• 1951
    daha teknik direktörlük kariyerinin ortalarına bile gelmemiş olmasına rağmen ve milan'a, manchester city'ye ya da avrupa'da başka bir takıma gitse yine en az galatasaray'da kazandığı parayı kazanabilecek, daha fazla bütçeyle daha iyi transferler yapabilecek ve en önemlisi avrupa'da pek görülmeyen saçma sapan tribün olaylarıyla karşılaşmayacak olmasına karşın sezonluk düşünen* bazı taraftarlarımızın hala neden galatasaray'da olduğunu anlamadığı teknik direktör.galatasaray'da bu sezon ortada bir başarısızlık varsa** tek sorumlu kendisi olmadığı gibi**, barcelona'nın son* la liga şampiyonluğunda bile payı olan teknik adamdır.
  • 1952
    hakkında yazmayı bırakıyorum. rijkaard ın galatasaray da iş yapamayacağı, sistem kuramayacağını iddia edenler kendi futbol görüşlerini ve rijkaard ın yerine şu pozisyonda kimin gelmesi gerektiğini düşünceleriyle söylemeliler. madem iş siyasete kadar geldi, türkiye'de insanlar vaate kanar, ama fikir ve iş koymadan sadece eleştiriye de kanmazlar.

    yerlerinden oturup konuşan adamları sadece dinlerler kafa sallarlar ama ciddiye almazlar. o yüzden türkiye'de çalışkan görünüp çalanlar iktidar oluyor da sadece yerinde oturup konuşanlar konuşuyor.

    ben rijkaard yerine ne koyacağını bilmediğim,futbol görüşünün ne olduğuna dair hiç bir fikrimin olmadığı adamla rijkaardı tartışmam. kişisel olarak zizonkovac a defalarca sordum kendi futbol felsefesini ve ne yapılması gerektiğini? kimin gelmesi gerektiğini? hiç bir zaman cevap alamadım.

    rijkaard ı eleştiren çoğu kişi de bu konu üzerinde verdikleri tek argüman pres yapan basan koşan takım efsanesi.onun artık iş yapmadığını da anlattık,anlatıyoruz, görüyoruz.

    türkiye futbol da dünyayı 5-10 sene geriden takip ediyor olabilir ama biz galatasaray olarak daha ilerden bakmaya mecburuz.

    ben rijkaard'dan memnunum. sahada görmek istediğim şeylerin bir kısmını özellikle sene başında gördüm.

    rijkaardla ilgili tek derdim,keşke b planı yok baskılarına boyun eğmeseydi de hücum futbolundan vazgeçmeseydik.

    lig'i tanıyan,takımı ve altyapıyı tanıyan bir rijkaard ın ikinci sene çok daha başarılı olacağını sezon başı edilen sabır yeminimde söyledim.ben bu yola inanıyorum, inanmayanların eleştirisine ve sonuç odaklı mutsuzluklarını anlayabiliyorum, ama yerine birşey koymadıklarında söyledikleri hiç bir şey bana ifade etmez. sadece mizah ve hayal kırıklığı yazıları olarak bakarım.

    bu sezonki başarısızlıkta rijkaarddan daha fazla bir suçlu varsa o da yönetimdir. mali konularda yaptıkları atılımlar ve gösterdikleri vizyonu, takım içi destek konusunda gösterememişlerdir. adnan sezgin ve haldun üstünel rijkaard ın sağlamakta( doğal olarak ) zorlandığı motivasyonu sağlamalıydı.. şampiyonluk peşinde koşarken kiralık oyuncularla değil, kalıcı transferlerle yola çıkmalıydılar vs...

    ama bunlar sezon sonu analizlerinin meselesidir.

    sorun şudur ki, rijkaard ın galatasaray da başarılı olacağı koşullar teknik taktik meselelerin dışında etki ve yetkisinin olmaması gereken zamanlardır..ama eğer ki biz rijkaardı ingiliz menejer usülü takımın başında tutuyorsak da başarılı olması için kulübün içindeki bütün unsurlara hakim olması ve yerel gözle bakabilmesi gerekmektedir.

