• böyle abim olsun isterdim. abi gibi abi olurdu.
    ne istersem yapardı, verirdi, alırdı. abi gelirken dondurma al diye arardım, gider magnum alırdı. normalde meybuz'a tamamımdır mesela çocukken.
    sessiz sakin köşede oturur, işe gider gelirdi.
    muhtemelen futbolcu olmasa bankacı falan olurdu. sakin adam çünkü. oturup iş yapacak. araba tamircisi de olur arabanın altından hiç çıkmaz, sessizce çalışırdı.
    istediğim kadar akıllı uslu olayım, akrabalara hep beni kötü tanıtırdı anam babam. "hakan iyi de küçüğü biraz şey" derlerdi.
    şimdi bakıyorum, garibim, karısı nereye derse oraya gidiyor. adamın normalde murat boz'la falan işi olmaz ama karısı sosyete meraklısı diye peşinden gidiyor işte. garip çünkü.

    http://media09.ligtv.com.tr/..._tweetleri/murat.jpg

    baksanıza, hakan'ın eşi, sanki murat boz'un eşiymiş de hakan yanlarına sıvışmış gibi. niye? çünkü hakan temiz adam, güzel adam. sevmiyor laubaliliği.

    mesela geçen tatildeydi yine. karısı "hakan gidiyoruz" demiş, gitmişler. kadın tam "sosyal" çünkü. hakan'la evlenmese muhtemelen instagram'da 100 takipçisi olurdu, şimdi binlerce.
    gökhan töre'yle falan beraberler. 5 tane adam, hakan ve eşi. hakan normalde o elemanlarla arkadaşlık yapmaz ama eşinin instagram'a foto atması lazım. o yüzden beraberler.
    hakan bekar olsa, tatile gitmez. annesinin elini öpmeye gider, amcaya dayıya ziyarete gider, baklava yer, kahve içer. gelen baklavaya yok diyemez, yiyemez de utanır ama ayıp olmasın diye ısıra ısıra yer.

    adamın bugüne kadar 1 tane bile yanlışını görmedik. bir ara sigara tüttürüyodu. kesin o da şöyle olmuştur. biri hakan'a sigara içemezsin demiştir. karısı "hakan'cım içer" demiştir, iddialaşmıştır ve öyle içmiştir.
    yoksa hakan sigara içmez. sevmez yani.
    hakan eşini çok seviyor belli ki, o bizim yengemiz. hakan'ın sevdiğini sevmemek olmaz.

    hakan'ın anasını babasını hiç görmedik mesela. bir tane kendi isteğiyle röportajı yok, sezon öncesi görüntüleri yok, kaslı vücudunu hiç görmüyoruz.
    kimseye küfretmiyor, kavga etmiyor. saçlarını bile yapmıyor la. aslında adam bildiğin yakışıklı.
    normalde burak, selçuk şımarık tipler. arkadaş olmazdı onlarla ama n'apsın, eli mahkum. kendisi yerli ve sessiz. sessiz diye o ekipte yancılık yapıyor.

    neden? çünkü hakan adam gibi adam. tertemiz adam.

    7 sene olacak bu sene. ve 7 senedir "her zaman" elinden gelenin fazlasını verdi.

    iyi ki varsın hakan balta. eminim bu yazımı da görmeyecek, gs sözlük'ten haberi bile yoktur.
    belki karısı söylemiştir. gerçi karısı hakan'a wi-fi şifresini bile vermiyordur ya, neyse. zaten verse de hakan'ın işi olmaz. muhtemelen o kitap okuyordur şimdi.

    güzel adam vesselam. adam adam.
  • futbolu bıraktıktan sonra kitap yazsa yok satar.

    - yıl 2006, manisa'dayım o zamanlar. galatasarayla zor bir maçımız var, ama taş gibi takımız. ilk yarı selçuk yazıyor frikikten 1 0 öne geçiyoruz. ikinci yarıda ben sahneye çıkıyorum 2 0 yapıyorum. ardından galatasaray kontrolü ele alıyor 2-1 oluyor ve ardından da penaltı kazanıyorlar. işte o an hayatımın en zor anlarını yaşıyorum. dostumuz, meduna bir anda yere yığılıyor. kalp krizi, sahada herkes ağlıyor, seferber oluyor. meduna ambulansla hastaneye kaldırılıyor, çok şükür kurtuluyor. maç da 2 2 sona eriyor. ben o gün hafızalara kazınıyor ve iki sene sonra galatasaray'a imza atıyorum.

