resim
Hakan Şükür
Takım:Kariyer Sonu
Mevki:Santrfor
Yaş:54
Boy:1.91
Uyruk:Türkiye
  • 3658
    https://twitter.com/...205150133653506?s=20

    son günlerde iyice ayyuka çıkan sansür olayına bu şekilde tepki koymuş devrik kral. politik olarak aynı görüşte olmamız imkansız olsa da sansür olayına ben de karşıyım. hakan olsun burak olsun belhanda olsun. bu adamlar kişisel hayatlarında ne halt yerse yesin sana verdiği katkıları inkar edemezsin. burak yılmaz ve hakan şükür galatasaray tarihinin en iyi yerli forvetlerindendir.
  • 3666
    https://tr.sputniknews.com/...ethullah-iliski-kes/

    --- alıntı ---
    galatasaray teknik direktörü fatih terim ile emre belözoğlu arasında yaşanan diyalog ortaya çıktı. buna göre terim, birkaç yıl önce belözoğlu'nu fetö ile ilgili olarak uyarmış.
    --- alıntı ---

    fatih terim'e karşı olan tutumunun sebebi ekte paylaştığım haber olan eski futbolcumuz. takım içinde örgütlenmelerine engel olmuştur. benim hocam akıllı adam. aklını başkasına emanet eden bir adam değil.
  • 3670
    dennis man, razvan marin, mihai valentin mihaila, alexandru mitrita gibi oyuncuların kaç paraya transfer yaptıklarından haberi olmadığı için alexandru cicalcau'ya ödenen parayı çok bulan ve bu para üzerinden algılar yapmaya başlayan eski siyasetçi. cicaldau'nun transferinden kimin cebine ne girmiştir bilmem ama adamın piyasası buydu zaten. futbol dışı işlere çok fazla kafa patlattığından futbola çok uzak kalmış. işte bunlar hep maklube...

    https://twitter.com/...002545972858883?s=20

    ilgili twitinde galatasaray'a devre arasında 3 oyuncu getiren başkanın adını hiç anmaması da ayrı bir gariplik olmuş. mevzu bahis futbolcuların 3 ü de 6 ay sonra galatasaray'dan ayrılmış bir daha galatasray seviyesinin kapısından geçememişlerdi.
  • 3673
    karakterine, seçimlerine bir şey demem, yani derim de bu entrynin konusu o değil. santrafor hakan için yazıyorum;

    oyuna verdiği o muazzam katkının yanıan bir de attığı onca gol. inanılmaz bir futbolcuymuş gerçekten de.

    edit: kendisinin bütün kariyerini izledim. müthiş bir forvetti.

    1996 97 sezonu tüm maçların golleri. adam tek başına haksız rekabet.

    https://youtu.be/FOgMHGz7UBo
  • 3674
    https://encrypted-tbn0.gstatic.com/...Q38z8uA&usqp=CAU

    fethullah'ın izinden gitmesini bir kenara bırakırsak çok büyük futbolcuydu devrik kral. 249 golle süper ligin, 51 golle türkiye milli takımının, 38 golle avrupa'nın en çok gol atan türk futbolcusuydu. yani lefter'e, can bartu'ya, baba hakkı'ya taş çıkartır. her ne kadar fethullah'çı olsa da böyle büyük bir futbolcu galatasaray'da oynayıp attığı gollerle önemli başarılar kazandırdığı için mutluyum. bu adam olmasa uefa kupası falan olmayacaktı zira.

    dipnot olarak fbjk'lilerin bu adam üzerinden galatasaray'a sallamasına takılmayın. kendileri de vakti zamanında bu adam için para dolusu teklifler yaptı ama hakan yürekten galatasaraylı olduğu için hepsini reddetti.
  • 3690
    https://twitter.com/...966061360443398?s=20

    fifa tarafından unutulmayan, türk futbol tarihinin en iyi yerli forveti. tabi metin oktay'ı falan ayrı tutarak söylüyorum o çok daha başka bir seviye. hakan şükür'ün leeds ve dortmund'a attığı goller tam anlamı ile ronaldo ve messi klasındaydı bana göre. tabi birbirinden güzel sayısız golü vardır ama benim aklıma ilk gelen bu 2 gol. kral hakan şükür olarak kalma şansı vardı fakat o devrik kral olmayı tercih etti.
  • 3747
    kendisi üzerinden feto nefreti kusmak bildiğin akıl tutulmasıdır. feto ile bağlantısı ayan beyan olan siyasiler, askerler, iş adamları, polisler, gazeteciler ve daha niceleri dışardayken, tüm ihalenin hakan ve arif’e kalması saçmalıktır. sanki feto’yu bu adamlar kurdu, büyüttü, finansörü oldu. devlete en az pkk kadar tehdit unsuru olan bu örgütün son yıllarda tüm ihalesi gariban hakan ve arif’e kalmıştır. hakan ve arif kimdir allasen. topçular alt tarafı. kafalarının ne kadar çalıştığını her ikisinin gençliklerinden biliyoruz. bunlar mı şimdi koskoca bir suç örgütünün günah keçileri? geçiniz.

