• 1
    euroleague'e rakip olarak fiba'nın düzenleyeceği ve seneye oynanması beklenen turnuva.

    bildiğimiz gibi uleb euroleague iyice kapalı bir lige doğru evriliyor. euroleague lisansı olmayan takımların bu ligde oynaması önümüzdeki sezonla beraber hayal seviyesine ulaşacak neredeyse.

    tam da böyle bir ortamda fiba şampiyonlar ligi, euroleague'in disinda kalan takımlar için çok cazip hale geliyor.

    ülkemizden galatasarayımız ve beşiktaş prensipte anlasmıslar fiba ile, karsıyaka'nın da anlaşması an meselesi imiş.

    bu organizasyon, yuroligde dev butcelerle oynayan avrupanın buyuk kuluplerinden en az 2-3'ünü de yuroligden çıkıp kendi organizasyonlarına katılmaya ikna etmiş deniyor.
  • 2
    fiba şampiyonlar ligi'ne katılmayı kabul eden ülkeler ;

    türkiye, belçika, çek cumhuriyeti, fransa, almanya, yunanistan, israil, italya, litvanya ve polonya..

    şampiyonlar ligi'nin resmi lansmanı, 21 mart'ta fransa'nın başkenti paris'te gerçekleştirilecek. sanırım kulüpler de netleşmiş olur..

    basketbol şubesi genel menajerimiz ömer yalçınkaya konu ile ilgili şu açıklamaları yapmıştı ;

    fiba bizi davet etti ancak bizim önceliğimiz euroleague’de oynamak, şampiyonlar ligi’nde değil. katıldığımız euroleague toplantısında eurocup ’ta oynamanın cazip olmadığını, euroleague’de olmak istediğimizi söyledik. bu yeni düzende 16 takımlı kapalı bir ligin rekabete aykırı olduğunu düşünüyoruz ve bizim gibi düşünen birçok kulüp var. euroleague’in cevabını bekliyoruz, eğer seneye orada yer almazsak kesin olmamakla birlikte büyük ihtimalle fiba şampiyonlar ligi’nde mücadele edeceğiz. şampiyonlar ligi’nin vaatleri oldukça güzel, eğer bunları yerine getirebilirlerse güzel bir organizasyon olacağını düşünüyoruz.”
  • 3
    boynuz kulağı geçer
    euroleague bence bu organizasyonun faaliyete geçmesiyle beraber ivme kaybedecktir...
    fiba,uleb'in düştüğü hataya düşmeyip sadece benim istediklerim oynayabilir tutumu sergilemez...
    her sene katılan ekipler değişecektir ve heyecan diğer takım taraftarlar arasında paylaşılacaktır...
    kuruluşundan beri bu oluşumun içinde yer almak birilerinin bize sanki birşeyler lütfedermiş gibi olmasından daha çok mutlu eder beni...
  • 7
    avrupa basketbolunun en buyuk problemi, nba gibi bir gelir pastasina sahip olmamasi. nba'de takimlarin korkunc gelirleri var. avrupa'da ise bu yok. ve gelirler kesinlikle arttirilamiyor da. peki avrupa'da ne var? rekabetçilik. satilan urunun en buyuk marifeti bu. yerel ve bolgesel rekabeti izliyoruz biz bu kitada. galatasaray cska maci, fenerbahçe olympiakos maci, barcelona maccabi maci, real madrid efes maci gibi. bu takimlari tutan atesli taraftarlar var. kizilyildiz ile gecen sezonki galatasaray'in macinin basketbol kalitesi, atletizm vs vs acilarindan dunyada top klas bir yere gelmesi dusunulebilir mi? hayir. ama kotu bir olayla da ateslense, arada bir rekabet var ve bunu satiyorsun. o zaman bu satisi kesinlikle ve kesinlikle gercek rekabetci bir duruma getirmen gerekiyor. liglerinde en iyi siralamayi alan takimlari izletmelisin. atiyorum laboral kuça takimi liginde kotuyse valencia veya gran canaria gelip oynamali. fenerbahçe playoffta yari finale cikamadigi sezonun ertesi bu kupaya katilamamali. veya galatasaray ligi sekizinci bitirip de wild card pesinde kosamamali. karsiyaka sampiyon olunca "alirlar mi acaba beni euroleague'e" diye dertlenmemeli vs vs. sen rekabeti tesvik etmelisin zira baska cikar yolun yok. bench oyuncusu enes kanter'e senelik 17 milyon dolar odeyebilen nba ile yarisamazsin cunku. mumkun degil bu. senin urunun rekabet. o zaman rekabeti serbest birakmalisin.

