resim
Igor Tudor
Görev:Teknik Direktör
Takım:-
Yaş:48
Uyruk:Hırvatistan
  • 4652
    galatasaray'ın ihtiyacı olan hocadır. belki 3 hafta sonra kovulabilir. buna şaşırmam, ama yanlış yapıldı derim.
    bakın kardeşlerim. bu takımda kimleri kimleri gördük. dünyaca ünlü hocalar gördük. gördük ki aralarında çok ahım şahım farklar yok. mesela dünyanın en zengin takımını çalıştırmış roberto mancini geldi bu takıma. ne oldui uçtu kaçtı mı takım. çok mu ahım şahım top oynattı. frank rijkaard geldi. cesare prandelli'yi hatırlatayım mı sizlere? ister misiniz? ama o da galatasaray öncesinde çok saygı duyulan, önemli takımlarda rol almış, bilinen bir isimdi değil mi? hatta itiraf edeyim ben de heyecanlanmıştım geldiğinde. sonra gördük ne oynattığını. bana kalırsa bu teknik direktörler arasında çok keskin farklar yok. farklı oluşturan ana etmen teknik direktörün kişiliğindeki mesleğine olan sevgi, azim ve başarma isteği. tudor istiyor arkadaşlar. adamdaki kazanma azmini gözlerinden görebiliyorsun. aykut kocaman gibi baygın baygın bakmıyor. kazanma azmini sadece futbolcuda aramayacaksın. asıl hocada olacak ki futbolcuyu da o hale sokacak. bu tudor'un başlığında beşiktaş maçı için kendisine taktik veren entry'ler gördüm. bir bana mı acayip geliyor bu durum? bayağı bayağı takımı şöyle oynat, beşiktaş'ın şurası zayıf, şuradan şu adamı şöyle sarkıt diye yazılmış entryler. yazan kim? gıda mühendisliği 2.sınıf öğrencisi*. herkes o kadar uzman ki ve igor tudor o kadar berbat bir teknik direktör ki.
    hadi itiraf edin, 24 eylül 2017 bursaspor galatasaray maçı' nda 2 beki aynı anda çıkardığında hanginiz "noluyo lan" tepkisi vermedi? kaçınız anladı ne yapmaya çalıştığını? peki o maçtan 3 puan alınmasında yüzde kaçınız igor tudor'a az buçuk pay verdi?
    adam genç, hırslı, istiyor, deniyor, bazen başarıyor, bazen başaramıyor, ama birşeylerin üzerinde çalışıyor ve deniyor.
    ben burada bir anket yapılmasını istiyorum. sıfırdan takımınız olsa prandelli, tudor, mustafa denizli, hamza hamzaoğlu dörtlüsünden hangisine emanet ederdiniz takımınızı?(u: mancini'yi yazmadım. çünkü sırf yakışıklılığı ve karizmasından dolayı kendisine eksta sempatisi olanlar var.). hangisini isterdiniz? bu takımın aldığı 29 puanın içinde bir puana da mı katkısı yok yahu bu arkadaşın?
    sezon bitsin. gönderilecekse de gönderilsin. bu takımdan kimler geldi, kimler geçti. bunu da gönderirsiniz. ama sezon bitsin. ben sezonun 33.haftasında bu takımın başına igor tudor'u görmek istiyorum. beşiktaş maçı nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın.
    ama lütfen olur da deplasmanda beşiktaş'ı yenersek tudor'a bol keseden sallayanlar buraya gelip iyi hoca falan demesin.
  • 4653
    çok uzatmadan yazıcam, dinledim, okudum. bence de "adam haklı". ayrıca küçük maçları alayım, büyükler önemsiz gibi sığ bir düşüncesi olduğuna inanmıyorum. bu iş o kadar basit değil. tudor da ister elbet her maçı kazanayım. ama onun da dediği gibi beşiktaş'a yenilince biz bittik yandık gibi bir durum söz konusu değil. belki hala lider durumda da olacağız. benim anladığım kadarıyla demek istediği biraz daha "big picture"ın görülmesinin daha önemli olması, tabii ki medyanın ne kadar sinsi olduğunun da farkında ve medyanın her zaman güne odaklı konuştuğundan da. kendisi gayet akıllı bir adam. gençliğin ve hırsının etkisiyle böyle bir basın toplantısı yaptı, lafı evelemedi gevelemedi. profesyonel mı? değil. herşey profesyonellik mi? değil...