    şurda biraz araştırsam hemen herkesin çocukluğunda bir cemaatle ya da tarikatla ilişkisi olduğu ortaya çıkar. çoğu zaman istekle olmazdı bu durum. çoğunlukla aileler göndermiştir hepimizi “çocuğum din iman öğrensin” diyerek. ben de ortaokuldayken cübbeli ahmet hoca’nın dergahına bağlıydım. hala ordan görüştüklerim var ama şimdi bakıyosun bana, bi ton dövmem var, piercinglerim var, yaşam tarzım tamamen zıt o grupla şu an ama halen irtibattayım. neden? coğrafya kaderdir çünkü kardeşim. kurtulamazsın köklerinden. nereye gidersen git, dönüp dolaşacağın yer yine başladığın yerdir.

    tabi ki hakan’ın futbolunu öveceğim. neden övmeyeyim? bu adamın övülecek başka bir şeyi var da ben mi övmedim? dediğim gibi topçu bu adamlar. iyi topçulardı hem de. arif bakmadan orta açıp hakan’ın kafasına nişanlardı topu. istanbul’daki leeds maçında hakan’ın golüne bi bakın isterseniz. aynısını dortmund deplasmanında da yapmışlardı. tesadüf falan değil. bildiğin iyi topçulardı. tabi ki öveceğim. bizim uefa kupamız var diyorsak tabi ki bu adamlar konuşulacak. dört sene üst üste marşını söylemeyelim o zaman hiç. zaten böyle sessiz kalındığı için uefa’yı alınca tesadüf yaftası vuruluyor ya da fetö sayesinde onca başarıyı etmişiz gibi bir durum ortaya çıkıyor. kulübü anlarım, sonuçta 30 milyonluk bir camiayı temsil ediyor. hakan ve arif figürleri gösterildiğinde 15 temmuz şehitlerimizi ve yakınlarını üzer, bu kesin. ama kardeşim, konu futbolsa, bu adamları ve başarılarını çıkardığımızda ülke olarak andora’yız, takım olarak da trabzonspor ile başarılarımız aynı oluyor. üstelik hakan şükür, türkiye’nin en’lerini oluşturuyor. ligde en çok gol atan, milli takımda en fazla gol atan, dünya kupasında en kısa sürede atılan golün sahibi (belki kırılmıştır o rekor bilemiyorum) vs vs. düşünsene, üniversite sınav sonuçları açıklanıyor, tüm alanlarda en çok puanı alan öğrencinin adı anılmıyor. yok sayılıyor. ne kadar saçma aq.

    bu başlık altında adamın futbolunu övmeye korkuyoruz, tv’ler zaten bu adamın adlarını bile anmıyor ama bi bakıyosun, 4 sene üst üste şampiyon olmuşuz, uefa’yı almışız, dünya 3. olmuşuz milli takım olarak, onlardan bahsediliyor ama bu adamların adları bile geçmiyor. fenerbahçe kırmak üzereyken tanımlanan rekorlar gibi bir taraflarından uydurdukları rekorumsu şeyler bahsedilirken, türk futbol tarihinin en golcü isminin adı geçmiyor hiçbir şekilde. bu da alkış topluyor tüm kesim tarafından. bravo, fetöyü böyle böyle bitireceğiz.

    hadi ordan…

    bahsettiğim goller için buyrun. 22 sene geçmiş bu maçların üzerinden, biz bugün halen neden orta açamıyoruz diye dert yanıyoruz ):

    https://youtu.be/tNgcnGB0-xY

    https://youtu.be/hp7lCj2OelM
  • 3753
    siyasi saiklerle bir çok mecradan adının silinmesini anlarım, ismini durduk yere anmamayı anlarım, eli kanlı bir teröristin izinden gitmesinden dolayı bunların yaşanmasını da anlarım, kişiliğine edilecek her türlü hakareti, kötü sözü de anlarım, ben de ederim, bunların hepsi haklı olabilir.

