resim
Fatih Terim
Görev:Teknik Direktör
Takım:-
Yaş:72
Uyruk:Türkiye
  • 1
    fatih terim galatasarayın başına hiçbir geçişinde düşüşte değildir bir defa bunu kafaya sokmakta fayda var. ilk gelişinde bütün türkiyenin gözü üzerinde bir adamdı zaten geldi imzayı attı. ikinci gelişinde milandan 2 yıl boyunca yattığı yerden aylık 250 bin dolar alacakken bu hakkından feragat ederek geldi galatasaraya. 3. gelişinde ise son avrupa şampiyonasında vasat türk milli takımına yarı final oynatmış bir hocaydı fatih terim.

    gelin bir de bu dönemlerde galatasaray ne haldeymiş onu hatırlayalım;

    ilk gelişinde son sezonu şampiyon kapatan fenerbahçenin tam 16 puan gerisinde kalmış bir galatasaray devraldı fatih terim. son dünya şampiyonu brezilyanın hocası carlos alberto parreira nın yerleştirdiği oyun sistemiyle önemli adımlar atmış bir takım ve bu takımın psikolojik baskısını hisseden bir takımdı galatasaray.

    ikinci gelişi en sevdiğim çünkü hocaya en çok vurulmaya çalışılan dönem. keza bu dönem fatih terim galatasarayı zarara uğrttı söylemi o kadar güzel işlendi ki insanların kafasına, daha hoca gelmeden kulübe haciz için kamyon çekildiği unutturuldu. lucescunun elinde imkan varken radu niculescuyu falan aldığını mı sanıyordunuz gerçekten ? sadece hocayı getirme vaadi ile başkanlık koltuğuna oturduğunda özhan canaydın 3 dünya yıldızı sözü verdiği hocaya kulüpte para olmadığını söyledi. belki yaşınız yetmez belki işinize gelmez siz unutursunuz ama biz unutmadık.

    gelelim son döneme. son dönemde camia olarak çözülmüş bir galatasaraya geldi hoca. buradaki abileriniz yırtınırken ve hoca bu istememezliklerin başına neler açacağını 2 kere tecrübe etmişken bile bile geldi. bir önceki sezon ezeli rakiplerinin kümede kal dedikleri takımı alıp galatasaray yerde kalmaz diyerek geldi hoca.

    velhasıl kelam siz burada ahkam kesen ve hava soğuk diye maça gitmeyip sevdasını buzluğa bırakabilen adamlardan değil tarihten sorun hocayı. zira dönüp geriye baktığınızda gündüz kılıç'ın da, coşkun özarı'nın da uğradığı akıbete uğramış adam hoca. emin olun ki rahmetli metin oktay erken ölmemiş olsaydı bu kendilerinin galatasarayın herşeyini bildiğini sanan abileriniz onu da size böyle anlatacaklardı. çünkü bu adamlar galatasarayın özüne düşman. galatasarayın halkla kucaklaşmasına düşman.

    bakın durumu rahmetli coşkun özarı nasıl anlatmış: http://basitoyna.blogspot.com.tr/.../06/coskun-ozar.html
  • 2
    http://vamosgalatasaray.net/mp3/main.mp3

    galatasaray taraftarının en büyük hastalığına kurban gidecek olmasından korktuğum imparator. '' vefasızlık ''

    hatalıdır be. yapmıştır bir şeyler. egosuna bazen yenik düşmüştür. ezdirmemiştir kendini bazen. ama imparator işte. '' allah yardımcınız olsun! '' dediğinde hala tüyleriniz diken diken olmuyor mu ? göğsünde taşıdığın armanın üstündeki 3 yıldızdan 1'i kendisiyken, niye bu kadar kin?

    kabul edin oğlum işte. çok sevdiğinizden... hala da çok seviyorsunuz... ilk aşktır kendisi. hani bir kızı seversin de unutamazsın... çünkü ilk kez sevmişsindir. onunla tatmışsındır sevgiyi, aşkı, mutluluğu. ne yapsa, ne etse söküp atamazsın kalbinden. gitse bile yüreğin buruk kalır. gelse, yine açarsın kollarını. hatalarını yüzüne vurursun ama yine de seversin. kıyamazsın, sarılırsın. fatih terim de ilk aşktır. geri dönse yine ağlatır, yine tüm stad yıkılır '' imparator fatih terim! '' diye...

