• 77
    alt yaş kategorilerinde 38 kez milli olmuş, futbolda en az bulunan mevki olan sol bekine, 2 yıldır profesyonel kontrat vermemiş akademi. 16 yaşında profesyonel olabiliyor bu çocuklar. emir'e yapılan düpedüz mobbingtir. kusura bakmayın ama aklı olan herkes gider. ancak galatasaray sevgisinden gözüne perde inmişler kalır.

    aynı zamanda belirtmek lazım ki hiçbir menajerin hiçbir takıma kıyak yapma/katkıda bulunma gibi bir zorunluluğu yoktur. sen alt yapından çıkardığın cevherleri korumasız bırakıyorsan yemeyenin malını yerler. burası serbest piyasa.

    şimdi de çocuk taraftarın önüne atıldı, kendi kabiliyetsizliğimizi zorbalık ile gizlemek için.

    edit: jankat ile 15 gün önce imzalanmış. yani isteyince oluyormuş. emir bu takımdan gönderilmek istendi. bunu kim istedi araştırmak lazım. mirsad ile yakın ilişkileri olan burak elmas yönetiminde kim var bakmak lazım.
  • 78
    dostlar şimdi olaya iki farklı açıdan bakalım isterim.

    1-galatasaray emir, mustafa, bartuğ vs.. takımdan ayrıldığı için bişey olmaz. yarın hamza akman, jankat vs.. ayrılabilir. galatasaray zaten alt yapısından oldukça yetenekli çocuklar çıkartabiliyor. son 20 yıla baktığımızda hangi futbolcuyu kaçırdığımız için üzüldük?

    2-bu çocuklar asgari ücrete oynuyorlar. futbolcu dediğin adamın kafası rahat olmalı kendi başına kiraya çıkabilmeli veya ortalama üstü bir mekana gittiğinde hesabı düşünmemeli. a takımdaki abilerinin onları iyi restoranlara götürmesini beklememeli. ilk prof. sözleşmelerinde milyonlarca liralar verilsin demiyorum ama senin bu çocuklara bir değer ortaya koyman gerekiyor.
    u17-19 arasında gs altyapısı 50 futbolcu olsun diyelim. bu çocukların maksimum 10 tanesinin ailevi durumları iyidir. geriye kalan 40 futbolcu ailesi ve kendisi geçim sıkıntısıyla uğraşıyordur. özellikle ülkenin geldiği şu 2-3 yıllık süreç içerisinde.

    bu çocuklar geçim sıkıntısıyla uğraşmaması lazım kafası sahada olması lazım. yoksa bir menajer gelir biraz para koyar önüne kandırır götürür.
    aralarında illa işin çakallığına kaçan aklı fesat olan topçularda vardır ama sayıları 3-5'i geçmez. o yüzden senin alt yapı oyuncularına bakman lazım. babele verdiğin yıllık 3 milyon euroyu zaten alt yapıya aktarsan sorunun çözülüyor.

    aynı hatayı beşiktaş yaptı. rıdvan, ersin ve serdara çok komik paralarla sözleşme teklif ettiler. oyuncular sözleşme uzatmak istemedi beşiktaş şu an seneye serbest kalmamaları için ilk rıdvanı sattı. yakında ersin ve serdar haberi de düşer medyaya.

    bu çocuklardan büyük beklenti içine giriliyorsa senin onlara bakman lazım. ortalama üstü maaş vermeyi geçtim cidden gs alt yapısında herkes nasıl fiziksel anlamda bu kadar zayıf olabilir. kulüp beslenme supplement takviyesi bile mi vermiyor bu çocuklara?

    kısaca galatasaray alt yapıdan oyuncu kaybettiği için büyük zarar görmez ama alt yapın varsa bunun da hakkını vermen gerekiyor.
  • 79
    eşref hamamcığlu'nun dile getirdiğine göre çocuklara 6 aydır duş almaları için sıcak su sağlanmadığını, okey masası dışında bir sosyalleşme alanlarının bulunmadığını yazmıştım. kendilerine ait nizami ölçülerde bir sahaları zaten yok, olanların zeminleri içler acısı. peynir ekmek dedi diye uğur karakullukçu linçledik ancak bir kaç ay önce scout ekibinin içinde bulunmuş bir yazar yemeklerin çok kötü olduğunu ve çocuklara protein diye snitzel yedirildiğini yazdı.

