• 1
    herkesin ıslıklanmasına ben de karşıyım ancak göz göre göre takımın anasını ağlatan, takım içi abicilik yapan, takımın bilerek gol yemesini ve teknik direktörün ipini çekmeye çalışan futbolcuların protesto edilmesini garip karşılamam. hatta bir sürü yabancı futbolcu ve teknik direktör harcamış adamlar için geç bile kalındı diyebilirim.
    (bkz: lincoln) (bkz: elano) (bkz: santos) (bkz: keita) (bkz: kalli) (bkz: skibbe)(bkz: rijkaard)(bkz: gerets)(bkz: jo) bunların hepsi çok mu kötüydü, hepsi mi hatalıydı..
    elbette ki bu işte en büyük hata futbolu yönetemeyen yönetimin(!) ancak buna çanak tutan bazı futbolcuları(!) görmemezlikten gelemiyor artık taraftar
  • 5
    üç büyüklerin taraftarlarının kötü yanları açısından bizim payımıza düşendir. fenerliler kötü bir durumda hakemlere kötü tezahürat yapıyorlarken beşiktaşlılar başkanlarına, biz galatasaraylılar da oyuncularımıza yapıyoruz. tabiiki arada istisnalar da oluyor ama demem o ki biz oyuncuyu organize ıslıklıyoruz. hatta oyuncuya özel tezahürat hazırlıyoruz.*
  • 7
    nadir olsa da benim de katıldığım harekettir. nadir diyorum çünkü aslında bu harekete karşıyım. islıklanan oyuncuların yine de sahada bizi temsil ettiğini, kötü olan performanslarının ıslıkla beraber daha da kötü olduğunu düşünmekteyim. yani aslında bu yaptığımız onlara, dolayısıyla tüm takıma ve bizlere cezadır. gerçi benim de kendimi tutamayıp tükürükler saça saça allah belanı versin kıvamında bağarışlarım olmuştur..
  • 8
    sadece ıslıklanan oyuncuya mesaj değildir. ıslıklanmayana da mesajdır. yarın kötü performansa gösterirsen, istediğimizi yapamazsan senin de başına gelecek budur, bunu kafana yaz mesajı.

    bunu takıma korumak için yaptığınızı söylüyorsanız yanlış yoldasınız demektir. armaya formaya sahip çıktığınız yok çünkü, üzgünüm *. sizin 90 dakikalık maç içide yaptığınız -kendinizce haklı olduğunuz(!)- tepkinin etkilerini toparlamak için teknik direktör ve yardımcıları, futbolcular ve belki de yöneticiler ekstra mesaiye gireceklerdir.
    neden: senin göz zevkin için.
    taraftar olmak kulübe sahip olmak değildir. kulübün sahibi taraftardır romantizminden çıkarsanız takım için de daha iyi olur. taraftarın yapması gereken şey rakibi ıslıklamayı öğrenmesidir.
    18 mart 2011 galatasaray fenerbahçe maçı * ve 2011 tbl final serisindeki seyirci biraz olsun umut vermişti ama daha olmamış sanırım.

    *milli maçta yapılınca daha da fiyakalı oluyor, valla bak (!).

    *
  • 10
    şimdiye kadar hiç bir futbolcumuzu ıslıklamadım önce onu bi belirteyim.

    şöyle biraz geriye dönüp bakalım.
    sene 2000 tarih 17 mayıs.
    yer: kopenhag parken stadı.

    herkes bu maçın arsenal'in kazanacağını söylüyordu.
    henry,overmars,vieira, gibi futbolcuların oynadığı bir takımdı arsenal.

    ama bizim hakan'ımız,arif'imiz,hagi'miz,okan'ımız,bülent'imiz ve daha bir çok aslanımız vardı.
    o takım karakterli bir takım olduğunu herkese her zaman göstermiştir.
    birine faul yapıldığı zaman hepsi birlikte giderlerdi hakeme ve faulu yapan rakibe.
    gösterirlerdi herkese bir aile olduklarını. taraftarı ile bütünleşmiş arkasına milyonları almış bir takım olmuşlardı artık.