    yönetim... çok beğendim. geldiği günden beri ünal aysal'a '' vay be, böyle yöneticiler de varmış.'' dedim. sevdim bile... ama kurumsallaşma uğruna gitti biraz da fatih terim. her iki tarafında hatası olduğunu kabul etmemek sanırım en büyük kavga olacaktır.

    belki de fatih terim; ünal aysal'a rağmen galatasaray'ı, yıldırım demirören'e rağmen de türkiye'yi çok sevmiştir kendince olamaz mı?

    bırakın kin dolu sözleri. efsanenizdir, imparatorunuz olarak da kalacaktır.

    allah gecinden versin... hatta bana bu acıyı yaşatmasın. ben, ondan önce öleyim hatta. ama kendisi de bir gün toprak olacak... peki o zaman ne olacak ? ben söyleyeyim mi? mabedimize getirilecek... töreni orada yapılacak. tabutun üstünde galatasaray bayrağı olacak. megafonlardan '' aslolan galatasaray'dır.'' sözleri duyulacak... taraftarlar onu '' imparator fatih terim'' diye '' öyle şeyler yaşattın ki, uğruna ölmeye değer'' diye uğurlayacak yine...

    duygusallaşmak değildi niyetim ama elimde değil. bir bilgin şöyle demişti: '' eğer bir insanı ne kadar sevdiğinizi sorguluyorsanız, kendinizi onun cenaze töreninde düşünün. neler hissettiğinizi o zaman daha kolay kavrarsınız.'' ben sadece bunu yaptım. söz konusu fatih terim. insan duygusal olmadan olmuyor.

    aydın yılmaz'a bile ne küfürler ettiniz, ettik. ne oldu? canı yandı. hanginizin yüreği burkulmadı ? sadece insanlık mıydı sizin hissettiğiniz? sadece bu yüzden mi üzülmüştünüz? hayır. sizin de canınız yandı. kızdınız ama kendi evlatlarınızdan biriydi aydın'da. söylemek belki zor geliyor size ama... aydın yılmaz'ı da seviyorsunuz siz... bırakın artık kini, nefreti...

    o bizi bırakmadı... biz de ona sırtımızı dönmeyelim... bu sözlükte 18 yaşından, 50-60 yaşlarına kadar insanlar vardır... her yaş grubundan kısacası. varsa çocuğunuz ya da ileride olacaksa ona anlatacaksınız bu adamı... '' baba, bu kim?'' dediğinde '' galatasaray efsanesi. imparatorumuz'' diyeceksiniz. varsa torununuz ya da ileride olacaksa '' dede, bu kim?'' dediğinde '' galatasaray efsanesi. imparatorumuz'' diyeceksiniz.

    kısacası... 10 yıl sonra çocuklarınıza, 40 yıl sonra torunlarınıza anlatacağınız adamdır fatih terim!

    ve büyük galatasaray taraftarı unutmasın ki ; vefa, sadece bir semt adı değildir...
  • 4
    bu ses kaydının montajını kim yapmış bilmiyorum: http://vamosgalatasaray.net/mp3/main.mp3

    fakat bir konuşma, eğer duygu durumuna göre bir müzikle desteklenme ihtiyacı hissediyorsa, o konuşmada eksik bir şeyler vardır. mesela sinema sektöründe bu durum alenen bellidir. ayıla bayıla izlenen o meşhur filmler, eğer müziklerinden arındırılarak izlenirse hiç kimse 2 saat boyunca o filmleri izlemez, uğruna destanlar yazılan sahnelerin çoğu çöp olur gider. sinemacılar da bunu iyi bildiklerinden çekilen filmin kendisi kadar müziklerine özen gösterirler.