    ne olursa olsun galatasaray teknik direktörünü medyanın önüne atmamalıyız diye düşünüyorum. şu halde arkasında durmalıyız. durduk yere kimseye saldırmadı, kimsenin değerlerine laf etmedi. sadece savundu. gün gelince yollar ayrılacağında da bunu kendi içimizde halledeceğiz, medya ile el ele değil.

    geleceği hakkındaki düşüncelerim ise ,an itibariyle, tabii ki de öyle bir iki maç sonra yollanacak bir durum söz konusu değil. lamı cimi yok, lider takımız. tudor şansı hakediyor. şampiyon olur olmaz tartışılır, artıları eksileri tartışılır fakat yollar erken ayrılırsa zannediyorum birçoğumuzun kafasında "acaba kalsaydı ne olurdu?" sorusu yankılanacak.
  • 4654
    iyi ya da kötü hoca olabilir. istifa etmesini isteriz, istemeyiz. fikirleri tartışırız ancak iyi bir insan olduğunu östersunds’a elendikten sonraki basın toplantısında anlamıştık. bu ailenin içinde deli de bizim akıllı da. aslanları çakallara yem etmeyiz. 25 kasım 2017 galatasaray alanyaspor maçısonrası basın toplantısında sözde basın mensuplarına yaptığı az biledir çünkü bu sözde basın aykut denilen radar şahsiyetine sürekli sayın hocam çekerken tudor’a saygısızlık yapmaktadır. bu ülkede basının seviyesi bellidir. bu ülkede basın, mehmet ayan gibilerden oluşmaktadır. tudor’un ya da adı ne olursa olsun galatasaray hocasının bunları tokatlaması gayet yerinde bir davranıştır. hak edene hak ettiğini vermektir. helal olsun tudor!
  • 4655
    tudor'u biz de eleştirdik, ilk haftalar da hemen abartmamak lazım önümüzde frank rijkaard örneği var dedik, lider olabilirsin ama büyük maçlar da oynadığın top umut vermiyor dedik, oyuncu değişikliklerin hatalı dedik.

    sen ne dedin tudor: liderim dedin, evimize gelecekler dedin, derbide dışında ki maçlara 1.5 puan vermiyorlar dedin.
    hepsinde haklısın ama şunu unutma tudor;

    galatasaray taraftarı azla yetinmez, hep çoğu ister. büyük maçları almadan şampiyon olabilirsin bunu biz de biliyoruz ama bizim gözümüz de lig'den daha çok şampiyonlar ligi var orda her maç büyük maç, biz şimdi den orayı düşünüyoruz. karabük yönetmiyorsun büyük maçları da almayı öğreneceksin, öğrenmek zorundasın. ben sana güveniyorum, görev başındayken de destekliyorum. sezon ortasında kendi kurmadığı takıma kim gelir hamza mı gelsin istiyorsunuz.

    bu arada basına iyi geçirdin aferim
  • 4656
    is arkadaşını savunarak kimseye yedirmemis hocadır. öncelikle ayhan akman'i hic beğenmeyen birisiyim ama ne olursa olsun y*vş*k basına malzeme vermemek gerekiyor. tudor bence basın toplantısında çok önceden klüp yöneticilerinin vermesi gereken ayarı vermiştir. kimse galatasaray'dan büyük değildir. amaç tudor'a saldırmak da değil galatasaray kulübünü yiprakmaktir. azizin paralı medyası bunu yıllardır yapıyor. aslında biz en basarili kulüp olmamıza rağmen bunlara izin veriyoruz. saçma sapan haber yapan gazetelere ve basın kuruluşlarına gerekli yaptırımı uygulasak bu yüzsüzler galatasaray takiminin hocasına saldıramaz. kulüp olarak bu basın mensubu yalakaları ne stada ne de antremana almayacaksın. yaptıkları bütün haberlere isim vererek yalancı bunlar diyeceksin ve susturacaksın. sana bel altı vurana gül uzatmayacaksın. sende bel altı oynayacaksın bak bakalım adam oluyorlar mi? öyle bir hava var ki başında daha yeni kurulmuş, lider ve en önemlisi zor geçen iki sezonu geride bırakmış takıma it gibi saldırıyorlar. şenol ve ya aykuta sesleri çıkmıyor. tudor'u beğenmeyebilirsiniz ama tudor üzerinden galatasaray kulübüne saldirmalarina izin veremezsiniz. öyle ki bu basın fenerbahce maçında hakkımızı çalan hakeme iki satir yaşamadırlar. tff'yi eleştiremediler bile. sahada yapamadıklarını şimdi saha dışında ortamı gererek, taraftarı ayırarak ve takimi yıpratarak yapıyorlar.
  • 4658
    igor tudor, yönetmek, idare etmek, krizleri fırsata çevirmek konularından bihaber (habersiz) tam dursun bakkal'a yakışan bir antrenör.

