• 7
    vefa yoksunu kişilerce koca imparatoru güya yerden yere vurmak için haklı sebepleri olduğunu düşünenlerin maçları o dönemde sahayla tribünler arasındaki mesafenin bolivya ile madagaskar kadar oldugu ruzgar enerji istasyonu istanbul olimpiyat stadyumu'nda oynandığını gözardı ettikleri dönemdir. bir düşünün ve insaf edin ki tarihe gömseniz sığmayacak nice destanları her metrekaresine kazıdıgınız eviniz, mabediniz, yuvanız elinizden alınıyor, rezil kepaze bir zulimpiyat devri başlıyor, dördüncü sınıf topcularla kor topal bir seyler yapmaya çalışıyor ve bir yerde tükeniyorsun! unutma koca kumandan, yüregimizdeki yerin vefasızların vefasızlıklarıyla silinmeyecek kadar derin kazınmış. ne yaparsan yap, sarı kırmızı ülkesinde kalplerde sonsuza dek parlayacak yıldızlardan birisin.
  • 9
    basarilidir basarisizdir bir tarafa bırakıyorum. ne bahane uretmek ne de lucescunun beşiktaş'ına saygısızlık yapmak istiyorum ama bu donemin ilk senesi , yani 2002-03 sezonunda elinden alenen bir şampiyonluk çalınmış dönemdir.

    fatih terim’in teknik direktörlüğünde 2.lik bile görmemiş bir takım için büyük bir sok olan bu durumun böyle olmaması halinde terim ve galatasaray'ın sonunun böyle olacağını da kimse iddia etmesin.

    sinan engin , kuddusi müftüoğlu , ali aydın ve niceleri. benim hakkım size helal değil.
  • 13
    (bkz: 2002-2003 sezonu)

    lig: 34 maçta 24 galibiyet, 5 beraberlik, 5 yenilgi
    şampiyonlar ligi: 6 maçta 1 galibiyet, 1 beraberlik, 4 yenilgi
    türkiye kupası: 3 maçta 2 galibiyet, 1 yenilgi

    (bkz: 2003-2004 sezonu)

    lig: 26 maçta 11 galibiyet, 8 beraberlik, 7 yenilgi
    şampiyonlar ligi: 8 maçta 4 galibiyet, 1 beraberlik, 3 yenilgi
    uefa kupası: 2 maçta 1 beraberlik 1 yenilgi
    türkiye kupası: 2 maçta 1 galibiyet 1 yenilgi

    toplamda 81 maçta 43 galibiyet, 16 beraberlik, 22 yenilgi ile fatih terim'in %53'lük kazanma oranı tutturduğu dönem olarak kayıtlara geçmiştir.
  • 15
    en az birinci fatih terim döneminin bitişi kadar saçma olan, özhan canaydın'ın başkanlık vaadi olarak başımıza gelen dönem. takır takır işleyen bir düzene çomak sokmaktan başka bir boka yaramamıştır ki özhan canaydın'ın ne kadar istikrarlı bir insan olduğunu da ortaya koymaktadır bu yönüyle. zira nur içinde yatsın kendisinin başkanlık dönemi boyunca parolası bu olmuştur. kendisini kulübün anasını ağlatmasına rağmen üç dönem inatla "ösan aabi" çığlıkları arasında o koltuğa oturtan liseli kardeşlerinden başka tanıyanı olsa, galatasaray taraftarı onun ne kadar "finishing"i yüksek bir insan olduğunu bilseydi; muhtemel bir halk ayaklanması eşliğinde bu talihsiz dönem * başlamadan bitecekti.
  • 17
    ilk senesi 77 puanla ikinci bitirilen, ali sami yen stadında oynanan ligin ilk yarısında ki gs bjk maçında hasan şaş'a yapılan penaltının ve ali eren'in kirmizisinin verilmesi ile galatasaray'ın 3 puan alıp beşiktaş'ın 3 puanin gitmesi ile oluşacak ortamda 80 79 ile galatasaray'ın şampiyon olması gereken sezondu. o seneyi dikkatli gözlerle takip etmiş herkes nasıl bir oyun döndüğünü çok net hatırlar. zaten o sezonun diyeti olarak bir sonraki sezon 11 puan geriden fenerbahçe'ye şampiyonluk kaybeden beşiktaş'ın hiç sesi çıkmadı. ikinci senesi ise ali sami yen yıkılacak diye olimpiyat saçmalığı ile stad değiştirildi, yanlış transferle birlikte yarım sezonluk bir terim hikayesi oldu. hezimet'e ugranan rize maçı sonrası istifasını verip gitti. şampiyonluk yaşayamadı. ligin 8. bitirildigi sezon sonunda kurtar bizi terim denilerek 3. dönemi başlayana kadar 4 yıl kadar milli takım serüveni olmuştur. 3. dönemin de 2 şampiyonluk sonrası ülke yöneticileri dahil kurtar bizi denilerek milli takim'a hoca yapılmıştır. daha sonra galatasaray taraftarı tarafından tekrar kurtar bizi denilerek nerede kalmıştık tweet'i ile 4. dönemi başlamıştır. zamansız giderse kurtar hocam bizi denilerek 5. döneminin başlaması büyük olasiliktir.
  • 18
    en başarısız dediğimiz dönem bile adam 77 puanla ligi 2. bitirmiş. çıtayı nereye çıkartmışsa artık, 2 sene peşpeşe şampiyon yaptığı sezon bile başarısız adlandırılıyor.

