• 13426
    kaybettiğimiz maçlar sonrasında 1 saatliğine maç başlıkları, eski teknik direktör/futbolcu başlıkları ve aktif takımımızda oynayan futbolcuların başlıkları entry girimine kapatılması gereken sözlük. maçın sıcaklığıyla dozu aşılan entryler giriliyor. bu yüzden ortak paydamız olan galatasaray için birbirimizle kavga ediyoruz.
  • 13427
    değerli galatasaraylı abilerim, kardeşlerim: futbolcuların karşılıksız iş yapmadıklarını, bu adamları körü körüne kollamaya gerek olmadığını, yöneticilerin sırf reklam olsun veya kişisel çıkarları için yönetimlere girdiklerini kabullenmemiz gerektiğini düşünüyorum. karşılık beklemeden seven sadece taraftar vardır. o yüzden burada sırf sizinle aynı görüşü yazmadık diye birbirimize laf sokmaya gerek yok diye düşünüyorum. hepinize sevgiler, saygılar.
  • 13428
    içerisinde çok garip yazarları barındıran sözlük.

    takım kötü gidiyor, tam bir kaos ortamı var. diyorum ki açıyım şöyle sözlüğü insanlar neler düşünüyor bi bakıyım.

    birisi gelmiş ocak ayına kadar oynaması gereken ilk 11 yapmış kendince. sağ beke 6-8 hafta sakatlığı bulunan ve takımla birlilkte olamayacak şener'i yazmış.

    şimdi bu tarz yazar arkadaşlar şenerin 6-8 hafta takımla birlikte olamayacağını bilemeyecek kadar galatasaray futbol takımndan uzakken burada sağa sola sallayıp, yok fatih hoca şöyle yok falcao böyle diyip kendince yargı dağıtıyor ya..

    neyse, bilemiyorum..
  • 13429
    önemli bir çoğunluğun forum, twitter, messenger kafasında kullanmakta ısrar ettiği; yaşanan sorunların önemli bir kısmı bu inat yüzünden başına gelen platform. bu da gerçi sözlük formatının atası ekşi sözlük'te başlayan ve dalga dalga buralara kadar yayılan bir durum.

    sözlük kurulalı 11 yıl geçti, 12. yıla girdik. 10 yıl önceki sözlükler, sözlük yazarı olmak, entry girmek şimdikine kıyasla çok çok farklı şeylerdi. bunun yazılı olmayan kuralları, bir hürmeti falan vardı. daha da geriye gidersen internete girmek bile başlı başına bir olaydı. şu an 22-23 yaşında çocukluk dönemini geride bırakmış olgunluğa yol alan insanlar için bile komik geliyor bu hikayeler.

    o bir zamanlar neredeyse elimizi yüzümüzü yıkayıp girdiğimiz internet artık üzerine sıçtığımız organı kapatan donumuzun hemen bitişiğine kadar geldi. uzaklar yakın oldu olmasına ama yakınlarımız da ironik şekilde uzaklarda kaldı. bunun en büyük götürüsü olarak ne yazık ki gizlilik ya da bilinmezlik gibi kavramlar kayboldu. iyiye, güzele, özlenene olduğu kadar kötülüğün her türlüsüne de oturduğumuz yerden kolayca ulaşabiliyoruz.

    kötü bildiklerimizin iğrençliğini, "belki iyi bir insandır aksi bir gününe denk gelmişimdir" dediklerimizin aslında denk geldiğimizden daha kötü olduğunu hatta iyi bildiklerimizin de ciğeri peş para etmez olduğunu falan görebiliyoruz hemen. bu da güvensizliği, önyargıları, sevgisizliği ve benzeri pek çok duyguyu/tavrı tetikliyor. bu da toplumsal olarak bir değişimi yaşattı ister istemez. "biz ne ara bu kadar kötü olduk" sorusu haklı bir hassasiyet olsa da yanlış bir soru. biz zaten böyleydik. ama evde, işte, okulda, mahallede kim varsa onların en mahrem ve doğal hallerini bilebiliyorduk.

    bugün ortalamanın bir tık üstü internet bilgisiyle korunaksız haline ulaşılamayacak insan sayısı bir elin parmakları kadar. sadece bu yüzleşmenin yarattığı travma bile dramatiktir. üzerine bir de tüm bunları bir tehdit olarak hissetme hatta yaşama durumu eklenince psikolojimizin bozulmamış olması imkansız olurdu. nitekim öyle de oldu...