    sadece bir kaç gün önce bu sorunlara dikkat çekmiştim aslında, dahası avrupa ile her kıyaslandığımızda, per pahalı hoca istediğimizde dikkat çekiyorum. ama bu konulara ne kadar dikkat çekersen çek, hiç biri genç bir oyuncunun kaçıp gitmesi kadar etkili bir silah değil. bugün o genç oyuncu emir tintiş oldu. çünkü kendisi avrupaya da değil süper ligde bir takıma gitti. belki alt yapıya gitse orada da aynı rezillikleri çekecekti ama a takıma gitti, en azından güzel beslenecek ve sıcak suyu olacak.

    kemerburgaz'a yapılacak olan tesislerde genç akademisinin üzerine özellikle durulmalı. çocukların bir kütüphanesi olmalı, o kütüphanenin içinde dünya klasiklerinden bütün futbol ikonlarının yazdığı kitaplara kadar her şey olmalı. bunun yanı sıra play station salonu ve maç izleme odası olmalı. şampiyonlar ligi yarı finali oynanacaksa o şifreli maçı izlemek akademideki oyuncuların ödevi olmalı. bizim şuan tesiste çocuklara verilen televizyon bile bozukmuş... ve bir de beslenme var tabi ki, düzgün beslemediğin topçudan fazla bişey bekleme.

    taraftar olarak bu kronikleşen sorunların çözümü için bastırmalıyız. yoksa daha çok oyuncular kaptırırız.
  • 83
    https://youtu.be/8n-_-kQbZq4
    serdar kelleci geçen gün yaptığı yayında olabileceklere değinmişti ve emir tintiş'in gidişi gerçekleşti.
    https://youtu.be/fwM5xT5j3eM
    bu kadarla da kalmayacağını ve başka isimlerin de gide(bile)ceğini söylüyor. iddia ettiği bazı hareketler kötü yönetimin, beceriksizliğin çok ötesinde kötü niyet barındırıyor.
    kötü değil, art niyetle yönetilen birim.
  • 84
    futbolcular cin gibidir. ne oluyor ne bitiyor anında anlarlar. senin hiç bir iddianın kalmadığı sene, her maç hala 35'lik babel, bitik feghouli oynuyorsa, ömer bayram hala yedekteyse, bitmiş semih hala transfer ediliyorsa kimse kusura bakmasın o çocuklar ilerde hiç bir ışık göremez ve kendi yollarını çizmeye çalışır.

    daha önce de yazmıştım. ulan hepsi cılızsa bu çocukların ya seçmesini bilmiyoruz ya beslemesini. iyi bir diyetisyen ile 1 senede öküz gibi yaparsın o çocukları ama kimin umurunda. ver asgari ücreti, çocuklar anca karnını doyursun. hoş yeni zamlarla karınlarını bile doyuramazlar ya.

    son zamanlarda bir tek ozan çıktı, o da önündekiler sakatlandı, şansı yüzüne güldü vs. bir tane bile programlı, hesaplı, planlı oyuncu yoktur a takıma çıkan. arda bile manisaya gidip ersun yanalın tedrisatından geçmeseydi a takıma yükselemezdi. çünkü hiç kimsenin umrunda değil altyapı.

    burak elmas niğdeyi aldı pilot takım için. yahu sahasını gördünüz mü? yemin ediyorum oraya çocukları gönderin, hepsi sakatlansın sonra komple kapatın artık altyapıyı siz de rahat edin biz de.

    sırf şov için son 2 dakika sahaya sürmeyle, şampiyon olduklarında fotoğraf çektirmeyle olmaz bu iş. adam gibi ilgilenin geliştirin ve fırsat verin. yoksa bugün o gider yarın öteki, ertesi gün diğeri.

    bu arada mirsada teşekkür ederim kendi adıma. sayesinde bir anda herkes altyapıyı konuşmaya tepki göstermeye başladı. yoksa kimsenin umurunda olmamaya devam edecekti altyapı.
  • 85
    birçok altyapı oyuncumuz özel fiziksel hocalarıyla birlikte bireysel çalışmalarını sürdürüyor. bu çok sevindirici haber çünkü tüm yazı tatil ile geçiren birçok altyapı oyuncumuz olurdu. bu fiziksel çalışmaların yanına bir de zihinsel çalışmalar eklerlerse bu konuda asıl eşiği o zaman aşacaklardır. kulüp bu konuda umarım kendilerine gerekli imkanı sağlıyordur.
  • 86
    çözümün burada olduğunu hala kavrayamıyoruz. türkiye'de anadolu takımından büyük takımlara gidip de performansını artıran oyuncu sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor. bu yüzden yerli oyuncuları mümkün olduğu kadar altyapıdan çıkarmak zorundayız.

