resim
Igor Tudor
Görev:Teknik Direktör
Takım:-
Yaş:47
Uyruk:Hırvatistan
  • 333
    igor tudor 16 nisan 1978'de hırvatistan'ın split kentinde dünyaya geldi. futbolculuk yıllarında hajduk split ve juventus formaları giyen hırvat futbol adamı. futbolu bıraktıktan sonra 2009 yılında yardımcı antrenör olarak işbaşı yaptığı hajduk split'te daha sonra teknik adamlığa yükseldi. ardından paok ve karabükspor takımlarını çalıştırdıktan sonra yolu galatasaray ile kesişti. öncelikle kendisinin çalıştırdığı takımların istatistiklerine genel bir bakış yapalım. daha sonra karabükspor kariyerinden önemli istatistikler verelim, en sonunda da karabükspor'un genel futbolunu ve hocadan beklentilerimizi yazıp bitirelim.

    igor tudor'u hajduk'a bağlayan imza sonrası ağlarken görmemiz aslında o'nun hikayesinin özeti. futbolculuk yıllarında da sert ve disiplinli bir görüntü çizen tudor büyük bir tutku ve aidiyet hissettiği hajduk'a imza atarken kendisini tutamıyor.

    https://www.youtube.com/watch?v=FAs80c8P8pc

    ilk imzasının ardından ilk sezonunda işler onun için fena gitmiyor. hajduk sezonu 3. bitirirken igor da görevine devam ediyor. ancak 2.sezonunun devre arasında, takım 3.sıradayken görevden ayrılıyor. 69 maçlık hajduk kariyerinde 32 galibiyet 18 beraberlik ve 19 mağlubiyeti var hırvat teknik adamın.

    yaza kadar takım çalıştırmadıktan sonra, 2015 yazında paok'a imza atıyor hırvat teknik adam.nk lokomotiva, spartak trnava ve bröndby'ı eleyen paok avrupa arenasında boy gösteriyor. krasnodar, gabala ve dortmund'lu grubu 4 beraberlik 1 mağlubiyet 1 galibiyet ve 7 puan ile 3.kapatıyor paok. bu grupta gözler kuşkusuz dortmund maçlarının üzerinde. hırvat teknik adam dortmund'u almanya'da 1-0 yenip , yunanistandaki uzun süre önde götürdüğü maçı castro'nun golüne engel olamayarak 1-1 berabere bitiriyor. grubun geri kalanında gabala'yı ve krasnodar'ı yenememesi ise tabii ki hoca adına bir eksi. her şey böyle ilerlerken paok ligde 5.sıraya kadar düşüyor. lig 16.sı panthrakikos'a deplasmanda 2-1 yenilen paok'ta fatura tudor'a kesiliyor ve tudor yollanıyor. geriye 45 maçta kazandığı 17 galibiyet 17 beraberlik ve 11 mağlubiyet kalıyor. küçük de bir anektod; garry rodrigues'i paok'a transfer ettiren isim igor tudor :)

    gelelim işin en cafcaflı kısmına. hırvat teknik adam 2016 yazında karabükspor'a imza atıyor. bundan sonrası ise bildiğimiz hikaye, evinde hem büyüklerin hem diğer takımların korkulu rüyası olan tudor'un karabükspor'u deplasmanlarda sadece adanaspor'u ligin başında(ki o zaman adanaspor çok büyük bir düşüş içerisinde idi) yeniyor. 9 maçlık deplasman karnesinde 1 galibiyet 1 beraberlik ve 7 mağlubiyet var tudor'un. 6 gol atıp 19 gol yemiş. iç sahada 7 galibiyet 2 beraberlik ve 2 mağlubiyet ile ilerleyen karabükspor 18 gol atıp 9 kez topu ağlarında görmüş. genel olarak karabükspor performansı böyle iken gelin hep beraber detaylara bakalım.