    - ilk derbi maçımda beşiktaş'ı boş geçmiyor ve golümü kaydediyorum, 2007 eylülünün sonları.

    - o sezon galatasarayımla lig şampiyonluğuna uzanıyoruz, şampiyonluk golü ise yine benden. hem de lig tarihinin en sert şutunu ters ayakla çıkartıyorum. sağ sol farketmiyor 200 km ile yapıştırıyorum.

    - 2009-2010 senesi zorlu geçiyor, biraz geride kalıyoruz. ancak eksik kaldığımız maçta saraçoğlunda fener'e golümü yaslıyorum. tabii yetmiyor puana ama ben yaslıyorum.

    - sonra benim için yetersiz söylentileri çıkıyor falan derken yerime bir dolu adam gelip gidiyor. canerler, insualar.. hepsi de teneke bağlanıp yollanıyor.

    - neyse seneler seneleri takip ediyor fatih hoca takıma dönüyor.

    okuyucu: e karpaty lviv maçı?

    - he 2010-2011 sezonunda avrupa ligine erken veda ediyoruz, öyle büyütülecek bir şey yok. neyse nerde kalmıştık imparator dönüyor, şöyle bir bakıyor takıma, gerekli takviyeleri yapıyor ardından "hakan forma senin" diyor. muhteşem bir sezon, muhteşem bir takım! en kritik viraj saraçoğlu'da fenerbahçe deplasmanı. 2-0 geriye düşüyoruz, elmander ile 2-1 yapıyoruz derken dakikalar 84'ü gösterirken soldan içeri ok gibi biri giriyor ve seken topa zımba gibi vuruyor. gol! 2-2. yine sahnedeyim, belki de haftalar sonra gelecek şampiyonlugu müjdeliyorum. ulan ne günler.

    - takip eden sene yine tekim solda, bu arada avrupa'da çeyrek finaller ikinci turlar. real madrid'lere kök söktürüyor, manchester'ı schalke'yi dize getiriyoruz. ve tabii ki yine şampiyonuz. solda ben ortada sneijder ilerde drogba. böyle bir kadro.

    - sonra fatih hoca ayrılıyor, ve yine yetersiz söylentileri falan derken telles diye bir adam geliyor. yine kesiği yiyorum ve tabii ki haftalar öncesinde kopuyoruz yarıştan. ancak kupada alternatifsizim, kupa finalinde stoper bana emanet. tabii ki kupa bizim. neyse o sezonu da buruk ama kupayla tamamlıyoruz.

    - takip eden sezon yine bir hoca değişimi, sola biraz daha takviyeler falan derken iyice az oynar oluyorum. ama formayı sırtıma geçirdiğim an parlıyor, signal iduna park'ta dortmund'a yapıştırıyorum kafayı. ama yetmiyor tabii, takım vasatları oynarken elden bu kadar geliyor.

    diye gider, seneler geçer.. hikaye uzar, uzar..

    hayat: zalimsin ulan!
  • yıllarca galatasaray'a emek vermiştir. bu sene itibariyle ise kadro dışı bırakılmış ve hazırlık kampına götürülmemiştir.
    bence de hakan'ın galatasaray'daki miadı, diğer birçok yerli futbolcu gibi dolmuştur ve zamanında ayrılık ileride iyi anılması için ön koşuldur.
    hakan ise bu duruma asla sesini çıkarmamıştır. basında kendisi hakkında, 'tesislerde yemek verilmiyor, hakan çok acıktı' veyahut 'sparta prag çok istiyor, fakat evlat yuvam da yuvam dedi', hiç olmadı 'hakan'ın yanına iyi birisi alınırsa 4 sene önceki haline döner, sadece 3 senedir formsuz' gibi saçma sapan haberler çıkmamıştır.
    hakan balta hem galatasaray'da hem de milli takımda bulunduğu yıllar boyunca mutlaka ki basın camiasında bir çevre yapmıştır, isterse yalan haber sızdırması ya da açıktan para verip haber yaptırması kolaydır.
    fakat unutulmamasi gerekir ki, hakan balta ahlaklı bir adamdır!
  • formamızı terlettiği süre boyunca elinden gelenin en iyisini yapmış eski oyuncumuz. uzun süre boyunca takımda en sevdiğim oyuncu olarak kalmıştı. uyumlu birisiydi ve sağlam bir karakteri vardı.

    kanımca taraftarın teknik adam olarak eski futbolcuları istemesinde yanlış bir şey yok. çünkü futbol aynı zamanda kültür oyunudur. kulübü tanıyıp, iç dinamikleri bilen ve taraftarın sempatisine sahip isimlerin başarılı olma ihtimali muadillerine göre daha yüksektir.

