• 1
    --- alıntı ---

    geçen sene florya’da ne yediriyorlar ki galatasaray’a tekrar gelmek için adamlar depresyona giriyor diyen şahıs şimdi de peynir ekmek yedirildiğini söylemiş demekki galatasaray da oynamak için peynir ekmek yemeye razı olan insanlarda var senin gibi 3 kuruşa satacak olanlar da !!

    --- alıntı ---

    https://twitter.com/...139485273038849?s=21
  • 2
    bu sezon* ilk 7 hafta itibariyle mustafa cengiz yönetimini, fatih terim'i ve birçok oyuncuyu eleştiren ama maalesef ki en önemli konuyu atlayan taraftardır. nedir bu en önemli konu?

    fenerbahçe'nin el birliğiyle raydan çıkmasıdır.

    bundan birkaç sene önce eski fenerbahçe asbaşkanı, yeninin ise tff başkanı nihat özdemir: "kim olursa olsun harcama limiti konusunda asla taviz vermeyeceğiz" şeklinde bir açıklama yapmıştı. tarihler 4 ağustos 2020'yi gösterirken, tff 2020-2021 sezonunun harcama limitlerini açıklamıştı. https://www.tff.org/...687&ftxtID=33547

    fenerbahçe'nin %15 sapma payıyla birlikte maksimum 177 milyon 573 bin tl'lik bir harcama yapması gerekliydi. bu açıklamadan sonra her yerde kıyamet koptu. ali koç çıktı tehdit etti, siteden açıklama yaptılar, yayıncı kuruluş laf etti, bazı taraftarlar bugün bana yarın sana kafasıyla hareket edip yaygaraya ortak oldu falan filan derken fenerbahçe birkaç tane transfer yaptı. yahu bunlar harcama limitine takılmışlar, hatta fenerbahçe, sözleşmesi devam eden oyuncularının giderlerinin 154 milyon tl'nin çok çok üzerinde olduğunu açıklamış, bu yüzden transferlerine lisans vermezler dedik ama nerdeee.
    https://www.fenerbahce.org/...%20%C3%BCzerindedir.

    bankalar birliği ile anlaşma gibi içeriği henüz bilinmeyen haberler medya'ya düştü ve fenerbahçe yaptığı transferlere lisans çıkardığı gibi, sonrasında 9, toplamda da 16 transfer yaparak adeta herkese masa başı dersi verdi. roma'da yıllık 3.5 milyon euro alan perotti transfer edildi ve medya'ya göre yılda sadece maksimum 1.6 milyon euro alacak. aynı medya, omar transferinde menajere verilen paranın peşine düşmüştü. fenerbahçe'nin kuralları çiğneye çiğneye yaptığı 16 transferin peşine kimse düşmedi. hatta o kadar alçaldılar ki, kasımpaşa en önemli oyuncusunu fenere beleşe verirken ayakta alkışladılar.

    çakallıklarla geçen dönemden sonra ligler başladı ve hile hurda devam etti. 11 eylül 2020 çaykur rizespor fenerbahçe maçında fener lehine 2 penaltı verildi. fener lehine 2 penaltı veren hakem, son yönettiği fener maçında fener lehine 3 penaltı veren arda kardeşlerdi. maç 1-1 ilerlerken, dakikalar 86'yı gösterdiğinde 2. penaltı verildi ve fenerbahçe sahadan 2-1'lik galibiyetle ayrıldı. fenerbahçe'ye verilen 2. penaltı'nın penaltıyla uzaktan yakından alakası olmadığını herkes gördü ama kimse doğru dürüst konuşamadı.

    ilk hafta fener lehine 2 penaltı verildi ve ikinci haftaya geçildi. 21 eylül 2020 fenerbahçe hatayspor maçında bu sefer hatayspor'a tam 2 tane kırmızı kart verildi. maç 0-0 bitti.

    2 kasım 2020 antalyaspor fenerbahçe maçında antalyaspor'a haksız bir kırmızı kart verildi. hiçbir art niyet yokken yapılan bu faule kırmızı kart vermek saçmalığın daniskasıdır. keşke bununla sınırla kalsaydı ama 83. dakikada fener lehine bir penaltı verildi ve görev başarıyla tamamlandı.

    fener'in göztepe ve trabzonspor ile oynadıkları maçlardaki hataları konuşmuyorum bile. hani o maçlar hariç, sadece yukarıdaki maçları hesaba katarak şu yargıyı çıkarmak yanlış olmaz: fenerbahçe, hakemler sayesinde 4 puan kazandı. bu da topladığı puanların %20'sinden fazla demek.