    hangimiz unuturuz ki bu fotoğrafı? : http://galeri.uludagsozluk.com/...lent-korkmaz-120423/

    takım için arma için savaşmanın ne olduğunu göstermişlerdi o gün hepimize.
    şimdi öyle bir takımı gördükten sonra laubali laubali oynayan. sırf para için oynayan armanın, takımın, taraftarın kendisinin umrunda bile olmayan bir futbolcuyu ıslıklama hakkı vardır bu taraftarın.

    hep diyoruz (bkz: mevzubahis galatasaray ise gerisi teferruattır)
  • 13
    islıklanması gereken ıslıklanır. top oynasınlar. adamların tek yapması gereken bu. taraftarın bir sürü derdi tasası var. islıklamayın diyenler muhtemelen para içinde yüzüyordur.
    ben ıslıklayacağım. top oynamayanı görürsem kralı gelse beni bundan alıkoyamaz.

    edit. top oynayan adamları ofiste vs mobbinge maruz kalan adamlarla nasıl kıyaslıyorsunuz anlamıyorum.
    futbolcu bunlar ya futbolcu! senin hobini iş diye yapan çoğu tembel insanlar topluluğu.
  • 14
    oyun "esnasında" yapılmasına karşıyım; ancak oyuncu "oyundan alınırken kenara yöneldiği sırada" yapılmasında -ki bu da maksimum 15-20 saniyedir- bir sakınca görmüyorum (2 nisan 2019 galatasaray yeni malatyaspor maçındaki uygulama zamanlama açısından başarılıydı). aksine bunun oyuncuya fayda getireceğine inanıyorum. akıllı olan topçu bunu, "taraftar ben oyundayken arkamda durdu ama şu anki tepkilerini dikkate almalıyım" olarak yorumlar.

    çalışan romantizmi kasmak istemiyorum fakat cidden, insanlar işlerinde ne mobbing'lerle karşı karşıya kalıyorlar. müşterilerin arasında kişiliği ayaklar altına alınırcasına aşağılanan garsonundan tutun da, şirket toplantısında çalışma arkadaşlarının önünde müdürünün ağır hakaretlerine maruz kalan babalara kadar. yerinde ıslığın günahı olmasa gerek.
  • 15
    küfür olmadan, şiddet olmadan, madde fırlatmadan insanlar tepkilerini başka nasıl gösterebilir? bu ıslıklar zaten zart diye ikinci günde değil, belli bir başarısızlık ritmi üzerine yapılıyor. gerçi tarık çamdal denen organizma için bile bu ıslık duyarı kasılmıştı, fazla üstünde durmaya gerek yok.
  • 16
    futbol eğlence amaçlı yapılan bir etkinlik olduğuna göre ilgili profesyonellerin yetersizliği eleştiriye açıktır eğer uzun süreli ise oyun oynanırken bile ıslıklanması gayet doğaldır. pazar günü madrid evinde küme düşmesi muhtemel rakibine karşı oynarken ıslıklandı.

    beğenmiyorsanız alın kombinenizi organize olarak, bu işi para karşılığı yapanlar ile birlikte doldurun tribünü. çoğunluğu sağlarsanız zaten korkudan da olsa insanlar size uyar ve tepki göstermez. böylece milyonlar kazanıp rahatça takılan oyuncuların / teknik ekibin konfor alanını genişletmiş olursunuz.

    edit: yazım yanlışı
  • 17
    eğer maddi menfaatine ise ıslıklaması gereken topluluk.
    ama yok maddi değil manevi menfaat varsa akan oyunda değil, girerken çıkarken ıslıklaması gerektiği taraftarıyım.
    şimdi sen bir iş yerinde çalışıyorsun, mesai arkadaşın kötü performans gösteriyor diye sürekli onu baskı altında tutuyorlar. bu durumda sen iki farklı şekilde tepki gösterirsin. ya zaten bana karışan yok diye kendi performansını rölantiye alırsın ya da mesai arkadaşını düşündüğün için aynısı benim de başıma gelebilir diye psikolojin bozulur. ikisinde de sonuç kötü.
    bu oyun esnasında ıslıklama işi diğer oyuncuları da bozacaktır.
    acilen değişmesi gereken ve sonradan kazanılmış absürt bir kültürdür. önceden bu kadar değildi.
    ben taraftarım o da top oynayacak yoksa ıslıklarım mantığı, bir ticaret yapmaya başladığında parasını veriyorum görevini yerine getireceksin diyerek yobazlaşan ve kibarlık nasibini almamış kişinin mantığı ile aynı kafa yapısına sahip oluyorsun. ki ben bu olaya sonuna kadar karşıyım.
  • 19
    18-19 sezonu başından beri toplam 1,5 maçta top oynamış takımın ıslıklanması durumu. hatta yaklaşık 1.5 yıldır toplamda 5 maç bile oynamış desek abartı olabilir.

