• 16828
    içerisinde fenerbahçeli ve beşiktaşlı troller barındıran sözlüğümüz. bunu net şekilde söylememin sebebi antu sözlükte bir elemanin, "oraya yazıp gelip ortalığı karıştırıyorum." minvalindeki mesajıni net şekilde hatırlıyor olmam. hatta bunu direk değil sinsice, işleyerek yazdığını dile getirmisti. ekran görüntüsü almıştım ama telefonda yer kapladığı için silip atmışım sonradan.

    son günlerde hocaya, bazı futbolculara yönelik aşırı uç tepkiler var. hatta 3 ağustos 2024 galatasaray beşiktaş maçı sonrası nickini ilk kez duyduğum yazarlar gördüm. tamam, herkesi bilemem ya da herkes girip yazmıyor. ama bu da aklıma onların trol olabileceği ihtimalini getiriyor. unutmamak gerekiyor ki taraftar koparsa takım ve yönetim komple kopar. biraz daha sağduyulu ve mantıklı hareket etmeye davet ediyorum galatasaray'a gercekten gönül veren herkesi.

    edit: yazım duzeltmesi
  • 16829
    bir süredir bakkal veresiye defteri gibi kullanılan sözlük. o kadar çok ihbara rağmen silinmeyen niteliksiz entry var ki.

    şöyle bir örnek vereyim, adını asla duymadığım bir spor yazarı ya da 4000 takipçili bir twitter sayfasının tweeti alıntı olarak veriliyor ve altına saçma sapan, futbolla bile alakası olmayan bir cümle yazılıp yollanıyor. eğer bu yol izlenmeye ve bu entryler burada kalmaya devam edecekse, şimdi rating getiriyor diye izin verdiğiniz bu yazarlar burayı bir çöplük haline getirecekler.

    çünkü yazılan şeyler bir yorum değil, bir görüş değil sadece entry ishali olunmuş gibi yazılan ilkokul bitiren her insanın kuracağı, sadece öznesi o başlıkta tutulan bir entry.

    faşizm konuşma yasağı değil söyleme mecburiyetidir düsturunu şiar edilen bu yazarlardan kurtulup, umarım bir an önce normal günlerine döner sözlük.
  • 16830
    bir çok yazar, galatasaray'ı değil kendi tuttuğu insanları desteklemek için burada, ne pahasına olursa olsun, düşünmek, sorgulamak diye bir şey kesinlikle yok. tanımadığın, hakkında hiç bir şey bilmediğin insanları bu şekilde kör bir şekilde korumak ve sevmek, ne kadar üzücü. zamanını çılgınca buna harcamak. bir kaç tane insana özelden maruz kalınca insan türkiye'nin durumunun özetini çok iyi anlıyor. engelle butonunu kullanınca daha bir rahat oluyor. buraya, artık sadece transfer haberi almak için giriyorum zaten. moderatörler deseniz; bence bazı insanları korumak için veya begenmedikleri için, olmasa da, "yazım yanlışı" vs gibi absürt nedenlerden dolayı siliyor.
  • 16831
    türk siyasetine hakim olan “ekonomi kötü değil, sadece algılar var” ve “dış güçler güçlenmemizi istemiyor” gibi son derece düz ve sığ savunma reflekslerinin günden güne esir aldığı sözlüğümüz.