    orta sahası olmayan başakşehir'den beş yediği için kendisini eleştiren basına saldırarak ayakta kalmaya çalışıyor. saldırması gereken basın değil rakipler ama o donkişot gibi, düşman zannederek yel değirmenlerine saldırıyor.

    yanında ayhan akman'ın da sancho panza'ya ne kadar benzediğini söylemeye gerek bile duymuyorum. şu tesadüfe bakın ki boyları itibariyle de cuk oturuyor.

    sıradan takımları yenmek için teknik direktöre gerek yok. takım onları antrenörsüz de yenebilir. hele 60 m € vererek bir takım oluşturmuşsan. teknik direktörden beklenen, ciddi takımlara karşı ümit veren oyunlar oynatmasıdır. ben bu takımla dünyada her takımı yenebilirim mesajını vermesidir. galatasaray taraftarı ve basın buna isyan ediyor. galatasaray ciddi bir takımla oynuyorsa kazanabileceğine ilişkin en ufak bir ümit taşımıyor taraftar.

    alanya maçını bir düşünelim. oyun olarak rakibi ezebildik mi? kesinlikle hayır. bizim sahamızda, hücum hattını tamamen yitirmiş bir alanya bize pres uyguladı ve defanstan pas yaparak çıkamadık.

    türkiye ligi tabi ki önemlidir ama ben galatasaray'ın oynadıği oyunu hep şampiyonlar ligini ölçü alarak değerlendiririm. bana orada ümit vermiyorsa takımı beğenmem mümkün değildir. bu nedenle teknik direktörleri alınan sonuçlardan çok oynattığı oyunu esas alarak kantara çekerim. oyunu ümit vermiyorsa sonuçlar ne olursa olsun eleştiririm. oyunu ümit veriyorsa yine sonuçlar ne olursa olsun desteklerim.

    kalli'de, fatih terim'de ilk aylarında mağlubiyetler almıştır ama oynanan futbol ümit verdiği için tam destek verilmiştir.

    galatasaray içinde bulunduğumuz siyasi konjonktür nedeniyle çok zor bir süreçten geçmektedir. normal şartlarda galatasaray'da odacı bile olamayacak bir kezban, sırf siyaset baronlarının gölgesine sığınarak başkanlık koktuğunu işgal etmektedir. yine aynı konjonktürden yararlanan sülün orman tff, mhk ve pfdk'yı da yöneterek galatasaray'ı lime lime doğramaktadır. tam bu kara günlerde, galatasarayımızın bütün gayrimenkullerine de resmen ve hile ile el konulmuştur. ne yazık ki galatasaray'ın korkak ve medeniyet budalası divan üyeleri ve akil (!) adamları bu durumu izlemekle yetinmektedirler.

    işte böyle bir zaman diliminde, galatasaray'ın başına gelmiş bir don kişot yaptığı hataları, saçmalıkları ve aldığı ağır yenilgileri unutturmak için yalnış hedeflere saldırmakta basını hedef almaktadır. oynattığı oyun gelecek adına ümit vermezken o puan hesapları yaparak aklınca türk basınıyla dalga geçmektedir.

    hadi ordan be...

    not: nevzat dindar, ali naci küçük gibileri her türlü aşağılamayı hak etmekle birlikte çoğunluk basın mensuplarını ayrı tutmak gerekir.

    (bkz: 25 kasım 2017 galatasaray alanya maçı)
  • 4659
    boş yapan, boş konuşan kişidir.

