resim
Fatih Terim
Görev:Teknik Direktör
Takım:-
Yaş:72
Uyruk:Türkiye
  • 22576
    imparator fatih terim, galatasaray'a transfer olduğu 1974/1975 futbol sezonu itibariyle davet aldığı türkiye a milli futbol takımında 54 resmi müsabakada görev almıştır. şimdilerde libero diye anılan, o dönem ise iki stoperin arkasındaki tek oyuncu olarak görev alan imparator, iki golle a milli takıma skor katkısında bulunmuştur. fatih terim'in futbolcu olarak ilk kez milli olduğu müsabaka ise 30 nisan 1975 tarihindeki euro eleme maçı olan isviçre maçıdır.

    https://www.transfermarkt.com.tr/...spielbericht/2381283
  • 22725
    öncelikle sert bir entry olacağını belirteyim, zira dün fatih terim'i destekleyenlere "hain", "paralı asker" diyen akıldan izandan yoksun tiplerin derdine ancak böyle derman olabiliyorsunuz.

    ben fatih terim'in bu takımın başında kalması gerektiğini savunuyorum, ve fatih terim'i galatasaray'dan daha çok sevmek gibi bir durum içerisinde değilim. çünkü ben vizyonsuz değilim. geçmişten ders alabiliyorum. nankör değilim falan demeyeceğim, romantik falan bakmıyorum. böyle bir savla gelmiyorum yani.

    vizyonsuz değilim, çünkü mustafa cengiz yönetiminin galatasaray'ın mali durumu için bir şans olduğunun farkındayım. çok ciddi hatalar yaptılar, yapıyorlar ve fatih terim'i ciddi zor durumda bırakıyorlar bu hataları ile, ama yine de mali olarak şu an daha iyisi yok, desteklemek zorundayız. çünkü onlar giderse kulübün başına dursun özbek veya muadili bir başkan gelecek. ve şunu görebiliyorum, mustafa cengiz yönetiminin liselilere karşı en büyük dayanağı fatih terim. neden? çünkü fatih terim gemisini terketmiyor.

    şöyle açıklayayım, bu mali açmazda gelecek olan teknik adam transfer isteyecek ama mustafa cengiz o transferi yapamayacak. fatih terim'e transfer yapmasan da kalacak hoca. forvetsiz sezona başla diyorsun kalıyor, kendi çıkardığı 18 yaşındaki taş gibi stoperi satıyorsun kalıyor. başkası ilk başarısızlıkta yönetimi suçlayacak. hoca suçlamıyor. yönetimi suçlasa şu ana kadar 50 kere gitmişti o yönetim.

    benim derdim şu dönemi olabildiğince az hasarla, ve mali olarak güçlenerek atlatmak. senin gibi günlük başarılara sevinmek değil yani. benim derdim rakip diye gördüğün club brugge'ün, dinamo bükreş'in 6 farklı forvet oyuncusu varken, elindeki biri 33 yaşında diğeri kiralık 2 forvet oyuncusuyla sezona giren adamın şampiyonlar ligi'nde getireceği zafer değil, benim şu anki derdim açık söylüyorum o şampiyonlar ligi gelirini almak. çünkü ben galatasaray'ın sadece bugün oynadığı topu düşünüp, off arkadaşlarım benimle yarın taşak geçecek deyip fatih hoca'ya saydıran bir ergen değilim. ben geçmişte rijkaard'ın, mancini'nin başarısız olduğu ortamdan ders alan, dursun özbek, duygun yarsuvat gibi başkanların kulübü nasıl söğüşlediğini gören bi taraftarım.

    bi de 3 senedir top oynamıyormuş takım. insaf! insaf lan insaf! adam bu takıma geldiğinde 12 kişilik kadro vardı elinde. donk diye bi oyuncun yoktu senin anlatabiliyo muyum? lato'yu ıslıklamaktı en büyük başarımız taraftar olarak. geldi, ne oldu? sadece nagatomo transferi yaptı, takımı şampiyon yaptı.

    ve bu adam 3 yıldır mecburiyetten omurga değiştiriyor takımda. gidin bakın bakayım o çok beğendiğiniz takımlara, kaç senedir aynı futbolcularla oynuyorlar. geçen sene fernando - onyekuru ile oynarken bu sene tamamen farklı nzonzi - babel ikilisiyle başlıyor.