    beşiktaş’tan 5 yedik, 5. ölmedik, bitmedik ama bu yaşanan hezimetin bir üzüntüsü olmalı. bunun hesabı da sorulmalı. kimden sorulacak bu hesap? en başta teknik heyetten ve takımdan. teknik heyetin kararları ile ilgili analizler/eleştiriler yapılıyor, cevap “okan buruk’u yedirmeyiz”. futbolcularımızdan bazılarının eksiklikleri, zayıflıkları ile ilgili sitem ediliyor, cevap “x bizim aslanımızdır, algılara yem etmeyiz”. oyunlar, algılar, güçler, gizli eller…bitmek tükenmek bilmiyor. türk siyasi tarihinin son on yılını esir almış bu kavramların galatasaray’a sıçramasından çok korkuyordum ve korktuğum başıma geldi. yaptıkları ve yapamadıkları ile fenerbahçe ve beşiktaş karşılaşmalarında galatasaray’ı çok zor durumda bırakmış bir teknik direktörü makul bir üslupla eleştiremiyoruz. neden? çünkü bunu yaptığımız zaman dış güçlerin, gizli locaların oyuncağı oluyoruz. uzun bir süredir iyi oynaması moraline, keyfine, özel hayatına, tatiline, tribünden çıkacak ve çıkmayacak seslere bağlı oyuncularımızı da eleştiremiyoruz. takımdaki başıboşluğa, disiplin ve otorite eksikliğine işaret edemiyoruz. neden? çünkü bunları yaptığımız zaman, fenerbahçelilerin yarattığı algıların esiri olmuş oluyoruz. dış güçler, içimizdeki düşmanlar falan filan…

    böyle devam sözlük. kafamızın üstüne üstüne edilmeye devam etsin ama biz kafamızı kullanmamakta ısrarcı olalım. sadece ve sadece kafasını kullanan, algının oyunun falan esiri olmayan bireyleri de dışlayalım. hatta maşa olmakla suçlayalım. devamke.
  • 16832
    dursun aydın özbek yönetimi başlığına hepi topu 1 entry girmişim, o da tam 7 yıl önce.

    yıllar geçti, yaş aldım ve sözlükte daha sakin biçimde entryler girmeye başladım. fevri davranmak, yangını körüklemek vs. bana göre değil. o yüzden söz konusu başlığa tekrardan bir entry girmek istemiyorum.

    zaten bahsettiğim entry bu kadar yıl sonra hala geçerliliğini korumakta maalesef.

    (bkz: dursun aydın özbek yönetimi/@azmimertcelik)
  • 16834
    yöneticilere son kez seslenmek istiyorum.
    2024-2025 sezonu başlarken büyük bir operasyonla karşı karşıyayız.
    gerek transfer sezonunda, gerek süper kupa sonrasında, gerekse hatayspor lig maçı öncesinde bu sözlükte ciddi bir provokasyon yapıldı.
    okan buruk başta olmak üzere futbolcularımız aleyhinde yürütülen, seyirciyi provoke etme amacında olan bu operasyon her tür maç sonucundan önemlidir.
    hatayspor maçını kazanmış olsak dahi provokatörler tespit edilmelidir. sözlük yöneticilerinin önceliği reklam ve para kazanmak değilse bir an evvel gerekli temizlik yapılmalıdır.
  • 16837
    yazarların entry'lerini silebilme özelliğini kaldırması gereken sözlük sadece moderasyonun kurallara binaen entry'leri silebilmesi gerekli. bununla birlikte yazılan entry'lerin edit edilebilme hakkı sabit kalmakla beraber diğer kullanıcıların edit edilmiş entry'lerin önceki versiyonlarını görebilme şansı olması lazım. bu değişimin sözlükteki pek çok problemi çözebileceğine inanıyorum...
  • 16840
    "komşunun tavuğunun kaz görünmesi" olayının gittikçe abartıldığını gördüğüm sözlük. elbette burası antu değil hak eden kim olursa övgüyü alır ama dün oynanan 11 ağustos 2024 samsunspor beşiktaş maçındaki beşiktaş'ı bile "skor almasını biliyorlar" diye öven çıktı. galatasaray bir maçta bu kadar ezilse ama skoru almayı başarsa kimse memnun olmazdı muhtemelen.
  • 16841
    buranın elbette subjektif bir platform olduğunun farkındayım. basit bir mantıkla bakarsak taraftarlık karşılığında somut bir şey edinemediğin karşılıksız bir olgu. karşı taraftan bakacak olursak da insanların gelişimi açısından karşılık beklemeden bir şeye aidiyet duyması olumlu bir süreç fakat belli sınırlar içinde kalmak kaydıyda.