    şurada birkaç kişi hariç futbolla alakamız bellidir. maç izleriz, skor takip ederiz, halı saha, fm falan. işte bizim bile gördüğümüz trabzonspor'un sol bekinde mustafa akbaş var, onun üzerine oyna durumunu bu arkadaş değerlendirmedi. hadi feghouli atıldı. madem öyle rodri'yi erken soksaydın oyuna. çocuk girer girmez mustafa akbaş'ın üzerine oynayıp attı golünü. niye bekledin? yok biz illa deneysel takılacağız, faydacı davranmayacağız, sonuç odaklı olmamak lazım değil mi? bir enayi biziz çünkü. ondan sonra tudor'a neden sabretmiyorsunuz. sanki büyük maçlarda coşkulu, hakim bir oyun oynattı da desteklemedik.

    beşiktaş da derbi kazanamadan şampiyon oldu diyen destekçileri de eğer yüzleri varsa biraz samimi olsun. kimse aptal değil. senin her maç kaybettiğin trabzonspor'u iki maçta da yenmediler mi? bunu neden söylemiyorsun?

    gelelim dünkü basın toplantısına. sen demedin mi östersunds'u eleriz, rövanşta 5 atarız diye. güya medya östersunds'u çok ezik, çok kötü gösterip algı oluşturmuş. yürü git derler adama. ılgaz çınar'ın, rakip belli olduğunun ertesi hafta yaptığı video analizler twitter'da mevcut. heriflerin hangi pozisyonlarda, ne tip tehlikeler yaratarak gol bulduklarını saniye saniye ortaya koydu ve hepsi çıktı. peki sen ne yaptın tudor efendi? elendikten sonra nasıl böyle oldu anlam veremedim dedin. medyanın dibine koyayım ama şu durumda basını suçlayacak son kişisin. en başta sen rakibi önemsemedin. hadi bunu da geç, kuzey statlarının neredeyse hepsi suni çimken sen bir kez olsun takımı yapay zeminde maça hazırladın mı? yemin ederim alt liglerdeki hocalar bile hafta sonu suni çimde oynayacaklarsa ona göre hazırlıyor takımını. ama bizim conte'de taviz yok. yavrum benim.

    yine küfür ettiğin medyaya her büyük maç öncesi konuk olan da sendin. kritik her maç öncesi trt'den ntv'ye, oradan beinsports'una kadar sen koştur koştur röportaj verdin, söyleşi yaptın. bıdı bıdı bıdı konuştun, yüksek perdeden laflar edip ahkam kestin ama her kritik maçta da rezil top oynattın.

    reklam yaparken iyi, gerçekler yüzüne vuruldu mu kötü. geçeceksin bu işleri.
  • 4660
    guzel konusuyor. ama bu guzel konusma ne zaman anlamli olurdu biliyor musunuz? basaksehire karsi mal gibi baklava ortasahayla cikmasa. dakika 60da takim degisiklik diye bagirirken nerdeyse 90 dakikayi degisikliksiz tamamlamasa. sen bagiran hatalar yapip sonra da gelip burda ahkam kesemezsin.

    ve evet kusura bakma alanyaspor maci 1.5 puandir. nasilki basaksehir maci 6 puansa. bu kafayla belki bu sene sampiyon olursun ama bu isin altindaki dinamikleri anlamadigin icin uzun vadede siradan bir adam olursun. ayrica onemli maclarda sıçtığın taktiklerle de sampiyonlar liginde sifir cekmek icin ideal bi teknik direktor olursun.
  • 4661
    basın toplantısı https://youtu.be/CJmXSYJe30I

    sayın hocam iyi diyorsun güzel diyorsun, söylediklerinin çoğuna da katılıyorum ancak burası ne karabük, ne başakşehir, ne beşiktaş. türkiye’nin en büyük kulübü. burada österşundsa yenilirsen, içerde fenerbahçe’ye teslim bir oyun sergileyip 3 puan alamazsan, ligin en fazla gol yiyen ve senden önce evinde 6 gol yemiş trabzonspor’a yenilirsen, sistemiyle övünülen ancak uefa avrupa liginde orta düzey doğu avrupa takımlarını geçemeyen başakşehir’den 5 yersen gidersin ! bak ne diyorum gidersin. eleştirilirsin değil... sen yine sevinmelisin ki hal böyleyken hala bu takımın başındasın.

    lidermişiz, fark 3 puanmış vs bunları geç. türkiye ligi’nde galatasaray içerde dışarda oynadığı maçlarda bir sistemi vardır bunu uygular, rakipleride galatasaray’a göre önlem alırlar. galatasaray almaz.

    seninle ilgili bir entry’imde belki iyi insandır demiştim halada katılıyorum, karizma, açık sözlülük, hırs şu bu hepsi var ancak o yazının devamında da kesinlikle galatasaray’ın teknik direktörü değildir demiştim. işte buna daha çok katılıyorum.