    bu hale getirilmiş bir toplumun tüm birikimini kusabileceği tek yer internettir. bunu nick kullanımı ve bir servere bağlanıp oradan yayına geçme sebebiyle bir tık da olsa korunaklı olarak yapabileceği yegane yer sözlüklerdir. insanların sinirinden, stresinden, tahammülsüzlüğden, aşırı tepkilerinden falan dem vururken aslında bu konuları da bir düşünmek gerekir.

    hele bir de böylesine bir cinnet halinde insanların sözlük formatı gibi bağlayıcılığı çok sınırlı olan yazılı kuralları ve bugünlerde tuvalet kağıdı kadar değerli olabilen yazısız kuralları ciddiye almasını beklemek aslında çok büyük bir fedakarlık beklentisidir.

    itiraf etmek gerekir ki güncele baktığımızda galatasaray sözlük bu konuda yönetimsel olarak en hassas davranan, kullanıcılarını en çok darlayan sözlüktür. galatasaray sözlük moderasyonu, haklı olmasa da hak verilebilecek şekilde yazarlarlardan çokça tepkiler alır, hatta dönem dönem kitleselleştiği bile olur bu tepkinin.

    ancak ne kadar ironiktir ki insanların kendini ifade edecek zibilyon tane platform varken buraya kayıt olmak istemesini sağlayan temel şey de bu format, kurallar ve darlamalar bütünüdür. eğer galatasaray sözlük galatasaray adı haricinde ayrıca bir isim yapabilmişse yine bu format ve kurallar dahilinde yazarlarının katkısıyla yapabilmiştir bunu.

    hal böyleyken bu kuralları, formatı, şekili, idareyi, işleyişi yok saymaya çalışmak maddenin doğasına aykırıdır. bu kurallar dahilinde herkes, her istediğini, istediği zamanda, istediği sıklıkta yazabilir. sözlük moderasyonu da yazılanların doğruluğu hariç içerikten bağımsız olarak sadece bu kurallar ve ritüeller üzerinden yaptırım yapabilir. işin özü aslında bu iki cümleden ibarettir. ancak üstad cruyff'un dediği gibi zor olan işleri bu iki basit cümleye indirgemektir.

    yine çok konuştuk ve bomboş(!) konuştuk. yarın akşam maç var kim takar sözlük formatıymış bilmemne...

    (bkz: ben tümer'e küfür edeceğim/#2796906)
  • 13430
    araya aldığı reklamlarla başımı yakacak sözlüktür.
    felipe melo başlığını yazarken aşağıdaki gibi reklam varmış. hatun yanımdaydı. reklamı gördü. hamileligin verdigi aşırı duygusallık hakkı ile beni baya hırpaladı. neyse ki sonradan hormonlar bir anlık dalgalanmayı bıraktı da normale döndü.

    https://gss.gs/FBZ.png

    edit: söz hakkı: ulan sapık mıyım ben ic camasiri bakayim? hadi diyelim sapittim ic camasirina niye bakayim ergen miyim la ben :)
  • 13433
    sözlükteki reklamların tamamı, evet tamamı google adsense reklamlarıdır. yani siz google'da ne aratıyorsanız, hangi sitelere giriyorsanız, tüm bunlar google tarafından "ilgi alanlarınız" olarak saklanır ve size de ilgi alanlarınıza yönelik reklamlar gösterir. hatta eğer aynı google hesabını farklı telefon/tablet/bilgisayarlarda kullanıyorsanız, eşinizin ve çocuğunuzun "ilgi alanları" da bu google hesabıyla eşleştirileceğinden, onların girdiği site ve yaptığı aramalara yönelik reklamlar sizin kullandığınız cihazlarda da çıkacaktır.

    ayrıca test edilip onaylandığı söylenen bir rivayete göre, google beyefendi telefonunuzun mikrofonunu da dinlemektedir efendim. yani telefon sehpanın üstünde, "hanım, aralık-ocak gibi uludağ'a tatile mi gitsek?" gibi bir muhabbet açtığınızda, telefonunuzu elinize aldığınız bir sonraki seferde "uludağ'daki otellerin" reklamlarını görmeniz çok büyük olasılıkta.

    velhasıl, herkesin reklamı kendine, sözlüğe bok atmayın boşuna * erkek erkeğe buluştuğunuzda, dost meclisi deyip geçmeyin. ne konuştuğunuza dikkat edin. *

    edit: reklamlar adsense reklamları arkadaşlar. sağ üst köşedeki çarpı butonuna bastığınızda gorebilirsiniz. ayrıca yine o çarpı butonuna bastıktan sonra, "bu reklamı bana gosterme" deyip, sonrasında da "bu reklam ilgimi cekmiyor" derseniz, o reklamla ilgili anahtar kelimeleri bir süreliğine sizinle eşleştirmez.