    daum bu işi iyi yaptığı için, fenerbahçe dönüp dolaşıp aynı adama gelir. daum un taktik yetersizliği dışında iyi bir hoca olarak görülmesi, kondüsyon vermedeki ustalığı ve türk kulüplerinin organizasyon kültürünü çözmüş olmasındandır.

    bir şirkete gelip anında köklü değişiklikleri yapamazsınız tıpkı kulüpte yapamayacağınız gibi.

    neyse ben bunları yazıyorum ama isteyen okuyup dinliyor, isteyen başka bir tarafından anlayıp bizi saf, gerizekalıi,koyun ve pollyana olarak adlandırıyor.

    devam edin bu kafada devam edin.
  • 1953
    http://www.ntvmsnbc.com/id/25095627/

    yukarıdaki maç sonu basın toplantısında, gelecek seneye dair; defans, ortasaha ve forvet hattına transfer yapılacağını, bu transferlere çok para harcanamayacağını, takım oyuncusu alacaklarını söylemiştir.

    rijkaard gelmeden önce schuster, le guen ve galatasaray flörtü ile ilgili haberlerde, en fazla 10 milyon € transfer bütçesi ayırabiliriz dememizin ardından adamların bizimle taşak mı geçiyorsunuz minvalindeki tavırları gündeme geliyordu.

    nitekim, bu adam galatasaray'ı, imkanlarımızı, kariyerini düşüşe geçirmek pahasına benimsemiş, özümsemiştir. bu adam kalmasın da kim kalsın, kim gelsin?
  • 1959
    kendisine gönül verenlerin, kendisini yerenlere karşı komik bir savunması var;

    ''ne yani yılmaz vural mı gelsin, onu mu istiyorsunuz?''

    bu arkadaşlar bana, reykart'ın yılmaz vural'dan farkını söylesin ciddi şekilde artık reykart aleyhinde entry girmeyeceğim. bu nasıl bir manasız saygıdır, ne denli bir itimatdır..hakikaten aklım havsalam almıyor.

    bir tarafta trabzonspor'un kıçına teneke bağlayarak yolladığı hüseyin cimşir'le, kayserispor'un kapı önüne koyduğu turgay'la, mustafa denizli'nin ''durduğu kabahat'' raporu verdiği zapotocny'le , 50 bin avroluk ibrahim öztürk'le şampiyon olan bir ertuğrul sağlam var;

    diğer tarafta durmadan, oyun kuran stoperim yok, ara pası atan kalecim yok, refleksleri kuvvetli ön liberom yok, file önünde etkili sol bekim yok, kadrom çok yetersiz yea diye ağlayan reykart..

    mart gelmeden 3 kupaya veda ettiren, geçtim güzel futbolu, 'futbol' dahi oynatamayan, bir tane genç oyuncu piyasaya süremeyen, türk futbol tarihinin en yüksek teknik direktör kontratlarından birine imza atan reykart..

