• 20878
    son yapılan transferlerin ilaç gibi geldiği takımımız. forvetsizlik herkesin malumuydu, fakat daha da kritik olan diğer bir nokta klubede yedek eksiğiydi. şu an da her bölge için müthiş yedeklerimiz yok, fakat en azından defans ve forvette çok çok daha güvendeyiz. eren, serdar, sinan, gibi oyuncular çok fazla devamlılığı olmayan, her an takımı yarı yolda bırakabilecek oyuncular. bu transfer döneminde yapılan takviyelere daha eylül ayından beri ihtiyacımız vardı. çok geç bitti transferler, ancak sonuç olarak bitti. bundan sonra takıma en hızlı bir şekilde uyum sağlayarak ligi sallamalarını bekliyoruz.
  • 20883
    yapılan son transferlerden sonra * tekrar özüne dönmüş ve gözünü avrupaya çevirmiş canımız, ciğerimiz. benfica'yı elersek ve son 16 turu için kura şansı yanımızda olursa şampiyonluğun çokta uzak olmadığını düşünüyorum. çeyrek finale kadar gelebilirsek eğer o döneme kadar takım birbirini tanımış, sistem oturmuş olacak ve oyun hafıza oluşacaktır. buradan sonrası ise ciddi çaba gerektirecektir. finalin kardeş vatanda * oynanacak olması ise bizi otomatikman ev sahibi yapacaktır.
  • 20884
    şu an görünen o ki;

    as stoperler 20 lerim başlarında. arkada bir tane alt yapıyı takip edenlerin övdüğü genç bir aslan var. (ozan gibi gelecek sene sahada görebiliriz, belli olmaz.)

    beklerde yaşlar alınmış ama şans olursa 23 yaşında bir emre var ki umarım toparlanıp stabil bir performans verir. ömer ve linensi ayrı tutuyorum.

    orta saha 20lerin sonları ama oraya yine 20lerin başlarındaki emre gelecek.

    şu an kanatta genç onye'miz var ama gidici. ancak gerek ileride gerek kanatta (genelde takımın performansıyla doğru orantılı) rotasyona girecek ve (umarım) esneklik kazandırabilecek 23 yaşında bizim standartımızd az maaşlı sinan'ımız var.

    ileride 27 ve 30 yaşında santraforlarımız var.

    bu kadroya celil, yunus, gökay gibi isimleri kimisinin ilk 11e kimisini ilk 18e yerleştirerek çok tatlış böyle çok güzel bir takım olabiliriz.

    şöyle bir gözümü kapıyorum. muslera'nın önünde genç (yerli/yabancı) sol bek, marcao, gökay, mariano var. marcao veya gökay yerine ismini kopya çekmeden yazamadığım arkadaşı da koyabilirsiniz. hangisi daha verimli oluyorsa. biraz ilerliyorsun yunus, fernandao, transfer (galiba sezon sonu belhanda gidiyor), feghuli. en önde de akbaba, diagne.

    yemeklere bakıyorsun: celil, nagi, linens, sinan, mitro, ali , recep, ismini yazamadığım yeni aslan... bu gençlerden stabil bir performans aldığımız anda çok güzel bir iş oluyor. hem oyunu değiştirebilecek hem gerek yüksek gerek normal seviyede bir birini ikame edebilecek oyuncular olacak.

    yani demek istediğim buram buram fatih terim kokan bir takım görebiliriz gelecek sene. bence bu o kadar zor bir şey de değil. sadece elimizdekileri biraz cilalamak, pişirmek gerekiyor.
  • 20885
    şampiyonluk kokusu alan takım. geçen dönem saçma sapan puan kayıpları yaşamasak çok daha rahat şampiyonluğa koşacaktık. şimdi başakşehir'in puan kaybetmesini bekleyeceğiz. tabi bu arada da her hafta her maçı stres altında yaşayacağız. herhangi bir puan kaybında uçar gider şampiyonluk. bu kadar masrafın altından şampiyonlukla kalkabiliriz ancak...
  • 20887
    sanılanın aksine transferlerde taraftar payı olmayan takımım.

    bu transferler öyle 1-2 haftada olmaz. adamlar gitmiş, izlemiş, araştırmış.

    marcao ve luyindama uzun süredir takip edilen isimler bu çok belli. keza, mitroglou ile de temaslar varmış benim anladığım bu çünkü yapılan anlaşma çok kebap.

