*

  • 1578
    türk dizileri olan:

    (bkz: ezel)
    (bkz: karadayı)
    (bkz: çukur)
    (bkz: aile)

    ve en son bu yil yayınlanan deha dizisinde ne ilginçtir ki:

    habil ile kabil kardeşlerinin hikayesi anlatılmış veyahutta direkt aynen konu edilmiştir.

    ne ilginçtir ki: yukarıda saydığım beş dizinin de yapım şirketi ay yapım'dır.

    türk dizisi izleyenler de bu anektodu fark etmiştir şüphesiz ki.
  • 1580
    severance 2. sezonu 10 gün sonra, 17 ocak 2025'te başlıyor. bölümler tv usulü haftada 1 yayınlanacak ve sezon 21 mart'ta bitecek.

    yeni sezon yaklaşınca ilk sezonu oturup tekrar izledim. üç sene geçti allahsızlar, her şeyi unutmuşum. tekrar izleyince iyice ikna oldum ki süper dizi. ımdb puanini sonuna kadar hak ediyor. spoiler vermemek için üstü kapalı yazacağım, umarım başarırım.

    öncelikle adam scott bence dünyanın en itici oyuncularından biridir, ben stiller'ın yönetmenliğine ve yapımcılığına inanmam (babasının tek bir tonlaması bile etmeyecek oyunculuğuna hiç değinmiyorum bile.) ama bu dizide ikisine de ba-yıl-dım. scott müthiş doğal oynamış, ben stiller yapımcı ve yönetmen olarak harikalar yaratmış.

    dizi aslında çok açık bir şekilde westworld izleri taşıyor. çıkış noktası çok farklı olsa da jeneriğinden müziklerine, şirket tasvirinden gizemine, loop kavramından çekim tekniklerine kadar her anında westworld 1. sezon izleri bulmak mümkün. tabii westworld 1. sezonunun başarısında anthony hopkins faktörü çok önemliydi. severance da bu boşluğu uğursuz tekinsiz yapımların vazgeçilmez kenafir gözlüsü patricia arquette, the night of'u izlediğimden beri her gördüğümde ayaklarımı kaşındıran john turturro ve click'ten beri tırstığım christopher walken'la doldurmaya çalışmış ama anthony hopkins babadan dünyada bir tane var. hepsini toplasan onun karizmasına erişilmiyor. zaten walken gibi karizmatik bir oyuncunun hopkins gibi felsefi cümleler sarf etmek yerine gereksiz bir "açmayın dedeler" hikayesine kurban edilmiş olması da projeye katabileceği karizmayı epey götürmüş. böyle bir ikiliye ikinci tur işleyişimde bile kendimi hazırlayamadım. allah'tan daha ileri gitmiyorlar. *

    peki westworld çeşitlemesi olması diziyi kötü mü yapıyor? hayır, asla. aksine, bence dizi dünyasında tüm zamanların en boşa harcanmış potansiyeli olan westworld felsefesini hatırlamak harika bir deneyim. üstelik severance, westworld'e göre çok büyük bir avantaja sahip. ww, başlangıçta gerçeğin doğasını sorgulayan felsefi bir yapımken zamanla robotlarla empati kurmamızı ister hale gelmiş ve bomboş bir aksiyon dizisine dönüşmüştü. "bir format atsak düzelir mi, fişten mi çeksek acaba" kafasıyla yaklaştığımız robotlar bir de bizi öldürmeye niyetlenmişti ve haliyle onların tarafını pek tutamamıştık. (neden acaba?) onca aksiyon da boşa gitmişti.

    severance ise mağduriyeti kanlı canlı insan üzerinden, hem de her gün 8 saat çalışmak zorunda kalan sıradan insan üzerinden işleyerek seyirciyi can evinden vuruyor ve empati duygusuna tavan yaptırıyor. black mirror'ın 10 senedir yapamadığını yapıyor yani.

