• 5851
    (bkz: hırvat saftig)

    galatasaray'a zararı dokunan herkesin yeri neresi ise gözümde yeri odur, olumsuz görüşler için bile olsa şu başlığı görmeye tahammülüm yok. çok desteklemeye çalıştım kend adıma, kol kırılır yen içinde kalır hesabı, ama yok bu adam iyi bir adam değildi, ya da bize iyi gelen bir adam değildi, en yumuşak tabiri ile.

    çok kötü hocalar gördük, hepsi layığı ile anıldı ve hatırlandı, ama hala bu vasat adam kadar vasat olup da kulp bulunmaya çalışılan bir hoca ben hatırlamıyorum.

    kime, neye inanılıyor ise o, bir güç var ise galatasaray'ımı bunun gibi adamlardan korusun.
  • 5853
    ola ki şampiyon olursak kutlamalara katılması gerektiğini düşünüyorum. tudor'un iyi bir hoca olduğunu düşünmüyorum. tipik italyan hoca ekolünde tudor. bunda yıllarca italya'da oynamış olmanın getirdiği olay var. yani ben küçük takımları yeneyim büyük takımlara karşı kaybetmeyeyim kafasında bir idam. keza italyan takımlarının hemen hepsi öyle. peki tudor neden kutlamalara katılmalı? çünkü tudor yıllardın galatasarayımıza gelen hocaların yapamadığını yapıp radikal kararlar aldı. sabriyi yolladı, selçuku kesti, miladı dolmuş sneijderi gönderilmesine pek bir şey demedi. öte yandan fenerbahçe maçına kadar muazzam bir puan ve oyun sergiledi. belki o zamanlar birkaç fire verseydi biz bugün bu konumda olmayacaktık. tabi ki de hatalar var tudor'un bunları görmezden gelemeyiz. kurabileceği en iyi kadroyu kurdu ki liginde çok üstünde bir kadro oluşturdu. eğer asamoah da olsaydı muazzam bir kadro olacaktı. tudor büyük takımlar için ideal bir hoca değildir evet ama yaptıklarına gözümüzü kapatmak da biraz nankörce olur. tudor seviyesine göre benden geçer not almıştır. he tekrar takımın başında görmek ister miyim? hayır çünkü büyük takım çalıştıracak kapasitesi yok. ancak anadolu takımları ya da orta ölçekli takımlarda başarılı olabileceğini düşünüyorum.
  • 5854
    fatih terim ovuldukce hakkinda yapilan elestirilerin dozunun arttigi eski teknik direktor. hirvat saftig nedir allah askina ya.

    kotu bir hoca degildi fakat tecrubesizdi. 10 yil erken geldi. bu adami elbirligiyle gonderdik yeri geldi kufur ettik ama bu adam eline gecen firsatta klube vurmadi, eski klubunu korudu.

    galatasaray gibi kendi evlatlarini bile cig cig yiyen(hakli ya da haksiz) bir camiada fatih terim bostayken teknik direktor olarak kalabilmeniz icin kadikoy de 6 0 kazanmak bile yeterli olmazdi.

    basarisiz olmadi daha basarili olabilirdi ama klube bir kotulugu dokunmadi. yolu acik olsun.
  • 5856
    teknik direktör dokunuşu gerektiren bütün maçlarda hezimet yaşamamızın baş sorumlusudur. 40 milyon euro bonservis ve hayvani bir maaş yüküyle kurduğu kadroyla anadolu takımlarını yendi diye de övecek halimiz yok.

    elleriyle verdiği maçlar sıralı tam liste;
    (bkz: 18 şubat 2017 çaykur rizespor galatasaray maçı) 1-1
    (bkz: 27 şubat 2017 galatasaray beşiktaş maçı) 0-1
    (bkz: 18 mart 2017 trabzonspor galatasaray maçı) 2-0
    (bkz: 10 nisan 2017 başakşehir galatasaray maçı) 4-0
    (bkz: 23 nisan 2017 galatasaray fenerbahçe maçı) 0-1
    (bkz: 13 temmuz 2017 östersunds fk galatasaray maçı) 2-0
    (bkz: 20 temmuz 2017 galatasaray östersunds fk maçı) 1-1
    (bkz: 29 ekim 2017 trabzonspor galatasaray maçı) 2-1
    (bkz: 18 kasım 2017 istanbul başakşehir galatasaray maçı) 5-1
    (bkz: 2 aralık 2017 beşiktaş galatasaray maçı) 3-0
    (bkz: 17 aralık 2017 yeni malatyaspor galatasaray maçı) 2-1

    şampiyonluk kutlamasına kendisini çağıracaksak ümit özat'ı da çağırmamız gerekiyor, rakiplerden aldığı puanlarla en az tudor kadar katkısı olmuştur herhalde.