    2 senedir yaptıklarını, yapılanları görmezden gelmeniz tamam da, seneye transferin son günü gelen adamlarla falan başladı bu insan ve bunu yaparken oyun kurmak zorundaydı. bana göre yaptığı tek bir fahiş hata var; linnes mevzusu. onda da mariano'ya güvendi ki getirdiğiniz her teknik adam bunu yapardı emin olun.

    eğer bütün bunların farkında olup, hatta aşağıdaki entry'de yazdıklarımın da farkında olup hala fatih terim istifa diyorsanız, kusura bakmayın ya koç troll'sünüz, ya da vizyonsuz.

    http://gss.gs/2801707

    şu an takımın bu durumda olmasının tek sebebi fatih terim değil, tek sebebi oyuncular değil, tek sebebi yönetim değil. kendi hatalarınızı da düşünün biraz. şu an özgüveni yerlerde bu takımın. gelen oyunculara öyle bir misyon yüklüyorsunuz, istediğiniz olmayınca o kadar kısa sürede o kadar hunharca eleştiriyorsunuz ki futbolcular ayağına top istemeye korkuyor. bu takımda nzonzi, seri, babel gibi süperstar adamlar var, ama takımın yıldızı ömer bayram. neden? kaybedecek bi şeyi yok.

    galatasaray taraftarı olun ulan biraz. ayıp! gelip şu sözlüğe kin kusmaktan, insanları germekten başka bir şey yapın. zor döneminde destekleyin hocanızı, takımınızı. müşteri gibi davranmayın amk, para veriyorum karşılığını istiyorum diyorsanız gidin başakşehir'i destekleyin. bu takımı değil.
  • 22738
    formsuz bir sezon geçiren efsanemiz. ancak olayı sadece hocanın formsuzluğuyla açıklamak basite kaçmak olur. hocanın takıma takımın da hocaya pek inancı kalmamış. 5 tane kiralık oyuncusu olan bir takımda böyle bir psikolojik kopuş çok anormal değil. bence en büyük hatayı ffp yüzünden zorunlu da olsa çok fazla kiralık oyuncu transfer ederek yaptık. kiralık oyuncuların - lemina ve andone (sakatlandı) hariç- katkı vermekten uzak olduğu, mücadeleden kaçtığı açıkça görülüyor. her kiralık oyuncu bir onyekuru olacak değil tabi.

    2018-2019 sezonunda fenerbahçe'nin 4 kiralık oyuncu ile ligden düşmenin eşiğine geldiğini unutmayalım. aynı fenerbahçe durumdan ders almış olacak ki bu sezon 2 kiralık oyuncuyla kadro kurdu.

    hepimiz için kabus sezonu olan 2010-2011 sezonunda hagi de kiralık oyuncu istemediğini ifade etmişti.
    http://gss.gs/SZV

    fatih hocamın oynatmaya çalıştığı oyun özveriye dayalıdır. o alıştığımız ve özlediğimiz hücum presli, baskılı galatasaray futbolu için futbolcuların yüksek efor ve konsantrasyonla mücadele etmesi gerekiyor. imparatorun geçen sezon devre arasında forvet ve stoper yokluğunda eren ve serdar'ın üstünü çizmesi bu yüzdendir. bu sene de mücadele açısından takım kimyasını bozan oyunculardan şikayet etmesini bu sebeple normal karşılıyorum. eldeki sakatlar ve formsuzlar nedeniyle bu oyuncuları kesecek bir hamle yapmakta zorlandığını görüyorum ancak hatalı tercihleri olduğunu da inkar etmiyorum.

