• 10201
    lütfen kapatın. 1 hafta 2 hafta erişim sağlanmasın. herkes üzgün. herkes sinirli. valla ben kimseye kızmıyorum artık. hocanın 150 bin eurosunu verin yollayın. alamancı topçuları ait oldukları yere, almanya üçüncü ligine yollayın. 30'un üzerindeki topçulara emeklilik için cep harçlığı koyup yollayın. gram üzülmeyiz. bu kadar para bu kadar emekten sonra hayallerimizin bu şekilde ırzına geçilişini, dalga geçilişini kaldıramıyorum ben.
  • 10203
    çok üzülüyorum sözlük ahalisi. sizlere çok üzülüyorum. 1 ay önce şampiyonluk mucize diyordum. bu maçı alamayacağımızı biliyordum. zaten izlemedim de maçı. ama bir parça umudu kalmış, hala bu takımdan bir kıvılcım bekleyen, sevgisi gerçeklerin önüne geçmiş arma sevdalılarına çok üzülüyorum. sizler kahroluyorsunuz biliyorum ben o faslı geçeli çok oldu. ama şunu iyi bilin. sizin üzüldüğünüzün onda birini futbolcular üzülmüyor. yaklaşık 1 ay önce selçuk inana küfür etmemden dolayı ceza aldım. selçuğun oyunu zerre umrumda değil. selçuk ve tayfası bu takımdan çok şey götürdü arkadaşlar. öncelikle ruhumuzu. bir takımda kaptan çok etkilidir. hele ki selçuk gibi, sağlam menejeri olan, korunan bir kaptan için. bunu profesyonel futbolcular çok iyi bilirler. selçuk, semih, sabri, eskiden burak, umut gibi adamlar bizlerden çok şey götürdü. bunun kimse farkında değil. herkes selçuğun oyununa laf ediyor. ama kimse bunları dile getirmiyor. melonun bu takımdan nasıl zorla! gönderildiğini iyi araştırın. selçuğun gidip hocasına meloyu istemiyoruz demesini kimse konuşamaz. düşünün ki bir kaptan hocasına gidip onu istemiyoruz diyebiliyor! ne kadar vahim bir durum. burağın bu takımdan gitmesi..çok şey yazılır, çok şey çizilir. burak gitmek istediği için gitti arkadaşlar. bunu iyi anlayın. bizlik bir durum yok. burak gitmek istemiyorum dese kalacaktı. 1 sene sonra gidicem dese 1 sene sonra gidecekti. ama burak taraftarın baskısına dayanamadı. en azından bu konuda selçuktan daha karakterli olduğunu gösterdi. bazı yıllar vardır o yıl, o takım, o ruh seni uzun yıllar taşıyabilir. işlemiştir o ruh sana, mağlubiyette isyan etmen gerektiğini bilirsin 2011-2012 seneleri gibi. bazı yıllar vardır etkisi kolay kolay atlatılmaz. her sene daha kötü yapar. hh nun galatasaraya gelişi. hh ile 3 kupa aldık. bir kişide çıkıp desin ki çok iyi top oynadık. diyemez. herkes ne olacağını biliyordu, oldu da. şimdi de biliyoruz ne olacağını. bu takımın ciddi bir kan değişikliğine ihtiyacı var. selçuk, sabri, semih, hakan balta, yasin olduğu sürece her sene daha kötüye gideceğiz buna emin olun! bazı şeylerin futbolda çok etkili olduğunu anlamamız lazım. hagi diyoruz. hagi. takımı oynatan adam!. isyan eden adam. arsenal maçında hırsını gösterip o kırmızı kartı yemesi, bize birçok şeyi anlatıyor.
  • 10204
    toplamda 3 tane falan futbol bilen adam kalmış sözlük.

    istisnasız her başlıkta inanılmaz sığ yorumlar, eleştiri bile sayılmayacak kahve ağzıyla yazılmış entryler dolmuş.