    suç sende değil, 10 oyuncu alındı isimleri büyük, mücadele edecekleri kulübün ismi daha büyük, tüm bunların başına karabükten gelen bir hırvata hadi bakalım bizi şampiyon yap diyoruz. sen elinden geleni yapsanda galatasaray teknik direktör yetiştirme yeri değildir. şu basın konuşmasında yapacağın şey bile belliydi. o kadar açıklama yerine tek bir cümle. “(bkz: onu çekmeyin bunu çekin)”
  • 4664
    tudor iyidir kötüdür bunu tartışmayacağım merak eden olursa tudor ile yazdıklarımı okuyabilir. fakat benim bütün galatasaray taraftarından şöyle bir ricam var;

    renkdaşlar, eğer biz hocayı medyanın ve oyuncuların gözünde kötüler, itibarsızlaştırır, desteğimizi arkasından çekersek ne oyuncu dinler hocayı direktiflerini yerine getirir saygı duyar ne de medya saygı duyar.düşünsenize bölüm amiriniz müdürünüz ya da okuldaki hocanız hakkında hep bir itibarsızlaştırma var siz bir personel olarak ona olan saygınız azalmaz mı? size verdiği işleri bile savruk yaparsınız çünkü bilirsiniz ki gidicidir ve kaba tabiriyle sallamazsınız.

    oyüzden futbolcular ile sosyal medya, maçta veya özel hayatında iletişimi olan herkesin hocayı destekleyen tavrını futbolculara aks ettirmesi lazım ki futbolcu taraftarın hocaya destek olduğunu bilsin ve ayağını ona göre denk alsın.

    biz değilmiydik oyuncuya odaklı takım istemiyoruz diyen. o zaman buna lütfen çanak tutmayalım.
  • 4665
    dünkü basın toplantısında, kendini acındırmasını hayretle izlediğim çalıştırıcı. österşunds'u küçümseyip ikinci maç fark atarız diyen kendisiydi. şimdi ise rakibini öve öve bitiremiyor. ben dün anladım ki bu adam hala karabük'te yada paok'ta olduğunu zannediyor sanırım. çünkü galatasaray'ı çalıştıran bir adam kalkıp başakşehir gibi bir takımdan 5 yemeyi normal görerek, önümüzdeki derbi maçını itibarsızlaştırmaya çalışmaz.

    dün açıklamalarıyla resmen daha oynanmadan beşiktaş maçını psikolojik olarak verdi. hala gelmiş sözlükte toplantısını öve öve bitiremeyecek kafada, fanatik arkadaşlar var.

    gerçi sende haklısın be tudor, böyle çapsız yönetime senin gibi teknik direktör uyar anca.
  • 4667
    beklenenden iyi cikti tum mesele o.
    ne guzel ardarda mac kaybedecekti. gomis sahada bayilacakti, mariano kosamayacak, maicon arkaya devamli adam kaciracakti, serdar tolga nerden cikti?

    ne guzel rahat rahat dursun istifa diye bagirilacakti. ostersundsla tukuruldu. yalanamiyor. daha da tukurmeye bahane ariyoruz. ne yazik ki bahaneler gercekci degil.

    derbi krali hic olmadik. adam da gomulemeyecek kadar iyi top oynatiyor ve besiktasin 6 puan onunde. sabredecegiz beyler yapacak bisey yok. cok buyuk ihtimalle de devreyi lider tamamlayacak.
  • 4670
    bu adam buyuk mac oynamayi bilmeyen dolayisiyla da o maclari kaybeden bir adam. bunu oynadigi tum buyuk maclardaki taktik dizilisi, oyuncu tercihleri, oyuna mudaheleleri ile birden cok kez gorduk. bu yuzden bu maclari kaybetmeyeyim de yeter mantigiyla oynuyor. sonuc olarak da buyuk bir kismini kaybediyor.

    sadece kucuk maclari kazanarak sampiyon olabilirsin dogrudur ancak bazi buyuk maclari kazanarak cok buyuk moral kazanip, havaya girdigin gibi rakibini ekarte etme imkanina da kavusuyorsun. iste bu yuzden buyuk bir mac kazanamasi ve bunu surdurmesini istiyoruz. yoksa sampiyon olsa dahi gitmesi gerektigi konusundaki fikrim degismeyecektir. hamza yi da gonderdik onu da gondeririz.