    bu sene* şampiyon yapsa belki 5 yıl peşpeşe şampiyon olarak yeni rekor kırılacak, ama hala 2. dönem gibi çok başarısız vs. sözleri dinliyoruz.

    oldu tamam.
  • 19
    "korkma kuddusi, ben seni korurum" diyenler ve çevresindeki karanlık adamların, sık sık galatasaraylılık hikayeleri anlatan hatta ve hatta bazı galatasaraylılarca da başkan olması istenen haluk ulusoy eşliğinde şampiyonluğumuzu çaldığı dönemdir. burda şampiyonluğumuzu çalanların şampiyonluğu da bir sezon sonra başka hırsızlarca, yine haluk ulusoy eşliğinde çalınmıştır.
  • 21
    beşiktaş'ın 100. yılına kurban gitmiştir. beşiktaş 100. yılında hakemlerle şampiyon yapıldı. bi adanaspor maçı oynadık. hiç unutmuyorum. kazansaydık beşiktaş'ın önüne geçecektik 1 puan. maç 2-2 berabere bitmişti. 2 golümüz verilmedi. 3 net gol pozisyonumuz hatalı bayrakla kesildi. ve ümit karan'ın attığı golü beşiktaş yarı sahasında görevli olan yardımcı hakem iptal ettirmişti. zago'nun o sezonki kırmızı çıkmayan tekmelerini anlatsak buradan köye yol olur zaten. sinan engin'in bizi aziz yıldırım şampiyon yaptı itirafı her şeyi özetliyor zaten. aziz yıldırım sonraki sene kendi takımını beşiktaş'ın 11 puan gerisinde kalmışken aynı şekilde şampiyon yapmış ve beşiktaş'ın gıkı bile çıkmamıştı. bizim için bu denli kötü başlamış bir dönemdi.

    https://www.youtube.com/watch?v=xqKEnrMLqPs
  • 22
    lig performansindan ziyade avrupa kupalarındaki başarısız süreç nedeniyle kötü olduğu düşünülen dönemdir. tıpkı dördüncü dönemi gibi avrupada basarisiz olmus basarisiz olmakla kalmayıp tıpkı bu sezonki gibi reaksiyon veremeyen bir takım oluşmuştu.
    normalde ilk sezonunda beşiktaş'ı yense şampiyon olacaktık. yani aslında ligde başarılı idi. ikinci senesinde ise çalkantılı bir süreçten geçti takım. bülent, arif falan kadro dışı bırakılmıştı. sonra takım saçmaladı falan. en sonunda istifa etti.
    terim standardinda başarısız bir dönemdi. ama tekrar ediyorum terim standardında.
  • 23
    fatih hoca'nın 4 yıl emek emek, vasat oyuncularla kaliteli oyuncuları harmanlayarak bıraktığı kadronun, üstelik para dahi kazandırmadan dağıtılması sonucu, elde kalan oyuncularla mücadele verdiği, şampiyonluğu da sonuna kadar hakettiği ama masa başında kaybettiği sezondur. buralar zaten doğru da, şimdi fatih terim düşmanlığı yapan tiplere de aslında çok şey anlatması gerekir.