    kendisi de teknik adam olarak eğitim alıp bunu tecrübeleri ile birleştirirse başarılı olabilecektir. karakterini zaten biliyoruz. bunun yanında bence taktiksel zekası yüksekti, eksiklerini bununla tamamlıyordu. bu sebepten bekte de oynasa, stoperde de oynasa verimli oluyordu. fm profilini hatırlayanlar burada ne demek istediğimi anlayacaklardır.

    kısacası belki bir gün diyor ve bu girdiyi sembolik bir virgül ile sonlandırıyorum,
  • socrates dergi aralık 2019 sayısında röportajı yayınlanmış eski futbolcumuz.

    kısa bir röportaj olmasına rağmen atahan altınordu güzel sorularıyla 11 sene içindeki kırılım noktalarından tek tek geçmiş. böylece galatasaray'ın da geçmiş 11 sezonundaki olaylarını kısaca özetlemiş. derginin o sayısındaki konsepti de 2010'lar.

    bu kadar zaman takımın içinde bulunup da, herhangi bir kötü olaya karışmadan, çok tepki görmeden bitirmek hakan'ın kişiliğine dair çok şey söylüyor. röportajın satır aralarında hakan'ın cevaplarında hakan'ın ne kadar mütevazı olduğunu, kendini bildiğini ve kariyerini de realist şekilde nasıl ilerlettiğini görebiliyoruz. örneğin; kariyerine forvet arkası başlayıp roberto mancini ile sol stopper mevkisine evrilişini ve bunun kendi kariyeri için mantıklı bir karar olduğunu anlatıyor. oğlu çağrı'nın münih transferini ve ailesiyle nasıl karar verdiğini de anlatıyor. hatta gelecek planlarından ve teknik kariyer hedeflerinden bahsediyor.

    galatasaray'ın 10 yılı derken abartmıyorum. hakan'ın anlattığı olaylarda skibbe'den rjikaard'a, mancini'den riekerink'e, tudor'dan hagi'ye çoğu kişinin ismi geçiyor. derginin ilgili sayısını edinip okumanızı tavsiye ederim.

    röportajda en beğendiğim fernando muslera ile olan anısını da aktarmak istiyorum; şike sürecinin olduğu sezonda, federasyonun uydurduğu playoff döneminde, puanlar ikiye bölünmüş, fenere içeride yenilmiş son maç öncesinde fark 2 puana düşmüş durumda. bizler gibi takımın da nasıl heyecanlı olduğunu bu anektodla çok daha net öğreniyoruz.

    "süper finalin sonundaki kadıköy deplasmanından önce fatih hoca'nın isteğiyle beşiktaş'ta bir otelde kaldık. taraftarın gelişiyle tesisten çıkışımız çok uzun sürüyordu çünkü. otelden çıkışımıza yarım saat falan var... hava sıcak, odamda hem camı hem kapıyı açtım ki biraz essin. koltukta otururken dışarıda muslera'yı gördüm, üç defa geçti önümden. çantasını da almış, koridorda bir o tarafa bir bu tarafa yürüyor. dedim allah, bu çocuk çok heyecanlı, ne yapacağız? alışık değil tabi böyle maçlara. bir o kadar da önemli bir oyuncu bizim için. dedim gel! aldım onu odaya, bayağı bir muhabbet ettik. bambaşka şeylerden konuştuk. tatilde miami'ye gidecekmiş, "ben orada hayatta suya girmem" dedim, köpekbalıklarından korktuğumu falan anlattım. en son "iyi misin?" diye sordum. "iyiyim iyiyim" dedi, konuşmamız çok iyi gelmiş. sadece o değil tabii, herkes heyecanlıydı. zaten benim kariyerimde heyecanlandığım üç maç vardır, birincisi norveç'teki ilk resmi milli maçım, ikincisi euro 2008 yarı finalindeki almanya maçı, üçüncüsü bu. bana hep "çok rahatsın" derler ama en kötü topu kaybedersin, koşarsın peşinden, yakalayamazsan da gol olur. dünya batmıyor ya sonuçta. ama o maç başkaydı."
  • tam adıyla hakan kadir balta 23 mart 1983'te almanya'nın başkenti berlin'de dünyaya geldi. futbola hertha berlin altyapısında başladı ve burada çeşitli kademelerde oynayarak 1999/2000 sezonunda u19 takımına kadar yükseldi. sol bekte gösterdiği performans sebebiyle 2000/2001 sezonu öncesinde hertha berlin b takımına alındı.