    kostümlerden mekan tasarımına, sinematografiden senaryo matematiğine kadar çok büyük bir başarı söz konusu. üstelik yapım, çok farklı şekillerde okunabiliyor. platon'un mağara alegorisinden kapitalizm kültlerine, din ve teolojiden jung arketiplerine kadar pek çok açıdan bakmak mümkün. hepsine kapı aralıyor ve insanı ciddi sorgulamalara itiyor. dizideki ilk replik "who are you?" senaryo, bu repliğe 9 bölüm boyunca sadık kalıyor ve insanı insan yapanın ne olduğunu dehşet bir şekilde irdeliyor. bilinç, karakter, anılar, deneyimler, travmalar, düşünceler, yaşam koşulları, çevre... hangisi daha önemli, gerçek benlik nasıl tanımlanır diye sürekli sorarken buluyorsunuz kendinizi.

    haliyle ortada çok başarılı bir ilk sezon var. peki eksik yanı hiç yok mu? bence çok net iki olumsuz yönü var. ilki, sezon finali.

    genel olarak sezon finali dünya genelinde aşırı beğenildi ama benim en sevmediğim bölüm o oldu. sonuna kadar felsefi bir şekilde getirdikleri ve sırlarını adım adım açtıkları yapıyı son bölümde heyecan versin diye klasik hollywood hilelerine boğmaları hiç hoş olmamış açıkçası. sürekli araya giren engeller, kesilmek bilmeyen kemerler vs... tamam bunlar 80'lerde işe yarıyordu ama o taktikleri 10 yıldır biz türk pembe dizilerinde kullanıyoruz. hani seinfeld bir bölümde "iki sihirbazın birbirini şaşırtmaya çalışması" diye bir benzetme kullanıyordu ya. tam o etkiyi yarattı bende. türk dizileriyle haşır neşir olan kimse sezon finalindeki o klişeleri yemez. sırlara odaklanarak çok daha sinematografik bir bölüm çıkarabilirlerdi. ama dediğim gibi, bu sadece benim mesleki deformasyonum da olabilir. genel olarak çok beğenildi çünkü.

    ikinci eleştirim de artık kaçınılmaz hale gelen woke kültürüne. tamam çeşitlilik, farklılıklara saygı ok ama bağlama oturmadığı zaman her eve bir asyalı, iki zenci, iki gay sıkıştırma projesi çiğ duruyor. biliyoruz çünkü niyeti. işin ilginci, bu dizide çeşitliliğin çok işlevsel kullanımı da var. spoiler olmasın diye şifreli söyleyeyim, wellness uzmanında tercih edilen cast sürpriz yaratma bakımından ne kadar etkiliyse (ve buna şaşırmamız bizde nasıl farkındalık yaratabilecek bir durumsa) turturro & walken aşkı o kadar faydasız. ana karakter bile koskoca 9 bölüm boyunca bir kere üstün körü sevişip bir kere de öpüşmüşken iki dedenin aşkını bölümlerce işlemek pek de bir şeye hizmet etmiyor. en azından ilk sezon için. ama woke dayatmaları en azından disney ve netflix kadar abartı değil bu dizide. how ı met your father izlemiş olan varsa anlar ne demek istediğimi. (mother değil, father. facia olan.)

    bu iki nokta dışında bence muazzam bir ilk sezon yapmışlar ve ikinci sezon bir westworld çöküşü yaşamazlarsa çok efsane bir dizi haline gelebilir.

    bir de umarım yarattıkları evreni bir alt metne oturturlar. 40 yıldır amerikan yapımlarını esir alan çok ilginç evrenler yaratıp alt metinsiz bir şekilde bırakma saçmalığından bıktım çünkü. seyircinin yorumuna bırakılacak yapım var, bırakılmayacak yapım var. festival filmi yaparsa tamam ama yüzlerce milyon dolar harcanmış, uğruna koca evren yaratılmış diziler yapınca kolaya kaçıp seyirciyi aldatmak oluyor açıkçası. bu tarz yapımlar bence mutlaka bir alt metne sahip olmalı. ve severance çok önemli sözler söyleyebilecek bir yapım.

    umarım çok güzel bir ikinci sezon izleriz. herkese iyi seyirler.
  • 1581
    (bkz: severance)

    dizinin fanları zaten çoktan izlemiştir ama genel duyurumuzu yapalım: apple tv plus yapımı olan dizinin 2. sezonu bugün başladı. ilk defa izleyecekler için, dizinin ilk sezonu biraz ağır ilerliyor gibi görünebilir ancak öyle olması gerekiyor zaten çünkü hızlıca geçiştirilecek bir aksiyon yok.

