• 15376
    diğer mecralara göre çok daha az hakem konuşulmaktadır. saha dışı olayları konuşmayı en ufak sevmesem de hakem konuşan arkadaşlara kızamam kendi adıma. olay hakemin hata yapıp yapmaması değil bence. olay bu işlerin yapılış şeklidir.

    galatasaray futbol takımı için süper lig 2021-2022 sezonu fatih terim öncesi ve sonrası lehte alehte yapılan hakem hatalarına bakıldığı zaman olay bariz şekilde açıktır. 4 haziran 2022 anadolu efes galatasaray basketbol maçında ise daha ikinci çeyreğin yarısındayken 6 oyuncumuz iki fauldeydi ve kesinlikle sert bir maç çıkarmıyorduk. efes ile aynı sertlikte oynuyorduk. basketbolda bir tarafı sindirmenin en kolay yolu kolay faul çalmaktır. hakemler de bunu başarıyla yapmıştır.

    gelelim asıl meseleye. ben futbolda her kararını var'dan veren, ben oynatayım bir şey olursa var çağırır diyen, basketbolda bir çeyrekte 5 kere pozisyon izleyen, arka arkaya üç challenge sonucu pozisyonun izlenmesiyle yanlış karardan dönen hakem istemiyorum ya bu kadar basit. tek bir isteğim var o da belli bir standartları olmaları. o zaman en ufak ağzımı açma hakkım yok.
  • 15378
    şimdi fenerbahçe'ye istanbul'da 30 yıllığına kamu arazisi kiralanmış. bunun sonu nereye gidecek hepimiz biliyoruz. ülker arena, topuk yaylası bunun örnekleri. bizim oynadığımız abdi ipekçi yıkıldı, alisamiyen yıkıldı. şimdi ben de basketbol hakemlerinden dem vuracaktım. bildiğimden değil, renktaşlar yazmış, bizde onlara güveniyoruz. yazma dedim. biri çıkacak diyecek, hakemleri de yenmeliyiz. ne gereği var. mağdur ediliyoruz ama mağduruz demek suç oldu. sesimize kısa kısa pasif- agresif olup çıktık bu ülkede. her şeye kafa sallıyoruz. bugün *kaybettiğimiz için sesimiz çıkmıyor, sahada bizim kazanmamızı isteyenlere karşı sesimiz çıkıyor. artık bu farkı anlasanız.
  • 15380
    eskiden burada pr yapmaya çalışan tiplerin kafasına vurur, gönderirlerdi. kimsenin kendi şovunu yapmasına müsade edilmezdi. şimdi bakıyorum da duyumcusu burada, şakşakçısı burada, çakma muhabirler burada, yönetime yakınmış gibi konuşup bir kişiyi bile tanımayan şovmenler burada.

    daha da üzücü olan ise bu tiplere prim yaptıranlar da var.
    eskiden böyle degildi.

    gerçekten tıpkı galatasaray gibi itibarını kaybediyor galatasaray sözlük...
  • 15382
    yine galatasaraylılık ölçerliğin naftalin kokulu kutulardan çıkarıldığı sözlük.

    bu başkanlık seçiminde kimseyi desteklemiyorum, ehven-i şer bile yok benim için. hatta başkanlık seçiminden tek beklentim hocanın adaylık için isminin destek olarak kullanılmamasıydı.

    ama insanların büyük büyük konuşmasını zevkle takip ediyorum. mesela, cebinen trilyonlarca lirayı galatasaray için harcayan erden timur'un galatasaraylı olmadığını hatta satılık olduğunu öğrendik. *
  • 15389
    yazarlarına biraz sakinlik dilediğim sözlük.

    açıkçası dursun bey de eşref bey de umrumda değil. dursun beyin ne olduğunu gördüğümüz için eşref bey olsun diyordum, yoksa ikisini de istemem.

    dursun bey olursa da başarı dilerim, geçerim. harbiden bir sürü dert var dünyada, galatasaray başkanı son derdimiz olsun, bunun için birbirimizi kırmak gerekmesin.
  • 15390
    daha önce de açıklamıştım ama, eleştiri yaptığını zanneden ama eleştirinin ne olduğunu bilmeyen yığınla yazara sahip oluşum.

    dursun özbek yeni galatasaray başkanı oldu. ben ikisine de temkinli yaklaşıyordum, burak elmas’tan sonra herhangi bir başkan adayını desteklemeyecektim zaten. fakat başkan seçileli daha 10 dakika olmadan istifa diyenler, hakarete varan entryler falan. bi beklemek gerek, eleştiri dediğimiz şey faaliyete yapılan şeydir. geçmişte yaptıklarını eleştirmek tamam, ama sizin istediğiniz olmadı diye geleceği okuyup burada ayrıştırıcı entryler girmenin galatasaray’a bir faydası yok.