    27 şubat 2017 galatasaray beşiktaş maçından sonra, yıllar sonra sözlüğe giriş yaptım. aklımda igor tudor hakkında birkaç satır yazı yazmak, belki de kendi eksiklerimi de giderecek tartışmalar yapmak vardı. buranın hala gerçekten futbol tartışılabilecek, insanın ufkunu genişletebilecek bir yer olduğunu düşünüyordum çünkü. ama ben girmeyeli sözlük de galatasaray yönetimi gibi köylü tayfayla dolmuş.

    sözlük yazarlarının futbolcuları, yönetimi, teknik adamları beğenmemesi konusunda tek bir sözüm bile yok, kesinlikle yanlış anlaşılmasın. benim sıkıntım tüm yorumların "git artık şerefsiz", "bizi kanser ettin g.t herif" tadında olmasıyla ilgili. neredeyse hiç temeli olan eleştiri yok. sırf boş hakaret, sırf boş küfür. eskiden burada her bir eleştirinin ardına mantıklı ve detaylı açıklamalar yazılır, fikirler tartışılırdı. burada en çapsız futbolcuları savunan insanlar bile (ki zaman zaman ben de onlardan oldum) bu futbolcuları neden savunduğunu anlatırdı. bir futbolcunun gitmesini isteyenler de ciddi değerlendirmelerde bulunurdu. fakat şimdi görüyorum ki sözlük komple çapsız, kuracak iki cümlesi olmayan adamların eline kalmış. yazık, çok yazık.
  • 10205
    1 hafta boyunca #yönetimistifa başlığı haricinde hiçbir başlığa yazılamasa güzel olacak olan sözlük. solda sadece o başlık olacak ve yanında gerekirse (547) falan yazacak. hem konu dağılmamış olur, hem de daha iyi organize oluruz. şu an sol frame'e bakıyorum. herkesin derdi başka. herkes de sonuna kadar haklı. o kadar çok yanlış var ki kulüpte, herkes birini yazmaya kalkınca sol taraf çorba oluyor. şu an tüm galatasaray taraftarı olarak odaklanmamız gereken tek şey #yönetimistifa'dır.

    ayrıca sadece #yönetimistifa başlığı değil, yapılacak tüm mail, yürüyüş, protesto kampanyalarının başlıkları da sabitlenebilir sol tarafa. burada bu kadar kalabalık taraftarız, örgütlenmeliyiz. bunun içinde bazı değişiklikler yapmalıyız. ha bu benim önerim. moderasyon başka bir formül bulur, o da kabul. ama artık bir şeyler yapmak zorundayız.
  • 10206
    sözlüğümüz jupp derwall zamanında olmuş olsaydı kendisi hakkında neler yazılırdı acaba, şampiyon olunmadan geçen ilk yıl sonunda kendisini yerin dibine sokarmıydık? yoksa adam bir sistem oturtmaya çalışıyor sabredelim diyenlerimiz olurmuydu? 3 sene sabredebilirmiydik? büyük başarıların temelleri olan o cefalı yıllarda tepkimiz ne olurdu gerçekten ?
  • 10208
    1 yıl önce zar zor 6.olan bu yıl da zar zor ilk 6 ya girecek olan takımı hayatının merkezine koyanların yuvası. böylesi sezonlar sonrasında takıma ve teknik heyete laf edenlerin suçlandığı ilginç bir yer aynı zamanda. sanırım ben genoa taraftarı kadar bile olamadık diyorum bazen. 14 yıllık şampiyon olmadığımız yıllarin övuldugünü bile gördüm. gençler sakın vasatı başarısızlığı övmeyin üstüne gidin eleştirin.
  • 10210
    kıymet bilmeyen sözlük. son 2 aydır galatasaray.org bile açıklama yapmadan kap bildirimini direkt burada paylaşıyorum ama kimse de mesaj atıp ''himmet karadağ sen misin?'' esprisi yapmış değil. iletişim ve bilgi çağındayız ama bunun sözlükte bir değer yok. yazıklar olsun hepinize. inşallah fatih terim gelir başımıza da haberiniz olmaz! haberi aldığınızda sözlükten kaçarsınız zaten :)

