resim
Igor Tudor
Görev:Teknik Direktör
Takım:-
Yaş:47
Uyruk:Hırvatistan
  • 6751
    sadece bonservis bedeli 45 milyon euro eden bir kadroyu yaz transfer döneminde emrine verdikten sonra başakşehir’den 5 yediğimiz, beşiktaş biraz şanslı olsa tarihi fark yiyeceğimiz teknik adam.

    sonra orta sahasında 1 oyuncu olan takıma 25 milyon euro harcadığımız aynı isim olan teknik adam avrupa ligi gruplarından namağlup lider çıkarınca kovduk falan. başarılarını birilerinden rövanş alır gibi övmezseniz kimse de gelip size bunları hatırlatmaz. bi de rövanş almaya çalışırken gelip burda torrent falan övülüyor, komik.
  • 6755
    2017-18 sezonunda takımın başında kalsaydı şampiyon falan olamazdık ve belkide şu an 2015'ten beri şampiyonluğumuz yoktu.

    büyük maçları büyük hocaların kazandığı gerçeği var. bu adamın çalıştığı zamanlardaki tüm fener, bjk, trabzon, başakşehir maçlarına bakın yeterli.

    mevcutta teknik direktörü olduğu marsilya'yı da en kötü sezonumuzda uefa'da içinden geçip 4'lemedik mi?

    fatih terim nefretiyle tudor, torrent vs. öven tayfa aşırı saçmalıyor artık.
  • 6757
    neredeyse tüm istatistiklerin, maç başına toplanan ortalama puanın (16 maç 32 puan vs 18 maç 43 puan), maç başına yapılan ortalama averajın (16 maç +13 averaj vs 18 maç +29 averaj) ve sahada gördüklerimizin de destekleyeceği üzere süper lig 2017-2018 sezonu'nun kendisiyle oynamadığımız 18 maçlık döneminde kendisiyle oynadığımız 16 maçlık döneminden 1-2 değil 3-4 gömlek üstün futbol oynadık. üstelik bunu fernando (tudor sonrası dönemde uzun süre sakatlık yaşadı)-ndiaye (tudor sonrası dönemde 2 maç oynadı ve sonra satıldı) omurgasının yokluğuna rağmen orta saha kurgumuzu donk-tolga-selçuk ile oluşturarak başardık.

    hal böyleyken alternatif tarih yazıcılığına girmenin alemi yok. 2017-18'in 2. devresindeki galatasaray, 2018-19'un 2. devresindeki galatasaray ve 2020-21 sezonunun ilk devresindeki galatasaray; tudor'un galatasaray'ından açık bir şekilde daha iyi top oynuyordu. 2019-20 sezonunda pandemi öncesindeki galatasaray ise tudor'un galatasaray'ına 2 aralık 2017 beşiktaş galatasaray maçı'ndan da beter bir 90 dakika yaşatırdı.

    hoca bizde hem 2016-17 sezonunda jan olde riekerink'ten yarışta devraldığı (liderin 5 puan arkasındaydık) takımı yarışta tutamayarak başarısız oldu, hem 2017-18 sezonunda elindeki imkanlara rağmen başarısız oldu (ligde 2 puan ortalaması fena değildi ama ortada östersunds faciası gerçeği var). bizden sonra udinese'de pek fark yaratmadı, hajduk split'te ise hiç başarılı bir dönem geçiremedi, juventus'ta da oldukça başarısız bir teknik ekibin parçasıydı. gelgelelim hem geçtiğimiz sezon hellas verona'daki performansı, hem de bu sezon marsilya'daki başlangıcı ciddi şekilde övülmeyi hak ediyor. kariyeri bu noktadan sonra nereye gider bilmiyorum ancak şu an geldiği noktaya gelmeyi sonuna kadar hak ettiğini söyleyebilirim.
  • 6759
    ağustos 2022 sonu itibariyle galatasaray'ı son iyi futbol oynatan hoca kendisi değildir. 19 - 20 sezonu pandemi yüzünden lig kesilmeden önce üst üste 8 galibiyet alınan(çoğu farklı skorlu galibiyetler) içinde kadıköy'deki serinin kırıldığı toplam 10 haftalık dönemde de; tudor'un 8 haftalık dönemi gibi iyi futbol vardı. yani tamam tudor'un galatasaray'ı kadar mükemmel bir oyun olarak görülmeyebilir haşa ama en azından tudor'un o muhteşem, olağanüstü,çarpıcı, harika, kusursuz futboluna yaklaşılabilen bir dönem olmuştu.
  • 6760
    biraz dalga geçmeye geldim.