    muhtemelen diagne ikinci tercihti tetteh'ten sonra, son güne kadar kovaladılar ama olmadı. alan olayı da biraz oyalama gibi geliyor bana. diagne'ye 10u basan, alan'ı çoktan alırdı yoksa adam tamamen paraya bakan bir transfer.

    eğer başkan taraftarın gazına gelseydi şimdiye alan'a yıllık 4.5, takımına 3.5, menajerine 3 milyon artı 3te imza parası verirdi panik şekilde. ama bu adamlar kulaklarını tüm ergenlere kapatıp sabırla beklediler ve sonuç ortada.

    resmen ince eleyip sık dokumuşlar, ffp ile sorun yaşamadan nokta transferler ile çözdüler işi. helal olsun.

    taraftarın bu adamlara özür borcu var
  • 20890
    şu an hepimiz mutluyuz. özellikle son iki günde gelen transfer hamleleri sonrası takımda negatif olan hiçbir şey hatırlanmıyor. yakalanan hava olarak bu çok güzel. ancak hala 6 puan gerideyiz ve önümüzde alanya deplasmanı ve trabzonspor gibi çok önemli iki mücadele var. başlangıçta bu iki maçtan birinde takılmak bu havayı bir anda terse çevirebilir. bu nedenle taraftarın yani bizlerin "kesin şampiyonuz yea" psikolojisinden bir an önce çıkarak şampiyon olana kadar, sonuna kadar destek olmaya odaklanmalıyız. önde olduğumuz maçın 60. dakikasında telefonlarla ışık şovlara yapmayıp tamamen maçın içerisinde kalıp hakeme, sahadaki rakibe, bir sonraki maçtaki rakibe, televizyon başında maçı izleyen rakiplere mesaj vermek gerek. bu takım bu atmosferle yenilemez diye. geçen sene bunu çok güzel yaptık. taraftar takımı hep bir adım ileri taşıdı. bu sene de bunu yapmak gerek. sonrası mutluluk. sonrası 22.
  • 20891
    2018-2019 sezonu için şampiyonlar ligi katılımı alması elzem haline gelmiştir. çok istedik transferi elbette ancak bayaa ciddi yatırım yapıldı. muhtemelen yönetim planlaması da bu yöndedir. olası bir puan açılması vs konumunda taraftarın da mutlaka ikincilik konusunda takımı ittirmesi gerekir. bu sezon ilk iki dışında bir final hem maddi hem manevi zor bir süreç başlatır.
  • 20892
    uzun yıllar sonra "karakterli" futbolcu topluluğuna sahip olan takımımız var. brezilyalı ve afrikalı futbolcuların yönetilmesi genelde zordur. çoğu da disiplinsiz olur. ancak şu an elimizdeki brezilyalı ve afrikalı futbolcular öyle değil. takıma sahip çıkıyorlar. hepsinde aidiyet duygusu var. bu da futbolcu-teknik ekip-yönetim-taraftar bütünleşmesini kolaylaştırıyor. belki bunda fatih hoca'nın da etkisi vardır bilmiyorum ama şu an içime sinmeyen tek bir topçu yok. sadece diagne benim için bir soru işareti. umarım hocayla çatışmaz da farklı şeyler konuşmak zorunda kalmayız.
  • 20893
    hakkında çok değişik kafalarla eleştiri yapılan futbol takımı.

    yabancı sınırı hakkındaki olanlardan bahsetmiyorum. onunla bağlantılı bir konu aslında.

    neymiş efendim, takımdaki bu çocuklar nasıl oynayacakmış? bu kadar transfere ne gerek varmış? sözgelimi çok kaliteli bir futbolcu olan emre akbaba -ki öyle değildir demiyorum, akbabuş'u severim- nasıl oynayacakmış? veyahut güya gayet de iyi performans veren sinan gümüş -ha? topçu değil kendisi- ne olacakmış?

    yahu! bunlar nasıl kafalar? biz bu adamlar oynasın diye transfer yapmayalım mı şimdi? bu kadar iyi iseler takım arkadaşlarıyla rekabete girerler formayı çatır çatır alırlar. eğer takım arkadaşlarından formayı alamıyorlarsa, kayırmayla falan filan avrupa'daki rakipleriyle karşı nasıl baş edecekler bu adamlar?