    16 temmuz 2022 sigma olomouc galatasaray maçı özelinde maçı izleyen arkadaşlara sizi en çok heyecanlandıran oyuncular kimler desek. yunus akgün, hamza akman, emin bayram liste başı olacak isimler. bu üç oyuncunun özelliği ne acaba. altyapı çıkışlı olmaları. al işte mis gibi somut örnek.

    senin altyapından topçu her daim çıkıyor. 80 milyondan fazla nüfuslu bir ülkenin en büyük takımısın sen. ama kullanmayı bilmiyorsun. sonra da altyapıdan çıkan çocukların fiziği kötü, heyecanı var, pişmesi lazım gibi bahaneler uretiyorsun. desene benim cesaretim sadece lafta diye.

    dün yunus, emin, batuhan gitti kiraya ve hazır döndü. bugün beknaz, baran, emirhan gider ve hazır döner. yarın berk kızıldemir, efe akman, baran demiroğlu gider hazır döner. bu sistem böyle işler. ama bu sistemin en büyük düşmanı siz başkanlar, siz teknik direktörler, siz yöneticilersiniz. en ufak cesaretiniz yok.
  • 88
    bu yaz kampında bir konu canımı sıktı, onu paylaşmak istedim.

    öncelikle hamza akman’a bayılıyorum, çok umutluyum kendisinden, yazmıştım da daha önce bununla ilgili olarak. fakat tüm kampta sadece kendisinin öne çıkarılması, diğer altyapı oyuncularının ise tamamen kenarda bırakılması, 10-15 zoraki dakika dışında forma görememeleri bana adil gelmedi. oysa ki bundan 6 ay önce hamza’nın ismi pek gündemde yokken beknaz, emirhan, ali turap , eren bolca konuşuluyordu.

    kendimi o çocukların yerine koyuyorum, muhtemelen inanılmaz bir hayal kırıklığı yaşardım. hatta muhtemelen sinirlenmiş, kendi içlerinde bu durumu ayhan akman’ın oğlu olmasına dahi yormuş olabilirler, çocuklar sonuçta daha.

    gençlere verilen süreler, bu durum dikkate alınıp empati yapılarak daha hakkaniyetli ayarlanmalıydı bence.
  • 90
    2019 sezonunda (o dönemde atalay, yunus, mustafa kapı wonderkid; ozan yeni satılmıştı) kombine sahibiydim. maçlara giderken de metro ve metrobüs kullanıyordum. maç sonrası metroya bindiğimde yanımdaki adam mustafa kapı'yı denizli'de iken ilk oynatan adam benim demişti yanındaki adama. sonrasında da galatasaray yine altyapısı için anadoludan 2005-2006'lı genç oyuncular aldı demişti.

    bugün görüyoruz ki jankat, ali turap, emirhan, özgür baran, caner, ali yeşilyurt, baran demiroğlu, zeki ve her ne kadar kaçıp gitmiş olsa da emir tintiş gibi isimler arasında. galatasaray geleceği için bu işleri kim yapıyorsa kendisine çok teşekkür ederim. gerçekten avrupa klasında birçok altyapı oyuncumuz var. umarım en az 3 tane oyuncu as kadroya çıkabilir.

    not: hamza ve efe akman'ı bu listeye katmadım zira onlar anadolu'dan bulunacak isimler değil.
  • 91
    birçok arkadaşımız gibi benim de içimi acıtan akademi.

    son zamanlarda akademiden as kadroya oyuncu çıkaramıyoruz. benim de bu duruma yönelik birkaç çözüm önerim olacak.

    elimden geldiğince uluslararası u-17, u-19, u-21 turnuvalarını takip ediyorum. kendi çocuklarımızın ham yetenekleri ile diğer milletlerin oyuncularını kıyaslamayı da seviyorum.