    -aziz yıldırım adlı zat, 1998'de fenerbahçe'nin başına geçmiştir. 1998-2000 arasında sesi çok çıkamamıştır. zira konuşacak bir şeyi yoktur, her şey nettir. ne zaman ki fatih terim 2000'de italya'ya gitti, sonrasında bu aziz yıldırım ve serdar bilgili denen tipler bir araya gelip hakem baskılamaya, galatasaray hegamonyasını bitirmeye gür sesle başlamışlardır. ali aydın, kuddusi müftüoğlu gibi hakemler bu dönemde türemiştir.

    -galatasaray yönetimi her şeyi başardık gözüyle bakıp, ekonomiyi ve federasyonu salmaya başlamışlardır. faruk süren dönemini çok bilemiyorum ama mehmet cansun, ciddi zarar vermiştir kulübe. şimdi bir düşünün, uefa kupasını kazanan ve içinde okan, emre, hakan, arif, hasan, ümit gibi avrupa'nın gözdesi olan oyuncularınız var. üstelik bu takım dünya 3.sü milli takımın da iskeleti. o kadroyu alın benfica'nın ya da porto'nun eline verin ve hayal etmeye başlayın. kimbilir ne kadar gelir elde eder ve öyle gerçekleştirirlerdi değil mi o yenilemeyi.

    bizimkiler elindekileri hiç para kazanamadan bırakıp, sonra gidip jardel'e, lucescu'ya falan milyon euro'ları dökünce, üstelik çok tehlikeli bir olgu olan üstünlük kompleksine kapılınca, elde hem fakir hem de masa başında ezilen bir kulüp kaldı.

    şimdi millet de gelip diyor ki yok fatih terim ikinci döneminde hiçbir şey yapamadı falan. adam o şekilde bile sonuna dek mücadele ettirebilmiş takımı.

    şimdi de gitmesini isteyenler, şu an bu denli saçma politikaya rağmen fatih terim'in altında ezilen ali koç yönetiminin hoca giderse nasıl ortalıkta at koşturacağının farkına varır umarım.
  • 25
    biraz daha kasılması durumunda, dönemden haberdar olmayan genç arkadaşlarımızın, fatih terim' in en başarılı dönemi olarak anlaması olarak korktuğum başarısız ve korkunç dönem.

    neyin mücadelesini veriyorsunuz anlamıyorum. yok beşiktaş' ın 100. yılıymış ta, onları yensek şampiyon oluyormuşuz da. yahu beşiktaş' la oynadığımız maçta zaten puan farkı 5' ti sondan 1 hafta önce. berabere kalsalar bile, son hafta yenilseler dahi, sezonun ilk maçında da bizi evimizde yendikleri için her türlü şampiyon oluyorlardı. allah' tan yaşımız vardı da hatırlıyoruz. ayrıca baliç ve abdullah ercan gibi, fenerbahçe' de iken galatasaray' a hakaretleri ağzından düşürmemiş iki karakter abidesinin de bu kutsal formayı giymesi, bu dönemin en rezalet durumlarından biridir.

    şampiyon kadro bozulup, 25' e yakın futbolcunun yaklaşık 120 milyon dolar harcanarak aldırıldığı ve 1,5 sezon sonra fatih terim' in kendinden sonrakilere enkaz bıraktığı acı dönemlerden biri olarak tarihte yerini almıştı. ekonomik bakımdan uzun süre bocalamışız ve bu dönemden 2010' a kadar alt yapıdan adam akıllı futbolcular çıkartıp oynatmışız mecburiyetten. aydın, uğur, ferhat, arda gibi son yıllarda ilk on birde en çok gördüğümüz gençlerimiz bu dönemde kadroya alınmış, gerets ve feldkamp' ın efsanevi taktik ve kadro planlamasıyla, 3 büyükler arasında en düşük bütçeli kadrolarla 2 şampiyonluk alıp zirvede tutunmasını bilmişiz.