• 1
    şu an için hayır. lakin gelecekte buna benzer bir yönetim şekli gerçekleşecek.

    bir duygun yarsuvat aforizması. bir başkan bu şekilde konuşuyorsa, artık taraftarın da yönetime katılması için sebepler oluşmuş. bu saatten sonra yavaş yavaş zemin de meydana gelecektir. yoksa taraftarlar, kulüplerine eskisi kadar maddi ve manevi destek olmayacaklar. akbile basacağı parayı takımına verip sıkıntı çeken öğrenci, futbolcunun eşine aldığı arabayı görünce neler hissediyor? her geçen gün daha iyi anlıyor, bu para babaları. değişimin gerektiği apaçık ortada.

    "bazen taraftarımızın yaptıkları bize pahalıya mâl oluyor. o yüzden çok üye yapılmasına karşıyım."

    devamında böyle söylemiş, beyimiz. taraftarın verdiği toplam zarar yanlış bir transferin verdiği zararın yanında devede kulak kalır. üye ile taraftar, hatta taraftar ile vandal arasındaki farkı anlayamayan adamın kulüp başkanımız olması ise çok daha büyük bir garabet.
  • 4
    az olsun benim olsuncu kafa yapısındaki insanlardan birisi tarafından söylenmiş sözdür. statta genel kurul yapmanın nesi garip? statta olursa olmuyor mu? hadi stada karşı alerjin olabilir o zaman kapalı spor salonları var. 10-15 bin kişilik. siyasi partiler genel kurullarını oralarda yapıyor. güzel bir organizasyonla çok düzenli genel kurullar yapılıyor.

    bir de şunu hatırlatalım 1 milyar tl'ye yaklaşan borcu taraftar mı yaptı yoksa yöneticileri mi? taraftarın yaptıklarını tasvip etmiyorum ama bir saha kapamanın bize olan zararı ne kadar? bir de pandev'in bize olan zararı ne kadar?
  • 5
    evet olarak cevaplanabilecek bir beyanat.

    yahu ezeli rakibin bas bas bagırıyor 1 milyon üye diye , adamlar stadyumda kongre yapacağız ulan diye etrafa racon kesiyorlar senin dediğin lafa bak. o kadar da okumuş etmiş insanlarsınız koskoca profesorsun yeditepe'de bu mu yani bakış açın ? elitizmden öleceksiniz yemin ediyorum.
  • 9
    liselilerin galatasaray'ın önünde nasıl bir engel olduğuna dair bir başka kanıt. bu açıklamaları gördükçe fikri hür vicdanı hür galatasaray taraftarının ilk kongreyi basarak kulübü 75 yaş üstü aristokratlardan sivil bir darbe ile kurtarması hayali daha çok canlanıyor gözümde. bu sivil darbede yer almaması gereken tek galatasaraylı topluluk ise ne fikri ne de vicdanı hür olmayan ultraslan'dır.
  • 10
    kongreleri galatasaray lisesi tevfik fikret salonunda fenerli beşiktaşlı monşerle yapıyorsun da galatasaraya iyi mi oluyor diye soruyla cevaplanabilen söylem.

    evet bir lisenin mezunlar derneği şeklinde kulübü yöneterek 20.yy'da futbol endüstrisi bu kadar gelişmemişken bazı başarılar yakalamak mümkündü, ama artık değil. bu konuda da artık uzun uzadıya yazmaktan yoruldum.

    galatasaray başkanının örtbas etmesi gereken gerçekleri ağzından kaçırdığı* laflar, ve aynı zamanda galatasaray gerçekleri.
  • 12
    yavaş yavaş kulübün bulunduğu bu darlıktan ancak taraftar sayesinde çıkabileceklerini anlayan dinazor söylemidir. ama gelgelelim biz yine kulübe alınmayacağız, çocukluk aşkımıza yine hizmet etmemize izin verilmeyecek. bunu geçmişte çokça tecrübe ettik biliyoruz.

    ne diyelim bokunuzda boğulun diyeceğimde orası galatasaray. sizin zihniyetiniz baya bi köhnemiş, boklanmış ama sıkıntı o. galatasaray lisesi'nden yetişen insanlar aydın olur, yenilikçi olur ama siz, bu kulübü ipotek altına alanlar, recep ivedik'in deyimiyle hangi mandıradan geldiniz cidden bilmiyoruz. tevfik fikret görse, o aydın halk adamı görseydi sizi suratınıza tükürürdü kesin.

    bu yanlıştan en kısa zamanda dönüp kulübü halka arz etmeniz dileğiyle sevgili ihtiyar-ül kadayıflar.
  • 14
    duygun yarsuvat hocanın aforizması. liselilerin yönetemedikleri aşkımızı sahiplenme söylemi. spor kulübü genel kurulu otellerde veya konferans salonlarında yapılırın türkçesi.

    bu ay başında fenerbahçe genel kurulu oldu. genel kurul şükrü saraçoğlu stadyumunda yapıldı. batıya açılan pencere yerine suyun karşı tarafı türk sporunda bence bir ilki başardı.

    genel kurulun otel veya seminer salonları yerine statta yapılması övülecek ve desteklenecek bir konu iken fenerbahçe genel kurulunda konuşan üyelerin hitabet yeteneği, söylem biçimleri ve konuşma içerikleri sebebiyle bu durum galatasaray taraftarınca eleştiri konusu yapıldı ve galatasaray genel kurul üye profili övüldü.

    yani taraftarın olduğu yer taraftarca eleştirilirken taraftarın alınmadığı yer taraftarca övüldü. okullarda bize hitabet dersleri verilmediği ve eğitim sistemimizin de iyi olmadığı gerçeği düşünüldüğünde hitabet becerimizin memleket olarak düşük olduğu bir gerçek. ancak iyi eğitimli ali koç da iyi bir konuşma yapamadı.

    aynı şekilde galatasaray lisesi mezunu eski başkanımız dursun özbek'in konuşma, eğlenme veya yaşam biçimine bakın seviye fenerbahçe genel kurulunda konuşma yapan üyelerden çok da farklı değildir.

    özet olarak taraftarın taraftarca beğenilmemesi gibi oturduğun dalı kesen söylemlere destek olmamaya gayret gösterelim. 8.000 civarında değil 80.000 kişinin katılacağı bir genel kurulu yaparak taraftarı ile kenetlenmiş bir camia olmayı hedef seçelim. aksi halde iki ileri bir geri gider, bu kadar büyük potansiyel sadece iyi yönetilemediği, organize edilip, planlanamadığı için gerçekte olması gerekenin 30 basamak gerisinde kalırız.