    ama galatasaray'ın tarihindeki bir çok başarıda önemli rol almış oyuncunun galatasaray tarihinden silinme gayretini anlayamıyorum.

    bu gerçeği dile getirmek, bu adamı övmek, yüceltmek veya onore etmek değildir. sadece var olan gerçeği dile getirmektir.

    olmaz.

    nasıl ki hala tff'nin sitesinde

    https://www.tff.org/default.aspx?pageID=320

    a milli takımın en çok gol atan futbolcusu gerçeği değiştirilemiyorsa, galatasaray tarihindeki varlığı da silinemez.

    bunları silmeye çalışmak da bana gülünç geliyor açıkçası, yaşanmadı mı diye sorulduğunda da verebileceğimiz cevap yok çünkü.
  • 3775
    zamanında altın kelime olan "çıtkırıldım" şey yani "kandırıldım" ya da "aldatıldım" diyebilseydi hala türk futbol tarihinin en büyük forvetiydi. kafasının pek çalışmadığını burdan bile anlayabiliriz.

    kendisinin ülkede sürekli konuşulmasının sebebi ise galatasaraylı olması. bakın; bekir irtegün, uğur boral vs. fetöden tutuklandılar. hatırlayanlar bilir ciner holding bünyesinde bir kanal var. evet evet o kanal... bu adamların haberini yayınlarken "eski futbolcu diye bahsedip haberin sonunda eski galatasaraylı hakan şükür, arif erdem de fetöden firariydi" denilmişti. daha sonra ise şöyle bir düzeltme haber yapmışlardı.

    https://youtu.be/fPWzB_D_lyU

    yani demek istediğim şey; bu ülkede hainlik bile galatasaraylı olup olmamana bağlı. çünkü, galatasaray bu ülkeden çok ayrı, lisesi ve üniversitesi ile aydınlık bir kurum. bu ülkede aydınlık ve çamura batmamış kurumlar sevilmez.
  • 3778
    en son terim belgeselinde olmamasını yadırgamış olduğum eski oyuncumuz. ancak son günlerde militan fetullahçılarla ağız birliği ederek siyasetle ilgili konularda hedef göstermelere başlamış. 15 temmuz döneminde ki o hafif suçluluk duyan ürkek "cemaat de yaptıysa allah belasını versin" noktasından 2010 dönemi fetullahçı cesaretine dönmüş yine. futbolculuğuyla anmak isteyen galatasaraylılara adeta söver gibi hocasının sevdası körüklenmiş. açıkçası galatasaray'ı bulaştırmasın da başka gölge etmesin yeter. şahsen ben "ama futbolcu" demeyi bırakıyorum.

    https://twitter.com/.../1583889405458071552
  • 3792
    https://www.youtube.com/watch?v=b-3g-CFc34w

    ilker canikligil ve mustafa seven moderatörlüğünde 2 saate yakın süren bir röportaj yapmıştır. röportajda hakan şükür kendi içerisinde çok fazla çelişkiye düşüyor, haliyle. özellikle siyasete girişini kendisinin istemediği, ibrahim kutluay yüzünden girdiğini belirttiği bölüm çok çelişkili. zira o dönemde fettullah gülen ve mevcut iktidar arasında cemaatten milletvekili kotası anlaşması olduğu biliniyor. o kotanın bir parçası olan şükür, sanki birden bire ibrahim kutluay ve kendisinin rte'nin bir projesi doğrultusunda milletvekili yapılması teklifi geldiğini; üstelik bunu kendisinin reddettiğini ancak çok ısrar sonucu kabul ettiğini söylüyor.

    madem öyle akp istifası sonrası neden bağımsız aday olma gereksinimi hissetti ondan bahsetmiyor. bu noktada moderatörlerin de konuya çok hakim olmaması sebebiyle bu kısım pas geçildi.

    bir diğer husus bir harekete sempati besliyorum diye her yaptıklarından haberdar olacağım anlamına gelmez, her yaptıklarını destekleyeceğim anlamına gelmez ifadesi. sempati duymak başka şey, hareketin içinde yer almak başka şey. üstelik röportajın devamında benim ünümden şöhretimden yararlandı cemaat diyor. eğer bu hareketin içerisinde değilsen nasıl senin ününden yararlanabilir bir oluşum? eğer yararlanıyorsa buna neden dur demedin?

    bu tür çelişkilere röportajda çokça rastlamak mümkün.

