resim
Hakan Şükür
Takım:Kariyer Sonu
Mevki:Santrfor
Yaş:54
Boy:1.91
Uyruk:Türkiye
  • 3793
    https://www.youtube.com/watch?v=b-3g-CFc34w

    ilker canikligil ve mustafa seven moderatörlüğünde 2 saate yakın süren bir röportaj yapmıştır. röportajda hakan şükür kendi içerisinde çok fazla çelişkiye düşüyor, haliyle. özellikle siyasete girişini kendisinin istemediği, ibrahim kutluay yüzünden girdiğini belirttiği bölüm çok çelişkili. zira o dönemde fettullah gülen ve mevcut iktidar arasında cemaatten milletvekili kotası anlaşması olduğu biliniyor. o kotanın bir parçası olan şükür, sanki birden bire ibrahim kutluay ve kendisinin rte'nin bir projesi doğrultusunda milletvekili yapılması teklifi geldiğini; üstelik bunu kendisinin reddettiğini ancak çok ısrar sonucu kabul ettiğini söylüyor.

    madem öyle akp istifası sonrası neden bağımsız aday olma gereksinimi hissetti ondan bahsetmiyor. bu noktada moderatörlerin de konuya çok hakim olmaması sebebiyle bu kısım pas geçildi.

    bir diğer husus bir harekete sempati besliyorum diye her yaptıklarından haberdar olacağım anlamına gelmez, her yaptıklarını destekleyeceğim anlamına gelmez ifadesi. sempati duymak başka şey, hareketin içinde yer almak başka şey. üstelik röportajın devamında benim ünümden şöhretimden yararlandı cemaat diyor. eğer bu hareketin içerisinde değilsen nasıl senin ününden yararlanabilir bir oluşum? eğer yararlanıyorsa buna neden dur demedin?

    bu tür çelişkilere röportajda çokça rastlamak mümkün.

    gelelim haklı olduğu noktalara. resmi olarak bir darbe girişiminin hangi oluşumlarca yapıldığı belli değil. ortada mevcut iktidarın terör örgütü olarak konumlandırdığı bir yapı var. bu yapının da terör örgütü olması durumunda mevcut iktidarın başındaki insanların terör örgütü üyesi olabileceği endişesiyle şu şu tarihten sonra destekleyenler terör örgütü üyesi olacak saçmalığı söz konusu. yine iktidara göre bu yapının terör örgütü olma sebebi silahlı darbe girişimi.

    bakın bu ülkede 80 yılında asker ayakta alkışlandı, kenan evren büyük komutan ilan edildi ülkeyi "debdebeden" kurtardığı için. yani rüzgarın nereden estiğine bağlı olarak darbe girişimleri halk kahramanlığı da olabiliyor, vatan hainliği de. elbette ikisi de saçmalık.

    hem darbeyi bu yapının yaptığını ispat eden bir kanıt bulunamamış hem de hakan şükür'ün bu konuyla ilgisi. bu ülkede bank asyada parası olan binlerce insan vardı. fettullahçıların "bağış" kampanyalarına katılan binlerce belki yüzbinlerce insan vardı. bu insanların her birinin darbe girişiminden haberi olabilir mi?

    diyelim ki ben çağdaş yaşamı destekleme derneğine düzenli olarak yardım yapıyorum. etkinliklerine katılıyorum vs. bir gün geldi ki bu dernek planlı programlı bir suç işledi. ben bu suçun neresinde yer almalıyım?

    varsayalım ki hakan bu hareketin spor ayağının temsilcisi -kendisi bunu şiddetle reddediyor röportajda- olsun. darbe planının spor temsilcisiyle bağlantısı ne ölçüde kurulabilir? üstelik röportajda kendi beyanına göre hiçbir darbeyi desteklemesinin mümkün olmadığının altını çiziyorken.

