• 2
    gençleri özüne döndürme çabasıdır.ayhan akman, emre aşık ve arda turan tarafından organize edilip arda'nın bizzat uygulama yaptığı olay."olm bütün vitaminler saçlara gidiyo sonra sahada kendinizi kaybediyosunuz" şeklinde söylemlerden sonra arda'nın ağaç budar gibi yaptığı saç kesimleri.*
  • 4
    ne zamandır aklımda yazacaktım bu konuda bir şeyler.

    öncelikle ilk olarak ne zaman başladı hatırlamıyorum ama rahat 5-6 senedir sezon öncesi kamplarında var böyle bir durum. takımın abileri altyapıdan a takıma yeni çıkmış ya da galatasaray'a yeni transfer olmuş gençlerin saçlarını güzelce sıfıra vuruyorlar. hoş bir durum. benim çok hoşuma gidiyor. takımdaki arkadaşlık bağlarının kuvvetliliğini ve takımın abilerine olan saygıyı güzelce özetliyor. bir nevi artık futbol takımımızın bir geleneği bu. resmi sitemiz de zaten bu sene, bu olaya geleneksel ismini vermiştir artık. zaten yapı olarak camiamız gelenekselci bir yapıya sahip. büyük ve köklü camiaları ayakta tutan gelenekleridir. gelenekler kişileri birbirine daha sıkı bağlarken topluluğun kültürünün de nesilden nesile akmasına vesile olur. aslında bu saç kesimlerinde görülen çok küçük ayrıntı neden türkiye'nin en büyük camiası olduğumuzun kanıtlarındandır.

    ayrıca insan, o ortamı gördükçe oradaki gençlerin aslında ne kadar da şanslı oldukları düşünmeden edemiyor. ah o gemide ben de olsaydım diye iç geçiriyor. gençlerimiz kıymetlerini bilsinler, camialarına, formalarına daha da sıkı bağlansınlar. onlara gönül vermiş, galatasaray'la yatıp kalkan insanların en büyük temennileri bu.

    sözün özü; bu geleneğimiz hep devam etsin. 5 sene sonra emre çolak, serdar eylik ve diğer saçları kazınan gençler yeni gelen gençlerin saçlarını kazısın.
  • 9
    fatih terim'in ikinci döneminde, 2003 yazında hollanda'da yapılan hazırlık kampında ortaya çıkmış; yıllar içinde gelenekselleşmiştir. o kampta sabri sarıoğlu, ilker erbay, volkan glatt ve sedat debreli üzerinde denenen bu geleneğin fikir babası ve ilk uygulayıcısı ise 2002 dünya kupası sırasında ümit davala'ya yaptığı tarifsiz saç kesimi ile berberlik kariyerine hızlı bir giriş yapan "küçük" hakan ünsal'dır.
  • 10
    yanlış bir uygulamadır.

    uygulayanlar da buna izin verenler de insan ruhundan, psikolojiden ya da pedagojiden pek anlamamaktadırlar. orası asker ocağı değil spor kulübüdür ve temel dayanak noktalarından biri yaratıcılıktır,rekabettir, bir hedefi başarmaktır. bunu önce bireysel olarak başarırsınız, sonra da takımın bir parçası olmaya çalışırsınız, eğer tabi izin verilirse. a takıma çıkmakla cok ciddi bir hedefi başarmış, hatta belki de hayatında o ana kadarki en büyük şeyi başarmış gencecik adamlar abileri tarafından ödüllendirilmek yerine, sevgi gösterileceğine daha ilk günden cezalandırılmaktadırlar. yapılmak istenen elbette gencin şişmiş olabilecek egosuna daha yolun başındayken ayar çekmektir, lakin bunun ne yöntemi budur ne de uygulayıcısı futbolcu abisidir. orada teknik direktör ve ekibi vardır, yöneticisi vardır, genç futbolcunun kendi anası babası büyüğü vardır, bir ayar verilmek istenirse önce bunlar tarafından verilir. takım olabilmenin ve takım içi bağları güçlendirmenin, büyük küçük sevgi saygı ilişkisini oluşturmanın yöntemleri farklıdır. bırakın adam gencecik haliyle ilk başarısının tadını çıkarsın, uzatmış ya da jölelemiş saçlarıyla manitasına arkadaşlarına ailesine gururla anlatsın kendi başarısını. bırakın da başarının tadını alsın öğrensin, öğrensin de sonra bunun peşinde koşsun. acı çekmek yerine zevk almayı daha çok öğrensin. o noktaya gelene kadar yeterince acı çekmiştir zaten, oraya varmak kolay değildir. zamanla, o an yaşadığı o heyecana doyup yenisinin peşinde koşacaktır. bu onu daha çok çalışmaya yönlendirecek, daha da çok başarılı olmak isteyecektir.

