• 17131
    bizim maçtan sonra *, özellikle puan kaybı yaşamışken; maçın siniriyle okan hocaya yapılan eleştirileri saygıyla okurum sözlükte.

    ancak fener maçından sonra *, rakip kazandığı için yine maçın siniriyle; milletin gelip okan hocaya saydırmasını, linç etmesini zerre kadar samimi bulmuyorum.

    galatasaray sözlük'teki okan buruk düşmanlığı, ekşi sözlük'teki okan buruk düşmanlığı ile yarışır seviyede.
  • 17132
    bugun dunu arayan, yarin bugunu arayacak olan platform. istediginiz bir basliga girin ve son yazilanlara bakin. bu kadar tek duze, ustu kapali laf sokmali ve hedefi belli olan entryler gormus muydunuz daha once? bize ne katiyor burasi? gelip neyi ogreniyoruz buradan? ya da neyi tartisabiliyoruz? twitter'in galatasaraylisi. ne farkli bir fikir var, ne daha once deginilmeyen bir sey anlatma var. en guzel gunde bile bir suru negatif soylemde bulunan bir suru insan. kotu gunlerden bahsetmiyorum bile. elestiri karsitligi degil bu soyledigim. tam tersi, elestirmeyi bilmemek. sadece pasif agresif yazilarla kimsenin okumayacagi cumleler kurup, laf sokup entry gondermek.

    buranin uyelik aliminda da bir kapatma veya sinirlama olmadigina gore, herkes bu durumdan memnun gozukuyor. burada olmamin yegane sebebi aliskanlik, elimin otomatik buraya gitmesi. sanirim yakin zamanda buna son verecegim.

    burada akli basinda, galatasaray'i seven, galatasaray ile mutlu olmayi becerebilen ve stres atan, nefret soylemlerinden uzak, dogru elestirebilen, sevinmeyi de uzulmeyi de insani olculerde ve dusunerek yapabilen, empati ne demek farkinda olan insanlara saygilarimi yolluyorum. galatasaray'i sevmeye devam edebilmenin yolu, buralardan uzak kalabilmekten geciyor.
  • 17133
    hayatımda olduğu süre toplam hayatımın yarısını geçmiş olan platform. şu an yaşadığım yere 650 km ötede bir şehre tepeden bakan ufacık bir evde, toz ve yemek kutusu yığınları arasında ergenliğinin sonlarında bir gençtim o zamanlar.

    gidilmeyen bir okul ve sıfır arkadaş çevresi olunca daha da gidilmeyen okuldan kaçıp eve sığındıkça çölde bir bir vaha gibiydi buraya saçma bile olsa sürekli yazıp durmak. "adam olacaksın" diye şartlanıp geçen yıllarda ufak da olsa haytalıklara özenirdik. belki de o yüzden, evden yeterince uzaklaşınca haytalığın da bokunu çıkardığımız yıllar oldu.

    ama işte hep bir arada kalmışlık oldu. ne doğru düzgün hayta olabildik, ne doğru düzgün adam olabildik. hep ikilemde, hep farklı kişiliklerle yaşadık durduk. burada da bir nick bir karakter olarak devam etmek belki de bu yüzden sardı en fazla.

    aradan yıllar ve yollar geçti. bir şekilde bir okulu bitirdik, bir şekilde iş hayatına atıldık. iyi kötü bir ünvan hatta çevre kazandık. ama bir yandan da kazanmadık aslında, hep etrafımızda olmak durumundaki insanlar çevremiz oldu sandık. yaşanabilecek her şeyi de o çevreye sığdırdık ve belki yine kaybeden olduk.

    hayat garip de bir döngü bir yandan. aradan yıllar ve yollar geçti, götümüzün kılları ağarırken de olsa anne baba evinden kendi evimize geçerken hayat bizi o yıllar önce kalınan evin neredeyse kopyası bir eve götürdü. ona bile geçmeyi tam beceremedik.

    bir rahatsızlık sebebiyle 3 haftadır evde oturuyorum. alınan terapilerin de öğretileriyle çok çok eskilere kadar gitme fırsatım oldu. çok şeyleri düşündüm, çok şeyler gözümün önünden geldi geçti. sanırım sözlük açıldıktan beri, sözlükten önceki hayatımı ilk defa hatırladım.

    hayatımdaki hemen hemen her konuyla bir neden sonuç ilişkisi kurmayı becerirken bu sözlüğü hala çözemedim...

    burası artık refleks mi, bağımlılık mı bilemiyorum. bırakmayı denediğim çok kereler oldu. hiçbirinde de uzun vadeli olmadı. sanki televizyonda bir spor haberi duyunca sözlüğe bir cümle de olsa girmemek, maçı izlerken bile bir yandan entry planlamamak, bazen bazı başlıkları görüp sinir krizi geçirince sövsek de yine yazmak falan çok garip bir olay...

