikleri olan bir adam.

    "saçlar nasıl olmuş usta?" bakışı

    http://i52.tinypic.com/30cq72v.jpg

    "bu kızlar nereden gelmiş len?" bakışı

    http://i55.tinypic.com/v3og7a.jpg

    "ovvv messii! ovvv messi!!" bakışı

    http://i52.tinypic.com/11gpngw.jpg

    "what the fuck?" bakışı

    http://i53.tinypic.com/2uswqo4.jpg

    "2-2 mi?" bakışı

    http://i53.tinypic.com/219b9xs.jpg

    "abi bir çay daha? - yok koçum sağ ol" bakışı

    http://i52.tinypic.com/261yf11.jpg

    "allah'ım neydi günahım? bakışı

    http://i52.tinypic.com/sxoydj.jpg

    "hakkınızı helal edin" bakışı

    http://i53.tinypic.com/1sjinc.png

    "hey corc, versene borç, olmaz maykıl bende de yok" bakışı

    http://i56.tinypic.com/flvfgo.jpg

    "o ne len öyle?" bakışı

    http://i53.tinypic.com/2cpayhu.png

    "napıyon sen len orada? bakışı

    http://i55.tinypic.com/206kmtl.jpg

    "dokunmayın, baba yorgun" bakışı

    http://i54.tinypic.com/27wri90.jpg

    "yakalarsam, muck muck" bakışı

    http://i56.tinypic.com/50mmpc.jpg

    "ben yaptım, yine olsa yine yaparım hakim bey" bakışı

    http://i53.tinypic.com/nqs5lf.jpg

    "sus, ağzını burnunu kırarım! " bakışı

    http://i55.tinypic.com/2eyyjur.jpg

    "numaramı veriyorum, ara beni" bakışı

    http://i55.tinypic.com/fxbj84.jpg

    "bu paylaşım da burada sona erer, hoşça kalın beyler" bakışı

    http://i54.tinypic.com/bfj6eo.jpg

    gönülden seviyorum seni

    http://i52.tinypic.com/10xrez9.jpg

    *
  • mancini ile aralarinda akil oyunlari cercevesinde birbirlerini ve birbirlerinin futbolcularini övme yarisi baslayacak olan hoca.

    jm: galatasaray'i istemiyorduk. istanbul'da isimiz cok zor olacak.
    rm: turun favorisi chelsea.
    jm: drogba'ya karsi oynamak zor. hala cok enerjik.
    rm: chelsea yildizlar toplulugu. cok tehlikeliler.
    jm: galatasaray istanbul'da icimizden gececek.
    rm: chelsea anamizi beller.
    jm: allah belami versin biz bu galatasaray'i yenemeyiz.
    rm: beyler, evi arabayi satip paralari chelsea'ya basiyoruz :(

    diye gider bu...

    halbuki terim varken ne guzeldi. ver gazi, ver gazi saldirsin bizimkiler.
  • garip bir kişilik. artık bu garipliği kendisine ait olduğu için ailesine de mi yansıtmış, yoksa bu varolan gariplik kendisine de mi sirayet etmiş bilmiyorum, ancak ailesi de kendisi kadar garip. (burada garip kelimesini olumsuz anlamda kullanmıyorum)

    mesela eşi, matilde 'tami' faria mourinho. 1989'da evlenmiş kocasıyla. birbirleriyle tanışmaları da gençken olmuş. daily telegraph'a göre ikisi de portekiz'in setubal şehrinin aynı mahallelerinde büyümüşler ve evleri arasında sadece bir caddelik mesafe varmış. dindar bir katolik olan çift, setubal'e sık sık gidip, doğdukları mahalledeki kilisedeki ayinlere katılıp, bağışta da bulunuyorlarmış. eşi ile evliliklerinden iki adet, biri kız biri erkek çocuğu bulunmakta. 1996 doğumlu kızının adı matilde ve 2000 doğumlu oğlunun adı da jose mario jr. (birazdan bunlar hakkında da bilgi vereceğim)

    baba mourinho, eşi ve çocuklarının isimlerini de vücuduna kazımış. eşi matilde 'tami', çocukları daughter matilde ve jose mario jr'ın isimleri sol bileğinde yazılı. yine 2005 yılında ödül aldığı bir gecede kendisini 'ailesine ve işine sıkı sıkıya bağlı, sadık bir adam' olarak tanımlayarak bu güçlü bağın üzerine yine değinmiş oluyor.