    çünkü müzik, insan duygularını manipule etmenin en iyi yoludur.

    mevzubahis videoda da tam olarak bu yapılmıştır. zayıf insan zihnini manipule etmek adına, fatih terimin samimiyet taşımayan klasik "delikanlıyık" konuşmalarından biri kaydedilmiş ve ardına duygusal bir müzik konmuştur. bu yapılan en basit tabiriyle acizlik ve şark kurnazlığıdır. ayrılışının üzerinden 3 ay geçti neredeyse. galatasaray belli bir yola girmişken hala ve hala her yerde fatih terimin konuşuluyor olması, fatih terimin bir kez bile çıkıp "arkadaşlar galatasarayımızın başında bir teknik adam var, ona destek olun, geçmişi kurcalamayın" diyemeyişi bile bu ses kaydının bu zamanda hortlatılmasının -yahut daha da kötüsü yapılmasının- art niyet taşıdığını gösterir.

    not: 8. olmuş galatasaray kadrosunda servet çetin, culio, barış özbek vb adamlar ilk 11 oynuyordu ve kalede zapata vardı. musleralı, ujfalusili, elmanderli, melolu, selçuk inanlı kadroya hükmederek şampiyon oldu fatih terim. hala ve hala "8. olan takım" edebiyatı yapılması inanılmaz bir algı yönetimi. sanki 8. olan kadroyu şampiyon yaptı adam. galatasaraydaki hava değişimi de ünal aysalın başkan seçilmesiyle başladı zaten.

    terim bu kulübün tarihinden silinmeyecek şekilde kök salmıştır yaptıklarıyla. fakat bu tür duygu sömürüleri, kendisinden iyice soğumama sebebiyet veriyor. yeter artık her yerde fatih terimin adının geçtiği. bu takımın teknik direktörü roberto mancinidir. bu kadar.
  • 5
    http://vamosgalatasaray.net/mp3/main.mp3

    arkadan çalan müzik www.youtube.com/watch?v=WYEU2vY2h2I

    şimdi taxim beyoğlu trio'sunun hangi müziğini koyarsan koy zaten sen derinden etkilenirsin kardeşim. o müziğin içinde emre belözoğlu konuşsa "ben zamanında yıllarımı galatasaray'a verdim." dese, "vay be adam gibi adammış." diyeceksin. neden? çünkü çalan müzik bunu gerektiriyor.

    fatih terim söz konusu ses kaydında tribünlere oynamış. hala ve hala iyi günde kötü günde destekleyen taraftara teşekkür ediyor. arena'da bir allahın kulunu da görmedim ki arkadaş iyi günde kötü günde zihniyetinde olan. her şeyi geçtim kime teşekkür ettiği çok açık, ultraslan denen "galatasaray tribünlerinin bataklığı".

    bunlar duygusal konuşmalar falan değil, olamaz. 35 milyonluk duygu yüklü ses kaydı hayatımda görmedim.
  • 6
    'kimse rahat etsin diye de sözleşme imzalayacak değilim' sözünün sahibi.

    kendisi üzerinden götümüzün kalktığını iddia eden mi dersin, yalancı-sahtekar diyen mi dersin neler neler... götümüzü yırtıyormuşuz da haha. argümanı kes.

    düşüncesini mantık üzerine koyamayan, argümanları sağlam olmayan herkes suçlu psikolojisiyle karşıya saldırır paşalar. bu üsluptan vazgeçmediğiniz sürece kimin haklı olduğunu anlatmak için ekstra çaba sarfetmeye gerek yok.

    suçlu psikolojisine devam. ya da daha güzeli :

    http://s7.directupload.net/.../110826/4it8kf2h.swf

    :)
  • 10
    hala kırgınım sana hocam. ama yemin ederim baba gibiydin bizlere.
    yıllarca biz tribündeyken senin o yedek kulübesinin önüne çıkmanı beklerdik. sen o yedek kulübesinin ön tarafında kendini gösterince aha maçı kazandık beyler diye sevinirdik.
    hiç unutmam seninle akmerkezde karşılaşmamızı sene 99 - 2000 hocam alacağız değil mi kupayı demiştim sana. şüphen mi var oğlum demiştin ya o gün o kupa bizim demiştim hocam.
    şu satırları yazarken senin konuşmanı http://vamosgalatasaray.net/mp3/main.mp3 buradan dinleyerek yazıyorum. hala hüngür hüngür ağlıyorum hocam. gidişini hiç hazmedemedim. ama sende çok fena kırdın beni. çok inanmıştım hocam dönecektik yeniden güzel günlere. bırakıp gitmeyecektin bizi.
    en ufak hakkım varsa helali hoş olsun. sende bize hakkını helal et. biz seni her zaman evinde bekliyor olacağız. unutma hocam o stad senin evin bizde senin evlatlarınız.