    kadir mısıroğlu ve türevleri vardır bilirsiniz. hep bir alternatif tarih yaratmaya çalışırlar çünkü gerçek hayatta yaşanılanlar onları kesmez, kabullenemezler yaşanılanları. bu yüzden hep bi fantastik edebiyata yönelmişlerdir. işte çanakkale savaşı’nda gökten askerler indi, yok kurtuluş savaşı’nı aslında vahdettin başlattı, atatürk tek kurşun sıkmadan ülkeyi kurdu gibi. biliyorsunuz işte, açın youtube’a bakın, çarşaf çarşaf vardır böyle hikayeler anlatan şarkatanlar. ara ara da bunları ısıtıp ısıtıp önümüze koyarlar ki cahil halk bir gün nasılsa inanır diye. bir yalanı ne kadar çok söylerseniz, artık gerçeklikten farkı kalmaz o yalanın. siz yalanın kendisi olursunuz ve yaşanmış gibi anlatırsınız bir süre sonra. başka bir çareniz kalmaz çünkü. insan beyni çok değişik bir organ.

    ben bu tudor-torent vb gibilerinin hayranlarını da işte yukarda bahsettiğim tayfaya benzetiyorum bu yüzden. sanki tudor döneminde freni patlamış kamyon gibi uçuruma giden takım bizim takım değilmiş gibi, sadece ilk haftalarda oynanan futbol övülüyor dikkat ederseniz. ama görüyoruz, ben ve birçok arkadaş derbi maçları ve diğer haftalardaki oynanan futbolu örnek veriyor ama her nasılsa bu tudor fan’ları o maçlarla ilgili tek bir kelime bile etmiyor. neden acaba? en off olan entry’lerimden birine bakın, tudor’un derbi performansını paylaşmışım. tek bir kişisel yorum yok. derbi skoru ve oynanan futbolu paylaştım. seri bir şekilde off verildi. neden? çünkü kaldıramıyor bu arkadaşlar bazı şeyleri. arkadaşlar, bazı şeyleri kaldıramıyorsanız, tıbbi çözümleri var. yani görmezden gelerek bunu çözemezsiniz. tudor dedim ama torrent fan’ları da böyle. gerçi onlar artık yoklar. 3 ay önce burda çarşaf çarşaf torrent övülüyordu. hadi översin tamam da torrent övmek için imparator’a laf çakılıyordu. şimdi kimseler bahsetmiyor torrent’ten. ya ben kendimden şüphe ediyorum, ben mi övdüm torrent’i diye. ya da ben şizofrenim, o yazılar yoktu, ben kafamdan uydurdum. başka bir seçenek yok.

    arkadaşlar; kimse sizin tudor, torrent sevginize bir şey demiyor. ineğe bile tapıyorlar dünyada, tudor’a neden tapılmasın ama bir şeyi yücelteceyim diye kadir mısıroğlu eşrafı gibi alternatif tarihler yaratırsanız, tepki alırsınız. sonra da düşünce özgürlüğü nerde diye galatasaray sözlük başlığına yazarsınız. dediğim gibi kimse sizin tudor ya da torrent sevginize bir şey demiyor. sadece saçma sapan kıyaslamalarınızı kabullenemiyor insanlar. şampiyonluğu geç, 2019-2020 sezonunda, pandemi öncesinde 8 hafta üst üste galip gelen, 20 yıllık seriyi bitiren takım, tudor’un takımına 3 atardı. acı ama gerçek bu arkadaşım. tutup da sen “tudor’dan beridir top oynamıyoruz ): ): ):” diyemezsin. adam gelip, tudor’un ghost’ladığı donk ile şampiyon yaptı takımı. daha büyük bir hakaret olamaz sanırım bir teknik adam için. düşünsene, öğretmensin, sınıfından bir çocuğu “senden bir bok olmaz” diye resmen görmezden geliyorsun, senden sonra gelen öğretmen o çocuğu üniversite sınavında dereceye sokuyor. kusura bakma da o sınıftan kimse “ ya tudor hoca’nın ilk 8 haftada anlattığı dersi kimse anlatamamıştı” demez, diyemez. derse diğerleri bir taraflarıyla güler. lig 34 hafta arkadaşlar, en azından o sıralar öyleydi.

