• 1
    36 yıl boyunca ispanya'yı diktatörlükle yöneten ve halka büyük acılar çektiren diktatör francisco franco'nun 1975 yılı kasım ayında hayatını kaybetmesinden sonra ülkede "ağırdan" da olsa özgürlük hareketleri baş göstermeye başlamışken, bask bölgesi halkında öfke hala dinmemişti, zira ispanya sınırları içinde bütün bölgesel bayrakların asılmasına müsaade edilirken, bask halkının ikurrina'sı hala yasaklıydı. bu yasağın sebebini de dönemin iç işleri bakanı manuel fraga iribarne şöyle açıklayacaktır: " bask bölgesi bayrağı dışında bütün bayraklara izin verdik çünkü o bölgesel değil ayrılıkçı bir bayrak. ayrıca ingiliz bayrağının da kötü bir kopyası. bunun yanında bu bayrak bir çok basklı için olduğu kadar ispanyollar için de bir hakarettir. bu bayrakla tamamen masum olan katalan veya valencia bayrakları arasında fark var. ve sizi temin ederim ki, her kim ki bu bayrağı asmak ister, önce benim bedenimi çiğnemesi gerekir."

    dönemin iç işleri bakanı her ne kadar sert ve katı konuşmuş olsa da, 1976 yılında ikurrina bayrağının yasallaşmasını savunan hareket oldukça kuvvetliydi, her şey bir kıvılcıma bakıyordu ve o ateş ne ironiktir ki franco'nun kitlelerin afyonu olarak gördüğü futbolun oynandığı "yüz binlik beşik" olarak lanse edilen stadyumların birinde alevleniverdi. 5 aralık günü san sebastian'daki atotxa stadı, real sociedad ile athletic bilbao takımlarının ünlü bask derbisine ev sahipliği yapacaktı ve takım arkadşalrının kendisine troçki diye seslendikleri real sociedad'lı "solcu" topçu josean de la hoz uranga'nın aklına bir şimşek çakar: "neden iki takım da sahaya illegal olan bask bayrağı ile çıkmasın? riskli bir işti, belki para cezası alacaklardı, ya da daha önce yaşadığı gibi polis tarafından dövülecekti ama buna değmez miydi?" uranga bu fikrini takım kaptanı kortabarria'ya açar ve onun gözlerindeki pırıltıyı da görünce şöyle bir plan yaparlar: bu sırrı maç gününe kadar takım arkadaşları dahil kimseye söylemeyecekler ve stada gelen athletic oyuncularına yasaklı bayrakla sahaya çıkmayı teklif edecekler... maç günü gelip çatar ve kortabarria rakip takım kaptanı jose angel iribar'a yapmak istedikleri eylemden bahseder. "ikurrina ile sahaya çıkma teklifi geldiğinde, bu kararı tek başıma alamayacağımı ve takım arkadaşlarıma danışmam gerektiğini söyledim. eğer takımdan bir kişi bile olumsuz yanıt verseydi, bu tarihi eylem gerçekleşmezdi" diye daha sonraki yıllarda röportaj veren iribar teklifi seve seve kabul eder.

    peki yasak olan bu bayrak atotxa stadına nasıl girmiştir. orası da hikayenin diğer bir ilginç kısmı. eta terör örgütü ile ilişkilendirildiği için bulundurulması yasak olan bayrağı bir dükkandan alamayacağı ya da terziye diktiremeyeceği için uranga'nın aklına dikiş nakış konusunda pek maharetli olan kız kardeşi gelir. kortabarria ile sadece ikisinin bileceği bir sır olması konusunda sözleştikleri için bask tarihine geçen bayrağı diken uranga'nın kız kardeşi ane miren bile yaptığı "şaheserin" ne amaçla kullanıldığını ancak günler sonra radyodan öğrenecektir. maç günü kadroda yer almayan uranga ailecek yedikleri yemekten sonra anne babasına maçı stadyumda seyredeceğini söyleyerek elinde tuttuğu malzeme çantasının içinde sakladığı bayrakla evden ayrılır. yolda polis çevirmesine takılsa da şansına polisler arabayı ararlar ama çantanın içine bakmazlar. stada ulaşan uranga çantayı takımının soyunma odasının camından arkadaşlarına teslim eder ve real oyuncusu olduğu için elini kolunu sallaya sallaya stad kapısından girip, takım arkadaşlarının yanında soluğu alır. iki takım futbolcuları da ikurrina ile sahaya çıkmaya hazırlardır ama bayrak sahaya nasıl götürülecekti? soyunma odaları arasında polis vardır ve onlara görünmeden bu eylemi yapmak gerekecekti. uranga kafayı yine çalıştırır ve takımın malzemecisinin suları koyduğu çantanın dibine bayrağı yerleştirerek malzemeciyi sahaya yollar. plan istediği gibi gidince kortabarria ve iribar'ın öncülük ettiği real sociedad ile athletic bilbao oyuncuları ponpon kızların arasından geçip sahaya yönelirken uranga bayrağı çıkarır ve iki kaptanın eline tutuşturur, kendisi de sadece ayakları gözükür halde ikurrina'nın arkasında yürümektedir. "ilginçtir polis müdahale etmedi, zaten müdahale etseydi bütün bu mizansenin ortasında bulacaktı kendisini. çok sert bir görüntü olurdu. taraftarlar bizi çılgınca alkışlıyordu, kimi göz yaşlarına boğulmuştu. maç başladığında ben saha dışına çıkmak zorunda olacağım için polisin beni göz altına alacağını düşündüm ama öyle bir şey olmadı çünkü insanlar öyle büyük tepki vermişlerdi ki, polisler bir şeyler yapsa ortalık karışacaktı." diye o tarihi dakikaları açıklayan josean de la hoz uranga maçtan sonra da göz altına alınmadı, günler sonra da kendisine hiç bir şey olmadı.

    5 aralık günü oynanan bask derbisinde gizlice açılan bayrak, günler sonra 19 ocak 1977'de san sebastian'daki constitucion meydanında özgürce dalgalanıyordu. skorbordda yazan sonuç kimsenin umurunda olmasa da maç 5-0 gibi farklı bir skorla ev sahibi real sociedad lehine sonuçlanırken, maçta meşin yuvarlağı beş defa filelerden çıkarmak zorunda kalan bilbao kalecisi iribar bu derbiyi "hayatının maçı" olarak anlatacaktır torunlara...

    fotoğraflar ve tarihi anın videosu:
    http://ultrasmovement.blogspot.com/...agnn-ortaya-cks.html