    (bkz: 6 mayıs 2017 galatasaray kasımpaşa maçı) 1-3; 18. dakikada bruma'yı oyundan çıkardığı efsane maçı unutmuşum, hatırlatma için gallas'a teşekkürler.
  • 5857
    bu hayatta herkese ve herşeye düşman olmamız gerektiğinden kendisine de kin gütmeliyiz.

    17/18 sezonuna çok iyi bir başlangıç yapmıştır. sonrasında açıkça yolu tarafsız olması gereken kurumlarca kesilmiştir. bizzat cumhurbaşkanı tarafından çıkarılan yabancı sınırı tartışması galatasaray'ı durdurun mesajıdır. ligin ilk devresinde oynadığımız trabzonspor ve fenerbahçe maçları bariz şekilde hakem kararlarıyla elimizden alınmıştır. beşiktaş maçında da fahiş hakem hataları yapılmıştır. italyan genleri de devreye girince iyice defansif karakterde bir takıma dönüştürmüştür galatasaray'ı.

    neticede galatasaray'la devam edemeyecek pozisyona gelip gönderilmiştir.

    ve biz işte bu başarısızlık yüzünden hayatımızın geri kalanını igor tudor'a düşman geçirmeliyiz.
  • 5860
    mustafa denizli'den düşük puan ortalaması tutturup sezonu haziran'da açma! şanssızlığının getirdiği ufak avantajlar, 40m €luk transferlerle ve fiziksel olarak rakiplerden çok üstün sezona başlayan takımla ilk haftaları bu şekilde idame ettirmiştir. 17/18 sezonu başında maçları kazanırken bile ortada müthiş bir taktik teknik falan yoktu ama fiziksel olarak dirilik ve pres vardı. yani kendi ayağına sıkma, müthiş giden(!) sistemi bozma falan durumu pek söylenemez; bana göre.
  • 5862
    kendisine biraz haksızlık ediliyor.

    2014'ten beri çalışılan teknik direktörler: prandelli, hamza hamzaoğlu, mustafa denizli ve jan olde riekerink. bu teknik direktörlerin hiçbiri sistem adamı değildi, kendi ellerinde de olmayan bir takım nedenlerden ötürü galatasaray'a günü kurtarma maksadıyla geldiler ve tudor gelene kadar -3 koca sene- en azından bir "takım" izleme şansına sahip olamadık. leş gibi bir futbol, ahı gitmiş vahı kalmış ve kulübü kendi çiftliğine çevirmiş bir grup futbolcuyla avunmaya çalışıyorduk. aslına bakılırsa 4. yıldızın takıldığı sezon da bize yaramadı, zira ortada futbol ve seyir zevki adına hiçbir şey olmamasına rağmen şampiyonluk ve yıldız için bazı gerçekleri görmeyi erteledik ve sadece kutlama yaptık. netice itibariyle uzun vadede bunun bedelini de ardından gelen sezonlardaki takım düzeyi ve düşük futbol kalitesiyle fazlasıyla ödedik.

    böyle bir atmosferde tudor, planlı bir kadro yapılanması içinde kesilecek oyuncuları kesti, gönderilmesi gerekenlere el salladı ve en azından 100 yıllık kulübü gamsız futbolcuların göbek saldığı, tamamen kendi keyiflerine göre oynayıp oynamayacaklarına karar verdikleri ve işlerine geldiğinde tribüne/taraftara şirinlik yapıp aradan sıyrıldıkları bir ortam olmaktan çıkardı. olayın vehameti, tudor takımın başına ilk geçtiğinde kendisine bazı antrenör ve yöneticilerce ''oyuncular fazla antrenman yapmayı sevmiyor." denilmesinden anlaşılabilir.