    sevgi ile kal hocam. yalnız kurban olayım o tüpçü ile tayyipten uzak dur seni onlarla gördükçe içim cız ediyor.

    vesselam!
  • 11
    http://skorer.milliyet.com.tr/.../1830008/default.htm

    --- alıntı ---
    türkiye futbol direktörü ve milli takımlar sorumlusu fatih terim, fenerbahçe'nin spor toto süper lig'de 10 puan önde olmasının şampiyonluk için önemli bir avantaj olduğunu söyledi.

    cumhurbaşkanı abdullah gül'ün resmi italya ziyaretine katılan, bir dönem bu ülkede yaptığı görevle iz bırakan teknik direktör fatih terim, spor süper lig'deki son durumdan, galatasaray ve trabzonspor'un avrupa kupalarındaki maçlarına, kendisinin italya ile anılması başta olmak üzere pek çok konuda italya'da görevli türk basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

    spor süper lig'de fenerbahçe'nin en yakın rakibi galatasaray'ın 10 puan önünde bulunduğu hatırlatılan terim, "türkiye liginde 10 puan ve daha üstü puanlarla önde olmak tabii ki önemli bir avantaj. üç puanlı sistemde herkes çok dikkatli hareket ediyor. fenerbahçe de dikkatli hareket ediyor. galatasaray, beşiktaş, trabzonspor yakalamaya çalışıyor" dedi.

    fenerbahçe'nin ilk baştan bu yana önde gittiğini söyleyen terim, "her maç başka bir senaryoyu getiriyor, hesaplamaları getiriyor. bence işin heyecanı sezon sonuna kadar sürecektir. bu heyecan da inanıyorum ki kaliteyi getirecektir. mücadeleyi getirecektir. bundan da faydalanan milli takım olacaktır" ifadesini kullandı.

    galatasaray hakkındaki düşünceleri de sorulan terim, "kovalıyor herkes, o da kovalıyor. o da yetişmeye çalışıyor, o da kaçmaya çalışıyor. böyle zaten" dedi. galatasaray'ın italyan çalıştırıcısı roberto mancini'nin kendisi hakkındaki olumlu sözleri anımsatılan ve kendisinin mancini hakkında ne düşündüğü sorulan terim, "o da tabii ki çok başarılı bir hoca, dünyaca tanınan bir hoca. aynı dilekleri ben de kendisine iletiyorum" yanıtını verdi.

    galatasaray ve trabzonspor'un avrupa'daki rakipleri

    galatasaray'ın uefa şampiyonlar ligi'nde ingiltere'den chelsea, trabzonspor'un da uefa avrupa ligi'nde juventus ile eşleştiği hatırlatılması üzerine de terim, "iki takımın rakipleri de güçlü ama galatasaray da trabzonspor da güçlü rakipler ve güçlü rakiplerini geçerek oraya geldiler. uefa avrupa ligi ve şampiyonlar ligi'nde kaldıkça, süre aldıkça, yukarıya doğru çıktıkça zaten küçük bir takım da beklememek lazım, büyük takım beklemek lazım. çünkü artık hedefe doğru gidiyorsunuz, o yüzden galatasaray da trabzonspor da güçlü kadrolar, bunların üstesinden gelebilecek kadrolar, geldiler de. bu sefer de gelirler inşallah."

    cumhurbaşkanı'nın italya ziyareti

    cumhurbaşkanı abdullah gül'ün italya'ya 7 yıl aradan sonra cumhurbaşkanı düzeyinde yaptığı ziyarette yer almasıyla ilgili de fatih terim, "cumhurbaşkanımızdan böyle bir davet aldıktan sonra, ki açıkçası bu benim için gurur verici, onur verici oldu. hiç tereddütsüz kabul ettim. kafilede ben de yer aldım. sayın cumhurbaşkanımızın bu jestine teşekkür ediyorum, düşüncesine. ayrıca, italyan cumhurbaşkanı napolitano'ya da çok teşekkür ediyorum. biliyorsunuz aldığım nişanı (italyan dayanışması yüksek liyakat nişanı-2008) o imzalamıştı. dolayısıyla da iki cumhurbaşkanı'na da sonsuz teşekkür ederim" diye konuştu.