    imdb tarafından şu etiketlere sahip dizi: komplo gerilim, distopik bilim kurgu, psikolojik dram, psikolojik gerilim, iş ortamı dramı, dram, gizem, bilim kurgu, gerilim.
  • 1583
    (bkz: cobra kai)

    aşağı yukarı 7 yıl süren macera geçen ay bence muhteşem bir finalle bitti. ne diyeyim ki, bu dizinin hissettirdiği çok güzel şeyler oldu bana. the karate kid çıktığında ben yoktum ama babam sağ olsun izletti bana bütün seriyi çocukken. sonrasında bu diziyle henüz 2 sezonu varken tanıştım, çok da memnun kaldım. yıllardır her sene yeni sezon bekledim ve sonunda bitti. bitmesi üzdü ama bozmadan bitmesi de sevindirdi.

    bölümler kısa kısa, günde 1 sezon izlemek pek ala mümkün. dizi karate kid serisindeki hemen hemen yaşayan herkesin oynadığı, onun dışında güzel de bir genç castıyla desteklendiği ve ilk filmin kaybedeni johnny lawrence'ın ana karakter olduğu bir dizi. tabii ki karate kid'imiz daniel-san'ın da epey ekran süresi var ama bu dizi johnny'nindir kesinlikle. rocky 1'den çok iyi bildiğimiz kaybeden adam temasını johnny karakterine muhteşem yansıtmışlar. zaten johnny de inanılmaz bir rocky fanı dizide. adam muhteşem bir karakter.

    hem güldüren hem nostalji yaşatan (evet o dönemi yaşamayan ben bile muhteşem nostalji hisleri yaşadım.) hem duygulandıran hatta kendinizi verirseniz zaman zaman ağlatan bir dizi oldu. dünyanın en çerezlik olmayan çerezlik dizisi olarak bu alanda tahtına oturdu bana göre. bu fikri hayata geçiren ve dizinin yapımcılığını da üstlenerek bu seriyi miyagi-verse adında bir evrene çeviren başrol ikilisi ralph macchio (daniel larusso) ve william zabka'ya (johnny lawrence) burdan çok çok çok teşekkürlerimi gönderiyorum.

    ayrıca bu seri bitmesin istiyorum bu sebepten acilen spin-off'lar bekliyorum. spoiler vermeyeceğim ama robby, tory, hawk, miguel, demetri vb. birçok karakter kendi yollarına gitti. bazıları beraber gitti. ikili olarak bazı karakterlerin hikayesini devam ettirmeleri gerek kesinlikle. zaten finalden sonra yapımcılar bu tür projeler için yeşil ışık yaktı. nolur arayı fazla açmayın. cobra kai never dies!

    izleyin sözlük, gerçekten çok başarılı bir devam dizisi. en son bu denli başarıyı 36 yıl sonra dönen top gun: maverick göstermişti. o kadar söyleyeyim. hele karate kid seviyorsanız kesin izleyin. cilalayıp parlatın inşallah.
  • 1586
    youtube kanalına her hafta içerik paylaşırken burayı ihmal ettik. the white lotus dizisi geçtiğimiz hafta üçüncü sezon finalini yaptı. dizinin her sezonu başka bir ülkede ve white lotus isimli bir otelin farklı konumlarında geçiyor. ilk sezon hawaii, ikinci sezon sicilya, son sezon tayland'ın egzotik bir adasındaydı. dizi bir antoloji. her sezon farklı bir kadroyla devam ediyor fakat senaryonun akışı benzer. ilk bölümün başında birinin öldüğünü görüyoruz fakat hangi karakter olduğunu bilmiyoruz. sezon finaline dek kim ya da kimlerin ne şekilde öleceğini tahmin etmeye çalışırken ustalıkla yazılmış bir senaryo, muhteşem oyuncu kadroları, görsel şölen ve daha nice güzel şey bize eşlik ediyor. bu bir dizi izlemekten çok bir deneyim gibi. mutlaka izlemenizi önerdiğim muhteşem bir dizi. son sezon favori sezonum oldu. kanala yarın kapsamlı inceleme videosu atacakken video da yüklenirken buraya da eklemek istedim. son dönemde adından en çok söz ettiren, kaliteyi derinden hissettirmiş bir dizidir.

