• 1
    simao, querasma, fernandez, almeida gibi isimleri beşiktaş'a gitmesinde büyük rol oynayan portekizli menajer. dedikodulara göre yıldırım demiören'in iş ortağıymış. şimdi daha iyi anlıyoruz beşiktaşın neden portekiz ağırlıklı transferler yaptığını ve başka transferlerde beceriksiz olduğunu diego forlan transferinin hüsranı ile anlayabiliriz. ayrıca beşiktaş taraftarı transferler için bu adama teşekür etmeli şehir kırosu görümüyle 2 cümle kuramayan ama nedense bu transferleri ben yaptım diye ortada dolaşan şovmen serdal adalıya değil.
  • 4
    julio regufe alves, bjk'ye transfer edilmeden 1 saat önce atletico madrid'e transfer edilip bjk'ye öyle gelmiş. aslında a. madrid'den transfer edilmemiş yani. a. madrid teknik direktörü alves'i tanımadığını söylemiş. fifa soruşturma açıyormuş. mendes'in real madrid'de ki portekizli futbolcularıya diğerleri arasında da sorunlar yaşanmış. hatta casillas tarafından klüp binasından kovulmuş. ispanya'da mendes istenmiyormuş artık. benzer bir durum beşiktaş'da da yaşanıyormuş.
    *
  • 6
    http://gss.gs/lxx

    portekizli futbolcu menejeri ve portekiz futbolunun neredeyse gizli patronu.bulent timurlenk'in iddiasina gore,bjk'de 7 as oyuncunun tam haklari,paflardan 3 oyuncu ve carlos carvalhal'in de yari hakkina sahip,atletico madrid'de de 6 oyuncusu var.anlasilan o ki haldun ustunel'e garip sekilde rakip tutulup duran serdar adali falan hikaye portekiz ''cetesi''nin sahibi bu adam,gizli futbol sube sorumlusu gibi birsey.

    temsil ettigi futbolcular ve antrenorlerin bazilari

    ricardo quaresma
    bebe (besiktas'ta kiralik oynayan)
    simao
    hugo almeida
    manuel fernandes

    cristiano ronaldo
    jose mourinho
    pepe *
    daniel carrito

    devami: http://gss.gs/XXj
  • 9
    portekiz 3.liginin yeteneksiz topçusu, eski gece kulübü sahibi, şimdinin para babası portekizli menajer. bir nevi futbolcu pezevengi.

    mendes, futbolu bıraktıktan sonra bir gece kulübü açar. şans eseri bir kaleci kendisinin porto'ya transfer olmaya çalıştığını ama gerçekleşmediğini anlatır.
    jorge hemen atlar, oyuncunun porto'ya transferini gerçekleştirerek piyasaya ilk adımını atar.
    ardından yavaş yavaş portekiz ikinci ve üçüncü liginden topladığı futbolcuları ilk işinin referansıyla birlikte pazarlamaya başlar.
    ilk ses getiren transferi, portekiz 21 yaş altı milli takımında oynayan hugo viana'nın newcastle united'a satışı olur.
    yeni kurduğu menajerlik şirketiyle böylece adaya girişini de gerçekleştirir.
    ardından cristiano ronaldo, mourinho gibi sükseli isimleri de ingiltere'ye götürmesiyle artık kendisi de ün kazanır.

    ingiltere'de kaderini değiştiren olay cristiano ronaldo transferiyle ilişkisini geliştirdiği, dönemin manchester united ceo'su peter kenyon ile tanışmasıdır.
    daha sonra mourinho'yla beraber birçok portekizli ve brezilyalı futbolcuyu chelsea'ye getirir, roman abramovich'le tanışır.
    roman'ın üzerinden de rusya pazarına geçiş yapar.
    zaten real madrid'le devam eden hikayenin kalanını biliyorsunuzdur.