    gelelim haklı olduğu noktalara. resmi olarak bir darbe girişiminin hangi oluşumlarca yapıldığı belli değil. ortada mevcut iktidarın terör örgütü olarak konumlandırdığı bir yapı var. bu yapının da terör örgütü olması durumunda mevcut iktidarın başındaki insanların terör örgütü üyesi olabileceği endişesiyle şu şu tarihten sonra destekleyenler terör örgütü üyesi olacak saçmalığı söz konusu. yine iktidara göre bu yapının terör örgütü olma sebebi silahlı darbe girişimi.

    bakın bu ülkede 80 yılında asker ayakta alkışlandı, kenan evren büyük komutan ilan edildi ülkeyi "debdebeden" kurtardığı için. yani rüzgarın nereden estiğine bağlı olarak darbe girişimleri halk kahramanlığı da olabiliyor, vatan hainliği de. elbette ikisi de saçmalık.

    hem darbeyi bu yapının yaptığını ispat eden bir kanıt bulunamamış hem de hakan şükür'ün bu konuyla ilgisi. bu ülkede bank asyada parası olan binlerce insan vardı. fettullahçıların "bağış" kampanyalarına katılan binlerce belki yüzbinlerce insan vardı. bu insanların her birinin darbe girişiminden haberi olabilir mi?

    diyelim ki ben çağdaş yaşamı destekleme derneğine düzenli olarak yardım yapıyorum. etkinliklerine katılıyorum vs. bir gün geldi ki bu dernek planlı programlı bir suç işledi. ben bu suçun neresinde yer almalıyım?

    varsayalım ki hakan bu hareketin spor ayağının temsilcisi -kendisi bunu şiddetle reddediyor röportajda- olsun. darbe planının spor temsilcisiyle bağlantısı ne ölçüde kurulabilir? üstelik röportajda kendi beyanına göre hiçbir darbeyi desteklemesinin mümkün olmadığının altını çiziyorken.

    bütün bu sorular adil bir yargılama sisteminde hakan'ın yargılanmasıyla ortaya çıkarılabilir ki hakan kimin elinin kimin cebinde olduğu belli olmayan günümüz yargısında yargılanmayı reddediyor oluşunda da bana göre haklı.
  • 3797
    akp iktidarının terörist ilan ettiği kişi.

    aynı akp iktidarı referandumda hayır oyu verdiğim için önce teroristlerle hareket ettiğimi, sonra da 15 temmuz darbecileriyle hareket ettiğimi söylemişti. yani ben mevcut iktidara göre teröristim. evet güzel kardeşim, hayır oyu veren sen de teröristsin. neden? çünkü cumhurbaşkanımız öyle diyor;

    https://www.google.com/...arbeci-sopasi-674799

    yani bu ülkefe terörist ilan edilmek öyle zor bir mesele değil. tam olarak ülkemizde 2017 referandumunda hayır oyu veren 23.778.141 kişi pkk ve fetöyle hareket ediyor.

    hakan şükür'e dönecek olursak, hakan şükür fetullahçıdır. fetullahçılar bu ülkede askerlerimizi hapse atmış mıdır? evet. ispatlıdır, kesindir, nettir. genelkurmay başkanını gizli tanıkla mahkum etmiş midir? evet. ispatlıdır, kesindir, nettirç gizli tanık dedikleri de pkklı teörist:) hakan şükür bütün bu yapının bir üyesi midir? evet. kendi beyanıdır, nettir. bütün bunların bir cezası olmalı mıdır? ona da evet. peki fetullahçılar darbe yapmış mıdır? valla bunun cevabını darbe araştırma komisyonunda "darbe araştırılsın" önerisine "hayır araştırılmasın" diyen mhp ve akpliler cevap versin. ya da zahmet etmesinler, sonraki seçimlerde kimler terörist, kimler değil, hep birlikte öğreneceğiz zaten.
  • 3798
    kendisini terörist ilan eden ak parti olabilir, ancak kendisinin bir suç şebekesinin elemanı olduğunu ilk gösterenler nuh mete yüksel ve mit raporlarıdır.

    https://www.youtube.com/watch?v=2hx9J95Cm0c
    kendisinin 90'larda krize girip, her türlü siyasi baskıyı ve bulunduğu suç şebekesinin gücünü kullanarak, kamuoyu baskısı ile üniversite öğrencisi bir kızla* evlendiği gün vicdansız bir insan olduğuna kolayca kanaat getirebilirsiniz. bu arada nikah şahitleri de tanıdık isimlerdir. dönemin başbakanı, tansu çiller ve fettullah gülen. nikahı kıyan ise dönemin belediye başkanı recep tayyip erdoğandır. şu düğünden hayır gelmesi, imkansıza yakın bir şey.

    sonrasında basında kızın kapanmasını istediği ve eğitim hayatına devam etmesine izin vermediği gibi iddialar yazılıp, çizildi. tahmini olarak kamuoyu baskısı oluşturan suç örgütü şebekesinin başının öğütleri bu yöndeydi. ancak kız ve kızın ailesi farklı dünyaların insanıydı.

