• 23527
    benim kötü bir huyum vardır. yani cidden biraz itici bir özellik. "ben demiştim" demelere doyamam. bugün, izninizle, zamanında doya doya linç yediğim ben demiştim'imi masaya vurmak istiyorum: (bkz: 22. şampiyonluk/@sivilcik)

    okumaya üşenenler için özet geçeyim:
    "ben başarılı bir galatasaray görmek istiyorum. özellikle ucuz şampiyonluk alıp bir sonraki yıl şampiyonlar liginde galatasaray markasını, istatistiklerini zedeleyecek sosyal medya starı futbolcular/yöneticiler görmek istemiyorum."

    hayırlı mağlubiyet filan diyorsunuz ya, o geçen seneydi. hayırlı bir şekilde 2. olsaydık ne para saçılacak ne de terim'in kafasında "benim adım şampiyonluğa yetiyor" algısı iyice yerleşecekti.

    şimdi buyurun, tatsız, tuzsuz berbat bir galatasaray. insan şu takımdan utanmaya bile utanıyor.
  • 23528
    geleneksel gs sözlük çöp ilan etme şenlikleri kapsamında çöp ve rezil diye adlandırılan, bir an önce kadrodan çıkarılması gerekenler ve sakatlar çıkarıldıktan sonra kalanlar şu şekilde: muslera, luyindama, donk, emre taşdemir, taylan, lemina, nzonzi (çöpümtrak), andone, adem. süleyman luş, atalay babacan’ı falan eklersek belki bir 11 çıkarabiliriz. hadi hocam, vur neşteri!
  • 23530
    muslera
    marcao
    lyundama
    linnes
    belhanda
    feghouli
    falcao
    babel
    diagne
    nzonzi

    bu 10 oyuncunun seneye de sözleşmeleri devam edecek. ancak gerek ocak ayı gerekse sezon sonunda bunlardan birkaçı daha gönderilebilirler. diagne ve belhanda gitmesine kesin gözüyle bakılan oyuncular. linnes hocanın pek tutmadığı bir oyuncu, gidebilir. marcao- lyundama ikilisinden en az biri gider. feghouli, babel ve nzonzi'ye de kesin kalırlar diyemiyorum.

    kısacası yerleri garanti oyuncular muslera, stoperlerden biri diyelim ve falcao. en az 3 en fazla 6 yabancıyla yola devam edeceğiz.

    yabancı oyuncu kriterimiz aidiyet duygusu olan ve genç oyunculara yönelmek olmalı. ayrıca 442'ye uygun bir takım kurmalıyız artık. en azından çift forvetli sistem bizim olmazsa olmazımız olmalı.
  • 23531
    takımımız her zaman coşkulu oyun ve pres ile oynayınca başarılı olmuştur. bunlar bizim takımın genlerine işlenmiştir. bunu işleyen de fatih hocadır. takım şu an yıllardır oluşan sitemine aykırı oynuyor. kurulan takım coşkulu oyun oynayacak oyunculardan kurulmamış gördüğümüz üzere. bu yapıya uygun elimizde olan oyunculara şans verilerek daha istekli ve tempolu bir oyun oynayacağımıza inanıyorum.
  • 23532
    devre arasında* mariano ve nagatomo'yu satması gereken takım. kendi ülkelerinden talipleri varsa çok az bonservis kazanabiliriz. kazanamazsak da sorun değil. maaşlarından ve kendilerinden kurtulalım da..

    bunların dışında babel, feghouli ve belhanda'nın da satılması lazım bana göre. menajerler aracılığıyla arabistan, çin ne varsa gönderilmeli. bu 5 futbolcudan yaklaşık 12-13 milyon € gelir diye düşünüyorum.

    sonra;
    linnes
    • 1 tane hızlı, tempolu ve genç sol bek
    mehmet özcan veya berat ayberk özdemir*
    • 1 tane hızlı, tempolu ve genç kanat
    • 1 tane top indirebilen, top saklayabilen, fizikli genç forvet