    2000-2001 yıllarında italya'da fiorentina ve milan takımlarını çalıştıran terim, "italya'ya gelmek benim için her zaman keyifli. her zaman zevkli bir şey. çünkü iki sene veya iki sezon gibi bir zaman kalmamıza rağmen, hiç kopmadık, ne biz dostlarımızdan ne onlar bizden. italya'da olmak, eski dostlarla olmak, nostaljiyi yaşamak, ki floransa'da daha çok yaşayacağız bunu" şeklinde devam etti.

    bu tarz devlet ziyaretlerinde kendisi gibi spor insanlarının olmasının pek alışıla gelmiş bir uygulama olmadığını dile getiren terim, "ben de ülkesini çok seven bir insanım. ülkemden sonra da en sevdiğim yer olunca bence çok doğru bir düşünce tarzı. o yüzden ilk başta 'ya ne işi var' gibi garip gelse de herkes sonunda çok küçük bir kafa yormakla doğruyu bulabilir. dediğim gibi, benim gibi spor geçmişi olan, spora emek vermiş insanların kendi ülkeleri için yapacağı birçok şey var. onlar içinde de ülke tanıtımı en önde gelse gerek" ifadelerini kullandı.

    cumhurbaşkanlarını dinlerken mükemmel bir ilişki gördüğünü kaydeden fatih terim, "ben mesela ilişkilerimizin hep iyi olduğunu biliyordum ama bu kadar olduğunu bilmiyordum. devlet kademesinin her türlü yerinde çok önemli, çok güzel ilişkilerimiz var italya ile. birde italya'ya herkesin avrupa birliği konusunda teşekkür etmesi lazım, bizi her zaman tam desteklediği için" dedi.

    tekrar italya'da çalışacak mı?

    terim, bir gazetecinin, "italya'da tekrar fatih terim'i görecek miyiz" sorusunu "bildiğiniz gibi hayatın ne olacağı belli olmuyor ama teşekkür ederim. bir hayat için çok kısa zaman kalmamıza rağmen hiçbir zaman bizi unutmadılar. ne zaman da gelsem o gururu yaşıyorum, sokakta yürürken de. herkesin söylediklerini de aşağı yukarı hepimiz duyuyoruz. ben yokken siz de duyuyorsunuz. bunlar bir insanın hiçbir şeyle satın alamayacağı şeyler, parayla, pulla. sadece o karşılıklı elektrikle oluyor veya bıraktığınız intiba ile oluyor. bundan dolayı son derece gururluyum" şeklinde yanıtladı.

    "ikinci vatanım" ve "ikinci evime gidiyorum" diyen ve çok gururlu olduğunu dile getiren terim, "hayatın ne getireceği belli olmaz. şu anda tabii ki mukavelem var. çok uzun yıllar çalışmak istiyorum ve hizmet etmek istiyorum ülkeme. çok da güzel planlarımız var hepimizin. böyle bir şey zaten şu an için söz konusu olamaz ama dediğim gibi gündemler o kadar çabuk değişiyor ki, hayat o kadar enteresanlıklar insana getiriyor ki. doğrusu bu ama ne olur bilinmez. italya bana hiç yabancı değil" ifadelerini kullandı.

    "şu an doğru yerdeyim"

    "türkiye'ye döndüğümden itibaren birçok takımla anıldım" diyen terim, zaman zaman bu konuda konuşmaların yapıldığını ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

    "bu yakıştırmaları esasen çok fazla da yadırgamıyorum. çünkü çok da uzak biri değilim. burada çalışmanın tecrübesi de var. bıraktığımız iz veya bıraktığımız ayak izleri de var. dolayısıyla doğal bunlar ama şu an ben doğru yerdeyim. ülkem için soyundum, arkadaşlarımla beraber, hep beraber soyunduk, başkanımız, yönetimimiz, bütün futbol federasyonu, türk insanı bir futbol seferberliği ilan etmek üzereyiz. dolayısıyla başka bir şey söyleyecek halde değiliz."