    makas açıldı söylemi ise gayet haklı. paranız olmadığı için kiralıklarla kadro yapıyorsunuz, biraz kendini gösteren oyuncuyu elinizde tutamıyorsunuz ve tabi biraz piyasa yapan oyuncu için fiyat bile soramıyorsunuz. kendi altyapınızdan çıkan oyuncuyu (bkz: ozan kabak) bile 1 tam sezon oynatamadan satmak zorunda kaldığınız ortamda uzun vadeli yatırımlarla kalıcı başarılar ise bu makas kapanmadan çok mümkün değil. bu makası kapatmanın yolu ise hem başarılı olmak hem de oyuncu yetiştirmek. bazen bu bile yeterli olmayabiliyor - 2018-2019 sezonunda şl'de yarı final oynayan ajax bu sezon yoluna uefa avrupa liginde devam ediyor.

    herşeye rağmen hocamın işaret ettiği devre arasında eğer takımın mücadele gücünü arttıracak oyuncularla doğru hamleler yapılırsa oyun olarak toparlanacağımıza inanıyorum.
  • 22743
    hakan şükür‘ün bir videosunda (https://youtu.be/c9KYjS7x9A0 ) kendisini
    türkiye’nin şu anki politik sorunlarına benzer sorunlardan muzdarip olmakla itham ettiği teknik direktör. bu sorunlardan bir bölümü, şükür’e bakılırsa, borç batağına saplanmaya neden olan yönetimsel sorunlar, transfer planlamasındaki sorunlar ve, benim en çok yadırgadığım bölüm olarak, tekadamcılık benzeri bir lider kültü sorunu imiş.

    başta transfer politikası olmak üzere, eleştirilerinin belki çoğunda, özellikle de saha içiyle ilgili olanlarında haklıdır şükür. ancak, fatih terim’i yeni türkiye diye adlandırılan politik olguya benzetmekle hata ediyor. terim’i ilişkileri, yönetim biçimi, basın açıklamalarındaki üslubu gibi pek çok açıdan tam olarak eski türkiye’nin bir ürünü olarak görüyorum. kusurları ve artılarıyla birlikte...

    dahası, hakan şükür’ün bir dönem bendesi olduğu yeni düzene terim’in başta sempatiyle yaklaşmış olmasına karşın bu gidişata bir süredir mesafeyle yaklaşmakta olduğu anlaşılmakta. referandumda, örneğin, kendisinden beklenen tutumu sergilememiş, evet oyu lehine açıklama yapması davetini yanıtsız bırakmıştı.

    terim’in yaptığı işte başarılı olmasının, bir süredir futbol camiasını federasyon yönetiminden basına kadar çeşitli düzeylerde esir alan politik çevrenin çıkarına olduğunu da sanmıyorum. aksine, başakşehir‘in ya da yönetimlerinin hükümetle arası bizimkininkine göre daha iyi olan ezeli rakiplerimizin başarılı olmasını yeğlerler sanıyorum.

    bunlar göz önüne alındığında, tarzı bir nebze andırıyor olsa da terim’i bir politik lidere benzeterek bu benzetmeden şu anki durumla ilgili çıkarımlar yapmak önemli bir hata.

    buna ek olarak, fatih terim’in transfer planlaması, takım yönetimi, taktikler vs gibi pek çok konuda şu sıra başarısız olduğu ortada. ancak, tam bu anda şu önemli noktayı anımsamamız gerektiği kanısındayım: şu anki durumu çözülmeden, bir krize batmadan kaldırabilecek az sayıdaki insanlardan biri terim. iletişim tarzıyla, güçlü istenciyle, çoğu kez ölçüsüzleşen bencilliğiyle yapıyor bunu.

    daha sezon ortasında kendisinin yerine gelebilecek teknik direktörler üzerine konuşup değerlendirmeler yapmanın kendisine haksızlık olduğunu, tezcanlı bir taraftar tepkisi olduğunu düşünüyorum.
  • 22865
    14 aralık 2019 galatasaray ankaragücü maçı sonrası belhanda için utanmadan ''maçın en iyisi'' diyebilmiştir. hocam söylüyoruz işte adamın kalitesi buraya yetmiyor. madem bu kadar seviyosun al belhanda'yı da birlikte katar'a mı gidersin arabistan'a mı gidersin artık sen seç. git orda istediğin gibi takıl. sen de rahatla biz de rahatlayalım. rakip 1 kişi eksikken ceza sahası içinde bomboş şekilde topa vurup gol atıyor sen de kalkıp bu adamı savunuyorsun. şaka gibi.