    ayrıca olay sadece google'da ne arattiginizla alakalı değil. telefonun klavyesini ve mikrofonu da kapsıyor bu soylediklerim.

    yanı telefondan ne yazistiginizdan tutun da, telefon yakınlardayken ne konuştuğunuza kadar her şey hangi reklamları gördüğünüzle alakalı.

    edit 2: unutmadan ekleyeyim... lokasyon bilgisinden çevrenizdeki şeylerle alakalı reklamlar da görebilirsiniz.
  • 13443
    google adsense reklamları dışında reklam almayan sözlüktür. adsense reklam politikasıyla alakalı ayrıntılı bilgiye googla’da aratarak ulaşabilir, google reklam ayarlarından reklamlarınızı kişiselleştirebilir ya da kişiselleştirmeyi kapatabilirsiniz. aynı şekilde ilgi alanınızda olmayan reklamların gösterilmesini de engelleyebilirsiniz.

    reklamların üst köşesinde bulunan (i)x butonuna tıklayarak neden bu reklamın gösterildiğini öğrenebilir veya o reklamın gösterilmesini önleyebilirsiniz.

    bununla beraber google reklam gösterim politikalarındaki birkaç hafta önce yapılan değişikliklerinden dolayı zaman zaman entry içlerinde de reklamlar gösteriliyor. şahsen bu durumdan bizler de rahatsızız. fakat reklam konumları otomatik olarak belirlendiği için istediğimiz müdahaleleri yapamadık. bir takım test ve çözümlerle bunun önüne geçmeye çalışıyoruz.

    not: bende de çaydanlık reklamları çıkıyor :(
  • 13444
    reklamlar genelde insanların daha önce aradığı, telefonda dinleme aktifse konuştuğun şeylere bağlı olarak çıkar. sonrada bu şeylerden utanmalarına sebep olan durum ortaya çıkar. bilgisayar da adblock kullandığım için pek denk gelmiyorum, yoksa bende tırsmıyor değilim saçma sapan, beni rezil edecek reklamlar çıkacak diye. bi ara, play store'da "aşağıdan terbiyesiz reklamlar çıplak kadınlar çıkıyor." diyen amcalar vardı sonra açıklama yaptılar neye bakarsanız o çıkar diye yılın kapağı olmuştu :) diyeceğim o ki iç çamaşırına bakarsan iç çamaşırı çıkar :)

    telefonda bana da durmadan telefon reklamı çıkıyor şu şıralar telefonlara baktığım için :)
  • 13445
    reklamları google adverse'ten alan bu nedenle kullanıcının son dönemlerde yaptığı web gezintileri (arama değil sadece) bağlamında reklamlar gösteren sözlüktür. bir tek bu hristiyanlık muhabbeti sanırım herkeste çıkıyor. onun dışında kiminde don, kiminde masa, kiminde bilgisayar çıkıyor. birbirimizi yemeyelim gençler.
  • 13446
    kişisel bilgisayarımda reklamları engellediğim platform *

    ancak android telefonumda ve iş yerinde kullandığım bilgisayarda yapmadım * özellikle iş yerinde aynı ağa bağlı olduğumuzdan mütevellit olduğunu düşündüğüm envai çeşit garip reklam çıkıyor, bunları aratmama imkan yok * en basitinden bir hanımefendi arkadaşımız bir alışveriş sitesinde kendine bir şey arasa muhtemelen reklamlar sizi de buluyor. yani diyeceğim o ki eğer böyle bir durum varsa her türlü reklam sizi bulabilir.

    onun dışında kişisel telefonum olan android de de bu tip reklamlarla karşılaşmıyorum. diğer renktaşlarımın dediği gibi google da ne aratıyorsanız reklamlar da onu size gösteriyor * biraz daha dikkatli olalım * tabii andorid ile ortak bir wi-fi ağına bağlanıp orada başkasının arattığı anahtar kelimeler yüzünden size gösterilen reklamlar da değişebilir, o kadarını bilmiyorum.

    velhasılıkelam, teknolojiye bu sıralar hiç güvenmez oldum. andorid de google asistanı * kaldırdım mesela bu dinleme mevzu yüzünden. gerçek olduğunu arkadaşlarla deneyip gördük çünkü. bu konulardan iyice anlasam engelleyebildiğim kadar engelleyeceğim ama bu kadarı geliyor elimden ve uğraşacak zamanım da yok açıkçası. kişisel bilgisayarımda kameraya bant yapıştırdım * şaka şaka, aygıt yöneticisinden kamerayı disable ettim. mikrofonu da disable ettim, sadece kullanacaksam açıyorum bunları.