    burada galatasaray aleyhine ve fenerbahçe lehine (düzgün eleştirilerden bahsediyorum) görüş belirten yazarların, sözleri atılan spor yorumcularının satılık, kripto fenerli vs gibi yaftalara maruz kaldığını görüyorum.

    dün mesela okan kocuk tesadüfen eskiden fenerbahçe/beşiktaş forması giymiş olsaydı yediği golden sonra burada ne maç satmışlığı, ne adamlığı kalacaktı bundan adım gibi eminim. çünkü en kolay, en savunulamayacak şekilde bir iftira atmak günümüzün hastalığı ve bu sığ davranış da türkiye genelinde olduğu gibi buraya yansıyor.

    kötü örnekleri asla göz ardı etmiyor ve ülkenin baştan aşağı adaletten yoksun bir ülke olduğunun ve bunun türkiye'de faaliyet gösterilen her alana yansıdığının, bu yüzden insanların güven duygusunun tamamen yok olduğunun farkındayım. fakat her karşı tarafı öven ya da bizim aleyhimizde fikir belirten insanları bu şekilde, hiçbir kaynağı olmadan mesnetsiz şekilde eleştirirsek buranın sınırlarını aşmış oluruz.

    rakip çirkin yarışıyor olabilir, onların ne yaptığı beni zerre ilgilendirmiyor. ben ilk önce kendi işimi doğru yapmak isterim. geçen sene o kadar uğraşmalarına rağmen yine doğru olan taraf kazandı çünkü sahada işimizi doğru yaptık tüm sene boyunca.

    o yüzden bu her eleştireni, her başka birilerini öveni sığ sekilde yaftalamaktan çıkıp, kendimizi geliştimemiz adına doğru eleştirileri yapmalıyız kendi adımıza. bu şekilde gelişir ve toksik ortamdan uzak kalırız.

    son olarak her kötü gol yiyen, her ıska geçen, her kötü eleştiri yapan insan satılık değildir, bunu iddia ediyorsanız çünkü bu büyük bir iddia, kanıtınız olması gerekir. öbür türlü insanların üstüne iğrenç bir leke atarsınız ve sizin de onlardan bir farkınız kalmaz. burayı 13 yıldır kullanan bir okuyucu/yazar olarak burada böyle çirkin ithamlar değil daha yapıcı eleştiriler görmek isterim nacizane.
  • 16842
    bazen birbirimize kızıyoruz burda. ancak günün sonunda iyi ki var. bu toksik ülke ve buna bağlı spor ortamından etkilenmesine rağmen, halen çok değerli bir fikir kulübü burası.

    iyi günde de eleştirinin olduğu, kötü günde eleştirinin sadece yönetim, sporcu ya da teknik adam üzerinden değil kantarın topuzundan herkesin geçtiği bir ortam mevcut burda.

    dün fenerbahçe’nin elenmesinin ardından hep bir ağızdan yönetim eleştirilirken, teknik adam ve sporcular da haddinden fazla övüldü.

    ancak popüler dijital medyadan ayrışabilen sözlük ortamı daha nitelikli ve daha çeşitli bakış açılarını barındırıyor. hatta orhan uluca, erinç bilican, sinan yılmaz, hüseyin kıyıcı, koray gök , kerem övet gibi sözlüğe yakın isimlerle de temsil ediliyor bir anlamda. her birine eleştilerimiz olabilir. ancak bence her biri şu spor ortamında en aklı selim taraftalar.

    öte yandan, sports digitale gibi kimliği belli yapılar tarafından dahi dikkat ediliyor. geçenlerde bülent timurlenk’in yayınında sözlükten entry’nin de paylaşıldığından bahsetmişti bir yazarımız entry’sinde. editleyip eklerim buraya.

    bu nedenle, moderasyonumuza önemli iş düşüyor. yapıcı eleştiriler yerine ötekileştirici, kişiler üzerinden ilerleyen temelsiz paylaşımların önüne geçilmeli.
  • 16843
    6 aylık bir aranın ardından sözlüğe geri dönüyorum bu entry ile. aslında dönmeye niyetim yoktu. (dönme nedenimi son cümleme saklıyorum) bırakmamın sebebi aslında malumunuz “niteliksiz entry” adı altında arka arkaya entrylerimin silinmesi üzerine kendimi yazarken artık özgür hissetmeyeceğimden dolayıydı. neyse geçmiş tatsızlıkları açmak istemiyorum. bugün benim için önemli olan geri dönüyor oluşumdur.