    http://img.thesun.co.uk/...6/jose1_1776806a.jpg

    http://fs5.directupload.net/.../160527/vggydt8m.jpg

    bu dövme hikayesi ile bir anlamda ailesine olan sadakatini ıspatlasa da, ailesinin çatırdadığı günler de olmamış değil. 2007 yılında mourinho, eşini aldattığı iddiaları ile karşı karşıya gelmişti. kaldı ki bu durum artık bir iddia olmaktan çıkıp, aldattığı kişi, yine bir portekizli, elsa sousa isimli kadın, 'jose'yi çok sevdim, birbirimizden oldukça elektrik aldık. o çok beyefendi, kibar ve zeki birisi' açıklamalarını yapınca oldukça sansasyonel bir haber niteliği taşımıştı.

    o zaman için haliyle 18 yıllık birlikteliğini zedeleyen bu hareketi sonrası eşi ile arası bir hayli açılmış. birleşik krallıkta yayın yapan yerel bir mecmua, ikili arasındaki ilişkinin, jose'nin menajerlik kariyerine de zarar verdiğini, chelsea'nin kendisini bu yüzden kovduğunu bile iddia etmiş. hatta dahası, ayrıntılarda ikilinin gizlice tuttukları bir evde, mourinho'nun gizli dostuna elleri ile çikolatalı kurabiyeler yedirip, fonda kanadalı şarkıcı brian adams'ın şarkısıyla oldukça romantik dakikalar geçirdiklerini iddia eden bir tanığın konuşmalarına yer verilmiş.

    herhalde bu aldatma mevzusunu eşinin büyük bir alçakgönüllülük ile kabul edip, artık bu durumdan mıdır, yoksa eşinin genel mizacından mıdır bilemeyiz, mourinho kendisinin evinde, saha kenarında olduğu kadar dominant bir karakter olmadığını söylüyor. hatta bununla ilgili ilginç de bir açıklaması var:

    askmen'in yaptığı, dünyanın en etkili insanları listesinde kendisine 9. sıradan yer bulduğu söylenir. bu duruma karşılık hazırcevaplılığı ile tanıdığımız mourinho; 'peki benim eşim kaçıncı sırada? tanrı bilir, en kötü sekizinci sıradadır. bu çok ilginç, kendi evimde bile ipler elimde değil' diyerek yarı komik, yarı tuhaf bir açıklama veriyor.

    ailesini magazinden uzak tutma konusunda başlarda katı bir tutum gösteren jose mourinho, sonrasında ailesinin de meşhur olmasının önünü alamamış. bununla ilgili basında son zamanlarda -bilhassa yabancı basında- sık sık haberler görüyoruz. başlarda pek konuşmasa da 2004 yılında bir röportajı var bununla alakalı. chelsea'ye ilk gelişinin ertesinde, daily telegraph'in pazar günü verdiği ek olan the observer ile yaptığı bir röportajda konu aileye de geliyor. 'en önemli şey elbette ailem ve iyi bir baba olmak' diyerek ailesi hakkında ilk kez konuşuyor special one. bu son chelsea macerasında kötü geçen sezonda hatırlarsınız, birçok kez sahayı erkenden terketmek zorunda kalmıştı jose. bu durumlarda maçın gidişatı hakkında sayısızca eşi matilde'yi aramış ve maç hakkında bilgileri ondan almış. eşi aynı zamanda bir nevi asistan menajeri de oluyormuş yani.

    bu arada bayan mourinho, eşinin sadık bir aşığı olmasının yanı sıra, dünya gıda programına yardım eden gönüllülerden birisi. aynı zamanda birleşmiş milletler iyi niyet elçileri arasında da bulunuyor. keza eşi de onun programlarına elinden geldiğince destek oluyor.