    milli takım ve yabancı sınırlaması

    türkiye'nin milli takım düzeyinde 2002'deki dünya kupası'ndaki başarısıyla 2008'de avrupa şampiyonası'ndaki başarılar dışında son 10 yıllık dönemde özellikle dünya kupasına gidemediğine dikkati çeken bir gazetecinin sorusu üzerine ise fatih terim, "dünya üçüncülüğümüz çok önemli. bizim hepimizin istediği bütün turnuvalarda olmak, esas başarı bu. eksikliklerimizi, bunların hepsini yavaş yavaş türkiye'de konuşuyoruz. iyi bir milli takımımız olacak. hepimizin sayesinde olacak, hepimizin milli takımı, ümit ediyorum, ona inanıyorum. türk futbolunu da daha değişik daha istikrarlı hale getireceğiz inşallah" diye konuştu.

    yabancı sınırlaması konusunda esneklikten yana olduğunu daha önce belirten terim, bunun ne olduğu sorusunu ise "sayın başkanımız, yönetim kurulunun ilan ettiği bir prosedür var. ondan sonrası henüz konuşmadık. benim önerim henüz olmadı, konuşmadık. olduğu zaman zaten başkanımız söyler" şeklinde yanıtladı.

    altyapı çalışmalarında, türkiye ile italya'nın kıyası yapıldığında nasıl bir durum çıktığı sorulan fatih terim, "ben hayatımda hep realist oldum. ben diyorum ki bizde var, olmalı. hem de her sporun yeteneklisi olmalı, sadece futbolun değil. demek ki uygulamadığımız, yapamadığımız bir şey var. hata biz de. bunun içinde kendi önümüze önce özellikle altyapılardaki, eğiticilerin eğitimi konusunu koyduk. öncelikle bunu koyduk, okul futboluyla beraber. buna çok ağırlık vereceğiz. bunun için çok önemli projelerimiz var. yavaş yavaş da nasipse hayata geçireceğiz" değerlendirmesinde bulundu.

    terim, "biz birçok yerden geri değiliz. belki bizdeki altyapılar bazı yerlerde yok ama ideal miyiz, hayır, o zaman ideali bulmak için çalışacağız" derken, italya'da oturmuş bir düzen ve futbol kültürünün olduğunu, kendilerinin de artık bahaneleri, sebepleri bir tarafa bırakıp seksen milyona yaklaşan bir ülkede, olması gerekenleri yerine koymaları gerektiğini kaydetti.

    --- alıntı ---
  • 12
    türk futbol tarihinin kaderini değiştiren, bu ülkede olmaz denilen şeyleri olduran, yapılamaz denilen şeyleri yapan, imkansız denilen şeyleri imkanlı kılan, vs vs..
    daha çok gider böyle.. galatasaray'a ve türk futboluna yaptıklarının bedeli asla ödenemez, ödenemeyecek de.
    2010-11 sezonunu 8.bitirerek 21 yıllık yaşantımda en kötü yılımı geçirdikten sonra takımın başına gelerek başka birisinin 2-3 senede yapabileceği şeyi bi'kaç ayda yaparak yüzyıllar boyunca unutulmayacak olan kadıköy şampiyonluğunu getirdi bizlere. sırf bu yüzden bile hakkını ödeyemeyiz..
    kendisiyle geçen muhteşem iki sene ve iki şampiyonluğun ardından yönetim ile olan anlaşmazlık yüzünden hiç haketmediği bir şekilde takımdan gönderildiği gün 3-4 saat durmadan ağladım. bi yandan twitterda olanları takip ediyorum, bi yandan annemden babamdan utandığım için içime içime ağlıyorum odamda.. evinden gelen görüntüler, gözlerinin şiş olması, hakkınızı helal edin deyişiyle kendimi tutamayıp böğüre böğüre ağladığımı hatırlıyorum..
    günlerce soğumadı içim. günlerce kendime gelemedim.. ya hani hayatında önemli olan bir şeyi kaybedersin ve günlerce arayıp bulamazsın ya, nasıl hırs yapar sende, oraya buraya saldırırsın.. aynı o konumdaydım bende.. sarı-kırmızı odamın duvarlarını yumruklasam hırsım, sinirim anca geçerdi heralde.. o günlerde ünal aysal'ı canlı görsem heralde boğazına sarılıp öldürene kadar bırakmazdım..
    o günlerde bir tek kişiye kızamıyordum, roberto mancini. suçu olmayan tek insan oydu çünkü. teklif geldi, kabul etti. fatih terim'i ne o gönderdi, ne de vesile oldu. o olmasa x olacaktı, x olmasa y..
    içimdeki yangın hiç sönmez sanıyordum.. fatih terim'in gönderilişini hiç hazmedemem, öfkem hiç geçmez sanıyordum..
    ta ki milli takımla 7 yıl sözleşme imzalayıp, yıldırım demirören ile olan görüntüleri görmeden önce..

