• 24702
    adam seviyor eski öğrencilerini işte. baba gibi bir figür. elin gabonlu'su bile baba diyor adama. bir baba evladının kötü durumda olmasını istemez. o da selçuk inan'ı evladı gibi görüyor. işler ciddiye bindiğinde selçuk'u oyuna alamıyor ama böyle rahat bir maçta, oynasın evlat, diyerek atıyor sahaya. gülü seven dikenine katları beyler. fatih hoca da böyle biri. kaç yaşından sonra adamın huyu değişmez.

    (bkz: 9 şubat 2020 kasımpaşa galatasaray maçı)
  • 24708
    zirveye emin adımlarla ilerlememizi sağlayan hocamız. (bkz: 9 şubat 2020 kasımpaşa galatasaray maçı) sonrasında zirveye çok yaklaştık. işte hocam biz sana bunu demeye çalışıyorduk. sen sadece saha içiyle ilgilenirsen hiçbiri elimizden şampiyonluğu alamaz. millete cevap yetiştirmek yerine takımla ilgilenmek her zaman en iyi cevaptır. o yüzden kazanmanın yolu tam konsantrasyondan geçiyor.
  • 24710
    ligin ilk yarısında ilk 11 çıktığı üç maçta iki mağlubiyet bir beraberlik gördüğümüz (beraberlik de muslera'nın kalesinde devleştiği, takımca 1 isabetli şut atıp 0-0 berabere kaldığımız 5 ekim 2019 gençlerbirliği galatasaray maçından), sonradan girdiği iki maçta girdikten sonra goller yiyip berabere kaldığımız selçuk inan hala oyuna dahil olabiliyor. 9 şubat 2020 kasımpaşa galatasaray maçında 3-3 yapamaz diye aldı herhalde. gerçi bu maçta gamsız partneri belhanda eksikti. seri-selçuk değişikliğinden önce emre akbaba'nın yerine onyekuru'yu değil belhanda'yı oyuna almış olsaydı selçuk-belhanda ikilisi sahadayken 1-2 gol yiyip maç sonuna kadar ecel teri dökerdik, 3-3 için zaman yetmezdi. belhanda'nın cezalı olması iyi olmuş. ligin ilk yarısında belhanda-selçuk ikilisini aynı anda oynatma sevdası olmasaydı o maçlarda kaybettiğimiz 12 puanın hepsini alamazdık belki ama şu anda kesinlikle lider durumda olurduk. bu ikilinin beraber oynadığı her dakika galatasaray'a zarar yazdı. inşallah o puanları aramadan şampiyon oluruz.

    en ofsayt entry editi: galibiyet serisi yakalamışken böyle bir eleştiri getirmenin ofsaytlanacağını biliyordum. eleştirinin kendisi değil zamanı oylandı, yoksa kimsenin "yanlışın var kardeşim, bu sezon belhanda-selçuk beraber muhteşem oynadılar. inşallah ligin ikinci yarısında ikisini beraber sahada sık sık görürüz." diyerek eksiye bastığını sanmıyorum. fakat puan kaybettikten sonra yazınca "hocayı eleştirmek için pusuda bekleyenler..." ile başlayan entry'ler görüyorum, o daha can sıkıcı. pusuda beklemekle itham edilmektense galibiyet serisinden sonra bile hocayı eleştiren memnuniyetsiz taraftar olarak anılmayı tercih ederim.
  • 24711
    9 şubat 2020 kasımpaşa galatasaray maçında beklenen galatasaray formasyonunu sahaya sürerek, deplasman fobimizi üst üste iki maçıda 3 farklı yenip atlattığımızı düşündüğümüz, acaba galatasaray'da bir şeyler mi değişti diye tam umutlanmışken oyunun son dakikalarında selçuk inan'ı kenarda görerek umutlarımızı tarumar eden sevgili hocamız.

    kıymetli sözlük, aranıza yeni katıldım. düşüncelerimi yazma imkanına yeni kavuştum.

    uzun süredir aşık olduğum kulübe ve küçüklüğümün rol modeli, büyüklüğümün hayal kırıklığı olan fatih hocama karşı fazlaca düşüncem var. özellikle galatasaray'ımızın tüm avrupa'ya kafa tuttuğu 2000'li yıllarda, kaybedecek senemiz yok, avrupa devi olacağız diye diye kulübümüz sürekli veteran oyuncular üzerine kadroyu inşaa etti. bu sene ise bunun zirvesine çıktık. (bkz: steven n'zonzi)(bkz: radamel falcao) (bkz: ryan babel) (bkz: yuto nagatomo) (bkz: mariano). senelerdir bu tipte kadrolarla avrupa'da avucumuzu yalayıp geri döndük. acaba fatih hocamın bir sene iki sene silip genç oyuncularımıza geleceğin galatasarayını kurma şansı yok mu diye hep düşünürüm. ousmane dembele ,kylian mbappe, jadon sancho gibi oyunculara takımları yüz milyonlarca dolar yatırım yaparken, biz neden sözde geniş gözlemleme ağımızla bulduğumuz oyunculara babel'e verdiğimiz beş milyon doları vermeye korkuyoruz. bakın ryan babel galatasaray'a sıfır katkıyla defoldu gitti ülkesine. onun yerine alacağımız genç bir kanat oyuncusu ile aynı kaderi yaşasak ne değişir.