    galatasaray futbol takımı olarak kötü bir oyun ortaya koyduğumuzu söylemek yalan olmaz. gerçekten çok kötü top oynuyoruz ve bunun yanına yönetim-terim krizi eklenince tek bir noktaya odaklandık ve ezeli rakibimiz lehine yapılan hataları hep arka planda bıraktık. yahu 20 eylül 2020 istanbul başakşehir galatasaray maçında ceza sahası içerisinde demba ba iki eliyle de topa temas etmiş ve haklı olarak net bir penaltı kazanmıştık. maç sonunda bu kadar bariz bir penaltıyı bile kabullenemeyen bir kesim vardı. hatta o kadar ki "oyun kuralları penaltı diyor ama ben penaltı vermem." diyen şeytanlar bile oldu. fb trolleri bu net penaltıyı bile günlerce konuştu durdu. bakın bunlar haklı olarak kazandığımız bir penaltıda bile kıyameti koparabiliyor ama bizler ise fenerbahçe'nin bu kadar çok kollanmasına bırakın ses çıkarmayı, ses keser olduk. fenerbahçe iyi oynuyor olabilir, pozisyon buluyor olabilir ama bu lehlerine hata yapılacağı anlamına gelmiyor. susmayacaksın arkadaşım, çatır çatır konuşacaksın.

    fenerbahçe'nin tüm bunların yanında, mağazalarında anadolu takımlarının formalarını satışa çıkarması zaten ayrı bir skandaldır ama bu da unutuldu gitti.

    fatih terim'i en çok eleştirenlerden biriyimdir, yönetimi transfer anlamında veya diğer konularda eleştirmekten hiç kaçınmadım ama bazen takımı da rahat bırakmakta fayda var çünkü tüm gözlerimizi takımımıza çevirdiğimiz zaman arkamızdan dolaplar çevriliyor ve bizde bunları göremiyoruz. halbuki takımımızı birazcık rahat bırakıp, arkamızdan dönen dolaplara odaklanırsak, baskıyı takımımıza değil, rakibimize yapmış oluruz.

    ha bide şu var; milyonların seyrettiği bir televizyon kanalında tarafsız olması gereken bir adamın bile "taraflıyım" dediği ve sürekli yalan yanlış yorumlarla kamuoyunu etkilediği yerde, taraftarlarımızın objektifliği(!) bırakması, en azından bu süreçte takımımıza fayda sağlayacaktır. bu devirde orta da kalırsan, sağındaki ve solundakine yem olursun. ülkemizin efendilik ve doğruluk gibi kavramları terk etmesinin üzerinden yıllar geçti.
  • 12
    https://twitter.com/.../1352905591782572032

    aramızda nadiren de olsa böyleleri var. en büyük gücümüz bu insanlara prim vermemek. galatasaray vs fenerbahçe vs beşiktaş kıyaslamasını rahatlıkla bu arkadaşa verilen prim vs ahmet ercanlar gibilere verilen prim vs turgay demir gibilere verilen prim şeklinde yapabiliriz.

    taraftar profilinin aklı başındalığı açısından arada devasa bir fark olduğu açıkça görülüyor. bu arkadaş fenerbahçeli ya da beşiktaşlı olsa eminim ki kanaat önderi olurdu.

    iyi ki galatasaraylıyım.
  • 14
    türkiye'de sayısal olarak açık ara en kalabalık taraftar. ama buna rağmen korkusuzca bu camianın elinden araya siyasiler sokularak futbolcu alınıyor.

    takımın başında gerçek bir yönetici olsa, çıkıp bu çarpık ilişkileri taraftarın önünde çatır çatır anlatsa bak bakalım o siyasi konjonktür ve aradaki köprü görevi gören sünepeler 2. kez buna cesaret edebiliyor mu. 25 milyon taraftarı olan bir camiayı karşılarına alıp, rakibine sırt verme işini bu kadar pervasızca yapabiliyor mu.

    https://gss.gs/6hg.jpg

    bu ülkede galatasaray'a gitmek isteyen, hatta kulübü vermeyince burada olan sözleşmemi bitireceğim o zaman diye rest çektiğine dair twitter'dan açıklama yapan vedat muriqi araya belli kişilerin girmesiyle o açıklamasından 3 gün sonra fenerbahçe'ye imza attı. kimse de ne oluyor demedi.