    19 yaşında bir çocuktum. artık 37 yaşındayım. bir evde bazen hiç kalkılmayan bir kanepenin yanına konulmuş sandalyenin üzerindeki laptopa yanlama oturup yazarak başladık. farklı okul labaratuarları, farklı ofisler, üç farklı laptop, dört farklı telefon ve hala aynı manyaklıkla devam ediyor.

    vakit geçirmek için bildiğim tek şey hala sözlüğün önümde açık olması. okumayı da geçtim uzun yıllardır, sadece yazmaya çalışıyorum. ikisi de yokken bile bir şekilde açık duruyor. ekranda o açıkken telefonda reels kaydırıyorum falan...

    bu sözlüğün kafa yazarlarından hatta efsanelerinden(!) birinin hikayesi bu.

    buradan tam olarak nasıl bir aklıselim, nasıl bir zihin, nasıl bir bilinç, nasıl sağlılı bir taraftarlık bekleniyor tam olarak?

    o da bambaşka ve uzun bir entrynin konusu. belki de entry dizisinin...
  • 17136
    5-6 yıldır her gün girip okuduğum sözlüğe bugün itibariyle ara veriyorum.
    city deplasmanında kötü oynadı diye oyuncularına hain yaftası yapıştırılan, son 3 yılın şampiyon hocasına hatır-gönül işleri yaparak cl arenasında takımı sabote ettiği ima edilen, cl'de son 24'e kaldığımız halde city'e yenildiğimiz için küfür kıyamet eleştiriler yapılan bir yere dönüştü sözlük.
    maç kaybedilen gün twitter timeline ı gibi bir hal alıyor burası.
    anın tadını çıkarmak hiç yok burada.
    city deplasmanına elinde son 24 biletiyle gitmişsin, memnuniyet yok anca azar anca şikayet anca eleştiri.
    bu eleştiriler de maalesef twitter seviyesinde, neredeyse icardi-apo-davinson için kullanılan iğrenç takma adları da yazacak bazı arkadaşlarımız.
    burada yazılanları okudukça içime bir karamsarlık giriyor, çok sevdiğim galatasaray'ımdan keyif alamamaya başlıyorum.
    neyse kimseyi kimseye şikayet etmek değil amacım, zaten bu haddim de değil.
    galatasaray sözlüğü çok seviyorum ama galatasaray'ı ondan bin kat daha çok seviyorum, bu yüzdendir biraz da bu yazı.
    naçizane tavsiyem galatasaray'ın tadını çıkarın, kendinize iyi bakın.
  • 17143
    son zamanlarda yaş olarak olmasa bile zihniyet olarak bazı seviyesiz ergenler, entrylerinde yazar renktaslara cahil vs gibi yakıştırmalar yapıp aklınca aşağıladığını sanıyor. kendisi sanki bana ilber ortaylı, dünyaca ünlü spor yorumcusu, taktisyen. aklı başında olan yazarları tenzih ederim. zaten onlar üstüne alınmayacaktır.

    düşüncene uymayan girdilere tepki olarak ofsaytlama seçeneği bu yüzden var. antu değil burası.

    edit: birine üstü kapalı cahil denilmesinde herhangi bir sorun yokmuş.
  • 17145
    gssözlük bu dünyada en sevdiğim galatasaraylının emeği, gözünün nuru, o yüzden her daim çok başarılı olmasını isterim, bizlerden sonra devam etmesini de arzularım.
    fakat bazen sözlükte kalitenin bu kadar gerilediğini görmek insanı üzüyor.
    demiyorum ki herkes aynı şeyleri düşünsün yazsın, hatta galatasaray'ın başarısında eleştiri kültürünün değerine de çok inanıyorum.

    fakat bazı entryleri görünce, bir fenerbahçeli gelse yazamaz diye şok içinde okuyorum son dönem.
    misalen birisi yazmış, juventus'u geçemezsek hocayı kapının önüne koymalıyız, kendisini 4. sene üst üste şampiyon yapma yolunda olan hocası için söylüyor bunu, şampiyonlar liginde bir çok ismi büyük takım elenmişken, kendisini bir üst tura atabilmiş hocası için söylüyor bunu.

    dramatik cidden, entropi normal, sözlüğün hala bir çizgi tutturabilmesi o kadar sene sonra, büyük başarı. bunlarin hepsi kabulum, ancak bazı filtrelerin arada reset edilmesi de sanki şart gibi.
  • 17146
    okan buruk düşmanlığı ile eş zamanlı olarak fenerbahçe futbol takımı övücülüğünün anlamsız bir şekilde arttığı sözlüktür. sözlükteki kaliteyi düşüren de bunlardır zaten.

    2025 2026 sezonunda şampiyon olamazsak * birkaç hafta boyunca sözlükte etrafa kin ve nefret saçılacak, yeterli dijital etkileşimler alınıp sanal tatminler yaşandıktan sonra ise sanki hiçbir şey olmamış gibi çoğu yazar 2026 dünya kupası peşinde koşacaktır.
  • 17147
    her maç için, her ilk 11 tercihi için, her maç içi oyuncu değişikliği için sürekli ama sürekli olarak olumsuz eleştiriler ile negatif algı kasan yazarların bıktırdığı sözlük.

    maç başlıkları için otomatik şablon şu: "zannedilenin aksine zor geçeceğini düşündüğüm maç"

    1 şubat 2026 galatasaray kayserispor maçı: "beklentilerin aksine zor geçebilir." 4-0 kazandık

    8 şubat 2026 çaykur rizespor galatasaray maçı: son 7 maçımızı net kazandığımız rizespor hakkında "galatasaray’a genellikle ters gelen rizespor" yazarak algı kasmış ve negatif algıyı vermiş: "beklentim en azından beraberlik alıp fenerbahçe’nin 1 puan önünde yer almak." 3-0 kazandık.

    13 şubat 2026 galatasaray eyüpspor maçı: "beklenenin aksine kolay geçmeyeceğini düşündüğüm mücadele." aynen kanka yapı sayesinde 5-1 kazandık.

    sözlükteki algıcı kaşarların negatif bastığı son üç lig maçımızda 12 gol atıp 1 gol yedik. gelmişini geçmişini daha fazla kaşımayacağım.

    galatasaray sözlük'teki, derdi galatasaray olmayıp gizli ajandasını yürüten bu tiplerin prim yapmasından utanıyorum artık.
App Store'dan indirin Google Play'den alın