    alabilirsek güzel kapatırız.
  • 23533
    zamaninda bir tane yerli oyuncunun ayagi cime takilip sneijder’e hatali pas atsa, yemedikleri kufur, hakaret kalmiyordu. simdi tum oyuncular yabanci olunca kimse toz konduramiyor ama ben soyleyeyim. siz istediginiz kadar taktik kurun, ilk 11 yazin. bu takim bilerek oynamiyor. oyuncular arasinda buyuk gruplasmalar var. fatih terim’in oldugu yerde bunlarin olmasi sasirtici ancak durum bu. bakalim ocakta neler olacak.
  • 23534
    mevcut sorunları analiz ederken realist olmak elzemdir. içinde bulunduğumuz zaman diliminde en büyük sorunu teknik kadrosudur. teknik kadrosu derken sadece fatih terim değil, tüm teknik ekipten bahsediyorum. eldeki futbolcu grubu eğer iyi futbol oynamıyorsa bunun çözümünü türkiye odalar ve borsalar birliği veya fiskobirlik’ de aramak yanlış olur.
    baktığımız zaman teknik ekipte işinin ehli, pofesyonel bir kadro değil de tanıdıklarla oluşturulan bir kadro görüyoruz, tıpkı ülkemiz gibi takımımız da teknik açıdan yetersiz yönetiliyor.
    geçmişle övünmek ya da herkesin hakkını vermek adil bir davranıştır iyidir tabii ki. geçen seneden beri fatih terim’ i en çok eleştirenlerden biriyim, ben galatasaraylıyım fatih terimci değilim, geçen sene şampiyon oldu bu takım evet ama başakşehir yerine şampiyonluk kültürü olan bir rakip ile yarışsak o kadar geriden gelip şampiyon olmak öyle kolay olmazdı. geçen sene fatih terim oyuna müdahil olamıyor eski enerjisi, dominantlığı ve isteği yok dediğimizde tefe konuluyorduk ama durum maalesef artarak devam etti.
    şimdi vasıf açısından eksik, evlat kontenjanından girerek oluşturulmuş bir teknik ekip ile devam ediyoruz ve futbol takımımız 30 yıldır gördüğüm en kötü takımlardan hem de 30 yıldır gördüğüm kağıt üzerinde en iyi takımlardan biri olmasına rağmen.
    şimdi bu durumdan aslında normalde fatih terim silkelenmesi ile kurtulacağımızı düşünürdüm ama o etkiler 2010lu yılların başında bitti, modern futbola entegre olamadı ve ben ders almam ders veririm mottosu oluştu.
    şu an bana kimse garanti edebilir mi ki sene sonu selçuk inan’ın sözleşmesi bitince teknik kadroya katılmayacak diye, peki selçuk teknik kadroya katılsa ne verecek takıma. işte bu zihniyet bizi daha da geriye götürüyor maalesef. son iki sene şampiyon olduk evet ama takır takır oynayarak mı şampiyon olduk yoksa en az kötü biz olduğumuz için mi? zaten bu sorunun cevabını şampiyonalar ligi maçalarımıza bakarak bulabiliriz.
    rüyadan uyanmanın zamanı geldi, geçici bir dalgalanma değil içinde bulunduğumuz süreç, tepe üstü gitmeye ramak kaldı, herkesin kendisine gelmesi lazım. yönetim zaten terime karşı pasif olduğu için tamamı ile fatih terimin moduna kalmış durumdayız. eğer kendisine gelirse bu sene yine şampiyon oluruz çünkü kadromuz lig için yeterli, sadece henüz futbol oynamıyoruz.
    eğer o veya bu şekilde bir durum olur fatih terim giderse de kuzey avrupa ekolünden bir teknik direktör gerekiyor.
  • 23536
    üzülüyorum amk. bkz mkz'siyla uğraşamayacağım işin ama gördüğünüz gibi "uğraşamayacağım"ı düzgün yazacak formata saygım var. son real maçını biliyorsunuz. 6 kasım falan filan demek istemiyorum. maçın ikinci yarısını izlemedim. kendi kendimi umursamamaya şartlamaya çalıştım ama olmuyor. o günden beri bok gibiyim. real madrid'i hep ultimate rakibimiz olarak gördüm. icerde 6 yerken bile adamların bize saygı duyarak oynadığını hissetmiştim. ama en son oynanan lanet maçta ciddiye alınacak bi yanımız yoktu. sallamıyorum diye kendimi kandırdığım iki gündür alakasız anlarda ne rezil halde olduğumuzu hatırladım hep. günümü bok eden bi şey vardı hep ama üstüne parmağimı koyamıyordum. ama şimdi başım yastıktayken anlıyorum: üzülüyorum amk. çünkü bu ruhsuz heriflerle geçecek bu sezon. ne kadar sallamıyorum desem de gözüm her hafta sonu maçta olacak ama bu hefifler koşmayacak. bir sene böyle geçecek ve biz üzüleceğiz. bir sene boyunca içimizde hep bir burukluk olacak. galatasaray kötüyken ben mutlu olamıyorum amk. bağrımda bi öküz böğürüyor hep ve mayısa kadar o öküze alışmam lazım. alışırız napalım. ama koşun be adamlar, şu formaya biraz saygınız olsun. küfür kıyamate maç izletmeyin bize, feghouli senin ben o marcelo'yu eli götünde izleyen tavrını... ya neyse,yapmayın bize bunu. isımize gucumuze bakalım, haftasonlarını heyecanla bekleyelim, şu koca seneyi elimizden almayın ama. gidin psg'den 8 yeyin ama şu haftasonunu heyecanlı bekletin bana milyoner ruhsuzlar ordusu.
  • 23540
    2. yarılarda daha kötü oynamamızın sebebi şu an takımdaki oyuncuların ciddi bir kısmının yaz kampı geçirmemiş olması, bir de tabii fatih terim'in fiziksel yükleme stratejisi.