    bütün bu sorular adil bir yargılama sisteminde hakan'ın yargılanmasıyla ortaya çıkarılabilir ki hakan kimin elinin kimin cebinde olduğu belli olmayan günümüz yargısında yargılanmayı reddediyor oluşunda da bana göre haklı.
  • 3934
    çocukluk kahramanımız, türk futbolunun yetiştirdiği en büyük forvet oyuncusu ve hala bugün bazı başarılarla övündüğümüzün en az %30'unun sebebi olan kişi, hakan şükür'dür. kendisinin hangi görüşten olduğu konusunu pek önemsemiyorum, çünkü türkiye gibi ülkelerde bugün suçlu, yarın kahraman olmanız mümkündür. bugün size karşı olan insanlar, bir emekli maaşı artışı veya asgari ücret zammı ile kalbinizi kazanabilir. bir sabah terörist ilan edilebilirsiniz ve aynı şekilde bir sabah vatansever olarak öne çıkarılabilirsiniz. fetöcüymüş, dhkpc'liymiş, uçan spagetti canavarına tapıyormuş, vs. benim hiç umurumda değil. zaten bu adam futbolcuykende fetullahcı oldugu biliniyordu. adamın tek eksisi kandırıldım dememesi. oradada sanırım omurgalı durdu.

    bu adam sayesinde ortaokul çağında ben, sınıfımdaki 20 tane erkek fenerbahçeliye 4 sene boyunca "caka" sattık. bugün "ama bizim uefa kupamız var" derken yine bu adamın golleri sayesinde o kupaya uzandık. siz bu adamı kafanızda ne kadar kötülemeye çalışırsanız çalışın, kim attı? kral attı! hem de elon road'da, alman, ingiliz, fransız, fark etmez. kral attı golünü,gibi replikleri ancak alzheimer olduğunuzda aklınızdan çıkaracaksınız, ne yazık ki.

    ben de isterdim safkan kemalist, laikliği savunan, turan'ı destekleyen, boş zamanlarında saz çalıp ezilen halkları düşünen, kapitalizme karşı şiirler yazan, afrika'da su kuyusu açan, akp'li olmayan birisinin bu rolü üstlenmesini, ama seçemiyoruz. sonucta adam futbolcu. kactane metin kurt yada socrates var dunya futbol tarihinde. futbolcuların yuzde 95 bu sekilde insanlar ve bizim elimizdeki tarihde bu. ya gideceğiz 9-10'lu yaşlarımızda, gurur duyduğumuz o anları hiç yaşanmamış kabul edeceğiz, şu anki medya gibi. (bir galatasaray'ın uefa macerasını izledim, direkt finale çıkmışız. milan maçındaki gol yok. sanırım ümit penaltıyı atınca bizi finale çıkardılar.) ya da benim umurumda değil, adamın hangi görüşten olduğu hala benim çocukluk kahramanım diyerek yolunuza devam edeceksiniz. zaten şu anda bu kadar ona kızan insanların %99'unun kızma nedeni hayal kırıklığıdır. nihayetinde insan, en çok sevdiğinden yara aldığında çok üzülürmüş, hesabıyla.
  • 1645
    kendisini eleştirenlere "sen niye tatildesin?" "manav da mı kapatsın?" argümanlarını sunan arkadaşların terör konusunda milletvekili ile öğrenci/kasap/manav konumundaki insanları birbirinden ayırması gerekir. hakan şükür'ün şu anki ilk pozisyonu spor yorumculuğu değil siyasettir ve terör konusunda kendisine aktif bir sorumluluk düşmektedir. kasap, manav ve bizlere düşen sorumluluk onunkiyle kıyaslanamaz bile.
    metin diyadin maç analizi yaptığında "bak hoca futbol konuşmadı sen niye konuşuyorsun?" diyemez kimse, fakat hakan şükür milletvekili olarak en azından o programa mazeret sunup çıkmayabilirdi. şu olayın manavın meyve satmasıyla zerre kadar ilgisi varsa bu sözlükte vapur bacasından da bahsedelim.
    bak dün o programa hakan şükür değil futbol profesörü herhangi bir aktif subay/general/siyasetçi çıksa o da eleştirilecekti.
  • 855
    her yılda 2-3 kez yapılan klasik hakan şükür'le b.k atma şenliklerine hoşgeldiniz, dikkat edilirse eleştiri değil tamamen b.k atma üzerine bir üslup maksat bağcı dövmek, aklı sıra başbakanın stadyum ile ilgilenmesi adnan zegin gibi faktörleri kullanarak galatasaray'a geri gelmeye çalışıyor, daha çok çalışır, senin gibi icazeti uzaklardan alıp gruplaşmanın merkezindeki bir adamla başarılı olacağıma sensiz küme düşmemeye oynarım daha iyi, hagi sana bakmıştı ya kupa finalinde şimdi herkes sana öyle bakıyor,hagi içerde sen dışardasın allah adamı böyle devredışı bırakır işte. hocana söyle sana takım alsın acun'la, emre'yle beraber yönetirsiniz.