    2000/2001 sezonunda hertha berlin b ile regionalliga nord'da 5 maça çıktı. bu sezon daha çok tecrübe kazanma ve takıma uyum sağlama şeklinde geçti.

    2001/2002 sezonunda hertha berlin b takımının düzenli oyuncusu haline geldi. o dönemde savunmadaki takım arkadaşları ilerde manchester united'in kalecisi olacak olan tomas kuszczak, daha sonra wolfsburg'un düzenli stoperi olarak şampiyonluk yaşayacak olan alexander madlung ve türkiye'nin almanya milli futbol takımına kaptırdığı sayılı yeteneklerden malik fathi idi. sol bek mevkisinde başarılı bir performans ortaya koyan hakan balta regionalliga nord'da toplam 23 maça çıkarken 2 kez de rakip fileleri havalandırıyordu.

    2002/2003 hakan balta'nın hertha berlin'de geçirdiği son sezon oldu. bu dönemde ara ara a takıma alınsa da maç oynama fırsatı bulamadı. 3 senedir beraber oynadığı savunmadaki ekibi ile iyi işler ortaya koyan hakan balta o sezonu 14 maç ve 1 gol istatistiği ile sonlandırırken kulübü ile aralarında olan 3 yıllık anlaşması sona eriyor ve bedelsiz olarak o dönemki adıyla vestel manisaspor'a transfer oluyordu.

    2003/2004 sezonunda yeni kulübü ile uyum sorunu çekmeden kısa zamanda savunmanın düzenli isimlerinden haline gelen hakan balta o dönemde 2. lig a kategorisinde mücadele eden takımıyla ligde 21'i ilk onbir olmak üzere 26 maça çıkıyor, 5 gol atarken 4 kez de sarı kart görüyordu. 17 maçta 90 dakikayı tamamladı. o sezon savunmadaki takım arkadaşları vedat inceefe ve uğur inceman'dı. o sezon vestel manisaspor 34 maçta 36 gol yiyerek 27 gol yiyen ve 2. olan erciyesspor'un* arkasında şampiyon sakaryaspor ile birlikte ligin en az gol yiyen ikinci takımı oluyor ve ligi 4. olarak tamamlıyordu.

    2004/2005 sezonunda 2. lig a kategorisinde mücadelesine devam eden vestel manisaspor ile 26'sı ilk onbir olmak üzere 27 maça çıkıyor, 6 gol atarken 6 kez de sarı kart görüyordu. 23 maçta 90 dakika sahada kaldı. o sezon savunmadaki takım arkadaşları değişmezken sok bekin müdavimi olan hakan balta'nın önüne; yani takımın sol kanat mevkisine genç bir isim katılıyordu; caner erkin... o sezon 34 maçta 26 gol yiyerek ligi 34 maçta 24 gol yiyerek şampiyon olan sivasspor'un arkasında 2. sırada tamamlayan vestel manisaspor süper lige yükseliyordu.

    2005/2006 sezonunda süper ligde 29'u ilk onbir olmak üzere 31 maça çıkan hakan balta 3 gol atarken 2 kez de sarı kart görüyordu. 26 maçta 90 dakika sahada kalırken o sezon süper lige uyum sağlama konusunda sıkıntı yaşayan takımında yetenekli bir isim olarak yerini petr johana'ya bırakıp ön libero ve sol kanat gibi mevkilerde görev alıyordu. o sezon vestel manisaspor için iyi geçmedi. 34 maçta 61 gol yediler ve ligin en çok gol yiyen takımları arasında 3. oldular*. buna rağmen -9 averaja sahip olarak 12. oldular ve ligde kaldılar*.

    2006/2007 sezonunda da vestel manisaspor için değişen bir şey olmadı. takım lige iyi başlamasına rağmen sonraki haftalarda düşüşe geçti. o sezon 29'u da ilk onbir olmak üzere 29 maçta sahaya çıkan hakan balta bunların 28'inde 90 dakika sahada kalırken 4 gol atıyor ve 6 sarı kart görüyordu. sezon içinde sol bek başta olmak üzere sol kanat ve ön libero olarak da görev aldı. vestel manisaspor sezonu 34 maçta yediği 45 golle 12. olarak tamamlıyor ve yine en çok gol yiyen 3. takım olurken -4 averaja sahip olarak ligde kalıyordu*.

    türkiye kupasında ise 8'i de ilk onbir olmak üzere 8 maçta görev aldı ve tümünde 90 dakika sahada kaldı. 2 gol attı, 1 kez de sarı kart gördü. o sezon gruplarda 2. olup çeyrek finale yükselen vestel manisaspor iki ayaklı aşamada ilk maçı 2-0 kazanmasına rağmen rövanşında 4-0 yenildi ve beşiktaş tarafından elendi.