    https://i.imgsafe.org/84c295cbb4.jpg

    kızı matilde 1996 doğumlu, babasının ona asla hayır diyemediği, gq ödül törenine katılmasının sebebini bile 'yalnızca o'nun isteği üzerine' diyerek yanıtladığı, 20 yaşında bir gençkız. gq ödülündeki şu pozları da oldukça meşhurdu hatırlarsanız.

    http://i1.irishmirror.ie/...-the-Year-Awards.jpg

    jose'nin kızı aynı zamanda modaya çok ilgiliymiş. babasının desteğini de arkasına alan matilde, aynı zamanda one direction şarkıcısı niall horan ile de iyi arkadaş. bu arkadaşlığın ne tür bir arkadaşlık olduğunu şu an için bilemiyoruz, ancak kendine ait bir kariyer edinmek için böyle bir yönteme başvurmuş olabilir. matilde aynı zamanda futbola da oldukça meraklı olup, arkadaşları ile babasının maçlarını takip etmeyi de çok seviyormuş.

    oğlu jose mario jr iste tam sopalık bir serseri. babasının iş hayatındaki en büyük rakibi barcelona ve ona en çok zorluk çıkaran oyuncu messi'nin büyük bir hayranı. aynı zamanda ailenin en aykırı üyesi. tıpkı babası gibi.

    http://fs5.directupload.net/.../160527/7mz9wyub.jpg

    http://fs5.directupload.net/.../160527/97kl3gkr.jpg

    jose mario jr aynı zamanda profesyonel bir futbolcu. ingiliz takımlarından fulham'ın altyapısında kaleci olarak forma giyiyor.

    http://s33.postimg.org/...W5iyc_Wo_AMv_V8l.jpg

    kendisine yöneltilen hangi takımları tutuyorsun sorusunu da böyle cevaplamış. güzel bir liste, her ligden takım var :(

    işte mourinho ailesi böyle bir aile. bilmiyoruz, belki de onu özel biri yapan şeyi ailesinden alıyordur, ya da tam tersi, ailesine de garipliği aşılayan kişi kendisi de olabilir.

    ve şimdi o özel adam, dünya futbol tarihinin en özel takımlarından, hatta belki de en özelinin sahnesinde. hem de yönetmenlik koltuğunda..

    https://www.instagram.com/p/BF53jAGowXZ/

    http://fs5.directupload.net/.../160527/emfgixpp.jpg
  • vay benim garip hocam vay benim yiğit hocam deyu peşine takılasım var mourinho hocamızın. önce madrid'te kurda kuşa yem oldu, sonra da gitti ''uzun zamandır yoktum biri demiş öldü, şimdi de yazsınlar kral geri döndü'' edalarıyla londra'ya. o üstünden güneşler eksik olmayan, cennetten bir köşe şehre(!) ikinci senesinde bir şampiyonluk bahşetti. bununla da yetinmeyip mavilerde ne kadar çer çöp artık varsa hepsini temizledi. üstüne bir de premier lig buglarından olan kendisinin chelsea default taktiğini entegre etti. tam arayı açıp ligi domine edecekken de birkaç kendini bilmez sonradan görme çocuğun ihanetine kurban gitti.

    ha mou hocamın bu süreçte belki de tek suçu kurt zouma denen futbola yabancı elemanı ilk on birde oynatmasıydı. ne vardı bu elemanda bu kadar ısrar edecek onu hala anlamış değilim ama çok net ki kellenin gitmesinin en büyük sebeplerindendi. gerçi zouma'nın da hakkını bir konuda vermek lazım, neredeyse tüm takım kasten kötü oynarken kendisi gerçekten kötü olduğu için kötüydü. yani ihanet etmeyen ender isimlerden biri oldu zira futbol ona ihanet etmişti, kendisiyle hiç iyi anlaşamayarak.