    bu yöntem tamamıyla floryada son yıllarda oluşmuş futbolcuya dayalı sakıncalı yapının bir parçasıdır. takımda daha ilk günden kimin patron olduğunu göstermenin anlamı yoktur, keza takım içinde patron yoktur abi vardır ve doğru abilik de kolay bir müessese değildir, şu yapılan hiç değildir. patronlar saha kenarında balkonda ya da camekanın ardındadır. lakin bu seneyi saymazsak son yılların yönetim zaafiyeti sonucu oluşmuş futbolcu düzeni böyle gereksiz ve kanaatimce zarar verici uygulamalar doğurmuştur. ayrıca bu kulübte bir zamanlar bir psikolog hanım vardı? ne oldu ona? hala orda mı? ordaysa ne işe yarar?
    sonra çok sorarız kendimize yahu bu alttan gelen çocuklar niye bir türlü tutunamıyor a takımda diye. nereye tutunacak!?? abileri parsellemiş vaktiyle dükkanı, ilk günden de makası göstermiş, yamuğunu görürsem yersin makası diye. daha baştan haksız rekabet ortamı oluşmuş.
    özellikle arda'nın da buna katılması beni fazlasıyla üzmüştür. zira geldiği yer itibariyle her şart ve koşulda genç oyuncuların tarafında olması gerekir. onu arda yapan zamanında saçlarına girilmesi değildir, keza öyle olsaydı şu an takımda başka ardalar da görürdük.
    fikrin "küçük" hakan'dan çıkmış olması beni zerre şaşırtmamakla birlikte ümit davala'ya da, ki kendisi her daim favori oyuncularımdan birisiydi, dünya şampiyonasında bize şaç kesimiyle yaşattığı şoktan ötürü buradan teşekkürlerimi iletirim, hiç gereği yoktu.
    ya da şöyle diyelim, madem hayırlı bir iş, hep öyle kalınsın, herkes de dahil olsun buna. *

    takım içinde hiç kimsenin bir başkasının kişisel tercihlerine karışmaya hakkı yoktur.eski yeni fark etmez.sizce "zamanında" messi'nin, zlatan'ın, el nino'nun ya da concon ronaldo'nun saçlarına girişilmiş midir? messi'yi rijkaard'a sorabiliriz mesela, keza kendisini iyi tanır. hadi onları geçtim; bu takım, ilk zamanlarında kaçırdıklarıyla saçımızı başımızı yolduran, aynı sürede sürekli eli başıyla kaşıyla o dönemin moda stili tavuk götü saçıyla oynayan bir golcüyle yürüdü gelişti, basketçiden bozma bu adam hep ilerledi hiç durmadı, sonra alemin kralı oldu, adı da kral hakan şükür oldu. nasıl oldu?.. sevgiyle oldu..destekle oldu..

