resim
Felipe Melo de Carvalho
Takım:Kariyer Sonu
Mevki:Ön Libero
Yaş:42
Boy:1.83
Uyruk:Brezilya
  • 11508
    özlendin be ruh hastası.

    bu adam bambaşka bi' şeydi. sadece iyi futbolcu değildi. meselâ bafetimbi gomis müthiş bir profesyonel lâkin duruşu sadece bize fayda sağlıyor, psikolojik olarak rakibi ısırmıyor. ben dahil çoğumuzun taptığı fernando francisco reges nefis karakter, oynadığı zaman takım seviye atlıyor ancak fernando futboluyla var. saha içindeki duruşunu melo'ya benzettiğimiz maicon pereira roque agresif yönüyle takıma hava katıyor fakat etkisi bizim takımımızla sınırlı.

    ama bu sayko, bu sayko yok mu bu sayko :( rakibin nöronlarıyla öyle bir oynuyordu ki saha içinde*, çıldırtıyordu. karşı taraf yeşil zeminde melo için düşmandı ve melo düşmanına nasıl saldırması gerekiyorsa öyle saldırıyordu. yahu bu adam futbol tarihimizin gelmiş geçmiş en şöyle böyle tiplerinden biri olan tosuncuğu çiviledi olm sahaya, daha ne olsun (ağlamıyorum, gözüme toz kaçtı). işte bu yüzden melo başka, çok başka. kendisini izleyebildiğimiz için o kadar şanslıyız ki.

    nossa nossa :(
  • 10803
    orta saha oynamasına rağmen maç başı ortalama 9km koşuyordu en son. ama gelsin. çünkü yer yüzünde başka oyuncu yok. hele genç çok koşan oyuncu hiç yok. o yüzden gittik taraftar nasıl olsa 5 sene önceki city günlerinden sonra daha izlememiştir city performansını hatırlar olumlu karşılar deyip nigel de jong'u aldık. üzerine bir de sahada koşmaya mecali kalmamış felipe melo'yu alırsak 10 numara olur. çünkü yabancı ligleri zaten izlemeyen galatasaray taraftarı onu da her zaman 2011-2013 yılları arasındaki melo olarak hatırlayacak. sonra bu takım neden az koşuyor. selçuk neden ilk 11 oynuyor. saçma sapan anadolu takımlarından neden baskı yiyoruz falan filan.

    (bkz: futbol takımı kapatılsın yerine huzur evi açılsın kampanyası)
  • 6358
    türkiye'de ortadirek bir ailenin çocuğu olsa mutlaka meslek lisesi'ne giderdi. torna tesviye veya elektrik bölümü tam biçilmiş kaftan olurdu felipe melo için. okumaya niyeti yoksa da kaportacı ramazan usta'nın yanında boya yutarak ekmeğini kazanırdı.

    fazla goy goy yaptım ama bu adama bakınca çok şey görüyorum ben. bizden, içimizden birisi.

    takımımızda ilk olarak 4 numaralı, daha sonra 10 numaralı ve son olarak da 3 numaralı formayı giymiştir.

    (bkz: popescu) (bkz: hagi) (bkz: bülent korkmaz)
  • 12690
    yanılmıyorsam kendisi galatasaray'a gelip kulüple özdeşleştikten sonra vücuduna aslan dövmesi yaptırmıştır. hem de lakabı pitbull olduğu hâlde. bugünlerde jose angel esmoris tasende angelino transferinde oyuncunun kolundaki aslan dövmesi bir hayli ön plana çıkarılırken aklıma bu detay geldi. aynısı mauro icardi için de geçerli hatta. o da göğsündeki kocaman aslan dövmesini bize gelmeden önce yaptırmıştı. keza lucas torreira yine başka bir örnek, o da bize geldiğinde hâlihazırda aslan dövmesine sahipti. unuttuğum başka aslan dövmeli bir isim var mı bilmiyorum ama sadece melo kulüp efsanesi olduktan sonra aslanı vücuduna işledi diye hatırlıyorum. hatta 4 yıldız bile yaptırmıştı omzuna. her detayınla çok başkaydın be melo. senin 4 sezonda süper lige koyduğun hem fiziksel hem de mental dominasyonu unutanın kalbi kurusun. ha bu arada, dünyanın bütün aslan dövmeli elit oyuncuları, galatasaray'da birleşin!

