• 1
    evet dün oynanan kasımpaşa maçı * ve maç sonunda yapılan basın toplantısının üzerinden yaklaşık 20 saat geçti. artık oturup sakin bir kafayla düşünebiliriz.

    şu an ligde en yakın rakibimizin 2 puan önündeyiz. haftaya da onlarla kendi evimizde oynayacağız. yani şampiyonluk yolunda önemli bir evreden geçiyoruz ve bulunduğumuz nokta 2012-2013 sezonunun 2. devresi. yani bu dönemi kötü geçirirsek telafisi yok. dönüşü de yok.

    ünal aysal'ı sevenler, fatih terim'i sevenler, ikisini de sevmeyenler, galatasaray lisesi'nden nefret edenler, galatasaray lisesi'ne hayranlık duyanlar vs vs...

    yukardaki grupların 2 ortak noktası var dikkat ederseniz.

    1) galatasaray

    2) galatasaray'a hizmet etmek

    gün birlik ve beraberlik günüdür. gruplaşmalara ayrılıp kendini ön plana çıkarma günü değildir. bu sezonki şampiyonluğun ne kadar önemli olduğuna bir bakalım:

    -en son 1998-1999 ve 1999-2000 ve sonlarında 2 sene üst üste şampiyon olduk. yani özledik artık değil mi?

    -üst üste şampiyonluk yaşayan takımların gidişat olarak ne kadar ekonomik kazanç sağladıkları ve ligi domine etme konusunda 1. sıraya yükseldikleri malumumuz.

    -rakibimiz fenerbahçe, bu sezon şampiyon olmak için geçen yaz şike yüzünde ekonomilerinin zarara uğramasına rağmen bizden çok bonservis bedeli ödedi. bu sezon şampiyon olmak için de bizi sekteye uğratmak amaçlı yaptıkları çirkeflikler ise malumunuz.

    -rakibimiz beşiktaş ise görüldüğü gibi zor durumda. mutlaka şampiyon olup birinciye verilen primi almak zorunda. eğer alamazlarsalar ekonomik olarak gelebilecekleri en iyi yer, şu anki bulundukları konum olacak.

    - ve en önemlisi, bizim de ekonomik olarak daha iyi bir noktaya gelmemiz için gelecek sezon da şampiyonlar ligi'ne mutlaka katılmamız lazım. bunun da en kestirme yoluda şampiyon olup gruplara direk katılmak.

    durum bu kadar açık ve önem arz edecek kadar kritikken bu şekilde gruplara ayrılıp ayrı renge gönül veren taraftarların birbirine üstünlük sağlama yarışına girmesi oldukça anlamsız olur değil mi?

    yönetimde bulunan insanlar bizden daha akil insanlar emin olun. onlar eğer aralarında bir tartışma ve kırgınlık varsa ortak payda olan galatasaray uğruna hepsini bir kenara bırakıp yarışa devam ederler.*

    fakat bu tartışmaya biz yani taraftarlar dahil olursak, hem de kulübün içinde yaşananları net olarak bilmeden etmeden duruma müdahil olmaya kalkarsak işte o zaman işler içinden çıkılmaz bir hal alır.

    o yüzden henüz bir şey kaybetmemişken daha da kenetlenip takımımızı geçen yılda olduğu gibi şampiyonluğa taşıyalım.

    taraftarımıza bu yakışır.
  • 2
    artık nick altları yerine özel mesajlar ile birbirimize cevaplar verelim.
    şahsen ben öyle yapmaya başladım. en azından insanları daha rahat anlamak adına.

    en yakın örneğim ise bleach'tır. kendisi gün başladığında nba başlıkları açıyor diye nickaltına çok sert olmasa da bir şeyler yazdım. daha sonra galatasaray sözlük sohbet odası açıldı ve düşüncelerim için kendimden utandım. çünkü muhabbeti on numara bir insanmış ve en büyük hakkı olan başlık açmasından dolayı saçma sapan fikirler içerisindeydim. aynı zevklere sahip olmayabiliriz, aynı şeyleri düşünmüyor olabilir ancak bu aramızda bir bağ olmasına engel değil.
    bu çok basit bir örnek olarak gelebilir sizlere ancak emin olun insanlık için çok büyük adım.*

    herkesin kendine göre haklı sebepleri var.
    aylardır sözlüğe girmeyip en ufak kötü durumda felaket tellağı yapanlara sözlük önünde cevap vermek yerine özelden cevap verin ki birbirinizi anlayın.
    beğenmediğiniz bir topçuyu yazarken onu beğenenleri düşünerek yazın.