    u-17 turnuvası ile başlayalım, bizim türk takımı bu sene ispanya ve almanya'ya çok zor anlar yaşattı. iki takıma karşı da çok üstün oyunlar oynadı, skor tarafındaki talihsizliklere kurban gittik.

    geçmişte de u-17 takımlarımızın başarılı olduğunu ve aynı takımın u-21'lerde rakiplere ezildiğini görüyoruz.

    bu durumun temel sebebini kesinlikle buldum, biz gençlere güvenmiyoruz ve süre vermiyoruz. gençlere nasıl süre vereceğimizi de anlatacağım ama ondan önce u-21 avrupa şampiyonasıyla ilgili birkaç şey yazmak istiyorum.

    ispanya takımıyla başlamak gerekirse; normalde hiç hesaba verilmeyen ispanyol takımlar cayır cayır oyuncu çıkarıyorlar. celta vigo'yu kimse beğenmez ama ispanya u-21'e 30 milyon euro'luk oyuncu çıkarıyor, atletic bilbao yine 30 milyon euro'luk oyuncu çıkarıyor, villarreal 30 milyon euro'luk oyuncu çıkarıyor, real betis keza öyle.
    bu oyuncular muhtemelen 17 yaşındayken bizim 2000 jenerasyonu tarafından tokat manyağı yapılan oyunculardır.
    ispanya u-21'in başarısı= la liga başarısı bu bir köşede dursun.

    ingiltere u-21 takımına bakıyorum, oyuncuların hepsi premier ligde ya da championshipte banko oynayan oyuncular, fiziksel olarak hepsi çok çok üst seviyede.
    liverpool'dan, city'den, aston villa'dan oyuncuları var.
    premier lig takımları bu çocuklara güvenmiş oynatmış, biz tsl'de güvenemiyoruz kimseye.

    portekizli u-21 mesela; benfica, porto, lisbon, braga bu takımların akademileri harika, genç oyuncuları yine liglerinde forma giyiyor.

    almanya takımı başarılı değildi, çünkü onların oyunları bundesligada genelde yedek kalmış oyunculardan oluşuyordu.

    ali turap'tan örnek vermek gerekirse, u-17'de ispanya'ya karşı oynarken bu çocuk karşıdaki ispanyol oyunculardan net daha iyiydi. şimdi biz bu çocuğu 21 yaşına kadar 0 profesyonel maçla, aynı ispanyol oyuncular karşısına çıkaralım, emin olun çocuk ayakta bile duramaz.
    ve biz yanılmış oluruz, aslında yanılmıyorum ama bu ülkedeki beceriksizler yüzünden yanılmış oluyorum.
    en çok bana dokunan nokta da bu.

    bir keresinde şunu herkes kabul etsin, 11 tane akademi oyuncusu yan yana oynatılarak geliştirilemez.
    öncelikle sen kemik kadronu sağlam kuracaksın ve inandığın potansiyelleri o potada eriteceksin.

    hemen birkaç örnek vereceğim.
    torreira - bissouma - efe akman orta saha üçlüsü, efe bu orta sahada oynar ve zorluk yaşamaz. çünkü orta sahanda torreira ve bissouma varsa sen 10 kişi de oynasan rakibi yenersin bu ligde.
    bu denklemde efe akman yerine; yusuf demir, morutan da koyabilirsiniz. kimi koyarsanız o oyuncu oynar.

    yunus akgün'ü mü kazanmak istiyorsun, bu sefer merkez üçlüyü paredes, torreira, bissouma yaparsın, kanada koy yunus'u. zaten bu orta saha rakibi felç eder ve yunus üçüncü bölgede sana istediğini verir.

    önüne rashica, soluna nelsson ve orta sahaya yine paredes, torreira, bissouma koyarsan sağ bekte ali turap yine seni idare eder.
    17-18 yaşındaki çocukları kazanmak istiyorsak, buna mecburuz.
    şu olmuyor mesela; sağ bek ali turap, stoper emin- metehan, orta saha baran, efe, 10 numara yusuf demir, sağ kanat yunus.
    eğer böyle çıkarsan, bu sefer oyuncuların hepsini kaybediyorsun. eğer kerem gibi çok yüksek dirayetli oyuncu varsa bir tek o sıyrılır gerisi yalan olur.

    yani anlatmaya çalıştığım şey şu, az ama öz oyuncu seçip bunları kazanmaya çalışmalıyız.
    eğer gs'ye direkt oyuncu kazandırmak istiyorsak formül bu.

