• 551
    şu devletin kulüplerin vergi borçlarını silme teranesini bir irdelemek istiyorum. arkadaşlar işin aslı faslı rengi zannedildiği gibi değil. devletin türkiye’de spor kulüplerinden vergi alması kadar komik bir şey olamaz. şöyle izah edeyim.

    türkiye’de hiçbir kulüp taraftardan ve ürün satışından elde ettiği gelirle masraflarını karşılayamaz. futbolcu satarak da kar etmesi mümkün değildir. çünkü biz iyi futbolcu yetiştirecek altyapı-tecrübe-bilgi birikimi üçlüsüne sahip değiliz (istisnalar hariç)

    avrupa’da bütün kulüpler taraftarlarına hatırı sayılır miktarda bilet ve ürün satarak tüm masraflarını karşılayabilecek olanağa sahiptir. bizde taraftarın yarısı bedava maç izler. çünkü parası yoktur. satılan bilet ücretleri de avrupa’yla kıyaslandığında çekirdek parası ölçüsündedir. peki masraflar nasıl karşılanır. çok basit; iş adamları ceplerinden karşılar. peki onlar nereden alırlar bu parayı. ya devlet, belediye ve diğer kurum ihalelerinden ya da başkan oluncaya kadar biriktirdikleri paradan.

    ülkemizde genellikle işadamlarının ve özellikle müteahhitlerin başkan olmalarının nedeni de budur. bazı işadamları ölçüyü kaçırdıklarından ya da dürüst olduklarından iflas etmişlerdir. rahmetli özhan canaydın da bunlardan biridir. gidin mehmet cansun’a sorun bakalım neler çekmiş, ne tehlikeler atlatmış.

    şimdi neden vergi alınmaması gerektiğinden bahsedelim. tüm dünya’da gelirden ve kardan vergi alınır değil mi. bizde böyle değildir. kar etsen de etmesen de farketmez stopaj vergisi denilen bir vergi alınır. her futbolcu için ödediğin paranın %20’si oranında stopaj ödemek zorundasın. böyle akıl dışılık olur mu. futbolcuların parasını dahi karşılayacak gelirin olmadığı için yöneticiler ceplerinden ödüyor sen onlardan bir de %20 stopaj kesintisi talep ediyorsun.

    tabi denilebilr ki o zaman her takım geliri kadar harcama yapsın, gelirine uygun futbolcu alsın. o zaman ilgimiz amatör lige döner ve bunu da hiçkimse izlemez. üstelik bir de yayınıydı falan olmaz.

    yayından yüksek para geldiği doğrudur ancak bu son beş yıl için geçerlidir ve dikkat ederseniz son beş yıldır büyük takımlar hariç geri kalanlar sadece yayın gelirleriyle takımları idare edebiliyorlar. hatta kar bile ediyorlar. ancak bu takımların avrupa ölçeğinde başarı elde etmesi de mümkün değil tabi. avrupa’da başarı için harcama şart ve harcamayı da ancak paralı yöneticiler sayesinde yapabiliyorsunuz.

    yani tavuk yumurta misali, başarı isteği harcamaya neden oluyor, harcama da paralı yöneticiyi gerekli kılıyor. bunların ikisini de dengeli götürebilmek için büyük akla ihtiyaç var ama o da biz de yok. aklı olanların da buralara gelmesi mümkün olmuyor. sonuç olarak büyük takımlar borç batağına gömülüyor.

    avrupa ülkelerine kulüpler %45’e varan vergiler ödüyor bu doğru ama reel olarak elde ettikleri gelirlerden ödüyorlar. gerçek gelir elde edemiyorsa vergi de ödemiyor. bizde de böyle olması gerekir. kulübün gelir ve giderleri tam olarak tespit edilip kar varsa ondan %45’e kadar vergi alınmalıdır. böyle olsa büyük kulüpler bir kuruş vergi ödeyemez. çünkü sadece amatör branşlara yaptıkları harcamalar bile zarar olarak onlara yeter.

    başakşehir’e gelince, onlara parti yardımı had safhada. arda’yı da ihtiyaçları olduğu için değil, siyasi nedenlerle aldılar. sponsor firmalar da (çinliler dahil) aynı nedenle oradalar. yani paralar tamamen bu milletin paraları. belediyeler neden takım kurar anlamış değilim. belediyeler amatör kulüplere, gençlere ve altyapılara hizmet götürmeli. şimdi görünürde belediyeden ayrılmış gözüken başakşehir başarı kazandığında bundan gençliğe, altyapılara ve amatörlere ne gibi fayda doğacak bilemiyorum.

    nereden geldik buralara? devlet vergileri siliyor yetmez mi neden başakşehir’i eleştiriyorsunuz deniyor ya işte onun gerçek resmini ortaya koymak için. umarım faydalı olmuştur.
  • 556
    elimde bilgi belge kaynak vs yok ama bana öyle geliyor ki hem avrupa ligi'nden hem de türkiye kupası'ndan bilerek elendiler. abdullah avcı 17.01.2018tarihli başakşehir-giresun maçı sonrası yaptığı açıklamadan bir pasaj, "önümüzde tertemiz bir 17 maç var" bu ne demek? ayak bağı olan diğer turnuvalardan kurtulduk demek. yani bence öyle.