    edit: aslanmax nickine sahip yazarımızın uyarısına göre (evet, bu düzeltme için olabilecek en iyi nick'den mesaj geldi hahah) melo'nun yaptırdığı aslan dövmesi için şöyle bir açıklaması olmuş: ''kolumda aslan dövmesinin olması önemli bir rastlantı. ben dinime bağlı bir insanım sizler gibi ve brezilya'da aslan, isa peygamberi sembolize eder.'' peki ben bu açıklamaya ha okey diyip geçecek miyim, tabii ki hayır. çünkü gene yanlış bilmiyorsam daha sonra bacağına da kocaman bir aslan konduruvermişti ki benim asıl kastettiğim dövme de odur aslında. amaan neyse, sonuç olarak aslan dövmeli güney amerika'nın elit oyuncuları, istanbul'da adresiniz belli kardeşim.
  • 12147
    2011/12 sezonunda hücuma verdiği katkıyı değil bir ön libero, hücuma dönük oynayan bir göbekmiş, box to box'mış falan verse yılın 11'ine en başta yazılır. 2010/11'de yaşadığımız dibe çöküşten kurtuluş ancak kulübede fatih terimle mümkündü. bunda çoğunluk hem fikirdi; ama sahada da bir melo lazımmış aslında sonradan anladık.

    sadece agresif değildi. bir ön libero olarak ne yapması gerekiyorsa eksiksiz yapardı. ek olarak isyan ederdi, takımı ve tribünü ateşlerdi, gol atardı vs.

    ayrıca; hala rakip takım taraftarlarının bir lord voldemort, bir darth vader muamelesi çekmesi de bence acayip zevkli. adını duyunca çıldıran milyonlar var ülkede şaka gibi.*
  • 11776
    oğuzhan, caner, gökhan gönül, pepe, tolgay, medel, quaresma, soldado, jailson, alper, hasan ali, valbuena, burak, çubuklu tosun, arda ve daha nicesi bu topraklarda hala lisanslı futbolcu da melo neden olmasın? kaldı ki 35 yaşında olmasına rağmen hepsinden de iyidir, güçlüdür, fittir. elbette gelirse hakemler onu birinci dakikadan itibaren atmanın yollarına bakar ama kulübede olması bile güç katar. en kötü eren'i soyunma odasında kilitler, bu bile yeterince hoş değil mi?
  • 12960
    "sahadaki biz" tabirine en çok uyan, ilk 2 sezonunda ömrümde gördüğüm en dominant orta saha performanslarından birini sergileyen, 4. yıldızı aldığımız sezon aylarca sakat olmasına rağmen geri dönüp çıktığı ilk maçtan itibaren bildiğimiz melo gibi oynayıp 4. yıldız yolunda büyük pay sahibi olan, bugünlerde varlığını mumla aradığımız eski futbolcumuz ve bana göre efsanemiz.
  • 9439
    kendisi takıma wes10 ile aynı gün katılmıştır.. bu süreçte kendisine göre haklı sebeplerle kulüp aramış fakat sonuç alamamıştır.. yine bu süreçte kendisine bu hakkı yönetim ve teknik heyet vermiştir.. bu nedenle en ufak bir ceza alması söz konusu dahi olamaz..