    lukas podolski:
    entry - 2 mart 2017 12:00
    galatasaray.org - 2 mart 2017 12:01
    (bkz: #2128863)
    http://www.galatasaray.org/...asden-aciklama/34981

    igor tudor:
    entry - 15 şubat 2017 17:36
    galatasaray.org - 15 şubat 2017 17:39
    (bkz: #2120615)
    http://www.galatasaray.org/...-galatasarayda/34841

    volkan pala:
    entry - 24 ocak 2017 16:17
    galatasaray.org - 24 ocak 16:24
    (bkz: #2106156)
    http://www.galatasaray.org/...pora-kiralandi/34628

    ahmet çalık:
    entry - 13 ocak 2017 14:25
    galatasaray.org - 13 ocak 2017 14:25
    (bkz: #2097597)
    http://www.galatasaray.org/...-galatasarayda/34499

    umut gündoğan:
    entry - 12 ocak 2017 17:22
    galatasaray.org - 12 ocak 2017 17:22
    (bkz: #2097080)
    http://www.galatasaray.org/...pora-kiralandi/34491

    ahmet çalık:
    entry - 12 ocak 2017 17:12
    galatasaray.org - 12 ocak 2017 17:14
    (bkz: #2097065)
    http://www.galatasaray.org/...asden-aciklama/34490
  • 10211
    öncelikle galarasaray sözlüğü okumak ve bişeyler yazabilmek beni çok mutlu ediyor. lakin bir konuda biraz serzenişte bulunacağım. öncelikle şu sezonu bırakıp, yazmak istediklerimi yazayım. https://tr.m.wikipedia.org/...4%B1)_2001-02_sezonu

    seçim yapılmış, cem uzan'ın desteklediği aday ateş ünal erzen'e karşı mehmet cansun kazanmış ve başkan olmuştu. ve cem uzan bunun üzerine, telsim ile sponsorluk anlaşmasını iptal edip, mehmet cansun'un istinye'de ki evine icra yollamış ve bütün eşyaları boşaltmıştı. hemde vlaznia ile oynadığımız maçın olduğu gün.. gözlerimle gördüm eşyaların boşaltılışını.. o sezona böyle bir yoklukla başladık işte.. takımın durumunu ve oyuncu yapısını yaşı yetenler bilir. kiralık oyuncular, maddi imkansızlık olmasına rağmen, her maç takıma destek verdik. kadıköy'de 4 kırmızı kart olayları filan yaşandı. şuraya geleceğim.. belki ben çok pozitifim bilmiyorum ama bu sözlükte inanılmaz bir olumsuzluk havası oluşturuluyor. yani bakıyorum her başlığın altında sürekli bir olumsuzluk ve karamsarlık hali.. evet bazen bende umutsuz oluyorum ama bu kadarı da fazla bence. yukarda linkini verdiğim sezon, o kadro ile 78 puan toplayıp şampiyon olduk ve şampiyonlar liginde çeyrek finalin kapısından döndük.. yapmayın arkadaşlar, galatasaray'ın olduğu yerde gerçekten umut var.. böyle kolay karamsarlığa düşmeyin. evet bu kulüp hakkı ile idare edilmiyor katılıyorum. belki 15 sene daha bu tarz yönetimler göreceğiz ama biz hep böyle başarılı olduk. bana katılırsınız veya katılmazsınız buna saygı duyarım.. sadece hislerimi dile getirmek istedim.
  • 10213
    sözlükteki bu tiner muhabbeti cidden baymadı mı ya ? sol frame'de beşiktaş'la alakalı herhangi bir başlık görsem kendi kendime diyorum ki "kesin yine komik olmayan bir tiner şakası vardır". daha hiç şaşmadı. ben hiç komik olmayıp bu kadar uzun süre ısrarla devam ettirilen başka bi mevzu daha hatırlamıyorum. bırakın twitterda mwitterda ne şaka yapılıyosa yapılsın, sözlük git gide 12 numara'ya dönüşmesin.. saygılar.
  • 10214
    uzun süre ekşi sözlük haricinde bir yerde yazmaya direndim. hatta açıkçası takip bile etmiyordum burayı.
    ancak bir süredir türkiye'deki futbol seyiricisi çok seviyesizleşmeye, küfretmek dışında bir analiz ortaya koyamamaya başladı. eskiden izlemediğim, ilgilenmediğim maçları bile forumlardaki yorumlar üzerinden takip eden ben, bir süredir ne okumaya ne de yazmaya değer bir mecra bulamamıştım. sonrasında bir tavsiye üzerine galatasaray sözlük'ü takıp etmeye başladım. yazılardaki kalite, insanlardaki birbirine saygı beni buraya daha da bağladı. ancak bir hata yapmış ve hesap açmamıştım. hesap açıp sözlüğün bir parçası olmak istediğimdeyse 100 okur puanı toplamam gerekti. şimdiyse 20 tane girdiyle değerlendirmeye tabi tutuluyorum.
    açıkçası bu uzun süreç benim hoşuma gitti. yabancıların vetting dedikleri bu deneme süreci, yazar olmak isteyen kişilerin sözlükte olabildiğince çok zaman geçirmelerini ve aynı zamanda buradaki kültürü de az-çok öğrenmelerini sağlıyor. böylece hem kalitesiz isimleri en baştan ayıklıyor hem de gerçekten isteyen kişiler yazar olabiliyor.