    son olarak basin toplantisindaki buyuk maclar ve puan konusu haric diger konularda serefsiz basin icin gerektigi gibi konusmustur. bu serefsiz basin sadece bu adama boyle davranbiliyor, soru almak istemiyorum diyen hasortmanliya ya da cakma filozofa boyle davranamiyor. onlar bu ikiyuzlulugu surdurdukce tudor da boyle davranmalidir.
    ben bu klubun bir taraftari olarak elestirebilirim ama turk basini bu kadar acik bel alti vuramaz. o kadar uzun boylu degil !
  • 4672
    derbi kralı olmasına gerek olmayan teknik direktör. geçen sene beşiktaş sadece evimizde bizi yendi, o da talisca'nın baraja çarparak attığı frikik.

    bu amk basınında kimse şenol büyük maçları yapamıyor demedi. fatih terim' de derbi kralı değildir. onu da belirtelim terimcilere. süper final muhabbetinde kazandığımız şampiyonluğu verecektik neredeyse. 1996-2000 i gören adamlar bunu da görsünler ki o dönemde de pek derbi kazanmazdık. 6-0'ı da görsünler bı ara. görmezler ama onların gözü kördür taraflı baktıklarında.
  • 4673
    1996-2017 arası galatasaray teknik direktörlerinin görev süreleri (25 ekim 2017):
    fatih terim (i. dönem).............136 maç......
    fatih terim (iii. dönem)...........78 maç........
    mircea lucescu.......................68 maç.......
    eric gerets.............................68 maç.......
    fatih terim (ii. dönem)............60 maç.......
    gheorghe hagi (i. dönem)........42 maç.......
    frank rijkaard.........................42 maç.......
    hamza hamzaoğlu...................34 maç......
    jan olde riekerink....................29 maç......
    roberto mancini......................28 maç.......
    karl-heinz feldkamp................28 maç.......
    igor tudor..............................27 maç.......
    michael skibbe.......................21 maç........
    gheorghe hagi (ii. dönem).......18 maç.......
    bülent korkmaz......................13 maç........
    mustafa denizli.......................11 maç.......
    cesare prandelli......................10 maç.......

    kariyer:
    frank rijkaard, şampiyonlar ligi şampiyonu barcelona’dan geldi, ilk sezonunda üçüncü olmasına rağmen ikinci sezona başlamak için yeterli kredisi vardı. roberto mancini, premier league şampiyonu manchester city’den geldi, ligde başarısız olmasına rağmen onun da sezonu bitirecek kadar kredisi vardı. hamza hamzaoğlu, akhisar’dan geldi. ilk sezonunda üç kupa almasına rağmen, ikinci sezonda ligde 5 puan geriye düştüğünde kovuldu. jan olde riekerink, teknik direktörlük kariyeri olmayan altyapı hocası olarak geldi, o da ikinci sezonunda ligde 5 puan geriye düştüğünde kovuldu.

    lig başarısı:
    türkiye'deki büyük takımların ''şampiyon olamayan teknik direktör başarısızdır, kovulur'' felsefesi, şampiyonun direkt olarak şampiyonlar ligi'ne katılıyor olmasının da etkisiyle devam ediyor ancak bir galatasaray teknik direktöründen zaten şampiyonluk yarışında olması beklendiği için lig başarısı görevde kalmak için yeterli değil. şampiyonluğa giden ya da bir önceki sezon şampiyon olan karl-heinz feldkamp, mircea lucescu ve hamza hamzaoğlu başka sebepler nedeniyle kovuldu. bu dönemde yalnızca fatih terim, mircea lucescu ve frank rijkaard ise onlara duyulan güven sayesinde ilk sezonda şampiyon olamasalar da bir sonraki sezonda da devam etme şansı buldu.