    şimdi bir de alternatif çözüm daha sunacağım, bu da pilot takım uygulaması.
    bu sefer yine potansiyeli yüksek oyuncuları belirleyeceğiz.
    atıyorum ligue 2, belçika, isviçre buradan bir pilot kulübümüz var.
    türk oyuncularının genetik yapılarını göz önünde bulundurarak potansiyelleri belirledik.
    hangi mevkilerden yerli çıkıyor; kale, stoper, bazen bek, 8 numara ve bazen de kanat.
    oyuncu üzerinden örnek vererek ilerlemek istiyorum; stoper için emin bayram, sağ bek ali turap, 8 numara efe. akademide bunlar var.
    biz transfer de yapalım bence; ayberk karapo, mertcan ayhan, yasin özcan, emre gökay bu oyuncuları da aldık diyelim.
    pilot kulübe diziyorum şuan; geri 4'lü beraber oynasın.
    ali turap, ayberk karapo, mertcan ayhan, yasin özcan.
    bunların önüne tecrübeli bir 6 numara, çünkü akademiden çıkmıyor yani, 6 numaranın yanına efe akman ve bunların yanına da fiziksel gücü çok yüksek olan siyahi bir oyuncu.
    kanada emre gökay, diğer kanat eren aydın desek, en uca da kaşar bir yaşlı golcü.
    böyle bir planlama yapılmış olsa, bu takım hem oyuncu kazanır hem de küme düşmez. şampiyonluk istemiyorum, tek amaç galatasaray'a oyuncu yetiştirmek.

    galatasaray'ın önünde nelsson örneği var.
    nelson 17 yaşında oynamaya başladı, 22 yaşına kadar da 5 senede ortalama 30 maç oynandı, yani 150'den fazla lig maçı eder.
    biz emin bayram'a aynı imkanı sunabiliyor muyuz?
    22 yaşına geldiğinde 150 maça ulaşmış olacak mı?

    korkmaya da gerek yok, zaten oyuncudan olmayacaksa kendini belli eder. ama denemeden de bilemeyiz.

    benim temennim şu; ali turap şuan 18 yaşında, önümüzdeki 2-3 sene 100 maç oynasın ve gelsin 20-21 yaşında görelim gs'de; efe akman için de aynısı geçerli bu çocuk u-17'de çok iyiydi, o halde oynamalı.
    mertcan ayhan için aynısı geçerli, kendi yaşıtları arasında en iyi stoperlerden biri, 22 yaşına kadar rekabetçi bir ligde 150 maç oynatalım ve görelim oluyor mu?

    tabii ki doğru eğitmenler de gerekli, kopenhag'ın eğitmenleri yüzde yüz bizim akademidekilerden iyi maalesef, eğri oturup doğru konuşalım. bugün golden boy listesinde 4 tane kopenhag'ın oyuncusu var. adamlar liyakat eşliğinde yetiştiriyor.

    isteyene çözüm çok.
    eğer yazdıklarım faaliyete geçmezse biz havanda su dövmüş olacağız ve her zamanki makus kaderimiz devam edecek.
    17 yasındaki gencimiz, 21 yaşına maç oynamadan gelerek kaybolacak. eğer şanslıysa 27'sinden sonra yine topçu olur ama iş işten de geçmiş olur.

    türk futbolunda başarılı olmak istiyorsak her kulüp bunu yapmalı; galatasaray 3-4 oyuncu çıkarır, bir diğeri 2 oyuncu çıkarır, bazı takımlar 1 tane çıkarır. böyle böyle devam eder.

    bir diğer sitemim de şu, bizim ligimiz yabancı çöplüğü gibi. o çöpler yerine bu gençleri neden kullanmıyoruz.
    tff 1. lig yine çöplük gibi, 5 tane genç yok oynayan.
    sonra oyuncu çıkmıyor diyoruz.
    la liga takımları kullanıyor, klopp gençleri kullanıyor da bizim takımlar niye kullanmıyor. klopp da başarısız oldu bu sene ama curtis jones ve harvey elliot u-21'de şampiyon oldular.
    herkesin elini taşın altına koyması gerekiyor, eğer kimse yapmıyorsa bu ligde, dediğim gibi galatasaray rekabetçi bir ligden bir takıma ortak olsun ve pilot takım uygulaması faaliyete geçsin.