    bir kısım romantik, herkesin kendileri gibi konsatrasyon tag'larıyla falan kolayca gaza geleceğini sanıyor herhalde. millet bir 90dk stres atmaya stada gitmiş. pozisyonsuz maç bitiyor. taraftar ıslıklamışmış. ya hadi oradan!

    taraftarı eleştireceğinize gidin de yeni bir bahane bulun, haftasonu maç var. tek bir kişi hariç kime faturayı çıkaracağınızı düşünün.

    bir ara 2 büyük rakibin de geride kaldığı (birisi küme düşme potasında) bir sezonda taraftarsız bir takımın oynadığı topun yarısını bile oynayamadan neden şampiyonluğu kaybettik diye düşünürsünüz belki. sanki premier lig'de 6 tane deve dişi gibi takımla çekişiyoruz anasını satayım! akhisar'a 2 kupa hediye edip bir maçta da fark yemişiz ama bahaneler hala hakem, transfer, bilmem ne...

    3 haftalık boşluk bana ilaç gibi geldi şahsen. dün de maça ara sıra salona gelip baktım. bu takıma bu kadarı bile fazla. yemişim #qonsantrasyon falan.
  • 20
    fazla duygusaliz bu konuda, para veriyorsun hafta ici bilmem ne isinden cikip stada gitmek zaten ayri cile. zaten cebinde para yok, zaten durumlar malum bizim locamiz vipimiz yok. adam kazanacak senede milyon euro (doviz lobisinden ben; 6 kusur tl kur hesabi) bekledigin bir durum az biraz mucadele belki 2 guzel hareket 2 guzel pas.

    bunu yapamiyor, yapmiyor beceremiyor oyle ki o futbolcu gotunu kaldiramiyor sonra taraftar elestirecek, taraftar ne yapacak barca gibi mendil mi sallayalim ? canaydina salladik ta ne oldu zamaninda, baskan cikip demedi mi zamaninda galatasaray taraftari ne guzel protesto ediyor diye. boyle bir dunya yok, hak edeni galatasaray taraftari bas taci yapar, ama onu hak edeceksin. senelerdir tonlarca para harcaniyor beklenen performansin 10% bile yok orta da.

    taraftar ne yaparsa hakkidir,haklidir ! benim o an ki elestiri yontemim sadece islik sahaya dalip futbolcuyu mu dovelim yani bunu mu istiyorlar bazilari ?

    edit: pardon bir kisim beni seni taraftari musteri olarak goruyor ya, bende tuketici haklarimi savunmaya calisiyorum.
  • 22
    insanların tepki hakkının hayata geçmiş halidir. ancak şimdiye kadar takımımıza bir fayda sağladığını hiç görmedim. tarık çamdal gibi adamların ıslıklanmasından bahsetmiyorum. latovlevici ya da emre taşdemir gibi elinden geleni yapmaya çalışan ama başaramayan, üstüne tribün tepkileri ile daha da saçmalayan oyuncular için mantıksız buluyorum bu tepkileri. şimdiye kadar hiç bir oyuncuyu ıslıklamadım. tarık çamdal'ı bile. çünkü o anda galatasaray için mücadele ediyorlar ve galatasaray için mücadele eden birini maç esnasında moral olarak negatif etkilemek bana yanlış geliyor. mesela en güzel tepki neydi biliyor musunuz? şampiyonluk kutlamasında tarık çamdal'ın ıslıklanması. işte tepki olacaksa oyuncuya böyle anlarda ve ortamlarda olmalı. oyun esnasında değil. ayrıca bunun ne kadar bir hak olduğunu düşünsem de galatasaray futbol takımına zarar veren bu tepkinin dolaylı olarak benim hakkımı gasp ettiğini iddia etsem çok mu abartmış olurum? sonuçta ben galatasaray kazansın iyi olsun istiyorum, yanımdaki adam oyuncularımızı ıslıklayarak bana göre bu isteğime zarar veriyor. sorsan o da biz iyi olalım diye yapıyordur ama bunun elle tutulur hiç bir kanıtı yok. tam tersine hata yapan oyuncunun alkışlandığı ve desteklendiği ortamlarda performansının arttığı ise bir gerçek. inatla bu ıslaklama olayına girmek bana şımarıklık gibi geliyor. ben bunu beğenmedim bu gitsin, başkası gelsin şımarıklığı olarak yorumluyorum.
  • 23
    saçmalıktan başka bir şey değil. ne işe yaradığı hakkında hiçbir fikrim yok. islıklanan futbolcu bir anda iyi oynamaya mı başlıyor? performansı hemen düzeliyor mu? tam tersi moral olarak çöküp kaybolup gidiyor. geçen sene latovlevici takımda başka sol bek yokken ıslıklandı. ayakları titredi her top ayağına geldiğinde. sol taraf işlemez oldu.

