resim
Felipe Melo de Carvalho
Takım:Kariyer Sonu
Mevki:Ön Libero
Yaş:42
Boy:1.83
Uyruk:Brezilya
  • 10891
    şahsen bu adamın italya'da bidon seçilmesini yahut forma giyememesini pek önemsemiyorum. türkiye'de yaptığı yahut yapacağı işe bakarım.

    bununla ilgili başka bir mevzu da buradan melo'ya vuran tinerci şerefsizlerin olması. aynı tipler daha 3 ay önce dünyanın en iyi 10 numarası ilan edilen 7.5 milyon euro'luk sosa'nın milan'da bir bok yapamadığından hiç bahsetmiyor. bu kadar da yüzsüzler.
  • 10707
    gökhan kırdar'ın muazzam bir parçası vardır. sözleri aynen şöyledir;

    ''senden uzakta hep birşeyler eksik.
    gönlümde derman yok inan bir nefeslik.

    ne bir avuntu, ne de biraz ümit.
    ne yaptın bana, nedir bu sessizlik.
    içimde birşey acıyor sen gelince aklıma herşeyim.

    yerine sevemem, yerine sevemem
    razıyım yapayalnız tükensin yıllarım, ama
    yerine sevemem, yerine sevemem
    olmuyor denedim, yine de yerine sevemedim herşeyim ''

    her satırı kendisine olan özlemimi anlatır.

    edit: https://youtu.be/Xdx7L_JTWOs?t=34

    0:32. saniyeden anlarız nasıl bir topcu oldugunu
  • 4408
    galatasaray oyuncusu. kendisine verilen 4 maçlık cezanın onanması galatasaray'a vurulan darbedir. bunun melo'nun kişisel performansıyla, yazın florida'da mango kokteyli içmesiyle alakası yoktur. tff'nin yargı mercilerinin meireless olayında tutunduğu tavırla melo'nun olayında tutunduğu tavır taban tabana zıttır. bu zıtlığı oluşturan da formaların renkleridir. bunun meireless'in tükürüp tükürmemesinin ve melo'nun tükürüp tükürmemesinin incelenmesiyle alakası yoktur. izlenen yol, metod farklıdır. birinde otorite kabul edilen ötekinde eilmemiştir. ve bu durum tartışılmayacak derecede nettir.

    bu olayda melo'ya sahip çıkmak demek armaya sahip çıkmak demektir. iki gün sonra selçuk'a da benzer bir ceza gelmesi, drogba'ya taban giren adama kart verilmemesi, sneijder'in son dakika golünün geçersiz sayılması gibi haksız yargıların önüne geçmek için melo'ya sahip çıkılıyor.

    ayık olun, sapla samanı karıştırmayın!

    engin olayında diyecek söz bırakmamıştı bize futbolcumuz. şeriatın kestiği parmak acımaz dedik sineye çektik. melo'nunkinde ise kasıtlı olarak kulübü baltalamak var. görmüyor musun bunu taraftar? hangi tarafa gittiğini bilmeyen taraftar son kez tekrarlayalım: melo burada semboldur. yoksa hepimiz ultraslan oluruz, melo yapma böyle şeyler deriz(!).
  • 10630
    medyadaki aziz artıkları ve sosyal medyadaki gürültücü beşiktaşlı ezikler yüzünden kulüpten ayrılmasına taraftarımızın en ufak bir tepkisi olmamıştır. yine bizim bazı beyinsiz taraftarımız sosyal medyadaki öküzlerin gazına gelerek ellerinde doğru dürüst veri olmamasına rağmen melo'nun her maç kırmızı kart görmesi gerektiğini ama hakemlerin vermediğini söylemiştir. işte böyle bir ortamda biz bu adama sahip çıkacağımıza çemçük ağızlı bir şerefsizin de gayretiyle gitmesini sağladık ve sezona orta sahasız girdik. kendisi gittiğinden bu yana 4 derbi maçında galibiyet alamamış ve ikisini kaybetmiş bir galatasaray var ortada.

    sezon sonu inter'den yollanacaklar listesinde kendisinin de adı geçiyor. donk itine verilecek parayla melo'yu yeniden galatasaray'a kazandırabiliriz. işte bunu isteyen, olumlu düşünen gerçek galatasaraylıdır. ama ile başlayan cümle kuranlar ise beşiktaş çarşı'da galibiyet kutluyor zaten.
  • 5583
    bu adamın oynamadığı büyük maç sayısı bir, ikiyi geçmez. ich de çok güzel yakalamış: "melo kadar oynadığı maça konsantre 2. bi topçu hatırlamıyorum. alves gelirken sarı kartla oynadığının farkında ve ona göre atıyor kendisini."

    takımın ihtiyacı ne ise ona göre oynuyor. ilk sezon enginli ve emreli kanatlarda hücumda yetersiz kalınca, hücuma çıkıp gol kovalıyordu. kariyerinin istatistik olarak sanırım en iyi senesini geçirdi. geçen senenin ilk dönemi formunu bulana kadar o çizgiden uzaktı ama en kötü performansı bile vasatın altına inmiyordu. iyi futbolu skora yansıtan zihniyet var olduğundan, o ilk senesi örnek gösterilerek bu adam eleştiri alacak. ne kadar ciddiye alınacak bu eleştiriler, tabi orası ayrı.