    pilot takımın şöyle de bir güzelliği var, istediğin oyun şablonunda oynayabilme imkanın var.
    mesela geriden oyun kuran bir takımsan ve kiralık oyuncunu uzun vuran bir takıma yollarsan oyuncu körelecektir. bu durumların da önüne geçmek için pilot takım çok makul bir çözüm.

    ve önemli durumlardan biri de şu, olmayacak duaya da amin dememek lazım. potansiyel vadetmeyen oyuncularda gereksiz ısrar da başarısız sonuçlar ortaya çıkaracaktır.
    kadro mimarisi bu açıdan çok önemli.
    yani bazı oyuncuları da kendi kaderiyle baş başa bırakmak gerekiyor. mesela baran aksaka'ya, metehan'a, hamza'ya yer vermedim pilot takımda. hamz ve baran yerine, tecrübeli 6 ve dinamik 8 tercih ederek, onların yanında oynayacak efe'yi kazanmayı tercih ettim.
    bazen bu tür fedalar da gerekebiliyor. çünkü baran, hamza, efe pilot takımda yan yana oynasa hepsini kaybedeceğiz. feda edilen oyuncular gerçekten iyiyse gittikleri takımda kendilerini ispat edip, galatasaray'da ya başka yerde futbol hayatlarını sürdürebilirler.

    umarım galatasaray cephesinden beklentilerimi karşılayacak hareketler gelir, ben beklemeye devam edeceğim. beklentilerim karşılanmazsa da yazdığımız oyuncular hakkında hükmen yanılmış olacağım.
    her zamanki senaryo devam etmiş olacak.
    hayırlısı olsun.
  • 93
    son 5 yila baktigimizda ozan kabak, yunus akgun ve emin bayram disinda a takima oyuncu yetistiremeyen akademi. bu akademide verilen egitimin yetersizligi kadar, a takimi calistiran teknik adamlarin bu oyunculara yeterince sans vermemesinden kaynaklaniyor. maalesef okan buruk da ilk geldiginde, kendisi de altyapi cikisli olmasindan dolayi, akademiye onem verdiginden bahsetmisti, ama bu sahaya yansimadi. tabi bunda ilk sezonda sampiyon olma baskisi ve bu yuzden daha hazir oyunculari kullanmasinin de payi var. ancak son yillara baktigimizda anadolu'dan 30 yas civari vasat yerli oyuncular almak yerine akademiden bir oyuncuya sans verseydik belki meyvelerini toplardik. mugdat celik, aytac kara, alpaslan ozturk gibi isimlerin oynadigi kadar bu oyuncular da oynardi ve bir ihtimal, rotasyonda dahi olsa, a takimda kalici olurlardi.
  • 94
    kapatılması gereken yer.

    geçmiş entrylerime bakarsanız, niğde anadolu fk'dan tutun da diğer genç oyuncuların takibiyle nasıl ilgili olduğumu göreceksiniz ama artık ben bu yoldan döndüm. kulübün de bir an evvel dönmesi takım için daha iyi olacağının düşüncesindeyim.

    2023-2024 sezonunun başında beri sağ bekimiz boey'i, 1 dakika bile oyundan alamadık ya 1 dakika. akademide de o yaş kategorilerinin en iyisi olduğu söylenen, oynadığımız maçlarda da bunu gösteren ali turap var. biz bu oyuncuyu bu durumda bile, rakiplerde 2. lig oyuncuları varken, torro- sanchez- apo- kerem- ziyech gibi oyuncuların yanına koyamıyorsak, gerçekten gerek yok.

    zaten peynir ekmek verdiğimiz söyleniyordu çocuklara. onların hakkına da girmeye gerek yok. zaten genç oyuncu almaya da gerek yok. boşuna masrafa girip gelişimlerini de etkilemeyelim.