    chelsea'de mou hocanın adamları da var mıydı elbette vardı ancak diğer taraf daha kalabalık olunca savaşı kazanamadı mou hocam. yok eva carneiro'yu neden kovmuş falan. canım mou'nun başını yemek için olmayacak bahaneler ürettiler. zaten türlü dedikodulara göre eva denen mahalle karısı! * (doğuş denen cahile selamlar) kovulduktan sonra chelsea futbolcularını ayartıp mourinho'ya karşı dolduruşa getirmiş. olmayacak iş mi? değil, babacım orası ingiltere ingiltere. imparatorlukları yıkan, savaşlar çıkartan, milyonlar öldüren entrikanın vatanı orası. ha bir de eva hanım üstüne gitti mourinho hocaya tazminat davası açtı. sonra da davayı geri çekti durduk yerde. kim bilir el altından nelerin pazarlığını yapmıştır bu kadın. şeytan yemin ediyorum ya, rıdvan yanında halt etsin.

    neyse sakinim, mou londra'dan ayrılınca manchester taraftarları ellerini ovuştura ovuştura beklemeye başladı tabi. taraftar istiyordu ama taraftarın istemesi yetmezdi. kulübün tanrısı sir alex ferguson'un oluru alınmadan manchester semalarında kuş uçmazdı. gözler sir alex'e çevrildi. sir, mourinho'ya epey de istekli bir şekilde onay verip destek olunca manchester united'ın patronu oldu. oldu da... işlerin kötüleşmesi duraklamadı. gitti pogba denen gamsıza 100 milyon avroyu verdirdi, bütün okları gereksiz yere üzerine çekti. sene boyunca da pogba'nın kötü oynadığı her maç kendisi de ağır eleştiriler aldı. olmayacak transferlerle kendi meşhur taktiğini bozdu, ben her şekilde başarırım dedi ama başaramadı. statik forvet ibra başına bela olunca, ses de çıkartamadı. ander herrera olmasa kefeni yine giydireceklerdi ama sayesinde yırttı. pogbalar, ibralar değil kendisini sezon başında üvey evlat muamelesi yaptığı herrera kurtardı. yine de sezon başında alınması ihtimal dahilinde olan 6 kupanın 3'ünü kazandı, 1'ini de daha oynayacaklar. mourinho bu, o kadar da fark yaratsın değil mi! mesela pep sezonu sıfır kupayla kapattı.

    onun dışında esas mevzu gelecek sezon özelinde. yıllardır mou'yu yakınen takip ederim ama hiçbir dönem şimdiki kadar çaresiz kaldığını görmemiştim. seneye manchester'daki son şansı olacaktır. premier lig'i aldı aldı alamazsa kellesini alacak yönetim. geçen seneki futbolla almasına imkan yok, ee yeni bir taktik üretecek kadar vakti de olmadı. chelsea default taktiğine dönmeye niyetli ama o taktiği oturtmak daima bir seneden fazla sürüyor. yani chelsea taktiğine dönse önünde 2 yıllık bir şans olmadığı için yine kelle gidecek. tek çare şimdiki düzenini geliştirmek gibi duruyor. lukaku transferi bu konuda hayati önemde zira geçtiğimiz sezon manu'yu yakan ibra'nın statikliği ve az koşması oldu. lukaku tam ters profilde bir oyuncu. hem hareketli, hem fizikli, hem de golcü. bir kanat takviyesi ve hakiki bir ön libero ile acaba dedirteceklerdir. yine manu'nun bir başka sorunu da mata ve rooney'nin aynı anda kullanılmasıydı ki rooney de gidecek gibi gözüküyor. stopere lindelöf gelince o bölge biraz soluklandı. şu an orta sahaya yoğunlaşacaklar.

