*

resim
Hamza Hamzaoğlu
Görev:Yardımcı Antrenör
Takım:-
Yaş:55
Uyruk:Türkiye
  • 940
    niccolo machiavelli "il principe" adlı eserinde aşağı yukarı şunu yazmış: "kötülük beklediğiniz bir güç size iyilik ettiğinde, o iyiliği olduğundan daha değerli görürsünüz." (kitabın neresinde olduğunu unuttuğum için şimdi bakmak zul geldi, affola.) bunun zıddı da mümkün. iyilik beklediğiniz insan size kötülük ettiğinde kendisine olan kızgınlığınız ortalamanın üzerinde olur. çünkü beklentiniz menfi yönde boşa çıkmıştır ve hayal kırıklığının yarattığı stres sinirlerinizi bozmuştur.

    hamza hamzaoğlunun sneijder ile ilgili yorumuna çok kızmamızın altında yatan dinamğin bu olduğu kanaatindeyim.

    biz hamza hamzaoğlu dendiğinde sarı formalı eski bir galatasaray oyuncusu hatırlarız önce. sonra efendilik aklımıza gelir. bunlardan sonra ise akhisar belediyespor gibi nispeten küçük bir kulübü nasıl büyüttüğünü biliriz. oynattığı futbolu, mucize fiyatlarla getirip tsl için ortalama üstüne evirdiği yabancıları, futbolunun son demlerinde parlattığı türk&yabancı oyuncuları biliriz. bir galatasaraylı eski oyuncu bunları yaptığı için de hamza hamzaoğluna bakış her zaman pozitif olmuştur ve ben dahil büyük çoğunluk, kendisinin ilerde galatasaray teknik direktörü olacağını düşünmüştür.

    sneijder ile ilgili biraz haddini aşan açıklamalar bizi en çok bu yüzden kızdırdı zaten. hele ki bu açıklamaları sayın terimin yardımcı antrenörüyken yapınca ister istemez çoğumuzda daha büyük bir hayal kırıklığı peydah oldu çünkü medyada çıkan "terim sneijderı sevmiyor" tarzı haberler hepimizi doldurdu. tüm bunların toplamında hamza hamzaoğlu da bir anda tsldeki dandik teknik adamlar kalibresinde görülmeye başladı. tüm o vaat ettiği gelecek, yaptıkları, efendiliği ve fair playi yaşatan yanı unutuldu. "hain" damgası yemeye kadar vardı iş.

    tüm bunlar bir yana, galatasarayda yaşanan yönetim değişikliği, abdürrahim albayrak gibi sayın terimi gereğinden fazla seven bir yöneticiyi tekrar yönetim kuruluna soktu. ünal aysal ve onun temsil ettiği değerlere taban tabana zıt bir insan olan albayrak, taraftarın hatırı sayılır bölümünde bir burukluk yarattı zira devletin tepesiyle gereksiz içli dışlı olduğu biliniyordu ve galatasaraya bir şekilde zarar vermiş olan sayın terimin de çok yakınındaydı.

    hamza hamzaoğlu da, abdürrahim albayrakın içinde bulunduğu bu yönetim kurulu tarafından teknik direktör yapılınca, az önceki tüm durumdan alabildiğine rahatsız olan kesim iyice tiksindi. çünkü akla gelen şeyler aşağı yukarı şunlar oldu: "terim, albayrak, tayyip erdoğan, akp, yandaşlık, hocanın sneijderla ilgili yorumu, sabrinin affı, yerlilerin yüksek maaşı, yerlilerin yeniçerilik sevdası" vb vb. tüm bunlar başlı başına hamza hocanın karşısına dikilecek bilinçaltı tezahürlerdi.

    gel gör ki yazının girişinde alıntıladığım machiavelli düşüncesi burada tam da bu duruma oturdu. çünkü hamza artık tamamen kötü çağrışımları haiz beklentilerin içinde karşılanmıştı ve terimin gölgesinde kalacağı, yerlileri çok şımartacağı, sneijderı küstüreceği, takıma çağdışı bir futbol oynatacağı vb gibi evhama sürüklenen taraftarca kendisine hiç hoş bakılmamıştı. ilk antrenmanında sneijderla verdiği o malum görüntü, gayet normal olmasına rağmen bu beklentiler sebebiyle çok olumlu karşılandı. ardından gelen iyi, iştahlı futbol tüm bu kötü önyargıları ufak ufak eritmeye başladı. hamza hoca çıktığı tüm maçlarda sadece bir kez yenilerek aslında galatasaray için normal bir seri yakaladı ama hem takımın malum durumu hem kendisiyle ilgili olumsuz önyargılar sebebiyle bu çok büyük bir başarı olarak addedildi.