    ligin 2. yarısında bugün o çok koşan fenerbahçeli oyuncuların halini görünce anlarsınız ne demek istediğimi. ersun yanal'ın takımı ligi koparamayacağına göre şampiyon olamayacak. fatih terim takımları her zaman ligin 2. yarısında daha güçlü olurlar, unutmayın bunu.
  • 23541
    (bkz: selamun aleyküm biz geldik)

    tek şanssızlığımız sıradaki maçların zorlu olması. arada bir kaç maç kolay olsaydı ritmi bulur, eksiklerin telafisine gidilirdi. 9 kasım 2019 gaziantep fk galatasaray maçında eleştirmek isterseniz elbette bulacağımız çok şey var ama iyi şeylerin başlangıcı gibi duruyor. 22 kasım 2019 başakşehir maçı öncesi sosyal medyaya ve maçta tribüne motivasyon adına büyük iş düşecek. bahsettiğimiz eksik konsantrasyon ile kapanabilir.
  • 23543
    ortası iyi ama çevresi kötü bir takım olmuştur 2019-2020 sezonunda. şöyle ki; kale, defans göbeği, orta saha ve forvet olarak gayet iyi takımız ancak bekler ve kanatlar felaket düzeyde. dolayısıyla aşırı formsuz bekler ve hafiften vurdum duymaz kanatlar la oyunumuz oturmuyor ve herkes domino taşı gibi sırayla görev yerini kaybediyor, yada yapılan pres hep bir adım geride kalıyor.
    rakip beki takip etmeyen kanatlarla başlıyor sıkıntı, orta saha kanatları kapatsa göbek boşalıyor ve rakip direkt stoperlerle karşı karşıya kalıyor, orta saha ortayı kapatsa yavaş beklerimizin de etkisiyle kanatlar boşalıyor ve birçok maçta dikkat etmişsinizdir bizim bekler rakip bek kovalarken stoperler beklerimizin yerini dolduruyor, tam bir deli saçması oluyor. o stoperin yerini de nzonzi veya orada kim oynuyorsa o doldurmaya çalışıyor. her an kaptırılabilecek topta tüm merkez takım tedirgin hafif geriye yaslanmış bir şekilde atağa çıkıyoruz ve ilerde çoğalamıyoruz. çünkü top kaptırıldığı anda yukarda yazdıklarım çok daha tehlikeli vuku buluyor. o yüzden umarım devre arasına kadar minimum puan kaybıyla gireriz ve onyekuru ile beraber çok iyi iki bek alabiliriz.
  • 23544
    "koskoca galatasaray'ı ahmet mi savunacak?", "şampiyonluk kovalayan takımın sol beki emre mi olacak?", "maçı kurtarsın diye adem'i mi oynatacağız?", "galatasaray orta sahası ömer'e mi kalmış?" gibi eleştirilere hiç takılmadan ilk on bire birkaç tane yerli yerleştirmesi gereken takım. bunu yerli, yabancı ayrımı dolayısıyla söylemiyorum ama mevcut kadrodaki henüz yeterince takıma sokamadığımız bazı yerli oyuncular, istediğimiz tarzda oyuna etki edebilecek isimler.
  • 23546
    başakşehir(ev)
    trabzon(deplasman)
    alanyaspor(ev)
    angaragücü(ev)
    göztepe(deplasman)
    antalyaspor(ev)

    milli aradan sonra ilk yarı bitene kadar yukarıda yazdığım maçları oynayacak takımdır. bugün aldığımız antep deplasman galibiyeti neticesinde 19 puan yapmış bulunuyoruz. sadece iç sahadaki maçları kazansak 31 puana geliyoruz ki büyük ihtimal bizi yarışın içinde tutacaktır, böyle kabus dolu ilk yarı için müthiş sonuç olur. geçen seneden de düşük olacak şampiyonluk puanı.