    2007/2008 sezonuna vestel manisaspor ile başlamasına rağmen 800.000 euro+ferhat öztorun ve aydın yılmaz - anıl karaer ikilisinin bir yıllığına kiralık verilmesi karşılığında galatasaray'a transfer oldu. böylece vestel manisaspor ile ligde dördü de 90 dakika olmak üzere 4 maça çıkıp 2 gol atmışken yaz transfer sezonunun son gününde galatasaraylı olmuş oldu. sezonun geri kalanında galatasaray ile 21'i ilk onbir olmak üzere 27 maça çıkan hakan balta yeni takımı ile 3 gol atarken 3 kez de sarı kart görüyordu. bu arada ilk defa 17 kasım 2007 norveç türkiye maçında milli formayı giydi. o sezon sol tarafta volkan yaman ile mücadele etmek zorunda kalırken nadiren sol kanatta ve defansif özelliklerinin iyi olmasından dolayı stoperde servet çetin'in yanında görev aldı. o sezon 34 maçta 23 gol yiyen galatasaray ligin en az gol yiyen takımı olarak şampiyon oldu. böylece hakan balta kulüp kariyerindeki ilk şampiyonluğunu yaşadı.

    türkiye kupasında 3'ü ilk onbir ve 90 dakika olmak üzere 4 maça çıktı. galatasaray yarı finalde gençlerbirliği'ne elendi. galatasaray kendisinin 90 dakika oynadığı 3 maçta 4 golü kalesinde gördü.

    uefa kupasında da bir maça* oyuna sonradan dahil olup 26 dakika sahada kaldı.

    o sezon gösterdiği performanstan dolayı milli takımın değişilmez oyuncularından biri oldu ve euro 2008'de 3 sırt numarası ile türkiye a milli futbol takımını temsil etti. 5'i de ilk onbir ve 90 dakika* olmak üzere 5 maçta forma giydi, 1 kez sarı kart gördü. böylece türkiye a milli futbol takımının euro 2008'deki tüm maçlarının tamamında forma giyen tek futbolcu oldu. 5 maçta 8 gol yiyen türkiye yarı finalde almanya'ya elendi.

    2008/2009 sezonu öncesinde 2007/2008 sezonunun lig şampiyonu galatasaray ile kupa şampiyonu olan kayserispor arasında oynanan süper kupa finalinde ilk onbirde maça başladı ve 73. dakikada yerini volkan yaman'a bıraktı. 2-1 galatasaray lehine sonuçlanan maç ile kariyerinin ikinci kupasını kazanmış oldu.

    2008/2009 sezonunda volkan yaman'ı tamamen keserek sol bekin değişilmez ismi haline geldi. o sezon ligde 28'i de ilk onbir olmak üzere 28 maça çıkıp 27'sinde 90 dakika sahada kalırken 1 gol attı ve 1 kez de sarı kart gördü. fernando meira'nın satılmasından sonra baş gösteren stoper krizinde servet çetin ile beraber tandemi oluşturdu, yeri geldi harry kewell'le bile beraber defansta oynadı. sonuç olarak kötü geçen bir sezonun ardından galatasaray 34 maçta 39 gol yedi ve 5. oldu.

    kupada dördü ilk onbir olmak üzere 6 maçta oynadı ve bir kez sarı kart gördü. galatasaray yarı finalde sivasspor'a elenirken penaltılara uzayan maçta bir penaltı atışını gole çevirdi. kendisinin 90 dakika oynadığı 4 maçta galatasaray 5 gol yedi.

    uefa kupasında ise altısı da ilk onbir olmak üzere 6 maça çıktı ve 5'inde 90 dakika sahada kaldı. galatasaray 4. turda hamburg'a elenirken kendisinin oynadığı 6 maçta 7 gol yedi. grup aşamasında ilk defa eski takımı hertha berlin'e karşı oynadı.