    http://img.haberler.com/...zayi-atti_1787_o.jpg
    http://www.halkinhabercisi.com/...3e75aa83e3dc1e95.jpg
    http://s.dogannet.tv/...6657d681c01f00c90ca6

    nasıl olurdu da insan bir kaç gün önce yönettiği takıma karşı alenen cephe alan, o takımın başarılı olmasını engellemek için elinden gelen her şeyi yapan bir zat ve federasyon ile bu kadar samimi olabilirdi..
    nasıl olurdu da '' aslolan galatasaray. '' derken bunları yapabilirdi..
    bu soruların cevabı hala yok bende.. para olduğuna inanmıyorum, inanmak istemiyorum en azından..
    ama bu cevabı olmayan sorular soğuttu benim içimi işte..
    bu görüntüler söndürdü içimdeki yangınları..
    hani çok sevdiğin insandan ayrılırsın ve bir daha hiç yaşayamayacağım sanırsın, zaman geçtikçe aslında ilişkide düzgün gitmeyen şeylerin olduğunu farkedersin ve '' iyiki bitmiş. '' dersin ya.. artık o konumdayım bende..
    başkan ve hoca arasında yaşanan sorunların takıma ve camiaya verdiği zarar üst seviyeye çıkmışken olması gereken buydu.
    hele böyle bir federasyonla birlikte olmayı midesi kaldırabilirken hocanın, iyiki olmuş diyorum artık..
    bundan sonraki hayatım boyunca istediğim şey ise, fatih terim'in bir daha galatasaray'a teknik direktör olarak dönmemesi..
    kendisine çok sevdiği milli takımında uzun yıllar boyunca başarılar dilerim.. şüphem de yok bundan zaten..
  • 14
    burdan fatih terim i savunan adamlara soruyorum; hanginiz fatih terim gibi sürekli adalet, aidiyet, galatasaraylılık gibi sıfatlar üzerinden kendinizi savunurken, gidip y.d. ile ortak olursunuz? şayet olursanız bu sıfatlarla insanlara gösterdiğiniz samimiyetiniz yerle bir olmaz mı? allah aşkına çıkarın şu at gözlüklerini artık, koca galatasaray'ın değiştiremeyeceği kuralı tek başına nasıl değiştirsin diyorsunuz. komik oluyorsunuz. adam milli takım direktörü ülkede resmi olarak vurulan her toptan sorumlu. amatörden tutun süper lige tüm kademelerden sorumlu. bu adam federasyonun kurallarına etki etmeyecek de biz mi etki edeceğiz. hele ki günümüz koşullarında tüm federasyon kuralları bizim aleyhimize iken? bakın dostlar nefret etmeyin elbette. bu adam öyle yada böyle bizim tarihimizde yer etmiş, ismi uzun yıllar hatırlanacak bir kişi. ama bu biat etmeyi de gerektirmez. metin oktay ı efsane yapan insanların duygularına verebildiği güzide cevaplardı, aynı durum fatih terimi de efsane yaptı. ama onu efsane yapan bu özelliği ne yazık ki azalarak bitti. yahu ben maç önceleri kamera fatih terimi göstersin de mutlu mu değil mi görelim diye yırtınan bir adamdım. az tebessüm edince keyfim yerine gelir maçı daha rahat izlerdim. bu derece bağlıydım fatih terime. ama şimdi bakınca bu duygunun hiçbir önemi kalmadığını görüyorum. o zaman da bilirdim fatih terim in gücü sevdiğini ama bencilce de olsa o güç bizimle çoğalan, bizim için kullanılan bir güçtü ve duyguyla harmanlanmıştı. şimdi ise duygudan yoksun ve karşı taraf için kullanılıyor. özetle fatih terim i yerin dibine sokmayın ama tanrı katına da almayın.