    karabükspor'un bu sezonki maçlarına baktığımızda gözümüze çarpan ne önemli özellikler fizikli, koşan, alan bırakmayan bir takım olması. bunun sebebi igor hocanın takıma sezon başında iyi bir kamp yedirmiş olması. bu özellikler dışında takımın taktiksel esnekliği de göze çarpıyor. karabükspor bu sezon 13 maça 4-2-3-1, 4 maça 4-4-2, 1 maça 3-5-2 bir maça 3-4-3 çıkmış gibi gözükse de takım maç içinde çokca kez varyasyon değiştiriyor. takımın değişmez bir defansif iskeleti var;

    kerim-dany-barış-latovlevici
    ceyhun-poko

    bu 6lı sakatlık ve ceza olmadığı sürece bozulmamış. çok koşan fiziksel üstünlük kuran bir 6lı olsa da teknik kapasiteleri sınırlı. kerim kariyerinin başından beri bekleneni verememiş bir futbolcu, barış başdaş ptt 1.lig takımlarının alternatifi, dany'nin sakarlığı artık bir efsane boyutuna ulaşmış durumda nitekim bu sene 2 defa kırmızı kart görmüş tam 1 saatli bomba, latovlevici gençlerbirliği'nde yedek kalmış bir isim, ceyhun galatasaray'da çok eleştirilmiş daha sonrasında hannover'de iyi süreler almış olsa da orda da gözden düşmüş bir futbolcu. bu 6lı arasında en potansiyelli görünen poko, hırvat hocanın yoğun isteği üzerine takıma katıldı. ileri 4lüsü sürekli varyasyonlar dahilinde değişen karabükspor özellikle ligin 2.yarısında seleznev'den çok verim aldı. fizikli, topu iyi saklayan ve mücadeleci olan seleznev yapısal olarak eren'e benziyor. bu bağlamda hırvat çalıştırıcının eren'den verim almasını beklemek doğru olur. karabükspor ligin en çok koşan takımı, yaklaşık 120 km koşu mesafesi var anadolu ekibinin. hücumda belirli şablonları olan karabükspor'un en çok kullandığı hücum stili ise kaleyi bombalamak. attığı şutların %43'ünü ceza sahası dışından yapan karabükspor, hücuma çıkarken ağırlıklı olarak sol tarafı kullanıyor. (%33 sağ kanat, %26 göbek, %41 sol kanat). ayrıca igor tudor rakiplerini iyi analiz eden bir teknik adam. rakiplerine göre 11 çıkarmaktan ve dizilişle oynamaktan çekinmiyor. 3lü savunmayla çıktığı 2 maçın da bjk'ye karşı olması da bunu kanıtlar nitelikte.

    son olarak igor tudor gs'de neleri değiştirir, ne yapabilir?

    igor hocadan şampiyonluk beklemenin biraz aşırı olacağı görüşündeyim. elindeki takım yaşlı, koşmayan, doymuş ve mentalite olarak dağılmaya yakın bir takım. üstelik fizik eksikliği çok üst düzeyde. göbekte de jong ve selçuk hiç koşmuyor. kanatlarda bruma ve yasin'in savunma yardımı kısıtlı. podolski'nin mevkiisine bile karar verilebilmiş değil. ayrıca savunmanın yan top sorunu herkesin malumu. igor hoca öncelikle takıma koşan bir ortasaha monte edecektir. ben bu ismin tolga olacağı görüşündeyim. de jong'un kesik yiyeceği, ya da en azından deplasmanlarda kullanılmayacağı görüşündeyim. deplasman maçlarında tolga-selçuk ikilisini izlememiz kuvvetle muhtemel. savunmada yapabileceği çok şey yok. büyük ihtimal ahmet-chedjou ikilisine görev verecektir. sağ bekte linnes'in yerini garanti gibi görüyorum. forvette de çok yüksek ihtimalle bruma-sneijder-podolski 3lüsünü elinden geldiğince koşturup ileride eren'i kullanmaya çalışacaktır. yasin'den hamle adamı olarak yararlanabilir. tabii ki şunu da belirtmek gerekiyor. karabükspor her maç galibiyet bekleyen, her maç hücum oynayan bir takım değil. seleznev'e top şişirmek oyunun sıkıştığı anlarda zaten üreticilik olarak kısıtlı olan karabükspor için iyi bir çıkış yolu. lakin galatasaray'dan beklenen bu değil, galatasaray rakibini boğarak puan kazanmalı ve hücum oynamalı, bu bağlamda hırvat hocanın yeni bir diziliş ve taktik düzen kurması da muhtemel. izleyelim görelim.
  • 343
    5 maçta 2 puan alsaydı etik diye ağlayan karakter yoksunları 150 bin euro tazminatı öne sürüp çat diye kovacaklardı bu adamı. o 150 bin euro yu da sittin senede davalık falan olunca öderlerdi allah bilir. şimdi fırsatı değerlendirip biz almak istediğimizde etik gibi anlamını bilmedikleri kelimelerle galatasaraya sallıyorlar.