    2009/2010 sezonunda galatasaray ile son haftalarına girmekte olduğumuz ligde 20'si ilk onbir olmak üzere 22 maça çıktı, 1 gol atıp 2 sarı kart gördü. sakatlığından dolayı 1.5 ay formasından uzak kaldı. 17 maçta 90 dakika sahada kaldı. bu sezonda eski takım arkadaşı caner erkin ile yeniden bir araya geldi. savunmada sıkıntı yaşayan galatasaray'da sol beke ek olarak sık sık stoper olarak oynadı.

    türkiye kupasında ikisi ilk onbir ve 90 dakika olmak üzere 3 maçta oynadı. galatasaray çeyrek finalde antalyaspor'a elenriken kendisinin 90 dakika oynadığı 2 maçta 1 gol yedi.

    uefa avrupa liginde 8'i ilk onbir ve 90 dakika olmak üzere 9 maçta oynadı ve 1 gol attı. galatasaray 2. turda atletico madrid'e elenirken kendisinin 90 dakika oynadığı 8 maçta 6 gol yedi.

    türkiye a milli futbol takımı ile toplam 22 maça çıkıp 1 gol attı;

    galatasaray ile toplamda 96 maça çıkıp 6 gol attı;

    http://www.youtube.com/watch?v=zDhyMWTf0EQ

    bu videoda sırayla;

    (bkz: 23 ağustos 2008 galatasaray denizlispor maçı)

    (bkz: 10 mayıs 2008 galatasaray gençelrbirliği oftaş maçı)

    (bkz: 29 eylül 2007 galatasaray beşiktaş maçı)

    (bkz: 12 aralık 2007 galatasaray istanbul büyüksehir belediyespor maçı) ve

    (bkz: 20 mayıs 2008 slovakya türkiye maçı)nda attığı goller görülebilir.

    (bkz: 25 ekim 2009 fenerbahçe galatasaray maçı)nda attığı gol için;

    http://www.youtube.com/watch?v=6cs_wnCC6Ws

    (bkz: 30 temmuz 2009 maccabi netanya galatasaray maçı)nda attığı gol için;

    http://www.youtube.com/watch?v=8Anbxmq9nUc

    sonuç olarak hakan balta savunmadaki yerli isimlerimiz arasında en "yabancı mentalitede" olanıdır. bu yüzdendir ki son haftalarda görüldüğü üzere premier ligde pişmiş tecrübeli ve teknik bir lucas neill ile en iyi anlaşabilen* ve frank rijkaard'ın istediklerini layıkıyla yerine getirebilen tek yerli savunma oyuncumuzdur. bir alman takımı olan hertha berlin altyapısından yetişmiş olması ve kulüp kariyeri boyunca birçok mevkide oynamış olması kendisini çok yönlü, top tekniği yüksek ve ayaklarına hakim bir futbolcu kılmaktadır. bunun dışında fazla sarı kart görmeyen, ayrıca kariyerinde hiç kırmızı kart görmemiş güvenilir ve istikrarlı bir futbolcudur. topu şişirmez, ayağa pas yapar, fazla hızlı olmamasına rağmen iyi marke eder ve adam adama mücadelede başarılıdır. kendisinin sigara kullandığına dair basında haberlerin çıktığı dönem ve ufak tefek sakatlıkları dışında düşük performans gösterdiğini de şahsen hatırlamıyorum.

    sözün özü hakan balta benim gözümde "gizli aslan"dır. oyun stili olarak ergün penbe'den kesitler sunar. süreklidir, soğukkanlıdır, temkinlidir, bireysel hatasına çok az rastlanır. tek dezavantajı ise defansif yönü kuvvetli olduğundan sol bek olarak oynadığı maçlarda hücuma yeterince katılmaması ve genel anlamda çok hızlı bir oyuncu olmamasıdır. bu yüzden kendisi galatasaray için ideal bir "modern stoper"dir. defansın belkemiği ve bu işin kitabını yazacak kadar tecrübeli olan bir lucas neill'in yanına en çok yakışan ve ona en iyi ayak uydurabilecek futbolcudur*. yaz transfer sezonunda takıma yedek bir sol bek alınırsa kendisinin uzun yıllar takımımızda kalmasına ek olarak en başta stoper olarak kalmasının taraftarıyım. gerektiğinde diğer mevkilerde de oynayabilecek olması rotasyon açısından da mükemmel olur. işte hakan balta da böyle faydalı bir futbolcudur gözümde...