    hakan şükür'den sitem dolu açıklamalar

    galatasaray'ın efsane oyuncularından olan hakan şükür, katıldığı bir tv programında bomba açıklamalar yaptı.

    işte hakan şükür'ün açiklamalari

    hakan şükür: “takımı yoklukta şampiyon yaptık. bizi konuşturmadılar. kahramanlık onlara kaldı. şimdi para içindeyken işler kötü gidiyor. ama ortada kimse yok! bugünlerin uyarısını 2.5 yıl önce yaptığımda ‘kötü adam’ ilan edilmiştim” dedi.

    efsane golcü, “futbolu yönetenler hep aynı tipler. hak çalıyorlar! elano 20 milyon euro’dan daha az paraya alınabilirdi. arda ıslıklanınca ‘taraftar haklı’ diyenler, yuhalanan alex’ini ayakta alkışlayıp kazanan aziz yıldırım’a baksın’ diye konuştu.

    ben önceden uyanlar yaparken, kimileri bana kızıyordu. ama tablo ortada. galatasaray düştüğü yerden kalkmayı bilir. ne var ki hep yeni hedefler göstererek, günü kurtarmaya çalışanlara üzülüyorum. sayın başkanın açıklamalarının içinde “yeni şeyler yapmak lazım” gibi laflar vardı. biz bunları duymaya alıştık. sonunda gelinen nokta hep daha kötüsü oldu! televizyondan mesaj verilmeye başlandıysa, eyvah!…

    stadı yakından takip ettim. özhan canaydın zamanında başladı. başbakanımızın müthiş desteğini herkes söylüyor. ben de gördüm. işın çelebi de süreci yürüten isimdi. iyi şeyleri üzerinize almak kolaydır ama başarısızlığı almak zordur.

    mesela benim ayrıldığım dönemde şampiyonluğu takım yaşadı. hem de o zor şartlarda. ama anlatan başkası oldu. bazen yalandan kavga ederdik. soyunma odasında “gel bakalım necati!” derdim. sonra gelir herkesin içinde özür dilerdi. amaç orada, kafasını jöleye takan genç futbolcuya mesajdı! yönetim kurulu bize konuşma yasağı getirdi. belki arkadaşlarımız bu şampiyonluğun nasıl kazanıldığına dair bizimle ilgili güzel şeyler söyleyebilirdi. bunu engellediler! aradan 2.5 sene geçtiken sonra bu durumlara gelindi. açıkçası ben bu düşüşü bekliyordum.

    ben rekor kırdım, metin oktay forması dağıtıldı

    büyük paralara oyuncu alabilirsiniz ama oradaki yerli oyuncu her şeyi anlar. bunu anlayınca performansı etkilenir. içeride dengeleri tutan insanları uzaklaştırırsanız, galatasaray‘ı idare edemezsiniz. rijkaard, del bosque, aragones gibi önemli teknik adamlar gelir, gider. arda’ya tribünlerin gösterdiği tepkiye bir başkan çıkıp “haklılar” diyemez. ben bunu dolaylı yaşıyordum ama ilk defa bu kadar acı ve net şekilde gördüm. ama aziz yıldırım, alex’i bütün stat ıslıklarken ayakta alkışlıyor. o da şimdi maç kazandırıyor.

    içimden ağladım…

    yabancıların türkiye’ye nasıl baktığını iyi biliyorum. 50 bin dolar alan oyuncunun yanında internetten helikopter satın almaya çalışıyor! ben kaldırırım ama o çocuk kaldıramaz. benim için başka sebeplerden dolayı çok şey yazıldı. ama ben kendime bir düstur seçtim ve hep gurur duydum. metin oktay ve tanju abinin rekorlarını kırdım. ertesi gün ali sami yen’de metin oktay forması dağıtıldı. o gün için farklı bir şey yapılabilirdi. içimden ağladığım dönemlerde dik durdum.