    şu an da, tüm olumsuz beklentilere mugayir, her türlü zorluğa hazır ve gayet yeterli top oynatan bir teknik adam görüyoruz. beklentilerimiz genelde olumsuz olduğu için, hamza hoca maddi manevi beklentilerimizi tamamen boşa çıkardığı için de içten içe suçluluk duyarak kendisine büyük bir sevgi besliyoruz.

    demem o ki hamza hamzaoğlu - taraftar ilişkisi çok ilginç seyretti. hep sıradışı noktalarda kaldık. en ümitlendiğim şey, adnan öztürk gibi elit bir insanın da, abdürrahim albayrak gibi halktan bir insanın da duygun yarsuvat gibi bir duayenin de desteğini almış olması. umarım ilişkimiz artık normalleşir, ne menfi ne müspet uçlarda seyretmez, duygusal gel gitler yaşamayız.

    zira hamza hoca çok kaliteli bir insan. bu her halinden belli oluyor. yarın öbür gün üst üste birçok maç da kaybedebilir, bu durumda taraftarın takınacağı tavırdan hiç emin değilim. bizim taraftarımız pek düşünerek hareket etmiyor zira. daha çok kelle isteme amaçlı, stres topu gibi görüyor camiayı. haliyle başarı birinci kural. o krediyi yiyecek -hele ki gereksiz bir 4. yıldız baskısıyla- maçlar kaybettiğinde taraftar arkasında durur mu emin değilim. ben duracağım. nasıl ki rijkaardda, mancinide, prandellide bu tutumu sürdürdüysem kendisinde de sürdüreceğim çünkü bu isimlerin hepsi çok kaliteli insanlar. belki rijkaard biraz daha yırtık, neyse. hamza hoca hepsinin ötesinde bizim camiamızdan ekmek yemiş. kim olursa olsun, bir galatasaraylıyı en çok mutlu edecek şeydir, kendi camiasından yetişmiş birinin bu camiayı başarıya götürmesi.
  • 942
    17 ocak 2015 galatasaray river plate maçında 2 tane bariz hatası var.

    1) oyuncu değişiklik hakkını gereksiz yere tüketti. zira burak yılmaz sakatlandı, yerine oynatacak kimse yok. sakatlık faktörünü her zaman göz önünde bulundurmalı.

    2) penaltı atacak oyuncuları seçerken ilk 4'ü eminim ki hepimiz bildik. son penaltı için benim aklıma bruma geldi, telles de olabilirdi. ama sırf kaptan diye sabri'ye penaltı attırdı.

    hamza hocanın takıma pozitif bir hava kattığı kesin. ama eski meseleleri de unutmadım ve ben şahsım adına hala onu tam olarak kabullenemedim.
    şu türk tipi duygusallığı, amatörlüğü bırakın artık. bir yerli futbolcu iyi ise iyidir, kötü ise kötü. uzatmanın anlamı yok.
    şimdi hamza hoca, aydın yılmaz iyileştiğinde onu da oynatır kesin.

    hadi diyelim ki köprüyü geçene kadar bazı ayılara dayı diyor, kabul ederim.
    ama bu sene biter, yabancı sınırı kalkar, hamza hoca da bu parazit tiplerden kurtulursa o zaman ona tam olarak inanırım.
  • 943
    17 ocak 2015 galatasaray river plate maçında penaltı kullanacak oyuncuları kendisi seçmiştir. selçuk, sneijder, olcan ve melo gayet güzel ama son penaltıya sırf duygusal sebeplerden ötürü sabri'yi koyarsan birincisi futbol hatayı affetmez, ikincisi de bir yanlış dört doğruyu alır götürür.

    laubaliliği kendisi yapmış, sabri de beklendiği şekilde değerlendirmiştir.