    aynı pespayelik şuan irfan can kahveci için yapılıyor. galatasaray neredeyse 25 gündür başakşehir ile temas halindeyken, işi belli bir aşamaya getirmişken yukarıdaki fotoğrafta vedat muriç'in yanında oturanlardan biri dün çıkıp irfan marsilya'ya gider bence, yoksa da %20 fener, %20 galatasaray olur diye açıklama yapıyor. birkaç gün önce de mesut sevdiği büyükleri olduğu için türkiye'ye geldi demişti.* bakın ben size garantisini veriyorum ; irfan can kahveci marsilya'ya gitmeyecek :)

    transferle 1 aydır galatasaray ilgileniyorken, bugüne kadar fenerbahçe'nin adı dahi geçmiyorken yavaş yavaş işin içine sokuşturma seansları başladı. dün %20 olan fenerbahçe'ye gitme şansı yarın %50 olur. sonra da karar aşamasında bir bakmışsınız aynı hatırlı kişiler devreye girmiş.

    mesele burada irfan can kahveci değil. irfan'dan daha iyi 100 tane futbolcu bulursun. mesele birilerinin aralarında çıkar ilişkilerine dayanarak sistematik olarak, ellerinden geldiği kadarıyla galatasaray'ın saha dışı ve saha içinde güçlenmesini önlemek. yurt dışından transfer yaparken bunu yapma şansları olmuyor. ama gidip rizespor'den, başakşehir'den futbolcu alırken o "ellerinden geldiği kadarıyla" olan kısma takılıyorsun.

    bunu engellemenin en kolay ve temiz yolu bir yöneticinin çıkıp basın önünde siz hayırdır, sırtınızı nereye dayıyorsunuz demesi. ama maalesef onu yapacak adamlar beyaz sayfa açmakla meşgul.

    galatasaray taraftarı ;

    (bkz: daha güçlü bir fenerbahçe için sen de var mısın ?)
  • 16
    https://twitter.com/.../1355588725900775425

    aralarında hedef 38 yazıp istemeden de olsa rakiplere çalışan bir grup da vardır. bunlara prim vermememiz, gördüğümüz yerde uyarmamız gerekiyor. kendi taraftarımız bizi şampiyonluk sayısında 3. yapmaya azmediyor. bu kadar iş bilmezlik olmaz. sözlük adabı müsaade etse daha da ağır konuşacağım. hedefimiz 38 falan değil, 23. fener'in hedefi de 20. o kadar.
  • 18
    https://twitter.com/.../1360638561331118081
    https://twitter.com/.../1360649871049568260

    13 şubat 2021 fatih karagümrük fenerbahçe maçı sonrası büyük bir sınavdan geçecek olan taraftar grubu. bu sınavın içeriği maçta fenerbahçe'nin faulle attığı 2. gol ve fatih karagümrük'ün 90+'da verilmeyen penaltısına binaen ortalığı yıkıp yıkmayacağı şeklinde. taraftarımız eğer şampiyonluğu istiyorsa, hatta şampiyonluk bir kenara adil bir lig izlemek istiyorsa bu 2 hatayı (kasıtı) gündemden düşürmemeli, ortalığı ayağa kaldırmalı. bunları da yapamıyorsa kimse kusura bakmasın, "biz şöyle destek veriyoruz, böyle arka çıkıyoruz" demesin kimse. bugünden sonra bile sesini çıkarmamak takımı ve hocayı tamamen yalnız bırakmak demektir.
  • 21
    https://eksisozluk.com/entry/120579204

    --- alıntı ---

    yıllarca ısrarla belirttiğim şeyleri tek bir entryde özetlemiş arkadaş. evet gs taraftarının "arşivcilik" yönü zayıftır. yani kendi aleyhine veya rakipleri lehine olan skandal hakem yönetimlerine yalnızca maçların oynandığı hafta tepki gösterir ama kısa süre içinde unutur. hele bir sonraki sezon başladığı anda tamamen hafızalarından silinmiştir. hiçbir hakem skandalını kayıt altına almaz, arşivlemez. mesela sergen'in frikiğinin elle kesildiği vanspor-beşiktaş maçından 1 hafta önce oynanan galatasaray-vanspor maçında aynı vansporlu futbolcu hagi'nin frikiğini de ceza alanında elle kesmiştir ama bugün sadece beşiktaş'ınki akıllarda kalmıştır, diğerini kimse hatırlamaz. bugün fenerbahçeliler 10 küsür sene önce roberto carlos aleyhine verilen bir penaltıyı bile bazı maçlardan sonra gündeme getirebilirken gs'lılar bunu yapamamaktadır, ellerinde çok daha fazla malzeme olmasına rağmen. rakiplerin "kayıt altına alma ve yıllar geçse de unutturmama" stratejisi sayesinde galatasaray aleyhine daha rahat algı çalışmaları yapılırken balık hafızalı gs taraftarı bu manipülasyonlara karşı sırf bu yüzden karşı argüman sunmakta zorlanmaktadır. mesela gs'ın çok kollandığı (!) söylenen 90'lı yıllarda sırf mustafa çulcu ve muhittin boşat'ın yönettiği derbilerden ciltler dolusu kitap yazılır, belgeseli çekilir.