    ve unutmayalım bu galatasaray kimsenin değil, hepimizin.
  • 3
    destek olduğum çağrıdır.. şöyle ki;

    kaybedilen maçlar hepimizi üzüyor, sinirlendiriyor.. yazar dostlarımızın şunu farketmesi gerekir, burada sinirli ve gergin entryler bizlere birşey kazandırmıyor.

    başkana sallamak, hocaya sallamak, belli futbolcuların bir tek analarına sövmediklerinin kalması gibi durumlar sözlüğün ne kadar agresif ve çekilmez olmaya başladığına da işaret ediyor..

    bu çağrı bizi birleştirmeli ve gelinen noktayı gözlerimizin önüne sermelidir..

    açıkçası sözlükten soğuma sebeplerine kadar gidiyor bu durum.. insanın mağlubiyet sonraları sözlüğe giresi gelmiyor..

    daha sağduyulu, daha destekçi, daha sakin olmakta fayda var..

    itin g*tüne sokulan futbolcumuz da bu takımın futbolcusu, başkanı da bu takımın başkanı, teknik direktörü de bu takımın teknik direktörü..
    bizler de bu camianın birer ferdiyiz.. birbirimize ve kuruma zarar vermek gereksiz..
  • 6
    26 eylül 2014 galatasaray sivasspor maçı için stada gitmiştik. toplam 10 bin kişi yoktuk.
    hatırlarsanız o dönem gelen giden 4 atıyordu.
    sağ bekte tarık çamdal vardı düşünün yani:)
    kendi kendime "şimdi yoksunuz ama şampiyonluk maçında burayı doldurursunuz" demiştim.
    nitekim öyle de oldu.
    24 mayıs 2015 galatasaray beşiktaş maçında yaklaşık 50 bin kişi vardı ve o muhteşem koreografiyi yapmıştık.
    taraftar tabii ki mağlubiyetlere üzülür, sıkılır ve daha iyi olması için eleştirir ama 2 maç kaybedince ile bu kadar gerilmez ve birbiriyle kavga etmez.
    iki gündür bakıyorum burası toz duman olmuş durumda, herkes birilerine laf sokma derdinde ve bunu direkt insanın kendisine değil de başlığının altına yapıyor.
    böyle yaparak burda sükuneti sağlayamadığımız gibi, birlik de olamayız.
    herkes bir adım geri atıp sakinleşse ve 25 ağustos 2019 galatasaray konyaspor maçına odaklansa daha iyi olmaz mı?
    saygılar...
  • 9
    arkadaş hanımla bir pazar kahvaltısı yapalım, gönlü olsun diye film izleyelim dedik ortalık yangın yerine dönmüş. ne oluyor allah aşkına arkadaşlar? burada troller haricinde hepimiz bir bütün değil miyiz? beraber sevinip beraber üzülmüyor muyuz? galatasaray dışındaki mutluluklarımızı, üzüntülerimizi bile paylaşmıyor muyuz?

    galatasaray üzerinden birbirimize girmek, laf sokmak nedir? ne sözlüğümüze yakışıyor ne de galatasaraylılığımıza. fikirler çarpışır ki ortaya daha iyi fikirler çıksın, insanlar birbirine girsin diye değil.

    aklı selim olmak, birbirimize saygı göstermek hepimizin bu sözlüğe borcudur. yarın öbür gün burası da ekşi gibi olursa yazacak hatta sığınacak yer arar dururuz. bunu kendinize ve bu sözlüğü sevenlere yapmayın.