    diyesim gençleri rahat bırakın ağalar, onlara güvenin, destekleyin, korkutmak yerine doğru şekilde sevin, sevginizi eksik etmeyin, bulacaktır onlar vakti gelince saçın ne zaman uzun ne zaman kısa olması gerektiğini, güveninizi ve sevginizi başarılarıyla boşa çıkarmayacaklardır. ne ekerseniz onu biçersiniz. gereksiz baskı sadece adı üstünde bastırır.
    illa birilerinin saçına girilmek isteniyorsa nacizane önerim gençlerin birlik olup, yıllardır bu takımda olan ama neyseki sayıları iyice azalan, futbolunu pek ileriye götürememiş ama rahat düzenini kurmuş ve bozulmasını istemeyen yaşı ilerledikçe saçı başı kaşı giyimi şekilden şekile koşan ama sahada bu artisliği işe yaramayan futbolcu abilerine, bunlardan birisini aralarına alıp makas nasıl tutulur korkmadan göstermeleridir. sadece tutup göstermeleri yeterlidir, zira yanlışı yanlışla düzeltemezsiniz. lakin sadece bu gösterinin bile mevzu bahis artis topçu abilerinin sahadaki performanslarına olumlu anlamda doğrudan etki yapacağına da kalıbımı basarım. zira geçen seneye kadar uygulanabilirdi bu yöntem, futbol performansı yerlerde sürünen ama imajı tavan yapmış yeterince melankolik abi vardı a takımda netekim.
    psikoloji mezunu neeskens'in bir an önce bu duruma el atmasını diliyorum..

    işbu entry, vaktiyle claudio caniggia olarak zehir gibi oynamama rağmen saçımdan dolayı bir dönem milli takıma kabul edilmemiş birisi olarak* girilmiştir.. öperim!.. ayrıca diego da yanımda, selamı var gençlere.. bildikleri yoldan şaşmasınlar diyo, benim de lüle lüle gıvır gıvır saçım vardı o yaşlarda, elleyenin alnını garışlardım veallaha.. diyo.. ben demiyorum, o diyo..

    işbu entry, aceto'ya selam çakılarak girilmiştir..

    (gbkz:http://acetobalsamico.blogspot.com/...0/01/devrecilik.html )
  • 22
    şeytanın kafamı kurcaladığı şu anlarda bir delilik edip "bende mi bu geleneksel harekete katılsam" diye düşünüyorum. ama korkuyorum, zaten alnımız açık tenimiz beyaz, ampul gibi dolaşmaktan ürküyorum. bir yandan "captano ya maç zirvelerinde eşlik ederim" diyorum, ama sonra "siktir et sıcak başına vurdu, o yüzden böyle düşünüyorsun" diyorum.
  • 23
    bir ugur meleke kö$e yazisi ile tekrardan gündeme gelen masum bir olaydir aslinda.

    http://www.hurriyet.com.tr/...len-adamlar-40510936

    bir ritüeldir, gelenektir ve geçmi$i 2000lerin ba$ina dayanir. yok yani, alan memnun, satan memnun, sana n'oluyor ugurcugum demek istiyorum. pedagoji okudun da, biz mi unutttuk? makalesinin sonunda manitasi olan deniz satar'i kalin harflerle yazmandan niyetinin ne oldugunu anlamadik mi? yok hani ugur meleke ile hiç bir sorunum yok, aksine ülkede futbolu bilen ender ki$ilerden oldugunu dü$ünüyorum ama bu saç kesme konularina girme be gülüm. yani herkes bildigi $eyi konu$sun. sen fubol konu$. yani marjinal olucam diye zorlama kendini bence..

    ayriyeten saçlari 3 numara kesilen bir gencin saç ba$ gibi gereksiz i$lerle ugra$acagina i$ine odaklanacagi kanaatindeyim. ozan tufan ve hirvatisan maçi diyorum mesela.

    ha bir de, düzenli araliklarla saçimi 3 numara kestriririm. 1 ayda uzuyo lan, yaptigimiz tantanaya degmez.
  • 24
    şöyle kötü böyle kötü diye uzun uzadıya anlatacak kadar mühim bir olay gibi gelmiyor bana ama hakikaten baya boş iş gibi geliyor bana da. ben olsam rahatsız olurdum.

    ne bileyim çocuk kendince bir şekil yapmış öyle heves etmiş tutup adet diye girişmek saçma gibi. bir de bunu yapan adamlar yaşı ilerlemiş yerliler oluyor. o da ne alaka. sanki o oyuncu, o gençlerin üzerine bir hakimiyet kuruyormuş gibi. son fotoğraflarda bu işi semih'in yaptığını gördüm de, semih o çocukların bir tanesinin yarısı etmez.

    uğur meleke mevzuyu gereksiz abartmış ama bunun bomboş bir adet olduğu gerçeğini değiştirmiyor.