    hala nasıl utanmadan çıkıp, savunabiliyorsunuz, hakikaten anlamıyorum..
  • 1960
    rijkaard'ı savunanların gerekçeleri rijkaard'ı eleştirenlerin somut örneklerinden çok daha ağır basmaktadır. rijkaard'ın bugünkü başarısızlığı birilerinin günlük başarılarıyla kıyaslanamaz. eleştirenler der ki barçayı herkes oynatır ben derim ki rijkaard'dan önceki 5 sezonuna bir bak, eleştiren der ki takım üçüncü oldu, ben derim ki barça'daki geçiş dönemi bile zaman almışken bizim için hepten yabancı bir ekolü yerleştirmek illa ki zaman alır.. ve bu böyle uzar gider. demem o ki eleştirenler kendi bakış açılarına göre haklı olabilirler ama benim gibi günlük başarı peşinde olmayıp oynatmak istediği futbolu benimseyenler için kredisi hayli fazladır. bence dikkat edilmeyen en önemli ayrıntı şu ki, galatasaray dönüşüyor. yani yıllardır oynadığı, alıştığı futbol kimliği değişiyor. tabi ki sancılı olacaktır bu denli büyük bir değişim, ama zamanı da gelmişti artık. şu an için rijkaard'ın geçmişine dayanarak savunabiliyorum ama yapmak istediklerine de sonuna kadar inanıyorum, o yüzden savunuyorum. bu geçiş dönemi herkes tarafından bekleniyordu. yine de rijkaard eleştirilecekse en azından üslup olarak saygıyı hakediyor. bir düşünün rakibimizin biri kovduğu adamı getirip aynı senaryoların beterini yaşıyor, diğerinin ne yaptığı zaten hiç anlaşılamıyor. vizyonumuz en büyük farkımız diyorsak taraftar olarak da göstermeliyiz bu farkı. o yüzden hiçbir geçmişi olmayanlara gösterdiğimiz sabrı ve saygıyı rijkaard'a da göstememiz gerekmektedir.
  • 1961
    *

    derhal takımdan gönderilmelidir. yerine yılmaz vural veya güvenç kurtar getirilmelidir.

    hem bu lale, sparta rotterdam'ı küme düşürmüş arkadaş. neymiş efendim 4-3-3, topal futbol falan filan zırvalayıp duruyor. herkes de tutturmuş ''zaman lazım.'' diye. ben bekleyemem.

    bu lale, takım yenilirken defans çıkarıp forvet almıyor oyuna. yedek kulübesinden çıktığı yok. oyuna müdahale etmeyi bilmiyor. genç oyuncuları oynatmıyor. caner denen bir adam var, her maç oynatıyor onu, halbuki orta yapmayı bile bilmiyor kendisi. hem de fenerli. ayrıca biz demiştik en baştan beri emre çolak'ı oynatsın diye, ama bilmiyor ki hangi oyuncu ne zaman oynatılır, genç oyuncular ne tip maçlarda oynatılır. zar zor 2 maç oynattı son haftalarda emre'yi.

    bir de yardımcısı varmış, adını bilmiyorum, futbolculuğunu, kariyerini falan filan hiçbir şeyini bilmiyorum ama maçlarda hep ayakta. o da gitsin.

    neymiş efendim bu lale zamanında guus hiddink'in yardımcısıymış, guus hiddink'in görevi sonlanınca bunu getirmişler başa. johann cruyff denen biri varmış, o önermiş barcelona'nın başına geçsin diye. efsane diyorlar cruyff için, ama ben anlamam efsane falan... o da zaten anlamıyormuş ki bu laleyi önermiş. hem de barcelona gibi takımda 5 yılda 2 şampiyonluk, 1 de şampiyonlar ligi şampiyonluğu yaşamış bu lale. ulan barcelona'yı ben de şampiyon yaparım, çok zor iş sanki.

    geldi galatasaray'ı rezil etti. hiçbir şeyden anladığı yok. bir dakika bile geçmeden gönderilmelidir.

    hem saçları da ne öyle, kıvırcık kıvırcık marul gibi. gitsin kazıtsın. saçı sakalı da birbirine karışmış, her gün düzenli traş olsun, ertesi sabah adnan polat bu laleye ''aferin lale, mükemmel traş.'' desin.

    tanım: 1. son yıllarda inanılmaz derecede kötü işlere imza atan galatasaray yönetiminin en büyük hatalarından biri. 2. lale.

    yardımcısıymış, teknik ekibiymiş hepsini getirdiler. hollandalı yaşlı bir adam var, onu da koydular alt yapıya. rezil ettiler kulübü. onlar da bıraksınlar hemen...