    jorge'nin çalışma stili bilindik menajerlerden farklılık gösterir.
    özellikle güvendiği ve üzerine titrediği futbolcularının sözleşmelerinden devamlı gelir sağlamayı hedefler.
    futbolcunun idman ve maçlara düzenli çıkması, imaj haklarından pay alması, getirdiği kupalardan prim alması vs. kontratlarda belirtilmiştir.

    mendes'in sahibi veya ortağı olduğu irlanda, portekiz ve brezilya'da farklı menajerlik şirketleri bulunuyor.
    bu ülkelerin ortak noktası, bir futbolcunun bonservisine sahip olabilmesine yasal olarak izin vermesinde yatıyor.
    örneğin ingiltere'de bu yasak.
    sahip olduğu şirketler, porto ve onun scout ekibi ile çalışarak, porto'nun kadrosuna katacağı genç ve yetenekli futbolculara ortak olur.
    örneğin 2m$'lık bonservisin yarısını mendes, yarısını porto karşılar.
    böylece porto nakit akışını sağlar, yıl sonunda düzgün bir bilanço verir, sattığı futbolcunun parasını da mendes ile kırışır.

    jorge mendes'in hepinizin bildiği gibi türkiye'deki ortağı ahmet bulut, arda'yı ve emre belözoğlu'nu madrid'e götüren, çeşme tatilinden arkadaşı.
    aynı zamanda beşiktaş'a portekizlileri dayayanlar da yine mendes ve bulut ikilisi.
    fikret orman yönetimi, ilk denetleme sonucunda jorge mendes'e 18 milyon euro menajerlik ücreti ödendiği veya taahhüt edildiğini açıkladı.
    ingiltere, ispanya veya portekiz gibi finansal disipline sahip ülkelerde tabi bu kadar uçuk rakamları sadece menajerlikten kazanamıyor.
    örneğin ronaldo'nun manu'ya transferinden 1 milyon euro kazandı.
    ancak rusya ve türkiye'deki gibi hesap kitap bilmeyen futbol yöneticilerini görünce de hiç acıması yok.

    ingiltere'de jorge mendes ve peter kenyon ile ilgili bir dönem medyada transferlerden haksız kazanç yapıldığına dair haberler ortaya çıktı.
    ancak bugüne dek herhangi bir soruşturma bildiğim kadarıyla açılmadı.
    bilinen şu ki peter kenyon, jorge mendes'in de dolaylı olarak ortağı olduğu bir amerikan menajerlik şirketinin ortağı.
    mendes'in ingiltere'ye getirdiği futbolcuların fiyatlarını abartarak, hem jorge hem de peter bu paradan paylarını fazlasıyla alıyorlar.
    örneğin, portekiz'in alelade bir takımından manu'ya 9 milyon sterlin bedeliyle transfer olan bebe'yi ferguson bir kez bile izlemediğini, portekizli yardımcısı carlos querioz referansıyla alındığını söylemiştir. bu transferden eski manu ceo'su kenyon'un da aktif olduğunu düşünebiliriz.

    sonuç olarak, özellikle son 10 yılda kulüplerin teker teker rus, arap, amerikan ve son olarak uzakdoğu sermayesi altına girmesiyle dudak uçuklatan fiyatlara çıkan futbolcu transferlerinin kaymağını yiyen paydaşlardan biri de mendes ve onun gibi hareket eden çakal menajerler.
  • 10
    15 milyon euroluk komisyon ücreti için beşiktaş'a haciz koyduran menajer. tüpçünün sivamalari bunlar tamam ama çildirt bizi baskan, çikart bizi bastan, yetmez demiroren diye honkuren çarsi da gidip öder artik bu paralari.

    daha da ilginci su; haciz sonrası normal şartlarda uefa gelirlerine el konulması gerekiyor ama bunlar avrupa’dan yasakli olduklarindan parayi tahsil edecek olan yer türkiye futbol federasyonu, yani tüpçü.