    bakalım. bu artık 20. farklı başlığım. ne kadar zaman sonra değerlendirmeye tabi tutulup yazarlığımız onaylanacak; onu da göreceğiz.
  • 10219
    ciddi manada okunmayacak duruma gelen platform. yeni teknik direktör geleli daha 1 ay olmamış "istifa"ya davet edenler mi ararsın? küçük takım teknik direktörü diye alaycı ifade kullananlar mı ararsın? ne ararsan var. hayır bunu söylerken destekleyici argümanlar da kullanmıyorlar. neden küçük takım hocası anlat biz de bilelim?

    maç içindeki tercihlerini eleştirirsin. izahıyla anlatırsın ama gelişigüzel bir şekilde hiçbir argümana dayanmadan eleştiremezsin. moderasyon ekibi maç tarihi ve adı yazmayan entryleri sileceğine bunları silsin. bu entryler hiçbir şey içermiyor.

    kaldı ki sen bu adamı istifaya da davet edemezsin. ne bu arkadaş? adam daha yeni geldi. riekerink'e yazılanların aynısı şimdi kendisine yazılıyor. e riekerink'i de istifaya davet eden sen değil miydin? tamam istediğin oldu onu gönderdiler ama sen yeni geleni de istifaya davet ediyorsun. ne şimdi bu? sorunun teknik direktörde olmadığını anlayamıyorlarsa galatasaray'ı tutmalarını geçtim komple futbolu hayatlarından çıkarmalılar.
  • 10220
    düşüncesine insanların katılmadığı bazı yazarların popülizm altına sığınarak kendi haklılığını kanıtlamaya çalıştığı platform. bunun bir versiyonu da "ama siz yabancı / yerli sevicisiniz ". en basitinde riekerink başlığında zamanla insanların düşüncelerinin nasıl değiştiği, hatayı eksiği söylediğini görebilirsiniz. ancak illa da yanlış olduğunuz bir durumda, yok popülizm yok yabancı sevicilik demek mantıksız. eğer düşüncenizin doğru olduğuna inanıyorsanız doğrudur. bunu kanıtlamak için başka sebepler aramaya gerek yok.
  • 10221
    riekerink'in istifasını isteyen sözlük yazarlarından kaç tanesi karabükspor'un teknik direktörünün transfer edileceğini tahmin ediyordu merak ediyorum. tıpkı galatasaray taraftarı'nın geneli gibi galatasaray sözlük yazarları da her değişimde daha vizyonlu bir hamle bekliyor. "real madrid'e karşı kendi evimizde beş atar mıyız?" diye düşündüğümüz günlerden, "maalesef her maçta galibiyet bekliyoruz." diyen hamza'ya, oradan da evimizde tek kilit maç kazanamadığımız bir sezona evrilen bir süreç yaşadı bu taraftar. sabırsızlık biraz erken başlasa da anlayışla karşılanması gerektiğini düşünüyorum. zirveden dibe çok çabuk düştük çünkü.