    felipe melo, galatasaray futbol takımı omurgasının kilitlerindendir.. ayrıca galatasaray futbol takımının tek başına ruhudur.. kendisine yazılı ve görsel medyanın, rakiplerin, rakip yöneticilerin, tff nin yaptıkları karşısında tek başına durmuş, ne hocasından ne yöneticilerinden bir kez destek görmemiştir..

    içinde bulunduğumuz bu iğrenç futbol ortamında göte göt diyecek cesaretteki tek galatasaraylı olmuştur.. sadece konuşabilen hamit ile neredeyse aynı parayı alıp ondan 117 kat daha fazla katkı verdiği takımda daha fazla saygı görmeyi istemesi en doğal hakkıdır. fakat ne acıdır ki takımda sabri denen kaptan bozuntusu dahi daha fazla saygı görmektedir.

    melo hakkında atıp tutanlar sezon başladığında onun yerine kimi görmek istiyorlar acaba sahada.. ben kimseyi istemiyorum.. sözleşmesi uzatılırsa bayram ederim, olmazsa da son 1 sene daha kafam rahat maç izlerim o varken..

    tekrar hoşgeldin aslan, hep kal bizimle aslan..
  • 11695
    tamı tamına 3 yıldır takımımızdan gitmiş olmasına rağmen gözler hep onu arıyor. çünkü galatasaray forması altında çıktığı maçlarda inanılmaz oynardı. hele hele derbilerde tıpkı lakabı gibi* mücadele ederdi. bu yüzden keşke bizde olsaydı ve 2 kasım 2018 galatasaray fenerbahçe maçında oynasaydı.

    (bkz: kuş terbiyecisi)

    (bkz: psikolojik üstünlük)
  • 3516
    2 ay yatmışmış. senin hiç bir planın, programın, stratejin yoksa transfer sezonunda, 12 ay da yatar melo. geçen sezonun son maçı, bilindiği üzere 12 mayıs 2012 fenerbahçe galatasaray maçıydı. melo ile anlaşıldığı içerikli haberin kap'ta yayınlanması haberinin tarihi ise, 10 ağustos. arada tam 3 (üç) ay fark var. kaldı ki, sezonun son maçını oynamayı da beklemek gerekmiyor, ertesi yılın takımı üzerinde çalışmak için.

    budget'ı kurtarmayan tüm genç neslin fm'de bile uyguladığı bir taktik, satın alma opsiyonlu kiralama formulü. illaki, kayserili tüccar hesabı aylarca pazarlık etmen gerekmiyor bunun için. pekala, haziran ayında bile çözülebilirdi konu bu formülle. çok uyanık olduğumuz için, üçe beşe kastırdık, iki kuruş daha az ödedik melo'ya, büyük iş yaptık. melo'ya ödemediğimizin bilmem kaç misli, braga maçında iyi bir melo'nun yokluğu nedeniyle çoktan kaçtı bi tarafımıza neticesinde.

    belirli bir vizyonu ve stratejisi olan hiç bir kulüp, melo'ya ağustos ayında bilmemnesinin keyfine tatil yaptırmazdı, en azından bu şekilde davranan adamı da, eninde sonunda onun şartlarını kabul ederek almazdı. bu noktada, melo'yu suçlamak yersiz. o derece acemice yönetilen bir süreç var ki ortada melo'ya bu rahatlığı sağlayan. juventus'a ve melo'ya teklifini yaparken, aynı günlerde, kap'a bir iki haber daha versen, atıyorum gökhan inler ile, diarra ile, hatta abartıp essien ya da yaya toure ile görüşmelere başlandı diye, en azından belki paşamızın bi tarafı tutuşur da dönerdi tatilinden. madem beş benzemez ile rest çekecektik, en azından elimizde hiç bir bok olmadığını karşımızdakilere hissettirmez, sonunda seve seve onların dediklerine gelmezdik.