    bakıyordum, idman bitmiş; birisi jöleyi sürmüş gidiyor. ekstra çalışmak yok. idman öncesi 10 dakika kala tesise geliyor. uyarınca, arkamdan dedikodu yapmaya başladılar.

    noel’de sakatlıklar artmaya başlar!

    ayağım kırıldı, bir de kasık ameliyatı oldum. 3 ay sonra futbola döndüm. dünya tıbbı istanbul’da yönetiliyor ama quaresma ameliyat için portekiz’e gidiyor. geliyor bir daha sakatlanıyor. baros çek cumhuriyeti’ne gitti, geldi. sakatlandı. noel’de sakatlıklar başlar! biz bunu hep gördük. ama sevinirdik. çünkü yerliler maç başına oynardı.

    kendi ipimle asılırım

    yabancı antrenörlerin gelme mantığı şudur; yabancı ile yönetici bir şeyleri beraber yapabiliyor. feldkamp gönderilince bazı açıklamalar yaptı. içeride işlerin nasıl döndüğünü söyledi. sonra fazla konuşmasın diye başka bir görevle kulübe sokuldu.

    yapılan teklif gurur verdi ama bülent korkmaz gibi olmak istemem! taşın altına niye elini sokmadın diyorlar. ben planlarımı uygulayamadıktan sonra gitmemin manası yok. ben asılacaksam, kendi ipimle asılırım. devamlı, ‘nereden darbe yiyeceğim’ diye beklemekle iş yapılmaz.

    o tabaka hep aynı!

    futbolu yöneten tabaka hep aynı. hiç değişmez. türkiye’de ilginç işler oluyor. bir arkadaşım anlattı. bir kulüp yetkilisi futbolcu sormuş. 800 bin dolara alırız demiş. yetkili “1 milyon 800 bine göre ayarla!” demiş. elano 20 milyon euro. daha ucuza alınabilirdi.

    kaynak: hürriyet

    hürriyet linkine gidilmesin diye kopyaladım.
  • 2351
    kendisini hitler ile aynı kategoride değerlendirecek mantaliteye sahip kişileri görmemize sebebiyet vermiş efsane. kendisinin siyasi görüşü ülkeyi gerici ve kan kokan bir coğrafyaya dönüştürmekteymiş. kime göre bu görüş? tabi ki kendisinin zıttı ideolojiye sahip olanlara göre.

    o zaman bu mantaliteye göre metin kurt'u da istememek lazım. zira sovyetler birliği, arnavutluk, romanya, kuzey kore ve çin gibi katliamcı ülkeler geliyor akıllara. ya da stalin, pol pot, enver hoxha, çavuşesku gibi sol görüşlü katilleri gösterip, "metin kurt'ta solcuydu istemezük" mü diyelim? söz konusu ideolojiniz oldu mu sapıtmayın bir zahmet. sağ olsun, sol olsun kimse yaşadığı ülkeyi bataklığa sürüklemek istemez.

    bu arada inter'e giderken bonservissiz gitmemişti. o olayı bilmeyen genç kardeşlerimiz olabilir. dönemin yönetimiyle el sıkışmıştı sezon sonu avrupa'ya gidebilmek için devre arasında kendisini isteyen juventus'a transfer olmaktan vazgeçti bu sebeple. hakan'a 7.5 milyon marka bonservis verene gidersin denilmişti. sezon sonu yönetim, sözünde durmadı ve bu maddeyi 17 milyon marka çıkarmak istedi. hakan bu sırada inter ile anlaşmıştı ve gitti. daha sonra çıkan anlaşmazlık galatasaray ve inter arasında gerçekleşti. fakat sonuç olarak galatasaray 16 milyon mark kazandı bu transferden.

    http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=2008

    arda turan gidene kadar en çok kazandıran türk futbolcusu hakan şükür'dü. galatasaray'a tekrar dönüşünde ise neredeyse hiç para almadan sembolik bir rakama oynamıştı. bunu adnan polat'ta söylemişti hatırlarsanız.