    fiba sampiyonlar ligi fikri hos. burada muhim olan euroleague'deki top seviye takimlari ikna etmek. bunun da yolu belli: gelirleri arttirmak.
  • 8
    http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=82118
    http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=91838
    günümüzdeki fiba ve euroleague çekişmesine geçmişten güzel bir örnek bu haberler. böyle bir organizasyondan maddi sebeplerle çekilmemiz de bizim adımıza utanç verici olmuş. bu arada euroleague 16 takımlı olarak devam ettiği müddetçe fiba'yı desteklerim. yıllardır saçma sapan wild card ile başarısı olmayan takımları sürekli bünyesine alan euroleague 11 takıma yine bu wild card'ı vereceğini açıkladı. geriye kalan 5 takıma girmek gerçekten zor. eurocup'u alamazsak ligden final oynayıp şansımız olur mu tam bilmiyorum. ama euroleague olmazsa asıl yeri avrupa olan takımımız bu kupayı es geçmemelidir.
  • 11
    basketbolda kesinlikle geçilmesi gereken düzen olduğuna inandığım organizasyon. malum euroleague'in 16 takımlı olması ve kapalı bir lig olması sebebiyle kendisine yer bulamayacak olan erkek basketbol takımımızın önümüzdeki sezon bu organizasyonda yer alacağını düşünüyorum. o açıdan şu an sözlükte pek gündem olmasa da seneye bu organizasyonu çok konuşacağız.

    buradaki fikir nedir? fiba aslında futboldaki şampiyonlar ligi modelini örnek alıyor. liglerindeki sıralamalara göre takımları bünyesine katıyor ve o şekilde bir turnuva düzenliyor. kapalı euroleague sistemine göre çok daha adil bir düzen vaad ediyor aslında. henüz çok yeni ve oturmuş bir organizasyon değil ve belli başlı sıkıntılar ile boğuşuyorlar, boğuşacaklar.

    şimdi efendim, bu organizasyondaki an itibariyle gerçekleşen sorun ne? avrupa'nın elit diyebileceğimiz cska, maccabi, barcelona, real madrid, olympiakos, panathinaikos, efes, fenerbahçe gibi takımlarını bünyesinde barındırmaya ikna edememiş olması. bunun sebebi nedir? çok basit. birincisi euroleague bu takımlara her sene organizasyonda garanti bulunmaları için wild card veriyor. böylece takımlar avrupa'nın en büyük kupasında yer almak için liglerinde şampiyon yahut başarılı olmak gibi bir zorunluluk içerisinde hissetmiyorlar kendilerini, baskıyı azaltan bir faktör. ikincisi, an itibariyle fiba şampiyonlar ligi'nin dağıttığı gelirler euroleague'e kıyasla çok düşük oranda, ama adil bir dağıtım söz konusu. bu gelir azlığı tabi ki elit takımların fiba şampiyonlar ligi'ne katılımı gerçekleşirse artacaktır, buna şüphe yok. ama an itibariyle bu takımlar euroleague'den zaten güzel ekmek yedikleri için böyle bir organizasyona yanaşmıyorlar.

    peki ya bu organizasyonu ne değerli kılabilir? euroleague'in kapalı bir lig olması, yani 11 takımın wild card sahibi olması ve geriye kalan 5 takıma girmenin oldukça zor olması. bu da banvit, beşiktaş, galatasaray, karşıyaka gibi ülkemizden örnek verebileceğimiz ve basketbola yatırım yapan takımların avrupa kupası ihtiyacını karşılıyor olması. euroleague kadar tatmin etmese de bu takımlar da kendilerini bir organizasyon içerisinde buluyorlar. yani eurocup'ın yerini alacağı en azından kesin gibi.

    lakin ben fiba'nın eurocup'ın yerini almak gibi bir amaçla yola çıkacağına inanmıyorum. gözlerine kestirdikleri organizasyon kesinlikle euroleague. daha önce de belirttiğim gibi en büyük handikapları elit takımların şu an daha güçlü organizasyon olan euroleague tarafında olmaları. ama fiba'nın da elinde önemli bir koz var, adil olmaları. değişik liglerde başarılı olup da euroleague'de yer alamayan takımların isyanı bu organizasyonu bir yere taşıyabilir, ya da euroleague'in 32 takımlı bir formata dönüş yapmasına yol açabilir.

    bekleyip göreceğiz. bu entry'de yer alan çoğu şey zaten gerçekleşmesi çok zor olan şeyler. ama yine de bir ihtimal var ve bir kaç sene içerisinde sonuçlarını göreceğiz diye düşünüyorum.
  • 12
    platini, uefa başkanı iken 'bu turnuvanın adı şampiyonlar ligi, ancak şampiyon olmuş takımlar dışarıda kalıyor, diye düşünürek daha çok onları içe almayı çalışan bir sistem getirmeyi çalışmıştı ve nispeten de başarılı oldu diyebiliriz. bu organizasyonda da aynısı geçerli bence, fiba şampiyonlar ligi ama başarılı olan ülkelerin şampiyonları bu turnuvada olmayacak.
  • 13
    takım kaliteleri olarak eurocup'un bile fersah fersah altında olan organizasyondur. şöyle ki mevcut eurocup takımlarından herhangi birisini bu lige yerleştirsen kupanın en büyük favorisi olur. (gran canaria, valencia, unicaja malaga, zenit, bayern, khimki, cedevita vs..). sonuç olarak ne kadar iyi bir takım olduklarını düşünsem de banvit ve beşiktaş'ın 1 numaralı favorisi olduğu bir ligden bahsediyoruz.
  • 16
    les takimlarin yer aldigi bir turnuva. intertoto kupasi gibi bir olusum olmus. finlandiya, letonya takimlari cirit atiyor. aslinda yapilan girisim guzel, federasyon olarak heriflerin bu isi tekellestirmesi lazim. futbolda euroleague gibi bir sirket ciksa, sampiyonlar ligi gibi bir olusum kursa biraz sacma olurdu ama basketbolda isler hep farkli isliyor. bu turnuva ne zaman euroleague tekeline son verir o zaman belli bir yer elde eder. katilan takimlara bakin durumu gorun ;
    https://en.m.wikipedia.org/...all_Champions_League
  • 19
    euroleague'in kasım 2015'te a lisans sahibi takımlarla 10+10 yıllık sözleşme imzaladığı bir ortamda geleceği pek de parlak olmayan organizasyon.