    şekilcilik ve elitizm konusuna gelecek olursak; etiketine, şekline ve şemaline göre insan yargılamaya kesinlikle karşıyım. zaten galatasaray taraftarı da iyi bir kadromuz varken şu an küçük gözle baktığımız oyuncuların transferlerine olumsuz gözle bakmaz, rotasyon için iyi hamleler olacağını düşünürlerdi. ne var ki iki sezondur öyle kötü yönetiliyoruz ki, yedek oyuncu olarak transfer ettiğimiz tolga ciğerci, yasin öztekin gibi oyuncular as takım oyuncusu oldular ve gerçekten kötü oynuyorlar. kadro dışı bırakılmış sabri sarıoğlu'yu affettik. takıma monte ettik. sözleşmesini uzattık ve şimdi tekrar uzatmayı düşünüyoruz. e doğal olarak emre akbaba, adem büyük, deniz türüç gibi oyuncuların ismi transfer için geçince isyan ediyoruz.

    orta sahasında felipe melo izlemiş taraftarı önce tolga ciğerci ile tanıştırır, sonra ahmet çalık transfer eder, sonra da deniz türüç transfer edilecek dersen taraftarın kayışı kopar. şekilcilik de yapar önyargılı da yaklaşır. ne yazık ki durum bu.
  • 10222
    biraz ordan biraz buradan hakkında bir kaç laf etmek istiyorum.

    son dönemlerde takımın kötü gidişi, ülkenin girdiği sorunlu psikoloji, adaletsizliklerle birlikte saldırganlaşan yazarlar dolayısıyla içeriğine yönelik eleştiriler arttı. fakat unutulmaması gereken nokta bu içeriği oluşturanın bizler olduğu...

    dedim ya oradan buradan, çok konu bütünlüğü düşünmeden yazıyorum. sezon başında #yönetimistifa diye bir başlık bu sözlüğe sabitlendi. bu gün futbolcuları, teknik adamları, sağı solu acımasızca eleştiren sözlük yazarları karşılarında görmek istedikleri ilkeli davranışı sergileyebildiler mi? yoksa iyi skorları görünce yanlışları görmezden mi geldiler?

    bizim ülkenin sorunu budur zaten ezelden beri. ufak çıkarlara tav oluruz. kömüre, oduna oy veririz. ama o oy için bizi o kömür ve oduna bilinçli olarak muhtaç bıraktıklarını göremeyiz.

    18 mart 2017 trabzonspor galatasaray maçı'nı oynadık. maçı kaybettik. belki hakemin de tesiri oldu... ama orasını geçelim, takım olarak mağlubiyeti hakettik. e abi anlamadığım şey şu, bu sporun içinde yok mu? buna niye bu kadar öfkelenip kendimizi kaybediyoruz? bilemiyorum belki kimi taraftar hayatta başaramadıklarının eksikliğini kendini özdeşleştirdiği galatasaray'ın başarısıyla gideriyor. bu başarı gelmeyince de son derece saldırgan ve agresif bir tutum sergiliyor. yapıcı insan görmekte zorlanıyorum. 2002 dünya-avrupa kupası mıydı? almanlar tokadı yiyince kendilerini eleştirdiler. hem de çok güzel eleştirdiler. yapılması gerekeni tespit ettiler. kısa, orta ama daha da çok uzun vadeli planlarını yapıp yola çıktılar. sonuçta geldikleri nokta ortada... biz saldırmaktan sorunu tespit edemiyoruz ki çözümü üretip uygulayalım... bizim kültürümüzde yapıcı eleştiri yok. büyük sıkıntı.