    ayrıca müzede bir çorabı bile yoktur ve bunu söylemeye hakkı vardır. alex gibi fenerbahçe'ye, hakan şükür'ün verdiği hizmetin yarısını vermemiş bir adamın heykeli dikiliyorsa, hakan gibi türk tarihinin gelmiş geçmiş en büyük sporcularından biri olan bir ismin, galatasaray müzesinde yer alması gerekmektedir.
  • 3544
    https://www.record.pt/..._DestaquesPrincipais

    parasızlıktan washington'da uber sürmeye başlayan eski yıldızımız. tam acıyasım geliyor ki taptığı adam geliyor aklıma. arda turan, emre mor, hakan şükür örnekleri bir insanın kendi kendini nasıl bitirebileceğinin en güzel örnekleri. ders alınmalı.

    milyonlarca hayranı olan, galatasaraylı olmasına rağmen diğer takım taraftarlarının da sempatiyle baktığı, ülkenin yetiştirdiği en büyük spor insanlarından birisin. kalkıp siyasete girip tek bir hamleyle hayranlarının en az %50'sini karşına alıyorsun. gidip tarikata giriyorsun hayatını adıyorsun.

    çok sevilen bir insan olarak kalabilirdin hakan. antrenör olarak futbolun içinde kalabilirdin. kendi kendini bitirdin. hiç de acımıyorum.
  • 1344
    en baştan söylemek gerekirse; dünya futbol tarihindeki gelmiş geçmiş en iyi forvetlerden bir tanesi. özellikle 96'dan itibaren gheorge hagi önderliğinde zirveye çıkmış, son yirmi beş yıla damgasını vurmuş galatsaray'a da - o dönemde görev almış herkes gibi - tartışılmaz ve saygıyı hak eden katkısı olmuştur. fakat bu kadar.

    şahsım adına söylemem gerekirse, ben hakan şükür olmasaydı da galatasaraylı olacaktım. galatasaraylılığımdan da bir nebze eksilmeyecekti. ayrıca yurdaşen karahasan, adnan polat gibi isimlerin o dönemdeki yöneticilik başarıları olmasaydı hakan şükür galatasaraylı olur muydu, orası ayrı bir tartışma. sonuçta bu insanlar bu işi spor olsun diye yapmıyorlar.

    hakan şükür ideoloji bakımından bana taban tabana zıttır demeyeceğim; çünkü siyasi zıtlık aşılabilir bir şeydir. bugün avrupa'nın eski devrimci öğrenci liderlerinin dünya bankası'nda çalıştıkları, hatta neo-liberal hükümetlerde görev aldıkları düşünülürse bu durum o kadar da önemli olmayabilir.

    fakat dünya görüşü başka bir şeydir. dolayısıyla dünya görüşü bakımından uzlaşabileceğim herhangi bir zemin söz konusu bile değildir. uzlaşmak da istemem. öyle bir dert de olmamalı zaten.

    istatistiksel verileri ortaya koyup, burada hakan şükür'ü seveceksin; sev! diyenler hakikaten komik oluyorlar.

    burada örneğin bir metin kurt bu kadar cansiperane savunuluyor mu, o da merak konusu.

    galatasaray efsanesidir, evet. dokunulmaz mıdır? komik olmamak lazım. çünkü her ne kadar insanlar öyle değilmiş gibi yaşasalar da, her şey politiktir.
  • 800
    yıllar önce turgay şeren, star tv'de ki telegol programında,

    --- alıntı ---

    galatasaray hiç bir zaman eski futbolcularına karşı vefalı değildi. metin ölene kadar onu bile eleştirip yerden yere vuranlar vardı.

    --- alıntı ---

    demişti.

    galatasaray forması ile 392 maça çıkmış bu süre içerisinde takımı ile

    8 türkiye ligi şampiyonluğu
    5 türkiye kupası
    1 avrupa kupası

    kazanmasına büyük pay sahibi olmuş, son 3 yılında neredeyse bedavaya oynamış ve hala saçma sapan siyasi bağnazlıklar ile veya basında bir dönem yazılmış fakat hiç bir şekilde ispatlanmamış haberlerle inanılarak bugün kendi taraftarı tarafından yerden yere vuruluyor. bir tarafta beşiktaş'a bakıyorum, oktay derelioğlu gibi bir adama bile jübile yaparak, klüp içinde görevlendirerek ona sahip çıkmış bir beşitaş'a