    dönem dönem yeni, eski, az bilinen, üzerine konuşulması gereken dizilerle canlı tutulacak başlıktır.
  • 1587
    death's game.

    amazon prime video'da bir güney kore dizisi. 8 bölüm.

    intihar eden genç bir adamla ölüm(güzel bir koreli kız görüntüsüyle) arasındaki 8 bölümlük sürükleyici drama dizi.

    ımdb puanı 8.3 veya 8.5'ti galiba.

    o klasik kore dizilerinden değil. ben oldukça beğendim.

    spoiler vermeden şöyle özetleyeyim çaresiz kaldığını düşündüğü için intihar eden ve ölümle dalga geçen bir adamın ölümle yaşadığı diyaloglar ve kendisine verilen 12 yeni ve farklı hayatla birbirine bağlı olaylar ve hayatlar.

    ölümle mücadele edip, hayatta kalma mücadelesi.

    akıyor bir çırpıda bitirirsiniz, her bölümde devamını bekliyorsunuz. biraz duygusal ama akıyor. güzel kurgulanmış.

    tavsiye ederim.
  • 1588
    (bkz: pulse)

    miami'de bir sağlık merkezinde çalışan doktorların hayat ve çalışmalarını ele alan netflix dizisi. grey's anatomy'yi izlemiş ve beğenmiş olanlar için güzel bir seçenek. pulse'ın baş rol oyuncusu willa fitzgerald da grey's anatomy ile benzerlikten bahsetmişti röportajlarının birinde.

    https://www.youtube.com/watch?v=npthM-sgSG8

    yetenekli ve güzel bulduğum willa'nın da bu rolden de başarı ile çıktığını düşünüyorum.
  • 1589
    mouse (2021) polisiye/psikolojik/gerilim tagleri.

    kore dizileri takip eden biri degilim, overacting pek benim olayim degil, brechtian bir tarz veya tamamen stilize bir olay degilse. o nedenle kore dizileri benim tar,im degil. ancak dozunda ilerleyen overacting ve üstüne düşünülmüş olay örgüsüyle izlemenizi tavsiye ederim.

    bir değil iki değil, onlarca defa twist yapıp size ters köşe yapmaya çalışıyor. her zamanki gibi "yerde yatan adam katil" mantığı dönüp dolaşıp karşınıza çıksa da daha tinsel bir son söz konusu.
  • 1590
    son zamanladda biritish detektiflik dizilerine sardım. eski aghata christie uyarlamaları değil, yeni nesil daha soap drama, yani stilize olarak biraz cringe ama daha pop, yani daha hızlı.

    önce irlanda yapımı bir diziyle başladım, sonra ingiliz, şu an gallerde geçen bir diziye başladım, death valley. karakter ve işleyiş olarak en hızlısı ve en az cringe olanı bu. harry potter'dan hatırlayacağınız timothy spall oynuyor. vaktiniz olursa bir göz atın.
  • 1592
    the sopranos'u yeni bitirdim. sonu beni çok derin düşüncelere götürmedi değil açıkçası. etkisinden çıkamadım hala daha hatta.
    ancak dizi bana göre dünya sıralamasına ilk beşlerde girecek kadar iyi miydi tartışılır. dizideki isimleriyle junior amca, tony soprano, sil, paulie, ralph, johnny sack karakterleri çok iyi oyunculuklar sergiliyorlar.
    yalnız bu diziyi buraya taşımamdaki amaç şu. çok dizi izlemişimdir fakat bir dizide bu kadar yemek yendiğine hiç şahit olmadım. sürekli kahvaltı, öğlen yemeği, akşam yemeği. sürekli bir şey yiyorlar. tony şişkosu sürekli yemekte. sürekli mekan değişiyor yemek geliyor. toplantı, eğlence, cenaze fark etmeksizin sürekli yemek yeniyor. makarnanın her türlüsünü gözümüze soktular resmen. anladık en italyan dizi sensin de gerçekten bir süre sonra bayıyor. çok gerçekçi olsun diye herhalde hep yemek geçişleri koymuşlar. ne barbeküleri bitiyor ne domuz sandviçleri.
    bir de izlediğim en kıl kadın karakter carmela soprano olabilir. evet skyler white bile bundan iyi diye düşündüm bir süre. varoş ama elit görünmek için değişik değişik tiplere giriyor. tony ayrı pislik şişko, carmela ayrı. çocukları onlardan daha ayrı baş belası.
    soprano sülalesi komple berbat.