    sanki çok önemli birisin dediğinizi duyar gibiyim, herkes aynını söylüyor. umurumda değil, dünya için önemim 0'ın da altında olsa dahi kişisel bilgilerimin bende kalmasını isterim mümkün mertebe. onun dışında zaten %100 korunma imkansız günümüz dünyasında. herkes her şeyi öğrenebilecek durumda ama elimizden geldiğince korunmalıyız.
  • 13449
    şahsen kadin ic camasiri vs aratmiyorum ama bana da bazen cikartiyor. esim de aramalarini kendi mac book'unda yapiyor. ben arasam arasam gitar, amfi, ses karti, hoparlör vs ariyorum. adsense bu acidan nasil bir algoritmayla calisiyor detayli bakmak lazim. neyse sözlük reklam alsin da sürdürülebilir olsun.
    not: reklamlara da tikliyorum bir faydasi olur belki diye... baska sitelerde bunu yapmiyorum elbette.
  • 13450
    (bkz: #2802366) nolu entryde geçen olaya açıklık getirmek istiyorum. bu entrye karşılık olarak google adsense reklamlarının kullanıcı bazlı olduğu yazılmış (bkz: #2802400). bu geçmiş zamanlar için doğruydu. örneğin gitar dersleri izlerseniz, aratırsanız google adsense reklamları şehrinizde gitar satan mağazalar, gitar kursları vs. olurdu. fakat son zamanlarda bu değişti. arka planda çalışan kodu tamamiyle reverse etmek imkansız fakat gözlem yoluyla bile bunun değiştiğinin farkına varabiliyoruz. bunun sebeplerini kendime göre de şöyle açıklıyorum. google adsense reklamları türkiye için konuşursak rezalet seviyede. türkiye piyasasına adsense olayının girdiği zamanlar türkiye'deki internet sitelerinin ekseri sahipleri computer science ile uzaktan yakından alakası olmayan, hazır scriptler kullanan, sadece kullanıcıyı kandırıp aylık olarak kazandığı parayı arttırmaya çalışan şark kurnazlarıydı. maalesef bunlar piyasayı bitirdi. şu an birçok kullanıcı reklam engelleyici eklentiler kullanıyor. geliştiriciler kısmında ise çoğu kişi reklam gelirinden ziyade premium üyelik sistemine geçmeye çalışıyor. az kişiye hizmet verip, direkt karşılığını almak istiyor. uzun lafın kısası google adsense, reklam gelirleri açısından can çekişiyor. bu reklam verenlerin çeşitliliğini de etkilemiş olabilir. neydi eski sistem? gitar ile ilgili içerik aratırsan, gitar ile ilgili reklam görürsün. bugün türkiye'de reklam konusunda pazar lideri adsense, adsense banı yemeyen herkes google adsense kullanır reklamlar için. istatistiki bilgi elimde yok, yayınlıyorlar mı bilmiyorum ama belki günde milyarlarca defa adsense reklamı gözüküyor. bu sayı sadece türkiye piyasası için. örneğin iç çamaşır reklamı gören yazarı ele alalım. bu yazar akvaryum ile ilgileniyor, sürekli balık cinsleri aratıyor olsun, siteye girdiğinde normalde akvaryum ile ilgili reklam görmesi lazım ama türkiye piyasasında bu reklamı veren biri kalmadıysa ya da bu reklamı veren kişi reklamı verdi bir gün içerisinde yatırdığı para gösterimle bitti. ilgili yazara bir şekilde reklam gösterilmesi gerekecek. bu durumda "tahminim" yüksek para ödeyen firmaların reklamları gösteriliyor.

    aynı tartışma konusu tribündergi'de oldu. bir yazar neden bana "nasıl hıristiyan oldum" içerikli reklam gösteriliyor diye şikayet etti. örneğin şu entryde aynı konu dile getirilmiş (bkz: #2802403). muhtemelen misyoner bir grup bu reklama yüksek para ödüyor. eğer ufak bir işletme olsa son örnekten devam edelim, ufak bir akvaryumcu olsanız 1.000 lira yatırdıysanız bunun doğru kişilere reklam olarak gösterilmesini istersiniz, bunu dert etmeyecek kişiler ya çok büyük firmalardır ya da misyonerlik vs. gibi ticaret dışı faaliyet gösteren kurumlardır.

    yenge ile arası bozulan herkese cvmi atıp, şahitlik edebilirim. *