    bunların hiçbirisi önemli değil. önemli olan bir şeyler vaat eden fırsatları anında değerlendirmektir. biz moussa dembeleleri,igor tudorları genç,tecrübesiz diyerek dikkate almayacak durumda değiliz. mali açıdan kariyerli bir hoca getirmek çok güç de olsa başarılabilir belki ama önemli olan kariyerinden ziyade kariyer hedefleri yüksek olan adaylara yönelmek.

    takımı oluşturan parçalar hem tek başlarına hem bir takım olarak daha yüksekleri hedeflerse ancak başarılı olabiliriz. kendini kanıtlamak isteyen ve elbette büyük bir takımda son fırsatlarını kullandıklarının farkında olan (semih,koray,cavanda hatta donk) gibi futbolcular da igor tudorla çıkışa geçebilir. ceyhun gülselamdan olabiliyorsa donk geri döndüğünde ondan da evleviyetle olabilir. futbolcuların,teknik direktörlerin isimlerinin değil hangi rolde nasıl maksimum verimi verebildiklerinin önemli olabildiğini defalarca gördük. belli ki transfer yapmaya da mecalimiz yok. bu sene şampiyon olamazsak da mali açıdan iyice kötüleyeceğiz. evlat hamza söylerken dalga geçtiğimiz içimizden çözeriz beyanına mecbur kalabiliriz.

    eldekinden bir şeyler yaratmak istiyorsak eldekinin kıymetini bilecek ama neşter vurulması gereken yerlere de acımadan girişecek bir teknik direktör olabileceğini umuyorum. çok kötü oynayan selçuk inan sahada yokken kazanamıyoruz.bugün başka bir takıma gitse belki çok başarılı olacak.neden o yokken kazanamadığımızı da anlayamıyorum,burdan gittiğinde nasıl kendine gelebileceğini de anlamıyorum.burdayken onu kendine getirebilecek bir çözüm varsa onu bulmaya çalışabilir tudor.bulmak zorunda.hoşgelmiş.
  • 344
    kariyerinin başında galatasaray tarafından harcanacak bir hocadır. riekerink'in gitmesi ile hiç bir şey değişmeyecek, yardımcı hala ayhan, yöneticiler aynı. semih, selçuk, sabri 3'lüsünün oynadığı, oyanatıldığı bir ortamda başarılı olmamız imkansız. bakalım kendisi gelince kesebilecek mi bu 3'lüyü, yoksa oynamaya devam edecekler mi? şu anda galatasaray menajerler tarafından çevrelenmiş durumda ve bu adamlar ne derse o oluyor. böyle bir ortamda igor tudor başarılı olamaz.
  • 345
    sağ bekte sabri sarıoğlu'nu, stoperde semih kaya'yı, orta sahada selçuk inan'ı oynattığı müddetçe,
    tolga ciğerci'ye şut çekmeyi yasaklamadığı sürece,
    duran toplarda adam adama savunma yerine, alan savunması yaptığı sürece,
    duran topları wesley sneijder dışındaki futbolcuların kullanmasına izin verdiği sürece,
    takımı 90 dakika koşturamadığı sürece başarılı olmasına ihtimal dahi vermiyorum.

    her güzel an için teşekkürler jan olde riekerink.
    başarılar igor tudor.

    edit: aurelien chedjou ve bruma 3.5 senedir bu takımda. igor bu süre zarfında çalışacak tam 8. hoca. evet sekiz. *
  • 347
    iç sahada başakşehir, trabzon, kayseri'den bırak 3 puanı, 1 puan bile alamamisken kendisi karabükspor ile ic saha puan durumunda bizim onumuzdeydi. dış sahada çok kötü olabilir ama galatasaray'in da dış sahada bu sezon forma ile kazandığini dusunursek en azından şansı ve desteği hak ediyor. biz kimlere destek vermedik. igor tudor'a mi burun kiviracagiz bu denli işler kötüye giderken.
    az da olsa benim hala umudum var.
  • 348
    kendisi sinsi diye tabir edebilecegimiz,-zeka farkli birsey- kurnaz insanlardan. bunu karabukspor ile yaptigi anlasmada ki sozlesme fesih bedeli apacik ortaya koyuyor.