    1- rakip sarımsakspor bile olsa lütfen küçümseme hocam.

    2- son ana kadar da ciddiyeti elden bırakma. evet hazırlık maçı da olsa öyle veya böyle river plate'nin rezerv takımına saçma salak bir şekilde elendik ve çok keyifli geçmesi muhtemel bir beşiktaş sınavını teptik. hadi otur oyna şimdi brezilya'nın serie c takımıyla üçüncülük dördüncülük maçını...

    lütfen hocam. bak lütfen diyorum rica ediyorum. hazırlık maçları oyuncular için var ama senin için de gerçek anlamda bir hazırlık maçı oldu bu. lütfen teknik ve taktik bilgiden vazgeçme, onursal kaptanına başlatma, iyi penaltıcı kimse o atar bunu sana ben mi öğreteceğim yani üzme bizleri, duygusal sebeplerden, kişisel zaaflardan bükme boynumuzu. akıl ve mantıktan vazgeçme, özel hayatında git öp, sev, kokla sabri'yi beni bağlamaz ama seri penaltı atışlarında galatasaray vs mahalle takımı bile olsa beşinci ve en önemli penaltıyı attırırsan "canın sağ olsun hocam :))))" demem.

    yakışmadı. nazar boncuğu olsun.
  • 947
    forvet ve defanstaki eksikliklerden ve transfer yapılmayacağının açıklanmasından sonra gözlerin çevrildiği hoca. büyük iş düşüyor kendisine, eksik bölgeleri hangi oyuncularla dolduracak, pandev'i eski günlerine döndürebilecek mi, sinan gümüş ve emre can gibi oyuncuları parlatabilecek mi, sorunları eldeki kadroya göre formasyon değişikliği yaparak mı yoksa diğer oyuncuları mevcut şablona oturtarak mı çözmeye çalışacak merakla bekliyoruz. zor bir dönemde girdi bu işe, yeni aksiliklerin de çıkmasıyla beraber müthiş bir tecrübe oluyor kendisi için. güveniyoruz sana hocam, kendisi de umuyorum bu sorunların altından kalkmasını bilecektir.
  • 949
    --- alıntı ---

    kadiköy açiklamasi
    galatasaray'ın kadıköy'de fenerbahçe'yi 15 senedir yenememesi ile ilgili olarak bir televizyon kanalın açıklama yapan hamza hamzaoğlu "kadıköy'de maç kazanılmaz diye bir şey yok. umarım orada kazanırız. orada elbet galibiyet alacağız umarım bu bize denk gelir." sözlerini sarf etti.

    fenerbahçe'yi alkişlar mi?
    geçtiğimiz sezon akhisar bld’yi çalıştırdığı dönemde maça şampiyon olarak çıkan fenerbahçe’yi oyuncularına alkışlatan hamzaoğlu, “g.saray’ın teknik direktörü olarak bu sezon şampiyon olması halinde f.bahçe’yi alkışlar mısınız? sizce türkiye buna hazır mı?” sorusuna şu yanıtı verdi:

    ‘sadece benim istememle olmaz’
    “benim için bir sakıncası yok. ben yine alkışlarım. tabii bu sadece benim istememle olmaz. bütün insanların bu gözle bakabilmesi lazım. bu havayı yakalamak gerekiyor. aynı şeyi fenerbahçe’den de beklerim açıkçası... eğer sezon sonunda biz şampiyon olursak onlardan da alkış beklerim. ama alkışlamadılar diye de kimseye bir şey demem.”

    ‘f.bahçeli’ydim inkar mi edeyim!’
    geçtiğimiz günlerde verdiği bir demeçte küçükken f.bahçeli olduğunu belirterek ses getiren hamza hamzaoğlu, bu ifadeleri hatırlattığımızda şu sözleri söyledi: “artık türkiye’de bazı şeylerin değişmesi gerekiyor. bunu söylerken hiçbir özel amacım yoktu. g.saray’a ilk geldiğimde bana sorulmuştu, ben de söylemiştim. geldiğim ilk seneydi. küçükken fenerbahçeli’ydim ama şuan galatasaraylıyım. galatasaray kongre üyesi’yim. ve ben, bu takımın yıllarca formasını giyip terletmişim. gönlüm, kalbim her zaman galatasaray’la... bundan sonra da nerede çalışırsam çalışayım her zaman galatasaraylı hamza olarak var olacağım ve hayatımı öyle noktalayacağım. çocukluğumda fenerbahçeli olduğumu inkar mı edeyim!”