    taransfer döneminde de rahattı adam, hala da öyle. kadromuzda, kendisine alternatif aday adayı bir oyuncu bile yok. biraz, böyle başa böyle traş durumu melo'nun hikayesi malesef. inşallah insaflı çıkar da biraz, geçen seneki performansını arasıra da olsa hatırlar, yoksa sergen'in dediği gibi sıkıntı var.
  • 11009
    2011-2012 sezonundaki melo bugün olsa olabilecekler;

    2-2'lik bjk derbisi öyle bitmezdi. bir tane de kendi çakar 3 golle 3 puanı alır gelirdik.
    1-0'lık trzbon ve 2-1'lik başakşehir maçları mıymıy geçmezdi. mutlaka bir reaksiyon verir en az birini çevirir, diğerinden de puanla ayrılırdık.
    yine hiç bir varlık gösteremediğimiz fener maçında olay çıkarır takımı ateşlerdi. belki o reaksiyondan puan bile çıkarabilirdik.
    osmanlı maçında webo 5 kere bomboş pozisyonlarda kafa vuramazdı. ilk golden sonra melo, semih ve chedjou'yu kalaylar 2. golü yemezdik.
    karabük maçında en azından mücadele katsayımız artar hakemin uydurduğu penaltıyı psikolojik olarak lehimize çevirecek bir oyuncumuz olurdu. o maçta mutlaka bize dönerdi.
    kayseri maçında aynı golden 2 tane mümkün değil yemezdik. en azından ikincisini. yine kavga mavga bir şeyler çıkarır 80. dakikadan sonra alınan alev 55-60'larda alınırdı. o maçta ne yapar ne eder dönerdi.
    velhasıl 2011-2012 sezonundaki melo olsa bugün 40 olan puanımız en az 50 olurdu. 27 şubat 2017 galatasaray beşiktaş maçına da ligi koparmaya çıkardık.
  • 11967
    hırsı, savaşçılığı, defansif yönü ağır basan bir oyuncu için inanılmaz yüksek teknik kapasitesi, müthiş derecede iyi hava topu kazanma başarısı.. dikine top sürer, ara pası - diagonal pas atar, ayakta yahut kayarak top çalar ve daha nice özellikler. kısacası futbolda var olan neredeyse her şeyi yapardı felipe melo. galatasaray'da canlı gözlerle izlediklerim arasında en sevdiğim futbolcu. efsanemiz.
  • 11197
    galatasaray tarihinin en önemli beş transferinden biridir. ruh, mücadele, hırs, oyun okuma. ne ararsan vardı. zamanında yan toplardan gol yemezdik. pozisyona göre stoper, pozisyona göre orta saha, hatta kaleci. gole mi sıkıştın, bir kafa çakar, hatta çüküyle atar. takım uyuyor mu, rakibe kayarak bir dalar, hırsından utanıp adam gibi oynarsın. belözoğlu, ayıcık gibi çirkeflerin de panzehiridir. tinercileri ayıltır, dostu düşmanı bayıltır, ne güzel kardeşimizdin sen felipe melo.

    düzeltme: belözğlu
  • 10754
    gece gece akla anilari getiren adamdir. hirsinin zerresine muhtaciz be adam. keske hic gitmemis olsan, yine bir kupa seremonisinde tupcunun elini sikmasan, yine bir derbide irkciya siktiri ceksen, yine kaleye gecip penalti kurtarsan, mencistir ibnesi kolla kendini dedigimiz gunlerde, tekmeye kafa sokup tribunlerin atesini cayir cayir yaksan, yine erkan zengin'in aklini alip hirsindan yumruklarini siksan, yine sampiyon olup birilerinin sahasinda kupa kaldirdiktan sonra hungur hungur aglayip butun bir sezonun haksizliklarini, adaletsizliklerini gozlerinden cimlere doksen, sonra cikip; "benim yaptiklarimi konusacaklarina, sikeyi, irkciligi konussunlar" desen..

    keske hic gitmeseydin.. benim efsanemsin koca yurekli adam..
App Store'dan indirin Google Play'den alın