    birde aykut kocaman ve rıdvan dilmen gibi hayatlarını sakatlıkla boğuşma ile geçirmiş futbolculara hatta kendisini satarak galatasaray'da oynamış selçuk yula'ya bile sahip çıkmış olan fenerbahçe'ye bakıyorum da turgay şeren hakikatten haklıymış. şimdi düşünmüyor değilim acabba emre belözoğlu'nun fenerbahçe'ye gitme sebeplerinden biride bu mu diye?
  • 508
    hiçbir zaman metin oktay olamayacak egosunu herşeyin en başta da galatasarayın önünde tutan zat-ı muhteremdir.senin yıllarca beraber oynadığın ekürin arif erdem bu takımda gol kralı olduktan bir sene sonra sen geldin diye kadro dışı bırakıldı sonra kadroya alındı eski takım arkadaşı hagi tarafından en önemli anlarda bile forma şansı verilmedi ve 33 yaşında kendisiyle başkan bile muhatap olmadan bülent tulun aracılığıyla artık istenmediği bildirildi.yani ne jübile vardı ne de heykel.ki o da en az senin kadar bu takıma hizmet etmişti.ve senden çok daha vefasızca gönderildi.5 sene oldu arifin en ufak bir yergisini duyan var mı...ki bence asıl konuşması gerekenlerden biridir kendisi.velhasıl kelam istersen 1000 gol at kendini galatasarayın önünde tutan hakan gibi birisini savunmak abes geliyor bana artık.
  • 3459
    ısrarla aynı şekilde ad hominemle savunulan kişi. hakan'ı eleştiriyorsanız onu oraya getireni de eleştirin.

    oğlum bu adamın sizi sevdiğini falan mı düşünüyorsunuz gerçekten? stat açılışında kimse kendisine düşüncesini sormamışken erdoğan'dan yana tavır takınıp galatasaray taraftarını satmadı mı? midesiz misiniz? akp'den milletvekiliyken eşinin başını örtüp abd'de açtıran takiyyecinin tekidir ayrıca.

    bir de yüzüne tükürcü tayfa var. yüzüne tükürülmeyi hak eden bir güruh varsa o da sizsiniz dsotum.
  • 2840
    en çok eleştirildiği zamanlarda bile, hatta bizim tribünlerimizden bile hakaret yağdığı dönemlerde bile kaçtığını hatırlamıyorum. vücudu kaldırmadığı zamanlarda bile elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışırdı. kral olmasının en büyük sebeplerinden biri buydu.

    tepkilerden kaçmazdı. hatta tepkilere karşılık bile vermezdi. susar işine bakardı. zor zamanlarda ayh bacişim diyip bacağını tutup kaçmaya çalışmazdı. işte bu yüzden kraldı, qral değil.

    astronomik sözleşme koparıp kulübü soymaya çalışırmışçasına hareket etmezdi. bilakis aylarca parasını alamazsa sesini çıkarmaz hatta alt yapı oyuncularının falan paralarını kendi cebinden öderdi.

    siyasete girerek gözümüzdeki değerini azalttığı doğrudur ama futbolculuk yıllarında kulüp maddi olarak şimdikinden bile kötüyken ne fedakarlıklar yapmıştır. saha içinde de aynı şekilde...
  • 1050
    bu adamın bende kredisi sonsuzdur, beğenmediğiniz küçük hakanında bende kredisi sonsuzdur. hagininde fatih teriminde kredisi bende sonsuzdur. ben bu adamların galatasaraylılığını sorgulamam ben bu adamlarla sevdim futbolu, bu adamlar kurtardı bizi şerefli mağlubiyetlerden. bu adamlar çıktı takır takır oynadı gitti avrupadan kupa getirdi bu adamlar çıktı alnının akıyla dünya üçüncülüğünü kazandı öle bala göte attıkları gollerle değil takır takır oynadılar toplarını. üç gün önce ersun yanala değişiyordunuz bu adamı şimdi ardaya değişiyorsunuz. bu adamın adının geçtiği yerde ardanın futbol adına hesabı geçmez. şu anki kadroda bile baroş kat be kat üstün galatasaraylıdır ardadan.

    kral söylemiştir ne söylediyse doğru demiştir.
  • 1540
    7 mayıs 2012 pfdk kararları hakkında söyledikleri;

    ''çok farklı şeyler söyleyebilirim. susmak daha doğru. fikir kirliliği var. bir sene boyunca çok farklı şeyler yaşandı. en yetkili mercilerden daha önce duyduğumuz şeyleri daha sonra çok farklı duymaya başladık. hoş olmadı. bunları ya başta söylemeyeceklerdi ya da sonrasında bunlar olmayacaktı.”