    edit: bir şuna bakın: https://www.youtube.com/watch?v=SfMWbvyA0lI

    bir de şuna: https://pbs.twimg.com/media/BfzFajjCcAEfNZK.jpg
  • 17
    bu açıklamaları yaptı: http://youtu.be/63mNjmFwllE
    sonra da bu fotoğrafı çektirdi: https://pbs.twimg.com/media/BfzH-tGIIAAWa3j.jpg

    "ne yapılmak istendiğinin farkındayız," diyor. demek ki bir art niyeti var federasyonun, öyle düşünüyor. sonra o art niyetli, yani adaletsiz federasyonla gidip iş yapıyor. "burada bir itibarsızlaştırma operasyonu hissediyorum" diyor, sonra kendisini itibarsızlaştıranlardan maaş almaya gidiyor.

    bir şey demiyorum. yalan da söylemiyorum ama. bunlar gerçek, doğru. buyrun, yorumlayın.
  • 18
    yeni ayrıldığın sevgilini başkasıyla el ele görürsün ya hani vay be dersin nasıl yaptı bunu bana dersin sen onun arkasından üzülürken o kendi hayatına bakar ya.sonra aslında ben hiç tanıyamamışım onu dersin aslında çok farklı biriymiş diye düşünürsün ya işte şu anki durum aynen bu benim, bizim için.

    http://www.youtube.com/watch?v=XHCTDwE45VY
  • 23
    --- alıntı ---

    "yabanci sayisi konusunda karara saygiliyiz"
    süper lig'deki yabancı kuralıyla ilgili değerlendirmelerde de bulunan türkiye futbol direktörü fatih terim, "yabancı sayısı konusunda, federasyon'un verdiği karara saygılıyız. ancak oyuncu rekabeti bize kalite getiriyor. bundan vazgeçmemeliyiz. ligimizde oynanan oyun, bizim için ölçü değildir. zaten öyle lig, iyi-kötü futbol, güzel hareketler gibi düşüncelerin dışında bir dönemde. çok kritik haftalar bunlar" şeklinde konuştu.

    niasse'ye milli takim kapisi açik!
    oumar niasse'nin milli formayı giyebileceğini belirten fatih terim, aynı zamanda mesut özil'e de göndermede bulunarak, "akhisar'lı oumar... dünyadaki her oumar ömer'dir. bir insan ben türkiye'yi seviyorum, bu formayı giymek istiyorum derse benim için sakıncası yok. oumar niasse de buna uygundur. adı zaten ömer, hem de müslüman. kendisini türk hisseden herkes için bu düşünülebilir. ben türkiye'yi seviyorum ve milli takım forması giymek istiyorum derse benim buna saygım var. bu isimlerin milli takım'da oynamasında sakınca yok. zamanında marco aurelio da bu şekilde türkiye forması giydi ve sonuna kadar mücadele etti. rakiplerimizde böyle bir şey yok. üçer beşer oyuncularla oynuyorlar. çünkü onlarda; 'avrupa şampiyonası'nda hangi dereceyi aldınız' diye soruyorlar... 'kaç tane yabancıyla oynadınız' diye sormuyorlar. mesut özil'i de 15-16 yaşında bizim antrenörlerimiz bulmuştur. 1990 yılından itibaren, yetenekli olup da yanına gidilmeyen bir tane oyuncu yoktur" şeklinde konuştu.

    --- alıntı ---

    tamamı için; http://www.ntvspor.net/...p;utm_medium=twitter

    inşallah başarısız olursun. hatta senden kat kat kat kat kat kat kat kat nefret etmemi sağlıyorsun.

    ata sözüdür " ne oldum değil, ne olacam diyeceksin " sonunda bunu söylemeni temeni ediyorum.

    fatih terim'in nasıl bir dönüş yaptığını, asıl yüzünü tekrar görmüş olduk.

    hocam cocukluk kahramanımdın, şimdi merdiveni otuza dayadım, nefretimsin.
App Store'dan indirin Google Play'den alın