    tarık çamdal gibi gayret göstermeyen, çalışmayan futbolcular ıslıklanır bu normal. ama işini yapmaya çalışıp performans gösteremeyen futbolcuyu ıslıklamak bir boka yaramaz hatta galatasaray'ın zararınadır.
  • 24
    taraftarlık ile alakası olmayan olaydır. takım isterse küme düşmemeye oynasın o stadyum her zaman tamamen dolmalıdır. şu güzelim futbol kültürünü bir türlü edinemedik. ingiltere ve almanya bu konuda inanılmaz aşmış ülkeler. adamlar haftasonu aktivitesi olarak görüyorlar ve takımları ne durumda olursa olsun o stadı tıka basa dolduruyorlar. iyi gün taraftarlığı diye birşey yoktur çünkü o zaten taraftarlık değildir.
  • 25
    yaşanmaması gereken fakat neden bilmesem de sürekli yaşadığımız illet. bana göre bir oyuncunun ıslıklanmasının tek mantıklı açıklaması takımı alenen sabote etmesine verilen tepki olmalıdır. bu sabotaj işini bana göre en çok tarık çamdal yapmıştır ki o bile bu işi sahada değil futbolun finansal departmanında(bıkmadan ve usanmadan) icra etmiştir. seversiniz sevmezsiniz bilemem fakat hasan şaş, selçuk inan ve hatta sabri sarıoğlu gibi oyuncuların ıslıklandıklarına şahit olmak benim içimi acıtıyor. tribündeydim hala unutamıyorum hasan şaş futbol hayatının son sezonunda ailton'dan hallice bir göbekle uzun bir sakatlığın ardından sahaya sürülmüştü, elinden geleni yapmasına rağmen top oynayacak hali yoktu, ıslıklandı. selçuk, takımın iki sezon şampiyon olmasını takip eden ilk sezonda fenerbahçe maçı ve onun öncesinde ıslıklanmıştı. sabri'ye yapılanları zaten saymak bile istemiyorum. sabri için bir parantez açmak gerekirse, bu kadar can-ı gönülden oynayan ve kanının son damlasına kadar sahada her şeyini veren bir oyuncu nasıl bu kadar tepki görebilir idrak edemiyorum. ulan tamam biliyorum adam bir eboue ya da iyi bir mariano kalitesinde değildi ama asla ve asla bir tarık çamdal da olmadı.

    tarık çamdal'ın bile ıslıklanmasını tasvip etmesem de illallah ettiren sebepler yüzünden anlayışla karşılayabilirim. lakin yine de bu tip hareketler galatasaray tribünlerine yakışmıyor. gerçi hasan şaş'ı selçuk'u ve sabri'yi ıslıklayan o tribünler diagne'yi de belhanda'yı da ıslıklar, normaldir. yanlış anlaşılmasın bu oyuncuların hepsi eleştiriyi hak eden oyunculardır gerektiğinde tepki de koyulmalıdır. fakat şu ana kadar ıslıklama ve yuhalamanın skora, kulübe, oyunculara veya hocaya hiçbir katkısı olmadı, bundan sonra da zerre katkısı olacağını düşünmüyorum.