    avrupa başarısı:
    mircea lucescu, ilk sezonunda şampiyon olamamasına rağmen, uefa süper kupası’nı kazanması ve şampiyonlar ligi’nde çeyrek final oynaması sayesinde ikinci sezon için de taraftarın desteğini kazandı ve ligde şampiyon oldu. frank rijkaard, ilk sezonunda uefa kupası 2. turu'nda o yılın şampiyonu atletico madrid'e şanssız bir şekilde elenince avrupa'da başarılı olma umutları devam etti. ancak bir sonraki sezon uefa kupası play-off turu’nda karpaty lviv’e elenince kendisine olan güveni yitirdi ve ardından ligde de başarılı olamayacağı belli olduğu an kovuldu. cesare prandelli, şampiyonlar ligi gruplarında başarısız olduğu için taraftarın desteğini kazanamadı ve ligde 1 puan farkla üçüncü olmasına rağmen başka nedenlerle kovuldu. bülent korkmaz, tarihi bordeaux zaferini yaşasa da, hemen sonrasında uefa kupası 4. turu’nda hamburg’a evinde yenilerek elenince yeterliliği konusunda gerekli güveni sağlayamadı ve sezon sonunda ayrıldı. eric gerets ise galatasaray’a geldikten hemen sonra uefa kupası 1. ön eleme turunda trömsö’ye elendi ama kalan son şansını ligde iyi kullanarak o sezon ligde 83 puanla şampiyon oldu.

    derbi başarısı:
    galatasaray’da en uzun süre sabredilen teknik direktörler, taraftarın gözündeki kredilerini derbi kazanarak elde etmediler. fatih terim kariyerindeki 17 fenerbahçe derbisinden yalnızca 20 puan toplayabildi, kadıköy’de 6-0 yenildi, ilk iki sezonunda ise yalnızca bir derbi kazanabildi. mircea lucescu, 4 fenerbahçe derbisinden 4 puan toplayabildi. eric gerets, 4 fenerbahçe derbisini de kaybetti. frank rijkaard, 2 fenerbahçe derbisini de kaybetti. ancak kredisi tükenen teknik direktörler için evimizde kaybedilen derbiler kovulmalarına sebep oldu. cesare prandelli, arena’da trabzonspor’a 3-0 yenildikten sonra kovuldu. bir önceki sezon türkiye kupası finali’nde fenerbahçe’yi 5-1 yenen gheorghe hagi ise, ali sami yen’de fenerbahçe’ye 2-1 yenildikten sonra kovuldu.

    transfer ve kadro seçimi:
    eric gerets, bir önceki sezon yalnızca emre aşık transferi ile birlikte kısıtlı bir kadroyla şampiyon olunca, taraftarın da desteği sayesinde ikinci sezonunda 14 puan geriye düşmesine rağmen sezonu tamamlama şansı buldu. bülent korkmaz, taraftarlar tarafından formayı adaletsiz dağıttığı ve eski arkadaşı hasan şaş'ı oynattığı için tepki gördü, galatasaray kariyeri caretaker teknik direktör olmanın ötesine geçemedi. gheorghe hagi'nin kovulmasında yaptığı kötü transferlerin etkisi büyüktü. frank rijkaard, barcelona'daki total futbolu mustafa sarp ve barış özbek gibi futbolcularla uygulamaya calıştığı için başarısız oldu. hamza hamzaoğlu, ismi bilinen ve yetenekli futbolcuları istemeyip vasat türk futbolcuları transfer etti, umut bulut ve sabri sarıoğlu'nun sözleşmelerinin uzatılmasını savundu ve bu yüzden herkesin güvenini kaybetti.

    yönetim, taraftar ve medyayla ilişki:
    mircea lucescu, çok başarılı olmasına rağmen kendisi yerine taraftarın gözünde en yukarıda olan fatih terim'in gelmesi için kovuldu. eric gerets, yöneticiler ile iyi ilişkileri, son dakikada gelen efsane şampiyonluk, karizması ve liderliği sayesinde ikinci sezonunda şampiyon olmasa da galatasaray'da her zaman iyi anılan bir teknik direktör oldu. karl-heinz feldkamp, taraftarlarla iyi bir iletişim kuramadığı için sahip çıkılmadı ve yönetimle de arası kötü olunca sezonun bitmesine altı hafta kala ligde 2 puan farkla ikinci sıradayken kovuldu, galatasaray o sezon teknik direktörsüz şampiyon oldu. gheorghe hagi, bir galatasaray efsanesi olmasına rağmen, taraftarlarla inatlaşması ve medyada kötü gözükmesi nedeniyle yöneticiler tarafından ağır eleştirilere maruz kalarak kovuldu. hamza hamzaoğlu ise, sürekli olarak anlamsız açıklamalar yaptığı ve taraftarın ne istediğine önem vermediği için tepki görünce yönetim arkasında durmadı ve kovuldu.