    galatasaray bir halatı birlikte çekenlerin, birlikte üzülüp birlikte sevinenlerin takımıdır. unutmayın bunu lütfen.
  • 10
    yalnızca spor ve galatasaray ile ilgili fikirlerde değil, yazarların birbirleri ile ilişkilerinde de geçerli olmalıdır bu. ota boka nickaltına yazılar yazılıyor, yok o buna bir şey demiş de engellemiş, yok beriki kavga etmiş de arkasından konuşmuş bilmem ne. dikkat ediyor musunuz, birbirimize müsamahamız gitgide azalıyor ve ikili ilişkilerimiz zayıflıyor. ben burda hiç kimseyi tanımıyorum, hiç kimseyle dışarıda görüşmüşlüğüm de yok. ama buradaki yazıları ve fikirleri naçizane önemsiyorum ve kâle alıyorum. yazılarını zevkle okuduğum, takibe aldığım bir yazar, bir diğer yazıları iyi ve üslubu iyi olan yazar hakkında olumsuz şeyler söylüyor, onu -bana göre- kırıyor. dün pilot olan yazarları gördüm sözlükte. içlerinden birkaç tanesinin yazılarını dikkate değer buluyordum. artık kimin yüzünden oldu bu durum bilemiyorum, pilot olan yazarların veyahut diğerlerinin hengameye getirmesiyle hiç farketmez, bir şekilde yok oldular. bu benü üzdü.

    birbirimize daha anlayışlı olalım, geçimli olmaya bakalım. eleştirimizi elbette esirgemeyelim, fakat üsluba ve niyete dikkat edelim. ben bu sözlükten hiçbir galatasaraylının, bir diğer galatasaraylı arkadaşıma zarar vermeyi kasten istediğini sanmıyorum. eminim bir yanlış anlaşılma durumu ya da açıklaması vardır.

    hepinizi sevgiyle selamlıyorum.

    düzeltme...
  • 11
    (bkz: ne oluyor kardeşim ne bu tantana)

    noldu ya? gerçekten ne oldu? bu kadar yaygara maç keybettik diye mi koptu gerçekten? şaşıyorum. şaşırıyorum. maç sonrası ben de sinirlendim ama ne hocaya ne başkana ne bir yazara. kendimize kızdım. kendime kızdım. takıldık kaldık falcao transferine. halbuse oyun şablonumuzu ne oynamak istediğimizi ve bu oyunu ne kadar hazırlandıktan sonra sahaya koyabileceğimizi oturup tartışmak gerekiyordu. hazırlık döneminde kaideyi taciz eden istisna renktaşımız, değişen oyun şablonumuz üzerine çok değerli yazılar yazdı, gerek burada gerek diğer sosyal platformlarda. 1 aydır falcao konuşuyoruz. ne oynamak istediğimizi 2-3 yazar dışında merak eden yok. sabah falcao, akşam falcao. bize oyunu yorumlayacak kişileri bir dinleyelim, belki bu oyun falcao da gelse tutmayacak, belki tutması için falcao'ya ihtiyaç bile yok. belki 4-6 hafta alışma süreci olacak. belki de oyuncularımıza uygun yeni bir kurgu geliştireceğiz. belki de sadece konsantrasyon eksikliği ve kötü şans sonucuydu bu mağlubiyet. 16.08.2019 yukatel denizlispor galatasaray maçı biteli 3 gün oldu ama hala ktei'nin yazdığı dışında bir maç analizi okuma fırsatım olmadı.
  • 13
    pardon da beyler, 2 sezondur üst üste şampiyon olmuşuz. bu sezonu da olursak ve diğerleri de geçen seneki gibi bir performans sergilerse açacağımız makas bizi ligden koparıp götürecek değil mi?

    nedir bölüşemediğiniz de diğerlerinin ekmeğine yağ sürüyorsunuz?

    bakın, bugün tevfik fikret'i hep birlikte anıyoruz değil mi? ne diyor o tevfik fikret?

    "fikri hür, vicdanı hür".

    kendi fikrinizde hürsünüz. siz hür olduğunuz gibi karşınızdaki de hür.
    istediğini düşünebilir ve dile getirebilir.
    hareket olmadığı, aşağılama, küfür vs. olmadığı sürece de başımızın üzerinde yeri olması lazım.
    şurada 40 kişiyiz, birbirimizi biliriz.

    bizi bizden koparıp bu makası açmamızı engellemek isteyenlere kendi içinizde kavga ederek malzeme vermek istiyorsanız buyrun edin kavganızı düşelim birbirimize.
    yok en önemlisi hepimiz için galatasaray'ın büyüklüğü ise ali sami bey'in ve arkadaşlarının formanın üzerine ellerini koyup inanarak söylediği gibi "galatasaray çok yaşa!" diyip karamsarlıkları üzerimizden atma zamanıdır.

    galatasaray çok yaşa!