    tudor’a karşı bir nefretim yok. hatta başarılı olmasını da isterim. belki ileride yine yolumuz kesişir ama yapmayın, kendinizi millete güldürmeyin alternatif tarih senaryolarınızla. siz cem yılmaz değilsiniz, gerçekten gerek yok güldürmenize.
  • 6761
    hakkındaki bir yanılgıyı düzeltmekte fayda olan eski teknik direktörümüz. en son kendisi döneminde tempolu ve güzel futbol izlemedik. pandemiden önce, üstelik 7 maçtan daha uzun bir şekilde fatih terim yönetiminde kendisinin oynattığından daha güzel futbol izledik. şu en son kendisi döneminde galatasaray gibi oynadık safsatasını bıraksak mı acaba?
    onun dışında yolu açık olsun. zararı değil faydası dokunmuştur.
  • 6762
    galatasaray camiasına teknik direktör olarak veremediği katkıyı zaman tüneli olarak veren eski galatasaray hocası.

    zamanında bu adamı eleştirdiğimizde dönemin en kutsal sözlük dokunulmazlarından monacoprensi'yle falan polemiğe giriliyordu ve galatasaraylılık puanımız kırılıyordu; şimdi de övünce terimista fantezilerinde maraş dondurmacısı rolü oynatıyorlarmış, "kaldıramazsan kaldırırlar" tadında şakalarla ortaokula bile döndürüyorlarmış insanları. edirne'nin batısında dünyaya gelmiş bir varlığı övünce gelen "jakoben avrupa muhibi batı özentileri sizi" tribi de 2017'nin aksine fabrika ayarına döndürülmüş, default on malum. hey gidi be, ne hızlı değişiyor hayat.

    ben yetişemiyorum olm size. zaten 5 yıl önce yediğimiz "siz özenti elitist romantikler değil biz gerçek galatasaraylılar tudor'u savunuyoruz, herkes gider biz kalırız" dayaklarından ameliyatlı yerlerim var hala. "i support the current thing" diye kenara çekilip izleyeyim güvenli bir mesafeden.
  • 6763
    marsilya'nın başında fransa ligine iyi bir başlangıç yapan eski teknik direktörümüz.

    taraftarımızdaki tudor sevgisini oldukça iyi anlamakla beraber bu özlemin/övgünün sebebinin tudor'un sadece yapabildikleri değil de vadettikleri olduğunu düşünüyorum.

    1-) kadro mühendisliği: yeni kurduğu kadronun maaş skalası ne olursa olsun oynatmak istediği oyuna uygun, tempolu ve aynı zamanda bunu oyun aklıyla birleştiren oyunculardan oluşması. belhanda, feghouli, mariano vs. hatta sol stopere ısrarla acerbi istemişti ancak bonservisi fazla geldiği için maicon'u alabilmiştik.

    2-) taktik bilgisi: italyan ekolünden geliyor. maç içinde duruma göre değişken formasyonlar kullanabiliyordu. 3'lü savunma ile ilgili eleştiriler geldikten sonra kağıt üstünde 4'lü gösterip sonradan eleştiriler kesildiğinde tv programında "aslında biz 3'lü savunma oynamaya devam ettik" diye medyayla dalga geçmişti.

    3-) fiziksel dayanıklılık: o sezonki tempo ve fiziksel dayanıklılığı sonraki senelerde gördüğümüzü hatırlamıyorum. bol presli ve tempolu oyun hala hepimizin aklının bir köşesinde.

    taraftarın tudor ideasındaki en çok öne çıkarılan veriler bu üç madde olsa da benim aklıma kazınan diğer bir nokta östersunds faciasından sonra medya mensuplarına karşı sabırla ve tek tek cevap verdiği basın toplantısıydı. o dönemlerde diğer rakip yerli teknik direktörler gibi basın toplantısından kaçmamıştı.

    peki bu yukarıdaki özellikler başlı başına başarılı olmak için yeterli miydi? futboldan duygusal zekayı, adam yönetimini, insani faktörleri çıkarırsak yetebilirdi ancak öyle bir dünya yok. tudor bir kere duygusal zekasını her zaman iyi kullanamayan bir adam. ikili ilişkilerde bolca sorun yaşayabilen, karşısındaki oyuncu grubunun makine gibi duygusuz olmasını isteyen biri. bu da onun teknik adamlık kariyerinde istikrarlı bir grafik çizememesine sebebiyet veriyor bana kalırsa. karşısındaki grubun insan olduğunu, insanların duygularının olduğunu ve farklı karakter yapılarına sahip olduklarını idrak edemezse işi oldukça zor. şu an marsilya kariyeri de bunun net örneği. ilk başta taraftar ve oyuncu grubuyla yaşadığı problemlerle gündeme geldi. sonrasında aldığı başarılı sonuçlarla gündemde. korkarım ki sırada yine bir ikili ilişkide veya oyuncu grubuyla yaşayacağı bir sorun var ve ardından marsilya kariyeri de inişler çıkışlarla sonlanacak.
  • 6764
    son zamanlarda sürekli gündem sayfasında görünen teknik direktör. derbi maçlarında bir galibiyeti bile yok, başakşehir'den dört yiyorduk sürekli, österduns gibi bi takıma elenmiştik, içerde aslan dışarda kediydik tam kadroya rağmen, latovlevici gibi birini takıma katan birini neden hâlâ övüyor taraftarlamız. bize bi saygısızlığı olmadı yolu açık olsun ama tudor'un derbilerde gösteremediği performansı torrent gösterdi rezil kadroya rağmen. torrent bile zaman zaman kendisinden daha iyi oynattı takımı, o da kalite farkı belli yani. kendisi bi sezon kalsaydı muhtemelen ligi 8 ya da 9. bitirirdik. terim selçuk-donk ikilisiyle maç kazanıyordu, tudor selçuk-donk ikilisiyle oynasa neler derdi acaba merak ediyorum.
  • 6765
    kendisinin sorunu bence hiç bir zaman teknik detaylar olmadı. lige biz de marsilya benzeri mükemmel bir giriş yapmıştık.