    --- alıntı ---

    ekşi sözlük'te bir renktaşımızın hakkında harika tespitler yaptığı taraftar grubumuz. en can alıcı cümle ise;

    "rakiplerin "kayıt altına alma ve yıllar geçse de unutturmama" stratejisi sayesinde galatasaray aleyhine daha rahat algı çalışmaları yapılırken balık hafızalı gs taraftarı bu manipülasyonlara karşı sırf bu yüzden karşı argüman sunmakta zorlanmaktadır."

    cümlesi. defaatle söylediğim bir savı başka bir renktaşımdan duymak beni çok mutlu etti. arkadaşın entry'sinde verdiği örneklerin 10 katını sırf süper lig 2020-2021 sezonu için bile çıkarabilirim ama buna gerek duymuyorum. nasıl olsa hiçbir işe yaramıyor.

    "biz bu işlere girmediğimiz için başarılıyız, biz bu yüzden diğerlerinden farklıyız" diyen renktaşlarımı da allah'a havale ediyorum. bu sebepten dolayı başarılı değiliz, 1984'te jupp derwall ile başlattığımız hamle sayesinde 2002'ye kadar çok başarılıydık, sonrasındaysa 1-2 mucize sayesinde ve fatih terim var diye başarılıyız. yarın bir gün fatih terim gittiğinde 2003-2011 ve 2013-2017 arası halimize dönmemiz işten bile değil.

    ve bu işlere girmeye zahmet etmediğinden dolayı sahip olabileceğimiz başarının ve yaratabileceğimiz dominasyonun yarısını bile yaratamadık.

    bu yüzden süper lig 2020-2021 sezonu'nda şampiyon beşiktaş veya fenerbahçe olacak olursa lig temiz olacak, şampiyon galatasaray olursa lig şikeli ilan edilecek.

    bu yüzden ülkede spora dair söz sahibi olan 1 tane galatasaraylı kalmadı. çünkü 30 milyon galatasaray taraftarının neredeyse hiçbiri çıkıp da takımının hakkını savunmuyor, takımının tarihini öğrenmiyor, geçmişte ne badireler atlatmışız, neler yaşamışız, ne haklarımız gasp edilmiş, hakkımızda ne galiz iddialar atılmış bilmiyor, takımı hakkında zerre farkındalığa sahip değil. hatta bazıları takımının hakkını savunana saldırıyor ki öyle galatasaraylıya bu konjönktür müstehak.

    sonuç olarak, ideal bir futbol ortamı görmek istiyorsak önce taraftarımız kendine bir çeki düzen vermeli. ülkenin %35'ini oluşturan bir grubun bu kadar etkisiz kalması ciddi bir başarısızlık, hatta kusura bakmayın akılsızlık. türkiye'nin futbol ikliminde taraftarlık maalesef stada gidip destek vermekle bitmiyor. takımımızın hakkını sonuna kadar savunmamız gerekiyor. bunu yapmamak ülke futbolunun 1925-1985 arasına dönmesine göz yummak demektir ki o 60 senelik karanlık dönemde aldığımız kupa sayısı ortada.
  • 23
    aralarında olmaktan gurur duyduğum, galatasaray’ın asıl sahibi.

    bize düşen matematiksel olarak şansımız kalmayana kadar destek olmak. normal bir süreçten geçiyor olsaydık ilk eleştirilecek olan oynadığımız futbol olurdu fakat malumunuz çok kirli bir düzen var ve kime nasıl hizmet ettiği de apaçık ortada.

    dolayısıyla, “biz şampiyon olamayız, bjk maçlarını kazansın” gibi bir görüşü kendi adıma benimseyemiyorum. evet, ben de istemiyorum fb’nin şampiyon olmasını. bazen sinirimizden, bazen kötü futboldan kaynaklı olarak fazla sitemkar davranıyoruz. unutmayalım, şampiyon olma şansımız hala var ve bjk ile içeride maçımız var.

    bjk çok iyiyse gelip bizi tt arena’da yenip öyle şampiyon olur.