    şimdilik bekleyeceğiz mourinho hocamızın son bir hamlesi daha var mı yok mu öğrenmek için. yeni sezondaki ilk epl maçını iple çekiyorum manchester united'ın. orada az çok detaylar belli olacaktır, diziliş, mentalite, kadro vs. açıkçası tek umudum, italyanların zeki ama asi çocuğu conte'nin londra cephesinde bir kavga çıkartıp sezon ortasında takımdan ayrılması. yoksa işler zor gözüküyor hem de çok zor gözüküyor.
  • düşlerimle doğru orantılı giden teknik adam. hayallerimde de manchester united kendisine iyi gelmiyor ve teknik direktörlük işinden elini ayağını çekip portekiz cascais'de * * sahilde tüm gün güneşlenip hafif mal olan oğluyla ilgileniyor. aradan 3-4 sene geçiyor ve abdurrahim albayrak kendisine menajerler aracılığıyla ulaşıyor ve futbol dünyasına galatasaray ile geri dönüyor. ortalığın tozunu attırıyor...

    bir düşünsenize:

    http://i.hizliresim.com/LQ9Ygb.jpg

    http://i.hizliresim.com/0yO4No.jpg

    http://i.hizliresim.com/znd2l9.jpg

    el emeği göz nuru bonus: http://i.hizliresim.com/pErmEz.jpg
  • (bkz: ne dediler/#2317438)

    genel olarak doğru konuşmuş teknik direktör. artık top class takımlar için şu oyuncu şu kadar eder mi sorusundan çok, şu oyuncu o büyük takımda oynayabilir mi sorusunu sormak lazım. kendisine katılmadığım ve klasik mourinho ağlaması olarak nitelediğim itirazlarım ise şunlar:
    1- guardiola joe hart'ı ve claudio bravo'yu beğenmedi diyor. sen de david de gea varken tabi beğenmez. ayrıca adam sweeper kaleci istiyor. ya ter stegen'i alacaktı, ya neuer'i. ikisi de imkansızdı. adam herkesten önce uyanıklık yaptı, gitti ederson'u aldı. ederson 40 milyon euro eder mi sorusunu bence mourinho cevaplasın.

    2- zabaleta ve kolarov'u gönderdi diyor. pardon ama ikisinin de yaşları kaç? guardiola yine gitti olabilecek en iyi alternatifleri oraya da düşündü. o değişim gerekliydi. zabaleta west ham'a, kolarov roma'ya gitti. gönderdiği adamları havada kapmadılar. artık city seviyesinde değillerdi.

    3- united city gibi para harcayamaz demiş. en büyük zırvası da bu. united son 10 senede city'nin 3/4'ü para harcadı. eğer son 20 seneyi sayarsan united açık ara öndedir. city sıfır tarih, sıfır kadro birikimiyle buralara geldi. united ise zaten 90'lardan beri iyi kadro sahibiydi. tabi ki city sana yetişmek için daha fazla para harcayacaktı.

    4- city 6-7 transfere 600 milyon euro veriyor demiş, yalan. net 250 milyon euro verdi. united'in de 250 milyon eurolar harcadığı seneler çok oldu. 2016-2017 sezonunu hatırla mourinho.

    5- city'nin kadrosu da senden çok önde değil. transfermarkt değerlerine bakın. kadronun maliyetlerine bakın. hemen hemen aynı değerlerde olduklarını görüyorsun. fark şu: city daha doğru transfer yaptı, kadro planlaması adamların mükemmel, nerdeyse boş transferleri yok. her oyuncusundan verim alan teknik direktörleri var. guardiola sterling gibi beyin özürlü futbolcuyu istatistik adamı yaptı. sane gibi çömezi seviye atlattı. stones, jesus gibi acaba dedirten oyuncular yıldız oldu. transferi pogba kadar sansasyon yaratmayan kevin de bruyne altın top alır mı seviyesine geldi. bunları görmeden city sadece parasıyla bu seviyelere geldi demek haksızlık.

    bunlar gerekli manipülasyonlar anlıyorum ama bence az laf çok iş mourinho.
  • manchester united'a rezil futbol oynatıyor yazdım diye ofsayt yağmuruna tutulmuştum. yahu tamam maç izlemiyorsunuz anladık da herkes sizin beğendiğiniz şeyleri yazacak değil. ben de mourinho hayranıyım çok severim ama durum bu. çağ dışı oynattığı antitez futbolun devri kapanalı çok oldu.