    fatih hocam senelerce bu ülkeye hizmet etmiş, bu süreçte de avrupa futboluna çok yetenekli isimler kazandırmış bir hoca. neden bir cesaret galatasaray'ımız bu modele geçmiyor.
  • 24712
    9 şubat 2020 kasımpaşa galatasaray maçının son dakikalarındaki selçuk inan değişikliği beni hem korkutmuş hem de sevindirmiş olan hocamız.

    sevindim çünkü hoca taktik formasyonda oyunculara roller biçmiş, ilk oyun kurucu tercihi seri iken, seri'nin yedeği olarak kafasında selçuk inan'ı belirlemiş. korktuğum kısım burda başlıyor. selçuk en az seri kadar pasör bir oyuncu ancak bu sezon selçuk ile maç bile kazanamadığımız aşinayken, selçuk bitmiş okeye dönerken, 2000 jenerasyonunun en ümit verici oyuncularından atalay'a neden süre veremiyoruz hocam? 10 dk bile oynayamayacak durumdaysa alt yapıyı kapatalım.
  • 24713
    spor basını ne yazıyor bilmiyorum, ciddi aldığım yorumcu sayısı bir elin parmaklarını geçmez, artık gazete isimli tuvalet kağıtlarına da verecek param yok zaten. ancak bu sözlüğü okuyorum. sezon başından bir iki özel fanı hariç herkes ama herkes belhanda'nın oynamaması gerektiğini, adem'in mutlaka oynaması gerektiğini, linnes(şu hali bile hücumda nagatomo'dan iyi bu sene) kararının yanlış olduğunu söyledi durdu. orta saha ikilisinde herkes seri ve lemina'yı istedi.

    bugün geldiğimiz noktada, her ne kadar fikstür kolay da olsa, takım pozisyona giriyor ve pek de pozisyon vermiyor. çok mu iyiyiz? değiliz. ama en azından bizim arzu ettiğimiz adamların hepsi, yerlerine oynadıkları adamlardan iyiler. o yüzden hocam ya kendin gör ya da birazcık taraftara kulak ve ve artık şu selçuk yerin gençlerden birini oynar. taylan'ı oynat, mustafa kapı'yı oynar, donk'u orta ahaya çıkarıp emin'i oynat ama yeter ki şu pastacıyı oynatma artık ya.
  • 24714
    galatasaray taraftarı olarak en büyük güvencem. maç, sezon, vs gibi parametreler beni pek bağlamıyor. avrupa, hoca her ne kadar hayalim var dese de gerek kalite, gerek bütçeler, gerek ffp hocamın hatalı tercihleri derken pek realist gelmiyor artık bana. gençlere yönelsen ülkede sabır diye bir şey yok. genç adam çat diye 11 oyuncusu olmuyor. 2010lu yıllarda yarım sezon ozan kabak izleyebildik. ozan’da stoper eksikliği mecbur bıraktığı için oynadı.

    gelelim babamızın anamızın ligine. kalite düşük, psikoloji herşey aslında. kırılmamak mesela, kritik dönemde bir şekilde galibiyetler alınabiliyor. savaş bunun adı, her geçen sene de savaşın şiddeti daha da artıyor. anadolu takımları bile, küçümsemiyorum, ama hakem diyip açıklama yapabiliyor, öyle bir dönem yaşıyoruz. bu dönemde de hocamın bizimle olması büyük bir şans. egosuyla ve belki de bazı konularda kendini geliştirmek istememesiyle yanlışlar yapabiliyor. haftalarca armut toplayabiliyoruz. sonucundan bağımsız olarak kendisiyle bir yarışa girmek hem büyük bir şans hem de keyif. bu yolun sonu nasıl biterse bitsin hocanon kredisi ve bildiği bir şey varcıyım. olmadığı dönemler ortada, maç görüntülerine ulaşabiliyoruz, basının galatasaray’a saldırı gücünü görebiliyoruz.