    http://www.fanatik.com.tr/...Detail_33_282710.htm
  • 20
    avrupa futbol piyasasına hortum hatta ne hortumu, kanalizasyon borusu döşeyen menajer: https://www.youtube.com/watch?v=4AyYEqMsJTw

    bugüne kadar ayarladığı transferlerin toplam maliyetinin 1,5 milyar dolaresten daha fazla olduğu -safi real'e getirdiği oyuncuların toplam maliyeti 250 milyon poundu geçiyor- ve kendisinin de 15 senelik menajerlik kariyerinde 150 milyon dolaresten daha fazla para kaldırdığı biliniyor. sahip olduğu şirketlerden birisi gestifute. bu danışmanlık şirketinin şöyle kalender bir oyuncu portföyü var: http://www.transfermarkt.com.tr/...terfirma/berater/413
    ayrıyeten, oyuncu hisselerini elinde bulundurmaya yarayan bir başka yatırım şirketi daha var: quality sports investments

    peki bu şam şeytanı nasıl oldu da böyle tekelleşti? hani bazı tipler vardır, sürekli zihni sinir projelerle kafa ütülerler; "ayrılsak da beraberiz"deki feridun, bizimkiler'deki yengeç hüseyin kabilinden çalışmayı sevmeyen, kısa yollardan "yırtma"ya çalışan ademlerdir... işte jorge mendes gerçekten de yırtmayı başaranlardan. üçüncü lig topçusuyken, "sikerim idmanını da düz koşusunu da atom mühendisliğini de..." deyip video film kiralayan bir dükkan açıyor. kah liselilere şahin k, emanuelle, sibel kekilli cd'leri kiralayıp kah çırağıyla beraber köy düğünlerine çekime giderken bu işten de çabuk bıkıyor ve bir pavyon açıyor. işte bu pavyonda da hayatı değişiyor zaten. sene 1996... saat gece yarısını geçmiş bizim jorge de teypteki arif susam kasedini çıkarmış cengiz kurtoğlu'nun "aşkımız için" kasedini takmakla meşgul ve o esnada kapıdan içeri nuno espírito santo isimli kavruk bir oğlan giriyor. çocuk kaleci. guimarres'te oynuyor ve transfer olmak istiyor ama elinden tutan yok. morali bozuk şekilde konsomatrislerin arasından süzülüp bar kısmına geçiyor. "abi bana bir şişe köpeköldüren..." derken jorge'yle muhabbete başlıyorlar ve bizim jorge allem ediyor kallem ediyor santo'yu deportivo'ya satıyor. üstüne üstlük tek kuruş para da almıyor santo'dan. bu olaydan sonra o coğrafyadaki bilcümle hispanik futbolcu barın kapısını aşındırmaya başlıyor.

    adı sanı yavaş yavaş duyulmaya başlıyor ama portekiz piyasasını elinde tutan daha büyük bir balık var: jose vega. ne kadar namlı portekizli varsa hepsi onun portföyünde -hatta bize jardel'i satan da bu- amma boynuz kulağı geçer demişler. vega'nın porto'yla papaz olduğu bir dönemde jorge gidip porto'lu ne kadar yönetici varsa "abi" çekip kendini porto'ya yamıyor. tabii ertesi sene porto şl'yi kazanınca bizim jorge'nin iti ürmeye başlıyor. o senelerde chelsea olmuş chealsky; abramoviç, "vurcam kırbacı, vurcam kırbacı..." deyü ortalıkta fink atıyor. harcayacağı eşek yüküyle para var ve operasyonu meşhur peter kenyon ve onun emrindeki pini zahavi isimli bir menajer yönetiyor. ranieri'den bir yol olmayacağını anlamışlar, yeni hoca arıyorlar. önce uefa sonra şl'yi kazanan mou'dan daha iyi seçenek mi var? sadece mou da değil tabii; carvalho, ferreira ve tiago'yu 50 milyona gene çelski'ye yağlayıp bu triodan 2,5 milyon avro kaldırıyor. çelsi'den sonra manu'ya bulaşıyor; ronaldo, nani ve anderson'u manchester'a toplamda 75 milyon avroya getiriyor. doğal olarak da bir dev haline dönüşüyor. real'in zamanında burun kıvırdığı pepe'yi gene real'e "uçak geliyor aç ağzını" diye kandırarak 25 milyona kitliyor. diego costa'ya "uçağa atla, madrid'e gel." dediğinde havaalanına inene kadar atletico'ya transfer olacağından habersiz sümüklü costa. mou inter'le şl finaline çıkacakken "bu gece real'e gidiyorsun..." diyen gene bu hayvanat mendes.