    4 ayın sonunda boşandılar. kız boşandıktan sonra, 'intihar etmeyi bile düşündüm.' diye açıklama yaptı. sonrasında bu şaban, kızı, düğünde takılan takıları aldığı için hırsızlıkla suçladı. nihayetinde, 99 depreminde hayatını kaybeden, cenazesine bile gitmediği eski eşi için son olarak şöyle bir demeç vermiştir.

    --- alıntı ---
    ülkemiz kan ağlıyor. darbe üstüne darbe geliyor. hepimiz insanız, hangisine üzüleceğine insan şaşırıyor. birçok yakın arkadaşımı kaybettim. esra da bir insan bir beraberlik oldu. tabii insan olan üzülür. binlerce kişiye dua ederken ona da allah rahmet eylesinden başka ne diyebilirim.’’
    --- alıntı ---

    yani kendisinin bugün verdiği röportaj, beni gram şaşırtmamıştır. kendisi ile bir başka iddia da, fatih terim'in ikinci döneminde christian, lukunku gibi, bu şabanın alt kategorisindeki futbolculara yönelirken, kendisine niye son anda yöneldiğine dair bir iddiadır. o dönemi hatırlayanlar, şabanın blackburn'de kiralık oynadığı ve inter'de persona non grata olduğunu bilir.

    iddia uefa kupasındaki bir eleme sonrası fatih terim'in dağıtacağını açıkladığı 'jeep'lerle ilgilidir. şaban devamlı bu primin neden gelmediği ile ilgili çevresine dert yanar. bunun ipe sapa gelmez kardeşi ise, bu durumu merve terim'e 'baban primlerin üstüne yattı' şeklinde dile getirir. bunu duyan terim, şabanı odasına çağırır. masanın üstünde terim'in kasasından hazırladığı para ve kendi 'jeep'inin anahtarı vardır. terim net bir şekilde, 'ya parayı ya da jeep'i al ve buradan ... git' der. doğal olarak geçmişte yaşadığı olay sonucu kendisini istemez.

    şimdi gelelim, kullanıldım iddialarına. bu konuda haklıdır, kendisi kullanılmıştır. hükümet ve örgüt tarafından defalarca kullanılmıştır. çünkü kendisinin beyni yoktur. son röportajında da beynini kiraya verdiğini, örgüte ve hükümete dair iddialarda, 'ben bilemem, edemem' diyerek dile getirmiştir. bilmediğin etmediğin yerlerin bayrak adamı olursan, sonun bu olur şabancığım.

    futbolcu olarak, elmanderden 1 tık fazla koşan, çok daha iyi fiziğe sahip bir oyuncuydu. ayrıca, havadan elmander'e kıyasla çok çok daha üstün olan, yerden ise 2 tık geride olan bir futbolcuydu. zaten yerden de çok iyi olsa, haaland'dan önceki haaland falan olurdu. bu kadar üstün bir futbolcu*, kimseye ihtiyaç duymadan, ülkede istediği hayatı yaşayabilir, futbol kariyerinin getirdiği saygınlığı son gününe kadar yaşayabilirdi. sosyal hayatındaki seçimleriyle başına gelenleri dibine kadar hak etmiştir.

    eleştirdiği hükümetin ülkede yaptığı tek iyi iş, kendisinin bayrak adamı, medya yüzü olduğu örgüte ilk kurşunu atan olmalarıdır. eğer allah muhafaza bu işlemi başka bir hükümet yapsaydı, sümüklü hocası başımıza yeni iskilipli atıf falan olurdu.

    edit: son olarak, uefa kupasının kazanılmasında sümüklünün etkisine dair iddiaya, buna iki türlü de cevap verilebilir, diyerek ne kadar aptal olduğunu göstermiştir. sümüklü hocana söyleseydin de, keşke 'bam' üçlüsü varken dua edeydi, göreydik kerametini. var olduğun takımın kalitesi veya kendi kalitenden bihaber bir meczupsun şaban.
App Store'dan indirin Google Play'den alın