    birazcık demokratik olun. bekleyin, duruma bakın, sonra eleştirin. iyi veya kötü, dursun özbek yarından itibaren bu kulübün başkanı olacak. şu yaratılan havanın kimseye faydası yok.
  • 15392
    geçmişten adam hisse kaparmış... ne masal şey!
    beş bin senelik kıssa yarım hisse mi verdi?
    "tarih"i "tekerrür" diye tarif ediyorlar;
    hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?

    sabah bu dizelerle dursun aydın özbek başlığına ekteki entry'yi yazmıştım: (bkz: dursun aydın özbek/#3388061)

    akşamına bu adam başkan seçildi bu kulübe.
    demek ki bazı şeyleri bizim sorgulamamız gerekiyor.

    seçenine destekleyenine elbette hayırlı olsun ama, ben bu dizeyi tekrarlamaya devam edeceğim galiba.
    görünen köy kılavuz istemiyor pek.

    bu süreçte de bir karar aldım, kendisi aday olduğu zaman. dedim ki "seçilirse maçımı izler kapatırım, fazlası beni ilgilendirmez artık."

    o noktaya da gelmiş bulunuyoruz maalesef ki. kendisi gidene kadar en ufak eleştiri, en ufak yorum, herhangi bir şey yapmam. önceki 3 senesinde ne kadar yıprandığımı, neler yaşadığımı (gerek galatasaray'ın gerek benim bireysel burada) unutmak mümkün değil pek tabii ki.

    bu şahıs ile aynı safta bulunmayı ben kendime yakıştıramam. karakter meselesi bu.

    herkese saygılar, sevgiler. kendinize iyi bakın.
  • 15393
    son 14 senedir olduğu gibi bu sene de doğum günümü geçirmiş olduğum yuvamız. artık o ilk günleri neredeyse hatırlamayacak kadar zaman oldu. çok sular aktı, çok şeyler değişti. o günlerde benzer yaşlarda ve benzer koşullarda olan insanlar olarak tesadüfen toplanmıştık. herkes "büyüdü", bizimle birlikte sözlük de büyüdü. aslında tüm bunlar hayat yolculuğunun bir bölümü...

    ömrümün neredeyse yarısındaki hemen her günümde bu sözlüğün ekranına baktığım günler var, bu kadar zaman sonra bu yaşta bile yegane tatil etkinliğim laptopta sözlüğe bakmak. bunu da övünmek ya da bir şeylere pay çıkarmak için yazmıyorum aslında...

    gelmiş geçmiş tüm dostlara, hepsinden bir şeyler öğrendiğim tüm yazarlara, doğum günümü kutlayarak beni mutlu etmiş herkese teşekkürler...
  • 15395
    transfer sezonlarında her zamanki kimliğinden uzaklaşan sözlüğümüz.

    "x muhabire göre y oyuncu şuraya gidiyor."
    "t futbolcusu z kulübüyle anlaşmış. kaynak: twitter'da sıradan bir vatandaşın hesabı"
    "a futbolcu kebap yerken şalgam tedarikçisi b kulübüne transfer olacağını söylemiş."

    benim için sözlük, kurulduğu günden bugüne hızlı ve güvenilir bilgi kaynağı olması açısından çok öenmli. bir şey duyduğumda hemen sözlüğü açarım aslı var mı diye. bu güvenilirliğin devamı için bence moderasyon ekibinin daha ciddi önlemler alması gerekiyor. saçma sapan twitter linkleri ya da söylentiler ile oluşturulan transfer entry'leri, "kaynak belirtilmemiş" sebebiyle silinmeli.
  • 15396
    yazarlarının her gördüğü şeyi buraya taşımaması iyi olacak sözlük.

    hayatımda her konuda şüpheci yaklaşırım, özelikle sosyal medya. haber oluyor diyor la gazetta della sporta göre, gidiyorum bakıyorum böyle bir olay yok.
    misal lazio maçı sonrası sarri'nin açıklaması ve marcao hakkında açıklamalar yalandan başka bir şey değildi ama herkes taşıdı buraya sorgulamadan.
    ya da 50-100 takipçili hesabın her haberi düşüyor buraya, yazara sorduğumda abi niye taşıyorsun bunu diye, bilgi olsun diyor. bence böyle bilgi olmaz olsun.

    harbiden yazarlar bir filtreden geçirse iyi olur.