    önerim, akademiye ve hocalarına verilecek parayı, fakir fukaraya dağıtalım. onların yüzü suyu hürmetine kulübe daha büyük faydası olabilir.
  • 95
    sadece elindeki gençleri geliştirerek değil transferler yaparak en iyi türk oyuncuları bünyesinde toplamaya çalışması gereken alt yapı takımımız.

    12-15 yaşlarında ışık görülüp takıma alınan oyuncuları, futboldan genç yaşta emekli olana veya sonradan kaybolup gittikleri 3. veya 4. seviye lige transfer olana kadar takımda tutmanın mantığı nedir.

    galatasaray alt yapısının türkiye'den ve gurbetçilerimizin arasından seçilen en iyi genç oyuncuları barındırması gerekir. altyapı oyuncularını tatmin edecek makul bir maaş bütçesi ayrılmalı her yıl 1-2 milyon € bonservis bütçesini bu işe ayırarak en yetenekli gençlerden 2-3 tane transfer etmeli ve gelişim göstermeyen gençleri takımdan göndermeliyiz.
  • 96
    herhangi bir şey beklenmemesi gereken organizasyon. real, man city, bayern gibi başka kulüpler altyapıya çok fazla yatırım yapma ihtiyacı duymayabilirler, altyapıda her sene oyuncu çıkartma ihtiyaçları da olmayabilir. paraları var, gelirleri var be en iyisini alıyorlar. ancak bizim ülkemizde döviz kuru gerçeği, düşen gelirler, ülkenin düşük gelir seviyesi vb. bir sürü gerçek var ve biz bunları göremiyoruz. biz altyapıdan oyuncu çıkartmalıyız. ancak bunu yapacak futbol üst aklı da, istikrarlı yönetim aklı da yok. sadece bizde değil ülkedeki hiçbir takımda yok maalesef. altyapıdaki bir oyuncu kendi çabası ile bir yerlere gelirlerse geliyorlar. bir de tartaftar var tabii. u19, u18 şampiyonlukları ile övünmeye çalışan, alt yaş takımı yenildi mi kötülemeye başlayan. koca takım 2 tane iyi oyuncu çıksa yeter, takımın sıralamasının ne önemi var. önemli olan oyuncuların sahada futbolun doğrularını öğrenmesi ve uygulamaya başlaması. efsane galatasray alt yaş jenerasyonlarından çıkan oyuncu sayısı bir elin parmağını geçmiyor. halbuki ülkenin en büüyk kulübünün her sene istikrarlı olarak bir tane rotasyon oyuncusu bile çıkartması zor değil. biz ne aldığımıza şans veriyoruz, ne altyapıya. ancak ve ancak ciddi para gömdüğümüz oyuncuları oynatmak zorunda kalıyoruz.
  • 97
    akademideki gelecek vaadeden genc futbolcuya yillik 1-2 milyon arasi para verirken, bu cocugu yetistiren adama yillik 200-300 bin lira para verirsen kusura bakma da galatasaray top tepiştirme kulubunden hallice bir yere dönersin. yillardir buna ozan, yunus da dahil adam gibi bir futbolcu cikaramamamizin sebebi temelde budur.

    tabii klasik turk mantigi da devreye giriyor. ilk profesyonel sozlesmesini yapan genc futbolcu yillik ucreti mukabilinde kendine yatirim yapmak yerine arsa, tarla, takla islerine giriyor. yakinen biliyorum.

    avrupa'daki dandik kuluplerde bile cocuk altyapiya basladiginda 1 sene gibi cok kisa bir surede 10bin pas barajini asarken, bizim cocuklar profesyonel olana kadar bu sayiya anca ulasiyor.

    o sebeple kapatilmasi gayet yerinde bir hamle olacaktir. en azindan bosuna masraf etmeyiz. 10 yilda 1, 1-2 futbolcu cikacak diye gereksiz masraf etmenin zaman harcamanin anlami yok.

    en yetenekli dedikleri adamin belinde kirik varken ve fakat bununla alakali hicbir aksiyon alınmayınca palyatif cozum surecleriyle idare ediliyor. sonrasinda elemanin futbol hayati bitiyor. yani bitmiyor da iste sagda solda sürünüyor. neyse konusturmayin simdi beni.
  • 98
    uefa'nın kadro kriterlerini göz önüne aldığımızda 'seve seve' oyuncu yetiştirmek zorunda olduğumuz birim.

    ne diyor uefa? kadrona maksimum 17 yabancı (berkan kutlu, kerem demirbay, günay güvenç gibi yurt dışında yetişen oyuncular da bu grupta. uefa oyuncunun uyruğuna değil yetiştiği alt yapıya bakıyor), 4 tane de yurt içinde yetişmiş oyuncu yazabilirsin. yani alt yapıdan oyuncun yoksa maksimum 21 kişilik kadro yazabilirsin diyor.