    https://www.youtube.com/...JY&start_radio=1
  • 1593
    güzel tavsiyeleri olan kulüp.

    netfilx'e ara verip blu/hbo platformundaki dizilere geçtim. daha çok; bitmiş, eski ve iyi reytinge sahip dizilere öncelik veriyorum. behzat ç'nin de etkisi var tabi.

    önce succession gibi harika bir diziyle başladım . toplam 5 sezon. 10/10
    sonra the sopranos'u bitirdim. toplam 6 sezon. 8/10

    şimdi the wire'a başladım. toplam 5 sezon. o da son 2 sezonu kaldı. aldığı reyting yüksekti ama beklentimin altında kaldı maalesef. nedense bu uyuşturucu dizileri hep yüksek reyting alıyor. 6.5/10.
  • 1594
    dexter dizisini sevenler için heyecan verici bir yıl olmaktadır. dexter serüveninin ardından, dexter new blood isimli bir mini diziyle devam eden yolculuk, dexter original sin isimli dexter morgan'ın gençliğini izlediğimiz bir diziyle sürdü. bu arada dizi yeni sezon onayı aldı ve gerçekten çok başarılı. fakat asıl mesele bu sene en çok beklenen dizi dexter dizisinin devamını anlatan (dexter, dexter new blood sonrası) dexter resurrection'ın çıkışı oldu. dizinin bu sezonu 10 bölümden oluşuyor. kadrosunda uma thurman, peter dinklage gibi önemli isimler de var.

    dizinin ilk yedi bölümü imdb'de puan rekorları kırdı. kalan bölümlerde de bunun sürmesi muhtemel. bu sezonda müthiş ters köşeler, özel karakterler ve miami yerine new york izliyoruz. dizi sektörünün vasat hale geldiği günümüzde çölde bir vaha gibi geldi.

    diziyi güncel olarak youtube üzerinden ülkemizde inceleyen tek kişi de benim. binlerce dexter hayranıyla her haftayı iple çeker olduk. dexter seven herkesin izlemediyse önce new blood sonrasında da devam eden dexter resurrection dizisine şans vermesi gerekli. dexter dizisini hiç izlemeyen kişilerse çok şanslı. muhteşem bir serüven onları bekliyor.

    yakın zamanda tekrar ekranlara dönecek spartacus (house of ashur), the office (the paper olarak) düşünüldüğünde verimli bir eylül ayının bizi beklediği kulüptür.
  • 1596
    (bkz: odwilz)

    hbo'daki adıyla "the thaw". polonya polisiyesi, 3. sezonu yayınlanıyor şu ara. her sezon 6 bölüm, her bölüm 45-50 dk. ana hikaye sezonlar arasında bağlantılı. iskandinav polisiyelerinden aşina olduğumuz o kasvetli, gri-mavi filtre burda da var. başroldeki hanımefendi çok çekici. beni epey sardı, iyi akıyor öneriyorum.

    https://youtu.be/0500_PvVzec
  • 1597
    arkadaslar breaking bad ve better call saul ile bildigimiz vince gilligan abimiz pluribus diye bir dizi yapmis. ilk 2 bölüm apple tv platformundan yayinlanmis.

    ben ilk iki bolumu izledim, elim ayagim titriyor. kirkima merdiven dayadim, ilk iki bolumunde bu kadar etkilendigim dizi pek nadirdir ki, oz ile sopranos ile seinfeld ile basladik biz bu ise.

    cuma devami gelecekmis. dileyen beklesin tek solukta bitirsin 10 bolumu. 26 aralikta ilk sezon bitecekmis.
App Store'dan indirin Google Play'den alın