    bu sezon kimse sapkadan tavsan cikarmasini beklemesin. basarisiz olucaktir. takima, yonetime, istanbul'a adaptasyon problemi falan derken zaten sezon sonunu goruruz.
    heh iste problem de tam burada basliyor. sezon sonu kendisi ile mi devam edilicek, yoksa sozlesmesi fesih mi edilecek ?

    eger sozlesmesi feshedilmez ise gelecek sezon kismen basarili olacagini dusunuyorum. belki sampiyon olunmaz ama istenen futbol bir sekilde oynanir ve sezon sonuna kadar sampiyonluk kovalanir. iste o noktada da eger avrupa'nin buyuk liglerinde ki; cok buyuk takim olmasina gerek yok, orta siralarindan bir takimdan teklif gelse bile kendisinin basip gidicegini dusunuyorum.
    he o noktada yonetim kalmasini, gitmesini ister o farkli bir mesele. kendisinin her halukarda gidicegini dusunuyorum.

    sen kahin misin p.zvnk diyebilirsiniz. bunlari gormek icin kahin olmaya gerek yok. yazinin basinda bahsettigim "sozlesme fesih bedeli maddesi" acikca ortaya koyuyor.
    he tabi tum bu teori gelecek sezonun basarili gecmesi durumda mumkun. basarisiz olursa zaten belki de devra arasi beklenmeden dahi kovulur.

    sozun ozu her halukarda galatasaray teknik direktorlugu gorevi fazla uzun surmeyecektir.
  • 350
    resmi açıklama gelmedi ama haberlere göre yeni teknik direktörümüz.

    her şeyden önce şu etik mi değil mi kısmına kendimce bir şeyler ifade edeyim. futbolun duygusal kısmından bakarsak bana yapılmasını istemediğimi başkasına yapmamdan hareketle şu durumu içime sindirmedim. lakin şu medyadaki etik diye söylenip duranlarla beraber olanlara bakınca samimi olmadıklarından hareketle iyi olmuş diyorum. çünkü daha önce benzeri defalarca olmuş olaylarda etikten bahsetmeyenler bu gün galatasaray mevzu bahis olunca bir anda etik abidesi oluverdiler. bunuda galatasaray düşmanlığına bağlıyorum.hazreti google ile arama yapıp her takımın buna benzer bir dünya olayını öğrenmek mümkün. örneğin bir futbolcu ya da eski çalışan kulüpten alacakları için kulübü icraya verse aynı kesim hakkıdır der. neden, çünkü sözleşmenin gereği neyse o.fakat tartışmanın bir anlamı yok. çünkü duymak istedikleriyle söyleyecekleriniz farklı. samimi değiller ve bu yüzden zerre umursanmamalı. tıpkı verilen penaltı penaltı değilken bile haksızlığı unutup hırsız yasin diye 90 dakika boyunca sadece takımının kazanmasını arzu eden karabük taraftarı gibi yapacağız. yahut fatih hocamızı alırken bizi zorda bırakıp galatasaray'ın önünü kestikleri ve kulübü karıştırdıkları için zevkten dört köşe olanlar gibi.

    bir diğer konuda, anlam veremediğim şu cümle;bu gün karabükü satan yarın galatasarayıda satar.
    hele bir dur soluklan be adam.önce bir galatasarayı şampiyon yapsın. sonraki sezonda avrupa kupalarında takımı uçursun. sanki bunları yaptı ve hemen hazırda juventus kapıda amk.

    juventus şuan bile ligi domine etmiş teknik direktörünü kovacak hemen tudor çok iyi deyip atlayacak mı? herkesi kendimiz gibi sanmak böyle bir şey olsa gerek. bu yönetimin vizyonu yok elin oğlu özbek yönetimi gibi davranmaz. denize düşen yılana sarılır misali şuanki durum. yerli tayfa fatih hocadan icazet almadan gelmez. ligi bilen taraftarın gazını alacak en iyi seçenek tudor. onun için vur kır parçala tudoru getirden başka seçenek yok.

    son olarak herkes hep daha iyi olanı hayal eder. bu yüzden ayağına gelen en iyi teklifi değerlendirir. bunu yapan için de hep iyi ya da kötü yorum yapılacak. neresinden tutarsanız tutun önce samimi olun. tudor ya da bir başkası bu konuda ne ilk ne son. fakat galatasaraylılara en olmadık zamanda en olmadık insanla darbe yapmış olanlar bu gün galatasaraya ahlak dersi veremez.
App Store'dan indirin Google Play'den alın