    çık kardeşim bir kere de konuş, kendin ol, kendi menfaatlerinle galatasaray'ın menfaatleri çeliştiğinde çatır çatır galatasaray aleyhinde konuşup, kötülemesini biliyorsun.

    sen de haklısın demek isterdim ama değilsin, büyüklerinden izin alıp konuşmazsın, çünkü senin büyüklerinin de görüşlerini biliyoruz şike hakkında.

    inan ki bir beklentim yoktu şike hakkında senden, tek başına bir şeyler başaramazdın muhakkak ama bari içime sinmedi diyebilseydin an azından. sinmedi desen avunurduk bari, seni bu taraftarın savunduğunun %1'i kadar savunmadın galatasaray'ı hiç bir yerde.

    mert ol bir kere de galatasaray veya vazgeçtim galatasaray'dan kendi doğrularını söyle, ha diyosan benim doğrularım bu, efsaneliğin yalnızca ve yalnızca istatistik kağıdında kaldı, kalacak.

    http://www.dipnot.tv/...LADi-HOs-OLMADi.aspx
  • 2841
    9 numaraya en çok yakışan adamdı kendisi. günümüzde bile kendisinin muadili yok. kendisinden daha iyi vuranı var, bitireni var, top indireni var, kafa vuranı var, pres yapanı var, daha dengelisi var, daha hareketlisi var ama hakan şükür'de herşeyden vardı. 10 olmadı hiç bir zaman ama 6-7 den de inmedi.

    ne güzel marştır seni çekemeyenle başlayan marş.
  • 2756
    galatasaray spor kulübü ve türkiye ligi tarihinin açık ara en iyi forvetidir. aynı zamanda türkiye ligi tarihinin en çok gol atan oyuncusudur. galatasaray taraftarlarına öyle büyük mutluluklar yaşatmıştır ki yeri çok çok ayrıdır. mesela benim adımım hakan konmasında bile etkilidir. hem iş ahlakı, hem yaşantısı, hem futbolculuğu ile kral lakabını sonuna kadar haketmiş gerçek kraldır. ileride mutlaka ve mutlaka galatasaray teknik kadrosunda bulunmalıdır. tekrar yollarımızın kesişmesi dileğiyle.
  • 2744
    türkiye'nin aydınlık yüzü olan galatasaray'ın imparatorunun temellerini atıp ortalığı kasıp kavurduğu takımının bir numaralı golcüsü.
    mevzubahis imparator galatasaray'ı defalarca babasının çiftliği gibi kullanıp şimdi götünü banknotlara siliyorsa hakan şükür'ün de siyaset arenasındaki seçimleri ve hatalarından bağımsız olarak galatasaray'a hizmet etme hakkı vardır, hem de herkesten fazla. elmayla armudu karıştırmayın.

    allah bir, hakan şükür.
  • 1136
    kendine nasıl değerbilmezlik yaptığımızı bile bilmeyen taraftarlarca eleştirilen futbolcu. 2006-2007 sezonunda ya ben başka kapalıdaydım ya da sahadaki kral değildi.

    tarihteki bir adam ile birini karşılaştıracağınızda lisedeki tarih hocanızın söylediği üzere o günün şartlarını göz önünde bulundurarak karşılaştırma yapın. anladık bir şeyi eleştireceksin de önce bir oku, kavra, idrak etmeye çalış. metin oktay - hakan şükür - arda bağlantısını çözeceksin. herhangi bir ezber formülü yok, okuyup anlarsın. hakan şükür en az metin oktay kadar efsane olacaktır. zira milletimiz birileri ölünce kıymet bilmektedir. metin oktay'da da öyleydi.
App Store'dan indirin Google Play'den alın