    bugün, takımın ofansif manada ihtiyacı olmadığı için ileriyi fazla zorlamıyor. savunmaya müthiş güven veriyor. maçına göre ihtiyaç duyulur, biz yine melo'yu ver kaçla ceza sahasını zorlarken görürüz. bu adam başka. kıymetini bilelim.
  • 11562
    bugün takımımızda olsa, oynadığı futbolla yapacağı katķı bir yana, soyunma odasına bir iki takım arkadaşını kıstırıp güzel bir makyaj yapar, takım ruhunu geri getirir, dengeyi sağlardı. fatih hoca'nın bu anlamda yardıma ihtiyacı olduğunu düşünüyorum zira bugün saha kenarında "hangi birinizi döveyim amk" bakışını yakaladım kendisinin.

    (bkz: 21 nisan 2018 alanyaspor galatasaray maçı)
  • 8781
    çok açık söylüyorum bu adam galatasaray'dan ayrılırsa ve yerini aynı çapta bir adamla dolduramazsa önümüzdeki sezon çok zor günler bizi bekler. isterseniz 'aynı çap'tan kastım ne? açalım biraz.

    şimdi galatasaray futbol takımının ilk 11'de oynaması muhtemel 15 oyuncusunu baz aldığımızda yetenekli, bir o kadar da pasif oyunculardan kurulu olduğunu kimse inkar edemez. profesyonel olduğu kadar her koşulda sahada ve saha dışında galatasaray'ın haklarını savunacak futbolculara da ihtiyacımız var. 4 yıl üst üste şampiyon olduğumuz döneme baktığımız zaman, kaptan bülent, hagi, hasan şaş, emre, hakan ünsal gibi yetenekli bir o kadar da sert futbolculardan kurulu olduğunu biliyoruz. yenilgiye tahammülü olmayan, sıkıştığımız zamanlarda takımı ve taraftarı motive edebilecek futbolculara ihtiyacımız var. bu bahsettiğim olay fair dışı davranışlar sergilemek değil. agresif olmak, topa sert olmak, rakibi futbolunla olduğun kadar hırsınla da korkutabilmek. hep söylüyoruz özellikle stopere, lider vasıflı futbolcu lazım diye, neden acaba?

    direk aklıma gelen örneklerden birisi, 20 kasım 2012 galatasaray manchester united maçı. hatırladınız değil mi attığımız golü? korner pozisyonu öncesi melo'nun tepkisi ve taraftarın golü getirişi. belki aynı anda yükseldikleri için belki de melo'nun korner öncesi taraftara reaksiyonu sonrası maçı anlatan ercan taner bile etkilenip golü atanı melo olarak anons etti. bu gol tam da anlatmak istediğim şey işte. galatasaray'a nasıl sakin, soğukkanlı futbolcular lazımsa melo gibi maçı yaşayan, heyecanlı ve agresif futbolcular da lazım.

    diğer bir örneği de ispanya'dan vereyim. barcelona'nın çılgın attığı, real madrid'i içeride dışarıda yendiği dönemleri biliyoruz. daha sonra takıma mourinho geldi ve yetenek olarak barcelona ile başa çıkamayacağını anladı. çünkü gerçekten barcelona, real madrid'den çok daha yetenekli takım. daha sonra oyunu farklı oynamaya başladı. pepe'yi orta sahaya çekti ve rakibi adeta sindirdi. çünkü real madrid'de de öyle futbolcular var ki pepe, ramos, xabi, ronaldo, arbeloa gibi neredeyse maçı döve döve alan futbolcular. bazen yetenekli olmak yetmez bir o kadar da sert ve cesur olmak gerekir. işte o hezimetleri bir nebze de olsa durdurmaya başlaması bu şekilde oldu. yoksa sen xavi'nin, iniesta'nın karşısında top oynayım diye beklersen onlar seni top diye oynar.

    tekrar galatasaray'ın o bahsettiğim 15 oyuncusuna dönersek, melo dışında reaksiyon gösteren, sahada varlığını rakibe hissettiren, adeta "ben buradayım" diye göz dağı veren futbolcu; biraz sneijder, biraz sabri. onların da fizikleri ortada. belki bu anlattıklarım, verdiğim örnekler bazı arkadaşlarımıza yanlış gelebilir, sonuçta "spor yapıyoruz bu şekilde kazanacaksak kazanmayalım" diyebilirsiniz. ama geçmişe dönüp, tarihe baktığımızda kazanılan başarılarda bu tarz futbolcuların payı asla inkar edilemez. hatta bu tarz isimlerin bir numarası, sevseniz de sevmeseniz de fatih terim'dir. 2012-2013 sezonunda mersin ve ordu maçlarını nasıl çevirdiğimizi hatırlayalım. bazen takımı ayağa kaldırmak için gerekirse tribüne çıkmak gerekir.