    tudor'a da aynı eleştirileri görüyorum. riekerink'e de aynı eleştirileri gördük. ben de dahil sözlüğün hemen %90'ının negatif görüşünü kazanmış hamza hamzaoğlu hakkında konuşalım. bu adam neden başarısız oldu? bana göre çeşitli yetenekleri olan bir teknik adam zira. üstelik de rüya gibi bir başlangıç yapmıştı. çok da iyi bir sinerji oluşturmuştu. sorun sistem. vücudun parçası olan organların artılarını kullanıp eksiklerini gidereceğine, eksik yanlarını ön plana çıkarıyor yapımız. bir kulübün ilkeleri olur. mesela galatasaray idman topçusu olsun diye jem karacan'ı transfer etmez. lazımsa alt yapıdan bir genç çıkarır as kadroya. biz kulüpteki her kararı hamza hamzaoğlu'na bıraktık. oysa o adamın futbol bilgisi görgüsü o kadar değildi. olmak zorunluluğu da yok zaten. galatasaray'ın sistemi şampiyonlar ligi seviyesinde olsa biz hamza hamzaoğlu'nun artılarından faydalanırdık. mesela şöyle bir sistem olsaydı... teknik direktör bana sağ bek lazım dese. scout ekibi, yönetim ve teknik heyet fiyat maliyet hesabıyla alınacak oyuncuyu belirlese, ama burada her zaman üst akıl olarak galatasaray yönetimi artık kendini bir sportif direktörle mi, yoksa doğrudan futbol şube sorumlusuyla mı temsil ettiriliyor o olsa... sistem olduktan sonra maliyetin de, komisyonun da denetimi kolay... lafı nereye getirmek istiyorum... galatasaray kötü planlanmış bir kadro yapısına sahip. bu kadroyu simione de yönetemez, mourinho da, klopp da... belki bu kadar çok sakatlık yaşamasak o zaman performansımız değişik olurdu. ama sakatlıklar da oyuncu seçimleriyle alakalı. ortada bir sistem yok. başarı bekleniyor. riekerink de haksız eleştirildi, prandelli de... bu adamlar ancak arsenal'de, atletico madrid'de haklı eleştirilebilirler. bu sistemde herkesin terazisi şaşar. hamza hamzaoğlu gelir adaletini kaybeder evlatçılık yapar, öteki komisyonunun peşine düşer, beriki naparsa yapsın her maç hava topundan gol yiyen takımı başarıya ulaştıramaz... kulüp maşallah dingonun ahırı. dembele diye yola çıkıp sakatlıktan top oynayamayan eren derdiyok'u alıyoruz.

    galatasaray'ın esas sorunu idaridir. bu sorun düzelmedikçe de galatasaray düzelmez. günlük başarılar olur. ama galatasaray düzelmez. şimdi iş işten geçti. imzalar atıldı. ama galatasaray'ın mal varlıklarının satışı için emlak konut ile anlaşma yapıldığı, bu anlaşmanın genel kurula sunulacağı açıklandığında bu sözlükte #yönetimistifa başlığı sabitlenmişti. ne kadar ilkeli, ne kadar vizyoner davrandık sözlük ahalisi olarak?

    bu gün her şeyi insafsızca eleştiren çoğu yazar 3-5 güzel skordan sonra tarihimizin en büyük soygununu, geleceğimizin satılmasını görmezden geldi. bu başlığın kalkmasını talep etti.