    bu durum etik midir, şikeye girer mi, hatta işin avrupa kupası kısmı türk sporuna ihanete bile girer mi diye düşünüyorum.
  • 560
    kötü boklu bursaspor'u yendiği için ligin favorisi ilan edilen futbol takımı. bizde ki hoca bozuntusu tudor olmasaydı şuan için 2. sıradalardı. burasını bir kere iyi anlayın, 2. olarak inanılmaz hakem kollamasına hedef olan takım, olayın özü yukarıdan geliyor. hedef başakşehir takımını şampiyon yapıp, şenol güneşi milli takıma yollamak. yok mükemmeller yok şöyleler ulan herifler avrupa liginden çıkamadılar o götü boklu gruptan. burası türkiye ligi,2 pas yapan zaten süper takım oluyor çok zorlamamak lazım bazı şeyler. 2 transfer yapılsın doğru yere ,terim bunların içinden geçer her golden sonrada yumruk yapar.
  • 563
    sözlükteki futbol romantiklerinin canını sıkmış futbol kulübü. galatasaraylıların canını en çok sıkan nokta ise heralde bizim harcadığımızın onda birini harcayarak bizimle kafa kafaya oynamalarıdır. bunun haricinde arda turan transferi kendileri için çok yerinde bir harekettir. galatasaray aktyaoulı, atletico madrid ve barcelona görmüş, kendisine ispat etmek ve tekrar çıkış yakalamak isteyen bir futbolcuyu transfer etmişlerdir.

    ben başakşehir’in başarılı olmasını istiyorum, istiyorum ki futbolun basit doğruları ile ne tür başarılar elde edilebildiğini görsün türk futbol camiası. köklü kulüplerin bir kısmı sürünüyorsa taraftarlar öfkelerini onlaeı soyup soğana çeviren geçmiş yöneticilerine yönlendirmeli. yalnız hocalarını eleştirdiğim bir nokta var ki o da avrupa maçlarına yedek kadro ile çıkması. tam bir şark kurnazlığı ve köylü zihniyeti. bu arada başakşehir sene sonunda katarlılara satılırsa şaşırmayın.
  • 564
    geçenlerde başkanları mı yöneticileri mi ne boksa birisi şikayet ediyordu, `siyaset siyaset diyorlar da bize para sponsorlardan geliyor, arda'yı bu sayede aldık` diye.

    ülkede doğru dürüst bi gazeteci de olmadığı için bi kişi de çıkıp soramadı, `e be birader ülkede bu kadar taraftarı olan kulüp varken, galatasaray beşiktaş fenerbahçe varken sponsorlar niye hiç taraftarı olmayan sizin üzerinizden reklam yapıyor` diye.

    siyasetin göbeğidir, senin benim paramla, eyyamla, baskısız şampiyon yapılmaya çalışılan takımdır.

    ama günün sonunda, galatasaray tokadını dün yedikleri gibi tekrar yiyeceklerdir.
  • 566
    medyada yapılan pohpohların gına getirdiği takım. her önüne gelen şirket mantığı, dernek değil, yöneticiler sorumlu vs. tutturmuş. şu sözleri her duyuşumda bsg diyorum. sanki bana manchester united, sanki bana psg’ler amk. yıllarca nereden geldiği malum desteklerle ligde olmayı hakeden birçok takımın yerini işgal ettiler, üstüne milletin vergilerini yediler. belediye ismi değişince de bir anda aşırı başarılı ve kurumsal bir şirkete evrildiler. transfer ettikleri oyunculara verdikleri ücretlere bakılmadan ne kadar az bonservis bedeli ödediklerinden bahsediliyor. yöneticileri her röportajın sonuna kar yaptıklarını ekliyor. ulan iyi ki cengiz ünder’i sattınız, artık 50 sene zarar etmezsiniz. olur da iktidar değişirse göreceğiz bakalım şirketinizi ne kadar başarılı yönetiyormuşsunuz, hepiniz hesap veriyormuşsunuz başarısız olunca falan filan.
  • 570
    dunyanin en renksiz ve amacsiz futbol kulubu. amac derken sampiyonluktan falan bahsetmiyorum. senin tarihin yok, kulup kulturun yok, taraftarin ise hic yok. sen sampiyon olsan ne olacak ki? kiminle kutlayacaksin? evet belki muzemizde 1 kupamiz var diyebileceksin fakat taraftarinda parali belediye calisanlari disinda yine buyuk bir artis olmayacak. sirf birileri bir 'projeyle' ego tatmini yapabilsin diye kurulmus bir takimdir bu istanbul basaksehir. resmi kurulus tarihinden bahsetmiyorum tabi.

    sunlara prim yaptirmayin gozunuzu seveyim. hele 3 buyuklerin arasinda hic gormeyin lakin istedikleri sey o. birakin kendi hallerinde biz buyuk takimiz diye takilsinlar.
  • 572
    fenerin şampiyonluk şansı başından beri yoktu, yayıncı kuruluş ve mhk tarafından potada tutulmaya çalışılıyorlar. onu geç.

    bjk ise cenk'ten sonra forvet krizini çözemedi.16 şubat-20 mart fikstüründen 30 yaş ortalaması ile canlı çıkmaları mümkün değil.

    konya(deplasman)
    bayern(deplasman)
    fb(içerde)
    trabzon(deplasman)
    gençlerbirliği(içerde)
    bayern(içerde)
    başakşehir(deplasman)

    geriye sadece bu akbilspor kalıyor. nerede puan kaybederler kestirmek zor ancak biz de takılırsak lig erken biter.
  • 573
    yarın* kazandığımız takdirde bunlarla baş başa kalacağız.

    sene sonuna kadar federasyon bunları itekleyip bize de çelme takacak.

    dursun özbek denen loser kulüpten gitti. başımızda winner bir hoca, içinde galatasaray'ı sevenlerin olduğu bir yönetim ve ultraslan'a rağmen şampiyonluğu özleyen taraftar var.

    başakşehir'i 2 senedir yenemiyoruz, biz avrupa'dan elendiğimizde, bize karşı olan maçları kazandıklarında twitter'dan dalga geçiyorlardı bol bol.

    intikam vakti.
App Store'dan indirin Google Play'den alın