    http://www.ligtv.com.tr/...5d_HakanBalta004.jpg *

    http://www.resimsec.net/...58/hakan-balta-2.jpg *

    http://www.biyografist.com/...an-balta-resim-1.jpg *

    http://www.tff.org.tr/...r/Hakan-Balta11B.jpg *
  • inanılmaz saygı duyduğum, gerçekten örnek bir adam.
    kaç yıldır galatasaray'ın ve milli takımın formasını giyiyor; ne badireler ne yeniçeri isyanlarının ne şikelerin ortasında kaldı, türk futbol tarihinin en civcivli dönemlerinde ateşin orta yerinde kaldı çoğu zaman ama şu adamın bir yamuk işin içinde olduğuna bir defa bile tanık olmadık. oldurtmadı. her zaman işini yapmaya çalıştı. ama başarılı oldu ama başarısız oldu. sadece arada bir tüttürmüşlüğü var ki o kadar kusur zidane'lardan zeynettin'de de vardı.
    güzel adam vesselam. umarım bir gün futbolu galatasaray'da bırakır ve hep güzel hatırlanır. umarım hiç bozmaz kendisini.
    ailesiyle birlikte mutlu ve huzurlu bir hayatı olur inşallah.
  • aktif futbol hayatına son verdiğini açıklamıştır: https://www.instagram.com/...e/?taken-by=hbalta22

    --- alıntı ---

    altı yaşında başladığım aktif futbol hayatıma bugün son veriyorum.oynadığım csv97,scsiemensstadt,reinickendorfer füchse,hertha bsc,vestel manisaspor,türk milli takımı ve galatasaray kulübüne sonsuz teşekkür ederim.hayatımın yaklaşık üçte birini geçirdiğim galatasaray’ın yeri tabiki apayrı. onbir senede burada kazandığım başarılardan ziyade benim için herzaman galatasaray formasının ağırlığını taşıyabilmek ve sizlere saha içinde ve dışındaki futbolcu kimliğimle örnek olabilmek hep önceliğim oldu. birlikte çalıstığım başkanlarıma, hocalarıma, takım arkadaşlarıma ve bütün kulüp çalışanlarına da herşey için minettarım. karşılıklı oynadığım arkadaşlara ve kulüplere de teşekkür ederim.bir hatamız olduysa da affola. en büyük teşekkürü aileme borçluyum. iyi günde kötü günde herzaman arkamdaydılar.desteklerini hiçbir zaman eksik etmediler.. ve gelelim sizlere...büyük galatasaray taraftarı. geldiğim ilk günden beri beni bağrına basan, destekleyen ve adımı her bağırdıklarında iyiki burdayım dedirten galatasaray taraftarı.geriye dönüp baktığımda tüm güzel anılarımda sizler varsınız.yarın sizlere stadta sadece galatasaray’ın futbolcusu hakan balta olarak veda edeceğim.biliyorumki hep bir arada olacağız.sizi çok seviyorum. hakkınızı helal edin...
    hakan kadir balta

    --- alıntı ---

    helal olsun. sen de helal et buz adam...
  • hakan balta klasiği :

    şimdi size hakan balta’yı anlatacağım. hani zamanında milli takım’da bile sol bek ümit özat oynarken manisa’da hakan balta var kardeşim, niye milli takıma alınmıyor denen hakan balta. hani galatasaray’da son iki sezon öncesine kadar çok iyi oynayan, son iki sezondur uyur-gezer gibi sahada gezinen hakan balta.

    ama direkt balta üzerinden değil de, daha önce başıma gelmiş bir saha mevzusu üzerinden anlatacağım. anlatacaklarımın hepsi %100 yaşanmıştır, isimler bile aynı.

    olay dikilitaş’ın 1992-93 sezonunda 3.ligde oynadığı ilk maçın sonrasındaki ilk idmanda gerçekleşiyor. sezonun ilk maçı oynanmış, anadolu hisarı’na 4-1 mağlup olunmuş. yer levent’teki çilekli tesisleri. takım maçları toprakta oynuyor ama idmanlar çim sahada, bu da ayrı bir yazı konusu belki. takımın hocası ayhan akbin, kaptanı kerem alışık.
    ayhan hoca her golü tek tek inceliyor. takım 4 yemiş ama sahada kahkahalar eksik olmuyor, hoca öyle bir karikatürize ediyor ki, o kadar olur.