    ikinci yarıya onyekuru ve linnes'i ekleriz. feghouli forma girer. falcao sağlığına kavuşur. bulabilirsek sol bek ekleriz. hocamız da normal formuna döner. bu kardeşiniz 17.05.2019'da sırtında bayrağı, elinde meşalesiyle florya'ya kutlamaya gider.
  • 23548
    (bkz: #2777787)
    (bkz: #2779977)
    (bkz: #2791257)

    biz bunları yazarak anlattık, çizgiyle anlattık. anlattık da anlattık.

    galatasaray eğer ki bu beklerle oynamaya devam edecekse, ki öyle duruyor, 3’lü savunma ya da marcao’nun sol bek olduğu 4-4-2’den başka bir şey paklamaz dedik.

    neden 3’lü savunma? çünkü savunma zaafiyetin olan çok oyuncun var.

    ufak not: 3’lü savunma defansif, çift forvet hücum dizilimleri değildir. dizilim senin oyun felsefeni belirlemez. 3’lü savunmayla dünyanın en hücumcu takımı, çift forvetle dünyanın en defansif takımı olabilirsiniz.

    ilk olarak beklerin... nagatomo tamam eh işte ama şener, emre, sol bek oynadığında ömer ve tabi ki emeklilikte yaşa takılan mariano. rakipler için birer maden senin iki bekin. bunların savunma zaafiyetini kapatmak için çift stoper önündeki nzonzi bir yere kadar seni götürse de bir noktadan sonra o “bile” beceremiyor. luyindama maç içinde ne zaman mariano’nun kademesine girse direkt ve hızlı çıkan hemen her rakip pozisyona giriyor.

    luyindama’nın dünyanın en iyi stoperi olması bile bunu engelleyemiyor. luyindama her kademeye girdiğinde marcao biraz daha ortaya kayıyor ve ters kanatta mini bir konya ovası oluşuyor.

    velhasılkelam, ikinci olarak; marcao demişken... rakibinin sırtında orta sahaya kadar gitmeye bayılıyor bu kardeşimiz. hücumu seviyor, öne çıkmayı seviyor. ama öne çıkıp geçildiğinde ya biz pozisyon yiyoruz, ya da marcao kart yiyor. çift stoperin önünde de nzonzi nispeten geri dönüşlerde yavaş kaldığı için rakibin pozisyon bulması kaçınılmaz oluyor.

    bu arada nzonzi olmasa muhtemelen küme düşme hattındaydık. neden saçma sapan eleştirilere maruz kalıyor anlamak mümkün değil.

    şimdi öncelikli bu iki zaafiyetinden kurtulmak için ne yapıyorsun? üçüncü bir stoper ekliyorsun. luyindama sağ kanat bekinin kademesine yine giriyor, ama bu sefer arkada iki stoper+geriye dönmekte olan lemina/nzonzi kalıyor. pozisyon verme olasılığımız bayağı bi düşüyor. marcao’nun ileri çıkışlarına hem izin veriyorsun hem de yarattığı zaafiyetleri yine yukarıda saydığım üç kişi sayesinde tolore edebiliyorsun. hatta yeri geliyor hem marcao hem luyindama’nın ileri çıkışlarını tolore edebiliyorsun.

    böyle bir dizilişte ortadaki stoperin oyun kurulumunda ve rakip karşılamada daha geri planda kalıp, ana görevini arkayı süpürmek olarak verdiğinde de ahmet çalık gibi yetersiz bir stoperin bile hatasız oynayabiliyor.

    peki, bu üçlünün önünde nzonzi mi, lemina mı? lemina dün* çok iyiydi. ama bence, yine de özellikle rekabet seviyesi yüksek karşılaşmalarda nzonzi. nzonzi’yi arkaya atıp lemina’dan öndeki serbest iki orta sahanın defansif zaafiyetlerini kapatma sorumluluğunu üstünden aldığımızda, lemina ileride çok daha önemli bir hücum silahına dönüşecektir.