    not 1: sonuna kadar rijkaardcıyım. sabredeceğim.

    not 2: fizikalibilitesice'ye selam olsun. kendisini tanımam etmem ama #391191 nolu entrysindeki bir kelimeyi fazlaca kullandım, hakkını helal etsin.
  • 1965
    gereğinden fazla ilahlaştırıldığını düşündüğüm teknik adamdır. kesinlikle anlık taktiksel hamlelerle maçı çevirebilme yeteneğine fazlasıyla sahip bir teknik direktör değil bence. rijkaard'ın en büyük artısı kusursuz işleyen mantaliteler oluşturmak. bunun için de zaman gerektiği aşikar. kendi felsefesini insanlara yayma işi oldukça zordur sonuçta. ama başta da söylemiş olduğum maçı bir anda çevirememe kendisine eksi puandır. bu sezon bunun sıkıntılarını çektik. galatasaray olarak her mevkinin yedeğinin en az oynayanı kadar yetenekli olduğu bir takım olmadığımız belli. maçı kazanmak istiyorsak da bir teknik direktörün tribündeki taraftarın düşünemeyeceği biçimde bir taktiksel değişiklikle maçı kopartması lazım ki o teknik adamın yeteneği de o olsun.

    bu özellik rijkaardda bulunmuyor. ama dediğim gibi onun bir makina kurar gibi sistem oturtma özelliği daha iyi. bu nedenle zirveye çıkışımız sancılı ama sonunda iyi olacaktır.
  • 1968
    --- alıntı ---

    rijkaard umutlu konuştu

    bir sene daha g.saray'da kalmaya karar veren ünlü hoca "gelecek sezon her şey daha farklı olacak" diye konuştu.

    adı inter ve milan ile sık olarak anılan teknik direktör frank rijkaard, galatasaray'da bir yıl daha kalacağını ifade ederek hakkındaki transfer söylentilerine son noktayı koydu. tatil için hollanda'da bulunan ve burada basın mensuplarının sorularını yanıtlayan tecrübeli çalıştırıcı, yeni sezona yönelik bazı teklifler aldığını ancak bunları gelecek sezonda galatasaray'ı çalıştıracağını söyleyerek geri çevirdiğini açıkladı.

    türkiye ligi şaşırttı
    yönetimle birlikte gelecek senenin planlarını yapmaya başladıklarını belirten rijkaard, "ilk yılımda bazı sıkıntılar yaşadım. gelecek yıl bambaşka bir takım ve bambaşka bir galatasaray olacak" diyerek iddialı konuştu. yeni transferler konusunda sır vermeyen rijkaard, türkiye ligini tahmin ettiğinden daha iyi bulduğunu belirterek, "gelecek sezon ligde ve avrupa'da başarılı sonuçlar almak istiyoruz" diye konuştu.

    --- alıntı ---
  • 1972
    futbol oynamayı hedefleyen galatasaray teknik direktörü. elindeki kadroyu başarıya ulaştırmak için ne olursa olsun gerekeni yapmaz. lucescu yada mourinho değildir. elindeki kadro nasıl olursa olsun futbol oynamaya çalışır. bu yüzden başarısız da olabilir, olmuştur, belki gelecektede olacaktır. ama hep futbol oynamaya çalışır rijkaard.

    o yüzden hep galatasaray'ın başında kalsın, hep bizimle olsun.

    ama mourinho'yu çok seviyorum, o ayrı(!), çok süper hoca yeeaa!*
  • 1973
    her dakika ortaya yeni bir icraat ile çıkan teknik direktördür. bakın buraya yazıyorum, bu elaman bu takımdan acilen gönderilmezse seneye ortada ne takım ne taraftar ne de stad kalacak. onu bunu gönderdiyorsun önce yeni adamları hele sen şu takıma bir getir bakalım. ortada oyuncu yok birşey yok. hala onu istemem buna gerek yok gitsin.