    hatta çok iyi antre eden bir teknik direktör, takıma yüklediği kondisyon sezon boyu yetmişti bize.

    asıl sorunu, (bence) krizleri iyi yönetememesi, ilk mağlubiyet sonrası muhtemelen futbolcular ile kişisel sorunlar yaşayacak. ayrıca ikili ilişkileri çok mesafeli.

    futbolcuyu asker gibi yat kal gel git diye yönetemezsin. nabza göre şerbet vermelisin, yeri geldi mi arkadaş yeri geldi mi baba yer geldi mi komutanı olmalısın.
  • 6768
    marsilya ile çıktığı 7. ligue 1 maçında 6.galibiyetini aldı.

    ilgili maçın 26.dakikasında, beraberlik golünü bulduğu gibi sarı kartlı stoperi balerdi'yi kenara aldı. oyuncu bu duruma tepki gösterse de, gidişat kırmızı kart göreceğini gösteriyordu. o dakikadan sonra da oyun hakimiyetini marsilya aldı.

    (bkz: 10 eylül 2022 olimpik marsilya lille maçı)
  • 6769
    bu adama neden gıcık oluyorum artık bunu çok güzel özetleyen bir marsilya kariyeri yaşıyor. belli ki adamda iş var. belli ki iyi bir kafa ortaya koyuyor ancak bu kadar oyuncu ilişkilerin kötü olamaz. ben her zaman "hoca"cı bir adam olmuşumdur. ancak beni bile zorluyor. iyi polis kötü polis oyunu bu işte vardır. artık kullanan çok az kaldı zira modern sporcular farklı karakterler ve bu yöntem ters tepebiliyor. ancak tutor'un yaptığı iyi polis kötü polis bile değil direkt içerde gerginlik çıkartıp bundan enerji devşirmek. işte buna kuduruyorum. yahu belli işte bir şeyler yapacaksın, dağıtmasana takımı. bu gurubu ortak bir yola inandırman gerekirken grubu kırarak ayakta kalanları güçlendirme yöntemiyle götürüyorsun.

    bakın tudor bir maçta cengiz'i 2 kişiyle beraber oyuna soktu değil mi? bu 3 oyuncuyla da arası bozuk, değil mi? sonra öne geçince 10 kişi kaldığı için cengiz'i oyuna girdikten kısa bir süre sonra oyundan aldı, doğru mu? böyle anlatınca çok mantıklı geliyor. peki bunun benzerini biz nerde gördük yakınlarda. jorge jesus aynısını emre mor'la yaşadı. jorge jesus kolay bir adam mı? hayır, kesinlikle değil. ancak şu an kullandığı oyuncularla arası bozuk değil. haliyle emre şaşırdı ancak bu mantığı 2 dakika izah ettiği için bir problem çıkmadı. yahu bu kadar basit. gidip kimsenin poposunu sil demiyor insanlar ancak marsilya'ya imza attığı gün bazı oyuncularla arasını en baştan soğuk tuttu. hatırlayın onunla çalışan oyuncular sert antrenmandan falan değil düpedüz kabalık ve orada olmayı keyifsiz hale getirmekten şikayet ediyorlardı.