    neyse fazla uzatmayalım. biz basının yönlendirmelerine uymaya devam edelim, kırmızı kartları konuşalım. "ya atılsaydı, ya şampiyonluk gitseydi" üzerinden melo'ya vurmaya devam edelim. sanki oynadığımız ligde herkes centilmen, pirüpak bir melo çirkef. ne diyim melo, inşallah bu forma altında futbolu bırakırsın. gidersen de canın sağ olsun, yolun açık olsun. yalnız bu camiada gerçekten seni çok seven insanlar da var, bunu unutma...
  • 9308
    bize rakip takım taraftarlarına, saçma sapan yöneticilere, aptal aptal futbolculara nasıl ders vermemiz ve taşşak geçmemiz gerektiğini öğreten adamdır. bu adam gibi karakter dünyada bulamazsın. adam hem çok yetenekli hem de sahada hakemle, rakip takım futbolcularıyla nasıl psikolojik savaş verilir bunun kralını biliyor. beyaz futbolda sinan engin' i dinleme sebebidir. emre belözoğlu' na 34 yaşında nihayet dersini veren ve dünya aleme rezil eden adamdır. 80.000 beşiktaşlıyı bir anda yerinden zıplatan adamdır. demirören' i kale almayan, maçtan sonraki hahahahha larıyla taşşağın kralını geçen, yaptığı uzun uzun tatilleriyle, kampa en son gelmeleriyle beni benden alan lanet olası pislik herifin tanımı bu adamdır. felipe melo alem adamdır. çok anısı vardır. bize isterse küfür ederek gitsin yeri hiçbir zaman dolmayacaktır.
  • 10257
    dün kazaklar attığı tweet yüzünden poldi'yi saha içerisinde tabir-i caizse döverken, kendisinin sözde takım arkadaşları tarafından yalnız bırakılmasına, maçta puan kaybedilmesinden daha çok üzüldüm. bir kişi de çıkıp siz kimin takım arkadaşını kafa kola alıyorsunuz lan değişikler demedi.

    işte bu yüzden melo'yu daha çok ararız, sahada arkadaşının arkasını kollayacak, korkma biz burdayız, seni yedirmeyiz diyecek adamımız yok.
  • 12537
    keske su an takimizda saha icinde olsaydi dedigim futbolcu.

    vurmadan once dinleyin neden istedigimi... su an bizde olsa 16 ocak 2022 hatayspor macinda kerem'in ayagina tabanla girilen pozisyonda isyan eder hakemi ensesinden tutar vara gotururdu, karar yine de degismezdi ,kendisi de belki sari kart ya da kirmizi kart gorurdu ama en azindan birilerinin sesi cikmis olurdu.

    ya da su an bizde olsa 16 ocak 2022 hatayspor galatasaray macinda kerem'in ayagina atilan tekme sonrasi isyan eder hakemi ensesinden tutar vara gotururdu, karar yine de degismezdi ,kendisi de belki sari kart ya da kirmizi kart gorurdu ama en azindan birilerinin sesi cikmis olurdu.

    ya da su an bizde olsa 16 ocak 2022 hatayspor galatasaray macinda haksizca atilan taylan antalyali'nin pozisyonu sonrasi isyan eder hakemi ensesinden tutar vara gotururdu, karar yine de degismezdi ,kendisi de belki sari kart ya da kirmizi kart gorurdu ama en azindan birilerinin sesi cikmis olurdu.

    ya da su an bizde olsa 16 ocak 2022 hatayspor galatasaray macinda en az iki kere atilmayan kamara'nin herhangi bir pozisyonu sonrasi isyan eder hakemi ensesinden tutar vara gotururdu, karar yine de degismezdi ,kendisi de belki sari kart ya da kirmizi kart gorurdu ama en azindan birilerinin sesi cikmis olurdu.

    ya da su an bizde olsa 16 ocak 2022 hatayspor galatasaray macinda gollerden once verilmeyen faul pozisyonlari sonrasi isyan eder hakemi ensesinden tutar vara gotururdu, karar yine de degismezdi ,kendisi de belki sari kart ya da kirmizi kart gorurdu ama en azindan birilerinin sesi cikmis olurdu.

    isin suyunu cikarmadan belirtmek istedigim keske saha disinda yapilmayan isyanin atesini saha icinde yakabilsek, verilmeyen cok net penalti sonrasi takim alsa topu orta sahaya toplansa ve baslatmasa maci, olur mu olmaz cocukca mi belki evet bir seyler yapilmasi lazim. saha disinda pis gundemleri ile kirletilen futbolcularin bu isten para kazandigini unutmamak lazim. kendinizi taylan yerine kerem yerine koyun, tum emekleriniz heba edilse neler dusunursunuz neler yapmak istersiniz ya da nelerden vazgecersiniz?

    olay cok ilginc bir noktaya gidiyor, takim kume duser mi dusmez mi bilemem ama duserse de sevdamizda gram eksilme olmaz, hakkimizla dussek kimsenin sesi cikmaz ama kusura bakmayin da bu yapilanlari bir omur unutmayacagiz ve size cocukluk askimizi yedirmeyecegiz.
App Store'dan indirin Google Play'den alın