    sonuç:
    igor tudor, ligde 5 puan geriye düşerse kovulur. (hamza, riekerink)
    sezonun ikinci yarısında evimizde oynayacağımız derbileri kaybederse kovulur. (hagi, prandelli)
    devre arasında transfer yapmaz ya da yanlış transferler yaparsa kovulur. (hamza)
    galatasaray seviyesinde olduğuna ikna edemezse kovulur. (hagi, hamza, skibbe)
    fatih terim galatasaray’a gelmek isterse kovulur. (lucescu)
    taraftar ve yönetim ile iyi anlaşamazsa kovulur. (feldkamp, bülent, hagi, hamza)
    eski dost/evlat futbolcu latovlevici’de ısrar ederse kovulur. (bülent, hagi, hamza)
    sezon sonu şampiyon olamazsa kovulur (gerets, bülent, mancini)
  • 4675
    uzun zaman sonra çıkıp göte göt diyebilmiş teknik direktörümüz. basın tarafından oldukça sıkıştırılıyor son zamanlarda. hatta programlarda sanki tudor ayrılmış görev yeri boşmuşcasına yorumcular galatasaray'ın yeni hocasını tartışıyorlar. doğal olarak tudor böyle bir ortamın medya tarafından yaratıldığının farkında ve tudor'un vurguladığı gibi en önemli nokta "zero respect" kısmı. görevinin başında ki bir insanı yok saymak yerine başka adayları koymak hem camiaya hem taraftara hem de hocaya saygısızlıktır. tabi bir takım taraftar hocayı sevmediği için yapılan bu saygısızlığı büyük bir memnuniyetle karşılıyor,yapılan saygısızlığın takıma ve kendilerinede olduğunu hesaba katmayarak.

    peki bu basının bize ve hocalarımıza karşı olan ilk saygısızlığımı.elbette hayır. skibbe'ye hocam neden günlerdir aynı kravatı giyiyorsunuz sorusunu soranda ,skibb bıraktı diye manşet atan da, riekerink'e kızlarınız ne iş yapıyor diye soranda, abdülrahim albayrak'a bilerek mikrofon uzatıp hagi'ye bağırıp çağırmalarını reyting ve makara malzemesi uğruna yayınlayanda aynı medya. ve bügün tudor beğenin beğenmeyin bu basına uzun zaman sonra ayar veren ilk teknik direktörümüz. fatih terim'i pek katmıyorum çünkü kendisinin korkusundan insanlar pek bir şey yazamıyordu bir olay olduğu zaman da uzun uzun cümlelerle genelde konudan koparak bir şeyler anlatıyordu hoca. onu çekmeyin bunu çekin tamamen bir istisna zaten onunda basın ile pek ilgisi yoktu.

    hoca bu atarı ile üzerinde ki riski daha da arttırmış oldu. beşiktaş maçına kadar kendisini pek eleştiren olmayacaktır sert çıkışı ve aldığı galibiyet sebebiyle. ama şunu unutmamak gerekir ki tüm basın pusuya yatmış 2 aralık 2017 beşiktaş maçını beklemekte. hoca şu an tüm dikkatleri üzerine çekmiş durumda işi gerçekten kolay değil. taraftarın basın ve twitter'ın gazına gelmeden hocasına sahip çıkması gerekiyor.

    aklımda yaptığı basın toplantısından sonra iki senaryo var beşiktaş maçı ile alakalı.artık göbek oyunu ve çift forvet gibi hataları yapacağını sanmıyorum eğer öyle bir şey yaparsa bu sefer gerçekten tüm kredisini kaybedecek. gelelim olacağını düşündüğüm şeylere. 1.si tudor hatalarından ders alıp kanatlı oyun anlayışı ile sahaya çıkıp güzel bir oyunla galibiyet alacak. 2.si yine aynı sistemle sahaya çıkıp oyuna ortak olacak ama maçı beşiktaş kazanacak. bu iki senaryodan mağlubiyet olan gerçekleşirse ne olacak peki. sahada istediğimiz bir oyun ama futbolun gerçeklerinden biri olan mağlubiyet halinde hocayı takımımızın başarılarına karşı olanlara yem mi edeceğiz yoksa hoca hatalarından ders çıkarmış bir umut ışığı var diyip ön yargılarımızı kıracak mıyız. hem tudor'u hem de taraftar olarak bizleri kritik günler bizi bekliyor.
App Store'dan indirin Google Play'den alın