    ‘şampiyonluk yarişi biz, f.bahçe ve beşiktaş arasinda geçer’
    geldiği günden beri şampiyonluk konusunda söz vermediğini belirttiğimiz hamza hamzaoğlu, “tabii ki şampiyon olmayı çok istiyorum. ancak bunun için söz vermiyorum. sadece istemekle olmaz. yapmamız gereken başka şeyler var. onlara odaklanıp halletmemiz gerekiyor. bunları yaparsak zaten şampiyonluk da kendiliğinden gelir” diye konuştu.

    hamzaoğlu; şampiyonluk yarışı için ise “bizimle birlikte fenerbahçe ve beşiktaş arasında sonuna kadar gider. ama sonlara doğu bu üçlüye katılan olur mu, belki bir takım da aşağıdan gelip peşimize takılabilir” diye konuştu.

    ‘selçuk ve burak’i iyi taniyorum’
    selçuk ve burak’ın kendisi geldikten sonra yükselişe geçmesi konusunda hamzaoğlu, şöyle konuştu: “onları çok iyi tanıyorum. milli takım’da da çalışma imkanı buldum. birkaç dokunuşla onları daha verimli hale getirdik. mesela burak yılmaz’ı daha geri alarak, ofsayttan kurtardık. daha çok oyunda kalmasını sağladık.”

    ‘milli takimi risk olarak görmedim’
    akhisar’dan sonra milli takım’da fatih terim’in yardımcılığını yapan hamza hamzaoğlu, “milli takım’a gitmeyi hiçbir zaman risk olarak görmedim. ben futbola hizmet etmek isteyen bir insanım. benim için konum, makam ya da bulunduğum pozisyon o kadar da önemli değil. fatih hoca ile çalışırken de hiçbir zaman kendi kariyerim açısından bir risk görmedim” dedi.

    ‘hayalim g.saray ile şampiyonlar ligi kupasi’
    galatasaray’a gelerek en büyük hayalini gerçekleştirdiğinin altını çizen genç çalıştırıcı, şu ifadeleri kullandı: “akhisar’daki iyi işlerden sonra kendimi galatasaray’da çalışmaya hazır hissettim. şimdi hayalim, galatasaray’la şampiyonlar ligi kupasını kaldırmak. allah, inşallah bize o günleri de gösterir. buradan sonra başka bir kulübü çalıştırmak gibi bir hayalim yok. dediğim gibi zaten en büyük hayalimi g.saray’a gelerek gerçekleştirdim. burada uzun yıllar kalıp iyi işler başarmak istiyorum. tabii ki bu benim hayalim. ama bu olmazsa, o zaman yurt dışında hocalık yapmayı, bu hedefe ulaşmayı çok isterim.”

    ‘sneijder’a sevindim’
    juventus’un kapısından dönen wesley sneijder’ın takımda kalmasına mutlu olduğunu belirten hamza hoca, “bana göre çok önemli bir oyuncu. takımımıza çok önemli katkıları var. bizimle birlikte devam ediyor olması beni çok sevindirdi. aramızda çok önemli bir ilişki var” dedi.

    kisa... kisa...
    - transfer çalışmalarımız var, alabilirsek bir oyuncu alacağız. giden olur mu bakacağız.

    - futbolcuların, hakemlerle ve rakiple uğraşması hoşuma gitmiyor. yeri geldiğinde uyarılarımı yapıyorum. biz galatasaray takımıyız ve galatasaraylı oyuncular, böyle davranışların içine giremez.

    - sabırlı bir insanımdır. kimseyi kırmak istemem. değişeceğimi sanmıyorum. böyleyim, böyle de devam edeceğimi düşünüyorum. allah da değişmeyi nasip etmesin.

    --- alıntı ---

    kaynak: habertürk
App Store'dan indirin Google Play'den alın