    daha kaldırılacak çok kupa var!
  • 24717
    2019-2020 sezonunun ilk yarısında oynanan rezalet oyun, topçuların ne yaptığını bilmeden doğaçlama oynaması, defanstan alınan toptan sonra kontra atakları yavaşlıktan öldürmemiz, orta sahada topu alan oyuncunun arkasında 10 tane galatasaraylı topçunun bulunması ve hiçbirinin topa sahip olanın önüne geçmemesi gibi sıkıntılı oyunlardan sonra nihayet en azından ne yaptığının farkında olan bir takım yarattı.

    oyuncularımız aynı. jesse ile onyekuru'yu daha görmedik sadece saracchi kadroda farklı isim. emre akbaba'yı da transferden sayabiliriz. hocamın kafasını takıma verdiğini görmek o kadar güzel ki. ilk devre kenarda fatih terim var geriye düşsek bile çeviririz hissi bende yok olmuştu ama ikinci devre bu his yeniden geldi. uçup kaçmıyoruz ama belli bir planımız var, en azından benim hissettiğim bu. bu oyunun yetmeyeceği, daha iyisini yapmamız gerektiğini elbet kendisi de biliyordur ve düşünüyordur.

    fatih terim sadece iki kere ocak ayını, mayıs ayını işaret etti. ikincisi bu sene. geçen sene ocak ayını işaret ettikten sonra gözle görülür değişim yaşadık ve şimdi ikinci kez bunu görüyoruz.

    birkaç yerde bazı cümleler görüyorum. "hoca bu sene şu durumda galatasaray'ı şampiyon yaparsa..." yok abi geçelim bunu. 8 kere şampiyon yaptı ve neredeyse hepsi çok özel. daha fazla bir şey yapmasına gerek yok. hayvan gibi iyi bir winner adam. bu cümleleri kuran arkadaşlar belki de bize kazanmayı alıştırdığı için hocaya böyle diyordur.

    mayıs ayında umarım bu seneyi şampiyonlukla taçlandırırız.
  • 24720
    şu gerçekten çok açık ki, yönetim içindeki sıkıntılar, mali konular, ffp vb. problemler varken dünya üzerindeki hiçbir teknik direktör galatasaray'ı kendisinden iyi yönetemezdi. emin olun şu üç senedir terim dışındaki hiçbir teknik direktör ile üst üste iki kez şampiyon olup bu sene de potada kalmayı başaramazdık. hoca, problemlerin farkında. ligi biliyor. ffp vb. problemlerin yarattığı zayıflığı, psikolojik faktörlerle, çok yerinde nokta açıklamalarla elinden geldiğince gideriyor, takımın her zaman yarışta kalacağını biliyorsunuz, asla şampiyonluk potası dışında kalmıyor. işte benim gözümde galatasaray'da bunu yapabilecek başka bir teknik direktör yok. fatih terim'i eleştirirken şunu unutmamak lazım. kendisi sadece futbol takımını değil, futbol takımına etki edebilecek sorunlar dahil her şeyi yönetiyor ve bunu geçmiş başarılarının verdiği özgüvenle, kendinden emin bir şekilde yapıyor. kendisini sevmeyenlerin dahi bunları unutmaması gerektiğini düşünüyorum.
  • 24723
    hocadan basın toplantısında aynen bu ifadeleri kullanmasını istiyorum; ''eline çarpıyor top, bizim adamın önüne düşecek, gol olacak ve var bunu görmüyor.... ben sana ''şerefsiz'' bunu nasıl görmedin?' diyebilir miyim?

    sırf ''amatör kötülük, profesyonel olmuş.'' dediği için 4 maç ceza alan hoca, bu cümleyi kullandığında kaç maç ceza alacağını öğrenmek istiyorum. bu sayede cumhuriyetimizin son kumdan kalesi, şerefli, onurlu duruş timsali anlı şanlı fenerbahçe'nin imparatoriçesi ersun yanal'ın kaç maç cezadan kurtulduğunu öğrenelim. hem de gerekçeleriyle birlikte.
  • 24725
    (bkz: 12 şubat 2020 galatasaray alanyaspor maçı)
    hocanın kupanın ilk maçında ligi düşünerek yedek ağırlıklı kadro ile çıkmasını eleştirmiştim. o zaman herkes lig maçı var gereksiz yorgunluk ve sakatlık olmasın diye açıklamışlardı ki düşününce haklılık payı var.
    sonuçta ilk ayağı 2-0 kaybettik.
    şimdi ne oldu da birden bu ayak önem arz etti ve full kadro çıktık bu maça.
    ben bu kafa değişikliğine anlam veremiyorum ya iki maçı da ciddiye alırsın yada almazsın bu kadar basit.