    taktik konusunda hatalı ve dar kafalı olduğuna hemfikirim, büyük takım hocası değil dendiğinde ona da eyvallah; ancak en azından mancini sonrası uzun bir boşluk döneminden sonra kulüp bir teknik direktör gördü. tudor 4 yıldır yapılması gereken şeyleri -geç de olsa- yapmamış olsaydı, bugün büyük ihtimal en iyi ihtimal 3.'lüğü konuşuyorduk.
  • 5863
    kendisini en çok destekleyenlerden biri bendim. yanlış anlaşılmasın iyi bir teknik direktör olduğu için değil, kendisini desteklememin en büyük nedeni galatasaray hocası olmasıydı. özellikle kaybettiği puanlar sonrası tüm medya bu adamın üzerine oynadı. galatasaray’ın hocasıdır, medyaya ve şikeci kuşlara yem etmeyelim, hataları da olur, sahip çıkalım dedim hep. ama ne yazık ki biz ne kadar arkasında dursakta o hatalarından vazgeçmedi. teknik direktörlükte öğrenmesi gereken çok şey var, zaten tecrübesiz bir hocaydı. yaptıkları hatalarla sabrımızı taşırdı ciddi anlamda. haliyle gönderilmesi de kaçınılmaz oldu. kendisi ayrıldıktan sonra takım imparator ile birlikte şahlandı adeta.
  • 5864
    oturmakta olan kadro ile sürekli oynamasaydı ne beşiktaş'a ne trabzonspor'a ne de başakşehir'e ezilmezdik sahada. bu adam galatasaray'ın ne durumda olursa olsun hücum yapan takım olması gerektiğini anlamamış durumdaydı. yani sokaktan 11 galatasaray taraftarı koyup oynayın desen o taraftarlar bile elinden geldiğince önde oynamaya hücum etmeye çalışır. bu kulübün kanında olan bir durum. sen eğer sürekli 3 savunma 5 orta saha 6 kaleci vs. gibi takımla oynarsan real madrid olsan bir yerde madara olursun. sonuçta futbol pozisyon oyunu ve sen teknik adam olarak o pozisyonu ezberletmelisin oyuncuna. eğer yapmazsan herkes kafası kesik tavuk gibi gezer sahada. sürekli taktik değiştirirsek oyuncuların kafası karışır ve sahada pozisyon kaybedersin ve golleri yersin. yani yıllarca şampiyonlar ligi kazanmış ya da avrupa'nın büyük liglerinde başarılı olmuş adamlar sistemlerini önce belirleyip ona göre oyuncu seçmeye başlar ya da oyuncusuna o sistemi öğretir. tudor sürekli sistemi öğretmeden değiştirdiği ve oyuncuların yerleriyle oynadığı için patladı. o da tudor'un tecrübesizliğiydi.
  • 5865
    hocayi hoca yapan mantelitesidir. hedefiniz kume dusmemekse tudor'u hoca yapip 10 tane sutcu beygirini kadroya koyup kumede kalabilirsiniz. ama buyuk takima bir seyisi hoca yaparsaniz onun dandik mantelitesiyle ezim ezim ezilip derbilerde 8 macta 1 puan alirsiniz. kendisine az bile soyleniyor. sene basinda sezonu erken acmanin katkisiyla kucuk takimlara karsi bogucu presle iyi bir baslangic yaptik. yine oyle set hucumu, organizasyon falan yoktu ilerde kimse kimseyi kandirmasin. ondan sonra futbol bilgisinin, mantelitenin, sistemin gerektirdigi maclarda patladik. belki transferden kadro planlamasindan anliyor olabilir ama bu hocaligin %10u bile degil. o zaman mocchi de teknik direktor olurdu.
  • 5868
    bu sezon kendisini gönderip fatih terim'le anlaşmasaydık, fernando'nun sakatlığı ve ndiaye'nin satılması sonrasında ligi muhtemelen 10. bitirirdik. kendisinin tek bir planı vardı ve insan ilişkileri çok kötüydü. bu adamı hâlâ savunanların olması çok çok komik bir olay. tekrar hatırlatayım: riekerink kendisinden çok daha başarılı bir hocaydı.

    dipnot da düşeyim: bir fenerli olsaydınız fatih terim'den anca bu kadar nefret edebilirdiniz. helal olsun valla. ne diyeyim. kendi tercihiniz.
  • 5869
    her mağlubiyet sonrası başlığının hortlatılmasını anlamadığım sözde teknik direktör. adam net kötü bir hoca. kenarda deli gibi bağırmayı iyi bir şey sananlar tarafından oldukça sevildi. sonrasında başarısız olunca kovuldu olay bu uzatmak yersiz. potansiyeli var denilerek savunulması ayrı olay. burası potansiyel teknik direktörlerin deneme tahtası değil, burası galatasaray. tudor’un kritik puan kayıpları olmasa şu an kredimiz daha çoktu. hadi bu adamın deplasman fobisi vardı.. başakşehir’den 5 yemek nedir? derbide defansif oynamak nedir? kendisiyle olan defterimiz kapandı. sürekli badem gözlü yapılmaya çalışılması ayrı bıkkınlık veriyor.
  • 5874
    deplasmanda yenildiği takımlar beşiktaş, başakşehir, trabzonspor ve malatya idi.

    terim içeride trabzon'u yendi. deplasmanda ise içeride yendiğimiz ve hatırlamıyorum ama büyük ihtimal fark attığımız kasımpaşa'ya, gençlerbirliğine ve sivasspor'a yenildi.

    terim ndiaye ve fernando'nun yokluğunda donk'u ortaya çıkarabildi. tudor bunu büyük ihtimalle yapamazdı. ben terim'in taraftarla beraber beşiktaş ve başakşehir'i yeneceğine inanıyorum. ancak alanya maçı benim için soru işareti. alanya maçı gençlerbirliği maçından daha zor bir maç üstelik.

    inşallah 6'da 6 yaparız ve acaba tudor'u kovmasa mıydık gibi bir ukdeyle başbaşa kalmayız.