    ama lig maçlarında ömer-seri-lemina üçlüsünü görmeyi de çok isterim. bu üçlüden hepsinin de box-to-box oynaması kaydıyla tabi ki. dünkü gibi lemina’nın stoperlerin önünde konumlanmasındansa üç 8 numara görmek daha heyecan verici oluyor.

    bu üç hareketli orta sahanın yanlarına sürekli gidip gelecek bir emre taşdemir-nagatomo ikilisini koyduğumuzda öndeki serbest adem ve arayan falcao hayvan gibi, tekrar ediyorum hayvan gibi pozisyon bulacaktır.

    nzonzi’nin stoper oynama konusu. orta sahayı domine etme ihtimali benim iştahımı daha çok kabartsa da, mantıksız değil. denemekten zarar geleceğini düşünmüyorum.

    marcao’nun ve luyindama’nın çok daha rahat ileri çıkacak olması rakibin dengesini nasıl bozuyor dün birçok kez gördük, üstüne ikinci golümüz de bu şekilde geldi.

    bu arada ikinci gol demişken, şöyle organize gol görmeyi çok özlemişiz.

    dünkü dizilimde kızacak, eleştirecek hiçbir konu yoktu ki başarı da geldi zaten. oyun tatmin etti mi? tabi ki hayır. ama akmasa da damladı işte. abartılacak da gömülecek de bir şey yoktu.

    oyuncu tercihlerinde kızacak bir şey var mıydı? nagatomo olmadığı için mariano tercihine bir şey diyemiyoruz ancak feghouli... gerek yoktu. fena oynamadı ama yine de gerek yoktu.

    ısrar edilmesi gerekiyor bu dizilişte. ilk kez kullanıldığı psg maçından birkaç gün önce leipzig maçında gördüklerimi aktarmıştım. neredeyse aynısını uygulayıp gücümüz yeterince güzel de top oynamıştık o karşılaşmada. keza içerdeki real madrid maçında da, ikinci yarıda saçma sapan bir kararla bu dizilişten vazgeçene kadar fena top oynamamıştık.

    bu yüzden ısrar edilmesi gerekiyor. zaten o psg maçından sonra neden vazgeçildi gerçekten akıl sır ermiyor. en çok da buna kızıyorum zaten. dün hocanın da dediği gibi, inşallah bu bir başlangıçtır.
  • 23549
    2019-2020 sezonunda 11. hafta geride kalmışken 19 puana sahip futbol takımı. ilk yarının son 6 haftasında kalan maçları;

    -12. hafta başakşehir
    -13. hafta trabzonspor (d)
    -14. hafta alanyaspor
    -15. hafta ankaragücü
    -16. hafta göztepe (d)
    -17. hafta antalyaspor.

    ligin ilk yarısı biterken son 4 maçın 3 tanesini kendi evinde oynayacak bir galatasaray var. 18. haftadaki denizlispor maçının da içeride olduğu düşünüldüğünde, 5 haftada 4 kez taraftarının önünde maça çıkacak galatasaray. 14. ile 18. haftalar arası çok kritik bir seri yakalama ihtimali var bu takımın. o yüzden şuanda mümkün olduğunca zirveye yakın bulunmaya devam etmesi erekiyor. bu dönemde yapılacak 5 maçlık bir galibiyet serisi ki galatasaray'ı en büyük favori durumuna getirir. bu da ilk yarıyı aşağı yukarı 34, 35 puanla bitirmek anlamına geliyor ki alt sıralar ile üst sıralar arasındaki puan farkının git gide azaldığı bir ligde olduğundan, bu galatasaray futbol takımı için meşaleleri yakmaya hazırlık demektir.
  • 23550
    en son calisilmis bir pozisyonla ne zaman avantajli bir skor elde ettik? bireysel yeteneklerden birseyler umuyoruz. bagli oldugumuz bir oyun plani yok ama felsefemiz var. felsefemiz ileride basicaz hizli hucum. iyi de bu taktik teknik degil ki:( taktik teknik plani olmayan takim olgusunda morali git gide duserek forma giyen ve bireysel yetenekleri yuksek oyunculardan kurulu 2019-2020 sezonu takiminin asla ve asla atamayacagi, bir gol birakiyorum asagiya ne uzucu;

    https://twitter.com/.../1193809720081076225