    https://twitter.com/.../1205932093475377152
  • 22887
    maç sonu* şu pozisyonu anlatması gerekirken ''kazansaydık selçuk'u aldım diye beni övecektiniz, belhanda takımın en iyisi neden ıslıklandı'' deyip gazete reklamları ve dış güçlerden bahsetmiştir. evinde lig sonuncusuna karşı alınacak galibiyeti kendi yaptığı değişikliğe bağlanacağını düşünmesi başlı başına saçmalık zaten. sen bu maçı florya'da tv başında izlesen bile takımın kazanmak zorunda ankaragücü maddi sıkıntılar yüzünden süper lig takımı kıvamında değil. aldığın oyuncu da ölü selçuk hala konuşabiliyorsun ya inanamıyorum.

    https://pbs.twimg.com/...QPWkAoRd2j.jpg:large
  • 22909
    bunları denediğimiz her maçta puan kaybetmemize rağmen ısrarla aşağıdaki tercihleri yapan hoca;

    - nagatamo-mariano-babel-feghouli 4 'lüsünün aynı anda sahada olması (max naga-feg olmalı, babel geriye dönmeyen oyuncu sayısını arttırmaktan başka bir şey yapmıyor.ya tek forvet yada oynamalı yada yedekten girmeli),
    - belhanda'nın merkez orta saha oynaması (kanatlarda iyi oynuyor, orta ikilide oynatmak intihar.bi kanat kesinlikle belhanda olmalı)
    - ömer'in kanatlarda oynaması (ne bek, ne açık olmuyor. sol iç en ideal pozisyonu)

    tüm bunlara dayanarak aşağıdaki 11'le devam etmemiz gerektiğini düşünüyorum. donk'u defansta seri'yi ortada tercih ederdim ama hocayla seri'nin arasındaki ipler nzonzi gibi kopmuştur diye düşünüyorum. maçın sonlarında ileride top tutmamız gerektiğinde babel'i falcao'nun yerine alırım. taylan'ı da donk hariç ortadaki diğer dörtlünün yedeği olarak kenarda tutarım. en az 30 dakika oynaması büyük dinamizm getirir takıma.

    https://galatasaray11.com/63634
  • 22919
    hatalarından ders alması ve yapıcı eleştirileri egosuna ket vurup kulak arkası etmemesi gereken tecrübeli teknik direktör.

    • galatasaray'ın duran top organizasyonu yok, herkes; "hocam, takımın duran top organizasyonu yok." diyor ama hocamız egosundan taviz vermediği için bu eleştiriyi kulak arkası ediyor.

    • galatasaray dönen topları kovalamıyor, herkes; "hocam, takım dönen topları kovalamıyor birçok gol fırsatını kaçırıyoruz." diyor ama hocamız egosundan taviz vermediği için bu eleştiriyi de kulak arkası ediyor.

    • galatasaray'ın oyun içi sistemi yok, takım disiplinsiz, futbolcular taraftara küfür ediyor, herkes; "hocam, bak takımda böyle bir sorun var futbolcular taraftara ana avrat sövüyor iplerini eline al." ama hocamız bu eleştirileri de kulak arkası ediyor sonra n'zonzi kendisiyle ufak münakaşaya girince hemen kadro dışı bırakıyor.

    • galatasaray'da liste dışı kalmaması gereken tek adam linnes diye herkes kendini paralıyor ama hocamız "neeeee! siz benden iyi mi bileceksiniz?" deyip linnes'i liste dışı bırakıp bitkisel hayattaki mariano ve bitik nagatomo'yu listeye alıyor, bu ikilinin aşağı yukarı 20 maçta yaptığı isabetli orta sayısı zannedersem 1 veya 2. (abartmıyorum, birisi istatistik tutsa ikisinin isabetli orta sayısı, bakın asist demiyorum oyuncularımızın ortalarıyla buluştuğu pozisyon sayısı bir elin parmaklarını geçmez.)