    ümidi keselim, kapatalım gitsin, boşuna masraf gibi düşünceler bu nedenle çok yanlış. elit oyuncu çıkaramasak bile; en azından yedek kaleci, yedek sağ bek, 4.stoper, 3. forvet gibi yerleri buradan çıkarmalıyız bir zahmet.
  • 99
    bugün divan toplantısında divan üyemiz bünyat balaban önemli sorular sormuş. bu soruların cevaplanmasını bekliyoruz.

    --- alıntı ---
    " hamza yiğit akman'ın profesyonel sözleşmesi var ve mayıs ayında bitiyor. mayıs ayına kadar biz bunu yenilemezsek serbest oyuncu statüsüne geçiyor. bize hiçbir şey sormadan, söylemeden istediği kulübe geçebilir. efe akman'ın hala bir profesyonel sözleşmesi yok. yaklaşık bir ay sonra falan 18 yaşına girecek. o zaman da sözleşmesi olmazsa, cüzi bir yetiştirme bir bedeli karşılığında transfer yapabilecek.

    bu evlatlarımızı yıllarca eğitmenin ötesinde, iki yıla yakındır a takım'a takım idmanlarına çıkarıyor, dünya çapında oyuncular ile aynı ortamda çalışmalarını, o idman temposunda çalışmalarını sağlıyoruz.

    başkanımız ve yönetimimize, sorularım var. efe akman'a profesyonel sözleşme imzalamayı, hamza akman'a da mevcudu uzatmayı teklif ettik mi? etmediysek neden etmedik? ettik de onlar kabul etmedilerse nasıl devam etmeyi planlıyoruz? daha önce profesyonel sözleşme imzalamayı kabul etmeyen bir oyuncumuz için bırakın a takım'la antrenmanlara çıkmayı, kendi u19 takımı'nda oynamayı bile yasakladık. şimdi değişen bir şey mi var? bu oyuncuların babası ayhan akman'ın kulübümüzde profesyonel ve etkin görev yapmasının, kulüp lehine bir avantaj teşkil etmesi gerekirken, bu beklenirken, en nazik ifade ile bunun tersine bir algı oluşması hem kendilerine hem de kulübe zarar vermeyecek mi? "
    --- alıntı ---
  • 100
    bugün 10(2014 doğum) yaşındaki oğlumla seçmelerine girdiğimiz akademidir. izlenimime gore, oldukça ilgi vardı. haftaici gündüz(okul saati) ve öğle sıcağında 35 dereceye rağmen 300'e yakın çocuk katılım sagladi. gelen çocukların hepsi, belli kulüp ve futbol okullarında oynayan cocuklardi.

    çok dikkatimi çeken kaleci performansları oldu. kurtaris olarak değil ancak oyun kurma, sola ve sağa uzun pas şeklinde oynayan çocuklar gördüm. süper ligde bile bu özellikleri öne çıkmayan kaleciler var.

    futbol olarak seçilmek istenen oyuncularda aranan ozellikler teknik, oyun görüşü ve çabukluk.

    açıkcasi, degerlendirilebilirsek kulüp olarak büyük umut vaad etiğimizi dusunuyorum. kemerburgazda, saha sayısı arttığında bu potansiyelin gerçekleşeceğini düşünüyorum.

    bu arada seçmelerde, gol ve asistin hic önemi yok. bence doğru olan da bu. doğru oyunu oynamak daha önemli. 9 skor yapan takimin, 7 skoruna(3 gol 4 asist) katkı veren oglum da seçilmedi. bence de o seviyede degil. beş yildir mevcut gittiğimiz bir futbol okulu var. daha çok çalışacak. seneye ve sonraki seneler de denemeye devam edeceğiz. oğlumun tesislere girdigindeki gozlerindeki o heyecanı benim için yeter de artar.
App Store'dan indirin Google Play'den alın