    (bkz: super lig 2020 2021 sezonu)
  • 24
    özellikle sosyal medyada gördüğüm kadarıyla bir çoğunun iq seviyesinin yerlerde olduğu topluluk, bir çoğu hiç bir vasfı olmamasına rağmen üye olup kulüpte söz hakkı sahibi olmak istiyor.

    tutturmuşlar parası olmayan gelmesin diye. camianın değerli isimlerine yapılan saygısızlıklar zaten ayrı bir mevzu. daha bugün gördüm twitterda, burak elmas'ın listesine yorum yapmış beyefendi, alp yalman dinozorunun ne işi var demiş. galatasaray'a büyük emekleri olmuş değerli bir eski başkanımız hakkında böyle bir yorum yapabiliyor. ulan sen kimsin, ne vasfın var, ne hakla kendini söz hakkı sahibi zannediyorsun? bir de üstüne demiş ki parası olmayan gelmesin. paralı olan başkan gelecek yıldız transferler yapacak ya, onların beklentisi bu yönde, başka bir şeyle ilgilenmiyorlar. galatasaray değerleri, galatasaray'ın geleceği bunları ilgilendirmiyor, bir çoğu da bu değerlerin farkında bile değil zaten.

    ben de fatih hocam gibi ikiye ayırıyorum artık, "taraftar" ve "seyirci" şeklinde. bir üst paragrafta anlattığım tiplemeyi de kesinlikle seyirci olarak nitelendiriyorum. hiç bir vasfı yok adamın, sadece "ben galatasaray taraftarıyım" diyor, belki hayatında bir kere maça gitmiştir, büyük ihtimalle kulübe bir kuruş katkısı olmamıştır, almışlar ellerine klavyeyi, sosyal medyada cadı avına çıkmışlar. şu başkan olsun, bu olmasın, şu paralı, bunda para yok, o dursuncu, bu liseci, şu cengizci gibi gibi yorumlar.

    cidden büyük çoğunluğunun iq seviyesi yerlerde olan topluluk. bu yüzden kulüp taraftara açılmamalı. bunların üye olduğunu düşünün, bu kadar olayın üstüne mustafa cengiz 2-3 tane dünya yıldızı futbolcu ile anlaştığını açıklasa, transfere 50m € bütçe getirdiğini söylese gider başkan seçerler tekrardan. galatasaray'ın değerlerini ve geleceğini düşünmezler.

    https://youtu.be/gvO28jkHHGU

    kulübün taraftara açılma fantezisinin gerçekleşmesi durumunda bizim genel kurullarda böyle tipler artacaktır, bu seviyede muhabbetler dönecektir muhtemelen.

    edit: şimdi twitter'da karşılaştım, bu yazdığım entry ile ilgili tam anlamıyla bir somut örnek, yorum sizin;

    https://gss.gs/RJo.jpg

    işte iq seviyesini düşük galatasaray "seyircisi" örneği. bu tiplerin kulübe üye olabileceğini hayal edin, sonra bir daha kulüp taraftara açılmalı mı sorusunu düşünün.

    bir kaç somut örnek daha eklemek istiyorum yazdığım şey daha iyi anlaşılsın diye, burak elmas'ın listesine twitter'da gelen bazı yorumlar.

    mesela burada yazan arkadaşımız 3 kişilik mevcut yönetimin (mustafa cengiz-yusuf günay-abdurrahim albayrak) burak elmas'ın ekibinden daha iyi olduğunu iddia etmiş;

    https://gss.gs/SKt.jpg

    burada ise listede hiç tecrübeli isim olmadığı iddia edilmiş, altına bir arkadaşımız da çok güzel bir cevap vermiş bence;

    https://gss.gs/4s9.jpg

    burada yine zengin başkan fetişisti var, kulübe para hibe edecek, yıldız topçu getirecek, sonra fenerbahçeli ve beşiktaşlı arkadaşlarına hava atacak. yıldız topçu getiren zengin başkan gelsin de, galatasaray'ın geleceği önemli değil, borç önemli değil, galatasaray'ın değerleri önemli değil;

    https://gss.gs/3FJ.jpg

    buradaki arkadaşımızın ise yönetim listesinden tek ilgilendiği kişi transferle ilgilenecek olan yönetici, geri kalanın hiç bir önemi yok;

    https://gss.gs/Hez.jpg

    edit2: bir vaka daha çıktı karşıma bunu eklemesem olmaz, ayrıca nickini de kapatmıyorum bunun, anlaycaksınız baktığınızda, hesaba bir göz atmanızı tavsiye ederim, kimin trollü olduğunu çok net bir şekilde anlayacaksınız;

    https://gss.gs/8WB.jpg
App Store'dan indirin Google Play'den alın