    • galatasaray skor tutamıyor, değil 1-0, 2-0'ı bile tutamıyor, herkes; "hocam, bakın takım skoru tutamıyor, selçuk'u skor tutsun diye oyuna alıyorsun ama görünen köy kılavuz istemez, selçuk ile bu iş olmuyor." diyor ama hocamız "neeee! siz benden iyi mi bileceksiniz?" deyip, inatla selçuk'u oyuna alıp 10 kişi kalmış takımlardan bile 10 dakikada 2 gol yemeye devam ediyor.

    • herkes; "galatasaray'da dinamizm yok en azından genç taylan'ı oynatıp en azından oyuna dinamizm getirip getirilmeyeceği görülmeli" deniyor ama hocamız "neeee! siz benden iyi mi bileceksiniz?" deyip şöyle bir cevap veriyor; https://www.msn.com/...an%C4%B1t/vp-AAJIA1g taylan, iyi oynar kötü oynar önemli değil ama ne oynadığını görebilmemiz için oynatılması gerekmez mi?

    kesinlikle istifa etmesi taraftarı değilim, başarısız sezonlar olabilir. bu sezon olmaz gelecek sezon olur, o olmaz bir sonraki sene olur. artık her sene teknik direktör değiştiren takım zihniyetinden kurtulmamız lazım. en azından sözleşmesi bitene kadar galatasaray'da kalmalı ama bu tecrübede bir hocanın da hatalarından ders alması lazım. hatalarında ısrarcı olması da hatalarını kabullenmemesi de yüksek egosundan kaynaklanıyor egosu yüksek olabilir ama bu ego takıma zarar veriyorsa orada bir durup düşünmeli, düşünemiyorsa da uyarılmalı.

    ayrıca fenerbahçe mevcut başarısızlığını örtmek için tabii ki sana saldıracak bu adamların tek kurtuluşu sana saldırarak ortalığı velveleye vermek, zira bu sezon şampiyon olursak ortada ne ali kalır ne de koç. kurban bayramı gelmeden koç'u satar malum takım taraftarı. isminin dolaylı veya direkt geçtiği her konuya cevap verme huyundan vazgeç, cevabını sahada ver. bütün medyayı tarayıp isminin her geçtiği cümleyi sana yetiştiren birileri mi var bilmiyorum ama sana iyilik etmedikleri ortada.

    fırsatı kaçırmamış biriciği selçuk'u 17 aralık 2019 tuzlaspor galatasaray maçında ilk 11'e yazmıştır.belli ki kibri her şeyin önünde.
  • 22922
    hiç kimse görmüyor mu günlerdir fatih hoca üzerine oynanan oyunları. her gün bir gazetede hakkında haber var. bu haberlerin tek bir yerden çıktığı belli değil mi. her hafta bu nasıl futbol diye çıldırsam da hocayı kurda kuşa yem etmem.

    adamların çıkardığı habere bakın.

    https://www.cnnturk.com/...yrilik-kapida?page=1

    hoca üstüne oynanan oyunları görmek için kör olmak lazım. ali koç 'un tek amacı hocayı saf dışı bırakmak. o nedenle kaybettikleri her maç sonrası fatih hoca 'ya sallıyor. böylelikle kendi kör taraftarlarının eleştirilerine de engel oluyor.

    kimse kusura bakmasın fatih terim gibi bir efsaneye sahip çıkmak zorundayız.
  • 23105
    süper lig 2019-2020 sezonu ilk yarısı boyunca başarı getirmediği defalarca görülmüş olan oyun planında ve bu planı hayata geçirmesi mümkün olmayan, bir kısmı ruhen ve bedenen bitik, bir kısmı da yetersiz olan oyuncalarda ısrar etmesi nedeniyle kendisini savunan taraftarlar arasındaki hayal kırıklığının giderek büyüdüğü efsane teknik direktörümüz.