    rekabetçiliğin kuralı budur. daha iyisi varsa transfer yaparsın. yapmazsan geri kalırsın. bizim elimizde var deyip yıllarca selçuk inan'da ısrar etmemizin ne sonuçlar doğurduğunu sanırım herkes biliyor.

    yani demem o, bir oyuncu oynayacak diye, transfer yapılmaz gibi bir kafa sizi bir yere götürmez. bunu diyenler de, sürekli "birkaç eksiğimiz var! onları tamamlamamız lazım!" deyip oyunla, taktikle, eldekiyle bir şeyler yapmak yerine transferle takım kurtarmaya çalışan süper lig teknik direktör eskileri falan.
  • 20894
    defansa 1,85 ozan ve 1,83 serdar'ın gidip yerlerine 1,85 marcao ve 1,91 luyindama'nın gelmesi forvette ise diagne ile eren'e kıyasla 2 cm daha uzayarak boy ortalamasını iyice yükseltmiş takımdır. ki 3 oyuncu da diğerlerine göre daha atletik. donk'un da saha da olduğu maçlarda duran toplarda rakibin ayakları titrer. özellikle topun başında belhanda varsa ve orta direğe kesme atıyorsa...
  • 20896
    an itibariyle uzaktan şut ve frikik tehdidi hiç olmayan takımdır.

    zaten kolay kolay frikik kazanabilen bir takım değiliz. vehlasıl bu durum ilerde top tutabilen bir forvetin yokluğu ile de ilişkiliydi. ikinci yarı* daha çok, ki zaten 4-5 tane kazansak daha çok olmaya yetiyor, frikik kazanabiliriz ceza sahası çevresinde. geçen sezon maicon sağolsun bir kaç frikik golüyle bizi heyecanlandırmıştı. şimdi o da yok artık.

    ama esas sorun uzaktan şut tehdidimizin hiç olmaması. hiç mi yok? evet hiç yok. 2 sezondur uzaktan şutla gol attığımızı ben hatırlamıyorum. yani vardır belki 1-2 tane. ama o kadar. yani ilk aklıma başakşehir maçında mariano'nun attığı gol ve feghouli'nin bursa'ya attığı gol geliyor. sonrası yok. hep topu kalenin dibine kadar getirmeye ihtiyaç duyuyoruz. bu da bizi hücumda kısırlaştırıyor.

    yaz sezonunda yapılacak orta saha ve kanat transferlerinde bu konuya mutlaka dikkat edilmelidir. 1 tane çok iyi frikikçiye ve uzaktan şut yeteneği olan en az 1 orta saha ve 1 kanat oyuncusuna ihtiyacımız var.

    ekleme:

    emre akbaba'yı unutmuşum. o kadar uzun süredir sakat ve o kadar az izleyebildik ki kendisini, aklımdan uçmuş gitmiş. ama hala daha 1 tane şutör kanat şart.
  • 20899
    an itibariyle ilk 11'inde 6, ilk 18'inde 7 siyahi oyuncu bulunduran takımdır. ofansif ve defansif hattımıza yapılan hamlelerin yanında bu bakımdan da psikolojik üstün bizdedir. çünkü siyahi futbolcular futbolda gerek güçlü kas yapıları gerekse de ekstra dayanıklı vücud/ciğer yapıları sebebiyle oynadıkları takımın defansif direncine ve ofansif dinamizmine beyaz oyunculara göre daha fazla katkı sağlarlar.

    2 - mariano ferreira filho
    45 - marcos do nascimento teixeira
    27 - christian luyindama
    15 - ryan donk
    25 - fernando francisco reges
    17 - papa alioune ndiaye
    21 - henry onyekuru
    91 - mbaye diagne
  • 20900
    bu söyleyeceğim muhtemelen yanlış anlaşılarak of yağmura tutulacak ama ilk 11 için kafalardaki kadroda 1-2 sağlam türk oyuncunun olmaması canımı ziyadesiyle sıkan futbol takımı. bizim kuruluş amacımız türk olmayan takımları yenmek. e bunu da bir zahmet içinde birkaç da olsa türk bulunan bir kadroyla yapalım. umarım ileride karakteri de oyunculuğu kadar düzgün olacak ve yıllarca galatasaray'a bülent korkmaz gibi, tugay kerimoğlu gibi hizmet edecek oyuncuları bir an evvel altyapımızdan çıkartıp ilk 11'imize monte edebiliriz.
App Store'dan indirin Google Play'den alın