    edit: bir twitter hesabı aç, oradan "harry kane galatasaray'da yaz", sonra bunu gel sözlükte paylaş, kaynak var işte.
    neyse canı isteyen paylaşsın, sözlük mu twitter mi belli değil oldu.
  • 15397
    transfer sezonlarında bu konuda açılan tüm başlıkları kapatması, sadece galatasaray yönetiminin transfer konusunda yaptığı yazılı (yazılı sözcüğü bold ve altı çizilidir) resmi açıklamalara yer vermesi gereken sözlük. onun dışında boş yere renktaş kavgasına neden oluyor; şükürler olsun "yangına körükle gidenler" konusunda sıkıntımız olmadığı için, transfere konu aynı kişinin bazılarımız tarafından çöp, bazılarımız tarafından messi seviyesinde konuşlandırılarak tartışıldığı bir ortam oluşuyor. ayrıca bu konuda açılan her başlık, zamanla rakip transferleri övme ve göklere çıkarma platformuna da dönüşüyor ve sinir katsayısını zorlamaya başlıyor.
  • 15398
    kulübün resmi yayın organı olmadığı için her türlü transfer söylentisinin açıkça yazılabilmesinin doğal ve normal olduğu sözlük. istenen sadece resmi bilgi ise zaten gs twitter hesabı, resmi site, instagram vb platformlarda zaten bulınabilir.

    yasakçı zihniyetten vazgeçmeliyiz. kaldı ki kimin güvenilir kimin güvenilir olmadığı subjektif bir kavram. herkes aynı duyumcuya inanmak zorunda da değil. örneğin ben belki verdiği haberler yanlış çıkan bir duyumcuya inanıyorumdur, bu da beni bağlar.
  • 15399
    üye kalitesinde büyük düşüş olan sözlük. ukde vererek üye puanlı o şanlı zamanların üyeleri çok daha seçilmiş ve kaliteliydi kanımca.

    ayrıca ipini koparanın yaptığı haberler için twitter takip edilebilir. buraya o menajerin bu tanıdığı ile yapılan haberlerin paylaşılması bence çok da doğru değil. burası galatasaray sözlük. buranın diğer sosyal mecralardan bir farkı olmalı
  • 15400
    galatasaray'a sevgimin çok bilgimin aktüel olaylar dışında sevgim kadar çok olmadığı dönemde internetin köşesinde bulmamla deli gibi mutlu etmiş bir yerdi. maalesef hem eğitim hayatımda hem de profesyonel yaşamda rekabetin aşırı ve mental olarak zorlayıcı olduğu dönemler ile devam ettim hep. ve bunlarla başa çıkmada galatasaraya dalmak iyi hissettiriyordu maç olmayınca da buraya sığınıyordum. sözlük yani bilgi kaynağı olarak da eşsiz bir yer, şu günkü hali ile bile. stadta açılmış bir pankart, 2004'te efed cupta oynanmış alelade bir maç olsun ki daniel tozser başlığına yazmamış/açmamış olsun.

    ama ilk zamanlarının internetin bakir zamanı olması ile mi bilmem şuanki halinde -ortak öznesi galatasaray için yazmak olan- kişilerle benim galatasarayımın aynı olmadığı çok bariz. yani sosyal medyada burak elmas'ın derwall pp'li trollerinin haricinde kimsenin gülmeden yazmayacağı şeyler burada her gün en beğenilen entry oluyor. burası galatasaraya dair en cok takip edilen sosyal medya platformu olabilir ama kaç kisiysek 2 bin mi 3 bin mi üni 2'de istatistik dersinden hatırlarsınız; bunca kişi galatasaray taraftarının normal distribution'ı değiliz. hani çan eğrisine benzer şekil.

    gibi dizisinde feyyaz yiğit diyor ya seni 14. yumurtadan sonra durduran ne oldu diye. hakikaten, sorasım geliyor 5. terim dönemi istemeyen biri olarak( faşizm bosuna konusma yasağı degil söyleme mecburiyeti demiyorlar) abi 'terim gelsin de yarıda bıraktığı işi bırakıp küme düşürsün' derken durdurmayan ne olabilir bir galatasaraylıyı? kötü hoca de sevmiyorum de cart curt. bu adam bir galatasaraylının terazisinde şu cümlenin kurulacağı şekilde konumlanacak ne yapmış olabilir ki? son 2 sene şampiyon olamadı. allah kahretsin. cica falan rezalrt transfer. torrent'in yardımcılığını kabul etmedi, ejip liyakatsiz falan. şampiyonluk ortalamasi da %60'a falan düştü düşük. yav, lokal rekabette, güncel taraftar sayısı liderliğinde tek farkı yaratan kupayı da bu getirmemiş mi? tamamen rasyonel bakarsın, sadece başarı icin seversin takımını. daha yüzdelisi yok. bir şeyler ifade ettiği icin seversin galatasarayı. %85 mutlu anlarında bu adam var.

    demeyiverin abi. ölmezsiniz. ligi ikinci bitiren takımdan 4 puan gerideyken kovulan efsanene de küme düşürüyordu demeyiver yani. bir kere de sosyal medyanın verdiği yetkiye dayanarak ' düşüncemi ifade etmek için en radikal olanı söylemeliyim' duygunu bastır ve deme. çünkü henry'nin kafa vuruşuna da ayıp ediyorsun, 'we fucking played great whole season'a da.
App Store'dan indirin Google Play'den alın