    sonda söyleyeceğimi başta belirteyim; euroleague yönetim noktasında bir mafyadır, tekeldir. euroleague kaçak yapılaşmadır. ancak bunlar, organizasyonun avrupa basketbolunda en üst seviye olduğu gerçeğini, nba yönetiminin avrupa basketboluyla entegrasyon konusunda yalnızca euroleague yönetimini kale aldığı gerçeğini, güçlü sponsorların euroleague'e para akıttıkları gerçeğini değiştirmez.

    fiba bu turnuvayı resmi olarak avrupa'nın en büyük 2. basketbol organizasyonu olarak belirtse de (fiba euroleague'i tanıyor ve euroleague'in 1 numara olduğunu kabul ediyor), pratikte gerek popülarite bazında gerekse de televizyon reytinglerinde eurocup fşl'nin önünde. basite indirgersek; ergin ataman'lı beşiktaş'ın şampiyon olduğu eurochallenge şu anki fşl'nin eşdeğeri idi. dolayısıyla organizasyonun mevcut yapısında şampiyon olup, "biz avrupa şampiyonu olduk!" derseniz komik duruma düşersiniz.

    (bkz: beşiktaş'ın eurochallenge kupası anıtı)

    fiba bu işte istediğini alamadı. ilk düşünce euroleague'in güçlü takımlarından birkaçını bünyeye dahil etmekti fakat bu takımların alayından red yedi. hal böyle olunca 2 sezon önceki para vaatlerinden de geri adım attı:

    takımlara dağıtılacak olan kasa 5.2 milyon €'dan 3.5 milyon €'ya indirildi.
    normal sezona katılan her takım için 50b €,
    son 16 turuna kalan her takım için 20b €,
    çeyrek finale kalan her takım için 30b €,
    4. için 40b €,
    3. için 100b €,
    finali kaybeden için 300b €,
    şampiyon için 900b €.

    bu ödüller (!) iki şartla kabul edilebilir; 12 kişilik oyuncu grubunuzun tamamı altyapı çıkışlı gençlerden oluşur (maksimum 20 yaş), bu oyuncuların aldıkları paralar ciddi cüzi miktarlardır, böylece fiba'dan gelen parayla bütçede artıya geçilir veya kurduğunuz ekip harbi harbi düşük bütçelidir, bu sayede organizasyondan gelen canlıyla yüzler güldürülür.

    güçlü organizasyonlar? yok.
    para? yok.
    popülarite? yok.

    yahu fiba yönetimi euroleague yönetimine yalvardı, "ne olur şampiyonumuzu euroleague'e alın sonraki sezon" diye, daha ne diyeyim. :( bu teklifleri de kabul edilmedi tabii. * euroleague fiba'ya, "anca eurocup olur" diyince de fiba, "büyüksün ağabey" çekti euroleague'e. durumu anlatabilmişimdir umarım.

    galatasaray neden burada olmamalı?

    kendimizi kandırmak istiyorsak, müzemizde önceliğimiz nitelik değil de nicelikse, uzanamadığımız ciğere mundar diyeceksek fşl orada. kollarını açmış bizi bekliyor hatta (ironi yok, ciddi ciddi ismimizden faydalanmak ister fiba). lakin benim tarihini, fikrini, gayesini bildiğim büyük galatasaray niceliğe değil, niteliğe bakar. galatasaray taraftarının çok büyük bir kısmı bu yüzden futbolda kupa 2'de şampiyon olacağını bilse dahi kupa 1'de sonuna kadar gitmeyi, yapamayacağını sezse bile en azından bunu denemeyi yeğler. işin romantizmi bir yana, madden ekstrası olmayacak bir organizasyonda niye olalım ki zaten.

    galatasaray'ın yeri en üst seviyedir. içinde bulunduğumuz sıkıntılı mali yapıda bu pek mümkün olmasa da ileriki yıllarda neden olmasın. fenerbahçe'yle birleşen ülker'in önce bize gelmesine rağmen bizim ileri görüşlü (!) tiplerin ülker'i sallamadığı bir kafa yapısıyla olmaz elbette bu. ya da basketbol a.ş.'nin kurulmasını reddeden bir kurul buhranıyla yine olmaz.

    son olarak; allah için kupanın dizaynı hoş, kibar ve özgün: https://bit.ly/2RvvGwU