    özellikle anlatacağım gol yediğimiz ilk gol. hakan balta’nın yaptıklarının birebir aynısı.

    http://2.bp.blogspot.com/...JSk/s1600/balta1.jpg

    ayhan hoca anlatıyor. “rakip orta sahadan topu taşıyor. bütün savunma doğru yerinde. zeki tuttuğu sağ açık’a bakıyor, tamam yerinde, zeki’nin kontrolünde. şeref’le ismail santraforu kucaklarına almışlar, özer, sol açığı kontrol ederek kademeye yanaşıyor. güzel !”
    http://4.bp.blogspot.com/...czc/s1600/balta2.jpg

    “rakip orta saha topu hafif sağına doğru sürüyor, kademe kayıyor ama herkes doğru yerde. zeki sağ açığa bakıyor, biraz ileri gelmiş ama zeki’nin kontrolünde, yerinde. güzel !”

    http://4.bp.blogspot.com/...buI/s1600/balta3.jpg

    “adam topu bu sefer ileri doğru taşıyor. kademe sıklaşmış, araya oynama ihtimali yok, özer, sol açığı kontrolü altında tutuyor. zeki’nin adamı sağ açığa biraz yanaşmış, adam zeki’nin göreceği yerde duruyor. zeki topa bakıyor, gözünün ucuyla da sağ açığı kesiyor. güzel. “

    http://1.bp.blogspot.com/...vk4/s1600/balta4.jpg

    “zeki topa bakarken rakip sağ açığına doğru pas atıyor. zeki bir bakıyor, sağ açık demin ki yerinde değil. zeki’nin önünde bomboş topla buluşuyor. ortayı kesiyor, santrafor altı pastan golü yapıyor.
    bütün bu olanlar bir an zeki’nin gözleri önünden film şeridi gibi geçiyor. “ulan bu şerefsiz sağ açık deminden beri yerinde durmuyor muydu, ne ara gitti lan.” “
    ayhan hocayla zeki arasında bu canlandırmadan sonra bir dialog başlıyor:
    - zeki sen sağ açık oynayan çocuğu tanıyor musun?
    - yok hoca tanımıyorum.
    - tanımazsın tabi, yüzünü bile göremedin ki (kahkahalar)
    - ya hoca !
    - yalan mı oğlum. ama ben tanıyorum o çocuğu.
    - eski öğrenciniz mi?
    - yok lan, onun annesini tanıyorum. kendi de annesi de şerefsizdir bunların. (hoca daha anneyle ilgili çok daha çarpıcı açıklamalar yaptı ama, yazamıycam şimdi)
    - …..
    - tabii oğlum, eğer öyle olmasa, ne güzel yerinde duruyordu, niye ileri çıksın ki (kahkahalar)

    zeki’nin olayını biz her maç hakan balta ile yaşamıyor muyuz? tamamen aynı, balta adamı kontrol ettiğini sanıyor, bir de bakıyorsun adam fırlamış gitmiş.

    özet geçersem : bu sağ açıkların hepsi şerefsiz.
  • çiçek gibi adam. yıllarca temiz bir kariyer yaptı galatasarayda. genelde hep vasat ve üzeri oynadı (rijkardlı sezon haric). hic çirkeflik yapmadı. kaç yıl hizmet etti. uçuk rakamlar kazanmadı.

    güzel hatırlayacağız kendisini. şimdi giderayak bu güzelliği bozmasın ama. gitsin güzelce göztepe ile falan anlaşsın. mis gibi oynasın izmirde işte. o olmazsa kasımpaşa. tadımızı kaçırma yakışıklı reis. güzel ayrılalım.
  • senelerce galatasaray'a hizmet etti. taraftar kendisini abartıp maldini güzellemeleri yaptığı son sözleşmesinde bile yıllık 1.250.000 euroya imza attı. son sene yatarak kazandığı 1.250.000 euroya rağmen fiyat performans açısından galatasaray'ın en faydalı oyuncularından biri olmuştur.

    keşke her oyuncu hakan balta gibi 1.250.000 euro civarında takım ortalamasının altındaki maaşa senelerce hizmet etse de son sene yatarak para kazansa. hakıma hiç bişey vermeyip çok daha fazla para kazanan tonla oyuncumuz oldu, işin acısı olacak da.

    yolu açık olsun. iyi topçuydu hakan ancak 1.5 sene önce fiziği artık benden bu kadar dedi.
  • oftaş'a attığı gol*, her derbide coşması, saracoğlu'nu dk. 84'te susturması* ve 2 senelik aranın ardından silkinip son kurşununu 2015'te atarak 4. yıldız sezonunda yaptığı katkısı unutulmaz. o sezondan sonra elbet iyice yaşı ilerleyen hakan'ın yerine daha genç, dinamik ve gelecek vaadeden stoperler ve bekler alınacaktı ve alındı. kısacası severek ayrılıyoruz diyebiliriz, görev verildiğinde katkısını elinden geldiğince veren ve yedek oturtulmaya ses etmeyen, takım içinde fitne çıkarma peşinde olmayan karakterli bir topçuydu. yolu açık olsun kaptanın.