    kimse merak etmesin. galatasaray 2 kupa kazandığında bu sözlük güllük gülistanlık olur. taraftarı tatmin eden bir transfer sezonu bile bunu sağlar. ama bence çuvaldızı futbolcuya, teknik adama, diğer yazarlara, ona buna batıran herkes iğneyi de kendine batırmalı. kısa vadeli çıkarlar karşısında ne kadar ilkeliyiz? tudor'u, hamza hamzaoğlu'nu, riekerink'i, tolga ciğerci'yi eleştirirken kendimize bunu sormamız şart. belki o zaman öfkemizi kusmayı, beynimizdeki irini sözlüğe akıtmayı bırakırız. bazen ortamı çok çirkinleştiren arkadaşların geçmiş entrylerini inceliyorum. zihin berrakken o kadar güzel şeyler yazmışlar ki... üzülüyorum bu potansiyel neden daha az kullanılıyor diye. hatta geçenlerde bir tanesi hakkında tam bunu düşünürken sinan gümüş'le ilgili yazdığı tamamen yıkıcı bir eleştirisinden yola çıktığımı hatırladım. potansiyelini değerlendirmeyen adam, potansiyelini değerlendirmeyen adamı eleştiriyor dedim. napıcam? güldüm geçtim ironiye...

    konuları birbirine bağlama niyetim yok dedim ya pek. bazen de çok güzel entryler görüyorum. kimisine katılıyorum, kimisine katılmıyorum. ama entry bana düşünsel olarak konuyla ilgili önemli katkı yapıyor. hatta bakış açısı olarak da katkı yapıyor. bakış açısını, düşünce tarzını da öğreniyorum. yarın insan iletişiminde tamamen farklı bir konuda o yöntemi kullanıyorum. burada kim mutlu, kim mutsuz bilmiyorum ama kozmopolit bir ortam. benim bu kozmopolit ortam ve düşünce yapısından almayı tercih ettiğim şey bu. keyfim yerinde.

    #yönetimistifa
  • 10223
    riekerinkin istifasını isteyenler veya tudorun istafısını isteyenler şunu bilmeliler ki şu enkazı orta bakın orta diyorum üst bile değil orta seviye hiç bir hoca kabul etmez etmez.abi göz göre göre ateşe atlamak bu , peki kim atlar ateşe kaybedecek hiç bir şeyi olmayanlar atlar , yine allah var tudor da karabükteki ivmesini kaybetti ya o da cok mühim bi sey degildi.
  • 10224
    taraftar olarak keyfimiz kaçti. cimbomda gidi$hat kötü. ba$kan kötü. futbolcular ruhsuz. paralar ödenmiyor. öte yandan ülke olarak bindik bir alamete, gidiyoruz bakalim. kiyamet mi, yoksa selamet mi olacak. hali ile ruh halimizi sözlüge de yansitiyoruz.

    içimde kötü bir his var. evet ile büyük ku$kularim var. öte yandan bir de hayir diyenlere bakiyorum. teröristi, pkk'lisi.. 3 aydir kafa kucaliyorum. bilemiyorum, kararsizim..

    sonra dönüp gassaray'a bakiyorum. dursun'un icraatlarina, ekonomik çaresizlik, altyapi sorunsali. sanki ülkenin yansimasi gibi. di$i forma, içini sorma..

    çok canim sikkin. dua etmekten ba$ka yapacak bir $eyim yok.

    allah cc. ülkemizi $er'den korusun. amin!!
  • 10225
    yazarları arasında bolca fikir ayrılıkları yaşanabilen sözlüktür. gayet de normal bir durumdur. ancak şu sözlükte bir tek 1 kişi bile yönetim devam etsin düşüncesine sahip değildir. çünkü burada yazanların hiçbiri bir çıkara sahip değil. sadece galatasaray düşünüldüğü için herkes ortak fikirde. 25 mart 2017 galatasaray mali genel kurul toplantısında da kimin galatasarayı kimin ise çıkarlarını düşündüğünü hep birlikte göreceğiz.
App Store'dan indirin Google Play'den alın