• 247
    uğramıyordum bayadır buralara. ne mutluluktan bir şey anlıyordum ne mutsuzluktan. yolum yine düştü. dedim ya keyif aldığım hiçbir şey yoktu, galatasaray dışında. konu dağılacak ama ne zaman dibe vurmaya başlasam hep galatasaray tuttu, kaldırdı beni. diyorlar ya sana ne faydası var takım tutmanın? sen nerden anlayacaksın lan sikik? neyse konuya dönüyorum, hala okuyanınız varsa. kendimden de dünyadan da bir beklentim kalmamıştı. bir şekilde anlık hazlarla, mutluluklarla yaşayıp kalan günlerimin dolmasını bekliyordum. 4 ay önce sözlük. yediğim yemekten, içtiğim şu bok tatlı biradan, izlediğim diziden, yaşadığım hayattan zevk almaya başladım. dedim ki ulan böyle bir his miymiş? değilmiş, yani benimki öyleymiş de onun ki değilmiş. 4 ay boyunca mutlu olarak kandırmışım kendimi. ben güldüm sözlük, garip bir şey demiyorum. güldüm valla. kendimden başka hiçbir şeye gülmezdim. tanıdığım en gereksiz gurura sahip insan olarak ben yaptığım gurursuzca hareketleri bile içimde sindirdim. hiçbirinde ben napıyorum demedim. hayatım boyunca çok defa yalnız bir insandım, arkadaşım olmadığından değil, duygularımı kimseye gösteremediğimden. şu an her zamankinden daha yalnızım. dedim ya o aptal gururum, düşündüklerimi sesli söylememe izin vermiyor. yapmaması gereken tek şeyi yaptı. normalde sonrasını bile düşünmeden hayatımdan çıkarırım, vallahi zaten hatayımda hiç olmamış gibi hissederim. nefretin gücü ya işte. kendime soruyorum ne düşünüyorsun diye. gözlerim dolacak gibi oluyor, diyorum kendime sana bunu yapan bir insan için bu kadar alçalamazsın. alçalıyorum sözlük. tüm küfürlerimi savuruyorum içimden. gitmek lazım sözlük, her şeyi geride bırakıp gitmek lazım.