    ben 20 yıldır neredeyse galatasaray maçı kaçırmamışımdır. çocukluğumdan beri takip ederim, öyle tutkuluyumdur yani. zaten futbolu çok seviyorum. nereye varmak istiyorum; ben önce her zaman eleştiriye kemdi takımımdan başlarım. ama bunu yaparken de haksızlık etmem, saygısızlık hiç yapmam. anlık sinirle burada bazı ofansif entryler girebiliyoruz. fakat asla küfür hakarete varmıyoruz. ben kendi takımımı eleştirmeyeceksem, yaptığı yanlışta isyan etmeyeceksem iyi bir taraftar değilim demektir. umarım bundan sonrası için bu konuda moderatörlerimiz daha dikkatli olur. bunu bir tehdit anlamında asla söylemiyorum. hakarete varmadan yapıcı biraz da sert eleştiriler silkelenip kendimize gelmemizi sağlar. böyle insanları uzaklaştırmamak gerekir. anlıyorum futbola hep pozitif bakan taraftarlar da var ama eleştirmeyi sevenler de var. hep övgü hep övgü olmaz. fenerbahçeyi görüyoyoruz, lille gibi dandik bir takıma cl gibi önemli bir organizasyona giremeden elendiler. bir gram üzüntü görmedim. bir isyan görmedim. onlar gibi olmayalım, biz böyle değiliz. galatasaray da her zaman eleştiriler isyanlar olur. bu bizi diri tutar, farklı kılar ve şampiyon yapar.

    ve sözlüğe tekrar geri dönmemi sağlayan entry: (bkz: #3989141) sene sonu 25'e kardeşim*****
  • 16844
    günün maçı başlıkları efsane olan sözlük.

    okan buruk’tan çok daha deneyimli futbolu hocadan daha iyi bilen yazarlarla dolu sözlük. bütün hafta okan buruk değil sözlük yazarlarımız idmandalar. konya’yı okan hocadan çok daha iyi bilmekteler.

    hiç olumlu birşey yok sürekli negatif mesajlar atılmakta.

    başarılar sözlük yazarları konya maçında.
  • 16846
    sözlükte olumsuz hava olduğuna katılıyorum.

    henüz erken, özellikle sara için yorum yapmam. sezon başındayız oyuncular tam hazır değil vs.

    ancak birikmiş ve birikmeye sebep olmuş meselelerden halen ölümüne savunan kitle sebebiyle sorun yaşadığımız konular var ve de bu sorunları polyannacılıkla örtmeye çalışan çok yazar var.

    bunların başında kerem aktürkoğlu'nun çok cici bir kaptan olduğu sanrısında olan yazarların tepkileri geliyor. bu çocuğu kaptan kaptan diye şişiren yazarlar diğer yazarlara öfke patlaması yaşatıyor. kerem'den daha yetenekli 10 tane anadolu takımı oyuncusu yazılır. bu ısrarı artık bırakmalarını rica ediyorum. bir de abdulkerim ve kaan'ın olduğu takımda, muslera'dan sonra kaptan kerem olamaz.

    bu formayla burak yılmaz'ı izledik ama kaprisine değer golcüydü. kerem'in kaprisleri ve amatörlükleri üzerine kaptan yazan yazarlar neyin kafasını yaşıyor anlamış değilim. yasin öztekin, amrabat gibi cpu'dan yoksun oyuncular bu kadar övülmemişken kerem neden bu kadar övülüp arşa çıkarılıyor anlamış değilim.

    16 ağustos 2024 konyaspor galatasaray maçı'nda ilk yarıda yediğimiz gol için konuşuyorum, galatasaray rehabilitasyon kurumu değildir.

    düzeltme: imla.
App Store'dan indirin Google Play'den alın