    lakin kendisinin en büyük "başarı"sı bebe'yi manu'ya iteklemek oluyor. asrın kazığı denilebilecek bir transfer bu. öyle ki adli kovuşturmaya bile neden oluyor. bu bebe isimli bebe, portekiz üçüncü lig takımlarından estrela de amadora'da oynayan bir sokak çocuğu -mübalağa değil, adam sokaklarda yaşıyormuş- bir anda guimarres'e 50 bin avroya transfer oluyor, sadece 5 kez hazırlık maçına çıkıp aynı transfer döneminde 9 milyon avroya manu'ya kaktırıyorlar. kim kaktırıyor? elbette jorge. aslında bebe'nin gonçalo reis adında esasında reislikle hiç alakası olmayan bir menajeri var. ferguson'un yeni ve genç oyuncular transfer etmek istediğini duyan mendes gazetelere çarşaf çarşaf "bebe'yi real istiyor", "bebe manu'da" diye manşetler attırırken gonçalo da kerameti kendinde sanıp ellerini ovuşturuyor fakat bebe manu'ya gitmeden bir hafta önce gonçalo'ya "seni kovdum... kib, aeo, bys" yazan bir sms çekiyor. bebe'nin yeni menajeri de elbette mendes reis oluyor. ferguson'un "bir kez bile izlemedim..." dediği bu 20 yaşındaki bebeyi 9 milyon avroya iteleyen mendes, tam 4 milyon avro kaldırıyor bu transferden. ingiltere ve portekiz'de soruşturmalar açılsa da hiçbir şey bulamadılar. aha bu da bebe'nin sahaya ilk çıkışı ve muhteşem ortaları: https://www.youtube.com/watch?v=sHyeRiIEK0M

    ha, manu'da sadece 2 maça çıkabilen ve mevsimlik pamuk ırgatı gibi oradan oraya kiralanan bebe'nin yolu bizim bjk'den de geçti hatırlarsanız. hatta mendes'in futbolcularından sadece o değil; almeida, quaresma, fernandes, simao ve sidnei'de bjk'den nemalanıyor. sonra, tüpçü kulübü neden batırdı?

    işin acı yanı da şu; bu adamın elinde ronaldo, di maria, de gea vs. futbol piyasasının neredeyse yarısı var ve sadece bjk değil dev avrupa kulüpleri de bu vampirle iş yapıyorlar... ronaldo iki dudağının arasından çıkacak söze bakıyor: https://i.hizliresim.com/v4oQBR.jpg
    o zaman onlar da mı salak? transfer piyasasının böyle yapay bir şekilde ve devasa biçimde şişmesinin -iyi bir oyuncunun piyasası 20 milyondan başlıyor- müsebbibi olan bu lavuğa neden kimse dur diyemiyor? fifa bir ara ses eder gibi oldu: http://www.ajansspor.com/...dese_kotu_haber.html
    lakin fifa'nın ve uefa'nın başkanları da rüşvetten azledişmişken "ananı siken kadı, kimi kime şikayet ediyorsun?" durumu ortaya çıkmıyor mu?

    kapanış için aklıma güzel bir espri gelmiyor, saat de ebesinin nikahı olmuş zaten. kısacası "jorge mendes, pişmanlıktır" deyip entry'ye kamu spotunu yerleştireyim bari.