    premier lig ikincisinin en iyi oyuncusu de gea olur mu? ligin en çok kurtarış yapan kalecisi de gea. manu'ya bu kadar puan kazandıran ikinci olmasını sağlayan en önemli etken de gea. mourinho juventus'ta hayranlıkla izlediğim pogba'yı bile sıradan vasat bir oyuncuya dönüştürdü ve hala ondan verim alamıyor. zaten aralarında sorun varmış miki den sonra pogba'yı da harcayacak sanırım.

    eibar'dan 5 yiyen ispanya liginde 2 ileri 1 geri giden sevilla tek kale maç oynadı. acizane futbolla rakip oynasın biz zaten kontra ile gol buluruz mantığı ile deplasmanlardan puan çıkarmaya çalışıyor. yakında old trafford da yuhalanmaya başlar.

    old trafford'da city karşısında aciz duruma düştükleri maçta mourinho bu sene için benim gözümde bitmişti o maçta ikinci yarı guardiola stoper çıkarıp forvet alıyordu. tottenham karşısında maç boyu ezildiler. lindelöf gibi berbat bir stoperi nasıl manu ya aldırdı onu da aklım almıyor. iç sahada büyüklükleriyle baskı filan kuruyorlar ama oyunları kötü deplasmanlarda kötüler. ilk 15-20 dk baskı kuralım 1-0, 2-0 öne geçelim sonra skoru koruyalım rezil futbolla puan kazanalım taktiğini de kimseye yediremiyor artık

    mourinho harika futbol oynatıyor. manu uçuyor. manu maçlarını izlemeye doyamıyorum varsa ben bu entyleri yemeye razıyım. ben bu sene hemen hemen manchester united'ın tüm maçlarını izledim ve hiçbirinden keyif almadım. sevilla karşısında da allah mı korudu yoksa farkı de gea mı önledi mou'ya sormak lazım. dünya parayla kadro kuruyorsun. çok iyi oyuncularda aldırıyorsun ama bu oyun nedir ya. kupa kazanman benim için hiçbir şey ifade etmiyor. bu rezil ötesi oyun anlayışından kurtul artık. iki pas yapamayan takımla kalu beladan kalma top şişirme oyununu tr de bile oynamıyorlar artık.

    mourinho kardeş ya bu deveyi güdersin ya bu diyardan gidersin. hadi bakalım.
  • premier league'i 3 kez kazandım, diğer 19 teknik direktörden daha fazla, bana saygı duyacaksınız şeklinde erol büyükburç'a bağlayan special one. devri muhtemelen kapandı, kısa süre sonra manu'dan kovulacak, sonrasında ise cocu'yu kovan ali koç tarafından taraftarın gazını almak için fenerbahçe'ye gelecek. manu'yu takmayan adam fenerbahçe'yi hiç sallamayacak, burdan da yüklü tazminatını alıp portekiz milli takımını yarı zamanlı çalıştırıp, tatillerde parasını ezecek.*
  • 7 kasım 2018 juventus manchester united maçında juventus tribünleri 1-0 öndeyken jose mourinho'ya küfür etmiş ardından 1-2 olduğunda da mourinho tarafından ayar verilmiştir. yaptığı hareket helali hoştur. klastır.

    edit: maç sonrası mourinho röportaj sırasında şu cümleleri kurdu.

    "juventus taraftarları, 90 dakika boyunca bana ve aileme hakaretlerde bulundu. buraya sadece işimi yapmaya geldim. muhtemelen bir daha böyle bir hareket yapmayacağım."
  • barça'ya gitmesi çok alakasız duruyor olabilir ama bence barça'yı messi olmadan sudan balığa çıkmış balığa dönmekten kurtaran bir hoca olacaktır. messi'nin olmayacağı geleceğe geçiş dönemi için çok uygun. madrid yerine ben barça'da görmek isterdim kendsini. jose mourinho-barça. nefretin aşka dönüşmesi gibi ilginç bir hikaye olurdu.

    edit: en başında barcelona'da çalıştığı dönemi pas geçersek hocalık kariyeri boyunca rakip oldu barcelona'ya onu kastetmiştim.