    yahu senin tek işin ortaya fikirsel bir üretim koymak değil. sen idarecisin. eline tonla insan verilmiş, senin görevin son kararları alıp bu insanların uyumlu çalışmasını organize etmek. sadece taktiksel kısmıyla uğraşmak istiyorsan git analiz kısmının başı ol. ekibindekilere de mobing yapar mahkemede tazminat falan ödersin. böyle saçmalık mı olur yahu?
  • 6771
    tudor bize geldiğinde potansiyel vadeden vasat bir hocaydı henüz. kariyerine baktığımızda 2013 2014 sezonunun son haftalarında hajduk split takımının başına gelmiş, 7-8 aylık macera sonunda kovulmuş. sonra 2015 2016'da paok'un başına geçmiş, sezon sonuna doğru yine kovulmuş. sonra malum karabük macerası başlıyor. yani adam bize geldiğinde elindeki tek iyi referansı yarım sezonluk karabük macerası. yalnız orda da 20 maçta 8 galibiyet 9 mağlubiyet 3 beraberliği var. fakat üst üste 2 iç saha maçında hem bizi hem de beşiktaş'ı yenince bir anda kendini bizim takımın başında buldu. görüldüğü üzere bize gelene kadar dikiş tutturamamış bir hocaydı. bizden gittikten sonra da bir süre daha kötü sezonlar yaşamaya devam etti. hem udinese'de, hem tekrar hajduk'da iyi işler yapamadı. üstüne bir de pirlo ile birlikte juventus'un hanedanlığına son veren isim oldu. yanlış anlaşılmasın, juve'nin yardımcı antrenörü olarak bunu başardılar. sonra çok iyi bir hellas verona dönemi ve marsilya'nın başına geçmesi.

    tudor'un hikayesi böyle. tudor halen gelişmekte olan bir hoca. önemli özellikleri var. bir kere çok iyi bir takımda çok iyi hocalarla yıllarını geçirmiş bir isim. hırslı, tutkulu, motivasyonu yüksek bir hoca. teknik taktik olarak da geliştiği aşikar. hem geçmişte yüksek profilli bir oyuncu olması hem de italya'da edindiği tecrübelerle cazibesi yüksek bir teknik adam. şahsi fikrim tudor her geçen sezon biraz daha iyi olacak bir hoca. potansiyelini bayağı yüksek görüyorum. marsilya ile bu sezonu ligde en azından ikinci bitirirse iyice dikkatleri üzerine çekecektir. gelecek tudor için güzel şeyler vadediyor.
  • 6772
    keşke teknik direktörleri de bonservisleriyle alıp gelişebilecekleri kulüplere kiralık verebilsek dedirten hoca.

    bu iletişim yetenği ve duygusal zekasıyla zirvede tutunması çok zor. ama bunların üstüne gidip sivri köşelerini yumuşatırsa ilignç şeyler başarmaması için hiçbir sebep yok. premier lige yakışacağını düşünüyorum. zamanında iyi bir iskelet ve sistem kurup şampiyonluklarımıza katkıda bulunduğu için kendisine teşekkür ederim. bugün onun transfer ettiği gomis'in eline bakıyoruz hala 2022 yılında.
  • 6773
    galatasaray taraftarının ne kadar unutkan olduğunu gözler önüne seren adam. 2017-2018 sezonunda başakşehir’den 5 yiyip beşiktaş’a 3-0 yenilen tudor değil miydi? yahu biraz becerikli olsalar maç 8-0 falan bitecekti. fenerlilerden sonra ömür boyu onları da dinleyecektik sizi şu kadar 0 yendik diye. inanılmaz kırılgan bir takım kurmuştu. derbilerde, büyük maçlarda nal toplayan bir takımdı. üstelik de ivmeyi kaybetmişti, yokuş aşağı gidiyordu. terim gelmese o sezon şampiyonluk mümkün değildi.

    şimdi bunları hatırlamayıp tudor övgüsü dizenler bilsin ki marsilya’da da bir cacık yapamayacak. çünkü kendisi sorunlu bir adam. boşuna gaz verip duruyorsunuz. 100 kere tercih hakkım olsa 100 ünde de okan’ı tercih ederim.
  • 6775
    teknik direktörlüğün en gerekli özelliğine sahip olmayan adamdır. nereden biliyorsun diyenlere, dünyanın en iyi teknik direktörlerinin öve öve bitiremediği birinin kariyerini örnek göstermek isterim. tabii aynı adamı gel sen bir de oyuncularına sor.*
    https://www.youtube.com/...VH6BL5_cg&t=600s
    (bkz: thomas tuchel)
    en ufak bir mağlubiyet serisi veya başarısız sonuçta, bir anda arkasında kimsenin kalmadığını görecek. sonunda yaka paça kulüpten atılacaktır. zaten teknik direktörlük bilgisi tuchel'le kıyaslanabilir durumda değil.
App Store'dan indirin Google Play'den alın