    diğer yandaysa kendisini pek sevmeyen taraftarlar kızgınlıklarını giderek daha acımasızca, hatta dalga geçerek ifade ediyorlar. bunların üstüne, maç sonu açıklamalarında oynanan oyunu savunması; sakatlıklar, finansal fair-play yaptırımları, afrika kupasının etkileri vb. argümanlarını sıklıkla dile getirmesi karşısında onu savunmaya devam etmek isteyen taraftarların elleri kolları bağlanıyor; kendisini sevmeyenler, onun bahanelere sığınmaktan başka bir şeyi kalmamış, yaşlı ve geçmişte kalmış bir figür olduğunu iddia edince, onu savunmak isteyenler her başarısız sonuçla birlikte giderek daha az söyleyecek bir şey bulabiliyor.

    kendimi hocamızı savunan fakat hayal kırıklığı büyüyen taraftlarlar arasında görüyorum. bu işlemeyen oyun planını ve özellikle de ruhen ve bedenen bitik bazı oyuncuları ısrarla oynatmasını eleştiriyorum. oyun planındaki ısrarını bir şekilde anlamlandırabilsem de oyuncu tercihlerindeki ısrarını anlamlandıramıyorum. yine de bu açıkça yanlış olduğu görülen seçimlerin ardında bir mantık olmalı diye düşünüyorum ve o mantığı merak ediyorum. keşke bir gazeteci bu soruyu sorsa.

    işlemeyen oyun planı, ruhen ve bedenen bitik oyuncular, yetersiz oyuncularla ilgili düşüncelerimi daha önceki bir entry'de açıklamıştım: (bkz: galatasaray futbol takımı/#2823516)

    her şeye rağmen devre arasıyla birlikte kadroda önemli bir değişiklik yapacağı; bitik ve yetersiz oyuncuların bir bölümünün takımdan gönderileceği konusunda hocamıza güveniyorum. geçen yıl da kendisinden hiç memnun olmadığımız eren derdiyok'u, gönderilmesini hiç beklemediğimiz serdar aziz'i devre arasına kadar mümkün olduğunca sürekli oynatmıştı. teknik direktörümüzün bir taraftan daha yetenekli gördüğü oyunculardan yararlanmayı tercih ettiği, diğer taraftan da kol kırılır yen içinde anlayışıyla aslında memnun olmadığı oyuncularla ilgili gerçek düşüncelerini dışarı yansıtmadığını düşünüyorum; veya böyle düşünmek istiyorum.

    son olarak, bize 8 şampiyonluk kazandırmış, 4 yıldızımızın bir buçuğunu kendisi takmış, 20 yıl önce de olsa belki bir 20 yıl daha bir türk takımının ulaşamayacağı avrupa kupası kazanmak gibi çok büyük bir hedefi gerçekleştirmiş, gerçekten galatasaraylı olan teknik direktörümüze istifa et denmesini hiç doğru bulmuyorum. biz, 14 yıl şampiyon olamadıktan sonra buna dayanarak elde ettiğimiz yılmaz kimliğimizle o büyük başarıları elde etmiş bir takımın taraftarlarıyız. bizi biz yapan başarıları elde etmiş teknik direktörümüzü yarım sezonda başarısız olunca göndermeyi düşünmek bizi biz yapan yılmaz kimliğimizi bozar. ayrıca, tarihteki deha olarak görülen en önemli bilim adamlarının, filozofların, sanatçıların vb. yaptıklarını farketmedikleri önemli hataları vardır. hatasını göremeden bazı şeylerde inatla ısrar etmenin yaratıcı insanların kendilerine çok güvenmelerinden kaynaklanan bir özelliği olabileceğini düşünüyorum. hocamıza sabırla yaklaşalım, hatalarını kırıcı olmadan söyleyelim ki hatasını görebilsin.

    https://listverse.com/...ers-of-genius-minds/

    düzenleme: ikinci paragrafın son cümlesine her başarısız sonuçla birlikte ifadesi eklendi.
App Store'dan indirin Google Play'den alın