• 726
    galatasaray lisesi mezunu gazeteci.
    23 aralık tarihli habertürkteki köşesinde %99 oranında doğruları söylemiştir. galatasaray'ın bu fatih terim döneminde şampiyonlar ligi de dahil derli toplu oynadığı 20 maçı saymak mümkün değil. küme düşme hattının 5-8 puan ötesinde duran ve liderden 20 küsür puan fark yiyen bir takımın teknik direktörünün istisnasız her maç sonrası hakem onu attı, çimler sulandı, ocak'ı bekleyin, aman aralıkta dışarı çıkmayın, bana transfer lazım tarzı açıklamalarını yemeyen çok sayıda taraftar olduğuna eminim. yazıdaki en sakat yer falcao transferi. orada hocanın oyuncunun alınmasına %100 rıza göstermediğini düşünüyorum. muhammed fener'e atınca "biz onu yıllardır izliyoruz" diyen ekip ile geçen hafta adana demir tarafından tarumar edildikten sonra "gelişemiyoruz, yine transfer lazım, gol atamıyoruz" diyen ekip de aynı. kimse kimseyi kandırmasın.
  • 729
    rahmetli levent kırca sözlüğümüzde yazar olsa da kendisi hakkında tanım girse dediğim gazeteci.

    ''eski dostumdur, önemli hizmetleri olmuştur'' diye yazınca, fatih terim kompleksinin belli olmayacağını, objektif gözüktüğünü sanıyor herhalde.

    ''futbolu bırakıp, şişli’de bir spor mağazası açtı. ticaret adamı değildi. hızla battı'' demiş. ne alaka şimdi? itibarsızlaştırmak için bulduğu her doneyi kullanmış. cidden her türlü eleştiri gördüm de, bu komik bir seviye.

    ''türkiye italya ilişkileri çok iyiydi o günlerde. italya başbakanı’nın sahip olduğumilan’a gitti'' yani italya ile ilişkilerimiz iyi olmasa, milan'a gitmeyecekti. fiorentina'ya oynattığı futbolun, milan'a 4 tane atmasının konuyla hiç alakası yok.

    kendisi fatih terim'i sevmeyebilir, gitmesini isteyebilir, gücü yetiyorsa bunun için kulis de yapabilir, lafım yok.
    fakat satır aralarına yerleştirdiği komik manipülasyon yazılarıyla, fatih terim'i itibarsızlaştırmaya çalışmasın.
    hepiniz ya unutulacaksınız, ya da kötü anılacaksınız. fatih terim ise doğrularıyla yanlışlarıyla hep güzel hatırlanacak.
  • 730
    fatih terim'in 2.döneminde yapmış olduğu transferleri ''borçsuz hale gelmiş galatasaray'ı 40'a yakın transfer yaparak tekrar borç batağına soktu'' diyerek nitelendiriyor, fakat 3.döneminde hocanın yapmış olduğu transferleri takdir etmemek için çok iyi kurulmuş, yıldızlarla doldurulmuş bir takımla çalıştı diyor. kısmen ikiyüzlülük olarak görüyorum bunu.
  • 731
    bugunku yazisinda burak elmas hakkinda yerinde tespitler yapmis:

    --- alıntı ---

    galatasaray başkanı olmayı bu kadar isteyen iki kişi tanıdım hayatımda.

    biri özhan canaydın, diğeri burak elmas.

    ikisi de terim’le başladı, ikisi de kötü gitti.

    ancak burak elmas’ın tek sorunu terim değil.

    yönetiminin 6. ayında yönetimi dağıldı.

    tüm seçim döneminde en yakınında olan iki isim istifa etti.

    seçimde “beraber yürüyeceğiz” dediği teknik direktörle yolları ayrıldı.

    ve biliyorum ki, yönetiminin kendisine güveni çok düşük seviyede.

    ve başkan da galatasaray’da benim hiç sevmediğim bir kelimeyi kullanıyor ve “ben” demeye başladı.

    elmas, kısa sürede koltuğunun üç ayağını kaybetti.

    bu durumda yapması gereken tek şey, mali genel kurul’un hemen ardından bir seçime gitmesi.

    bunu da şimdiden ilan etmesi.

    aksi takdirde mali genel kurul’u da riske atar.

    bir abisi olarak benden söylemesi.

    --- alıntı ---

    fatih terim hakkinda da sert yorumlar iceren yazisinin tamami: https://www.haberturk.com/...sitlari-terimci-oldu
  • 732
    25 ocak 2022 tarihinde habertürk kanalında konuk ettiği burak elmas'a minnoş bir üslupla sorular soran, başkana omuz verip, yapıcı tavır takinan gazeteci(!) sanırım galatasaray aleyhine çalışan federasyona karşı burak elmas'in gerekli tepkileri verdiğini düşünüyor ya da kendisinin sevdiği bir isim başkan olunca yelkenleri suya indirip birçok şeye sesini çıkartmıyor mu deseydim :/

    mustafa cengiz başkanlık yaparken onun hakkında şöyle bir yazı kaleme almıştı takdir galatasaray taraftarının

    --- alıntı ---

    galatasaray aleyhine çalışan federasyon'a tek kelime etmiyor hatta övüyor ama kendi camiasını suçlayıp duruyor.

    ve utanmadan hala o koltukta oturuyor, oturtuluyor.
    bir kez daha söylemek istiyorum.

    başkanlık koltuğunun şuursuz işgalcisi gerekirse doktor raporu ile oradan indirilmelidir.

    kimse bana "adam hasta" falan demesin.

    özhan canaydın da hasta idi ve hastalanınca hemen başkanlığı bıraktı.

    o koltukta oturduğu müddetçe hasta değildir başkandır.

    --- alıntı ---

    yazının linki: https://www.cumhuriyet.com.tr/...aybi-yasiyor-1828893
  • 734
    dunku yazisinda burak elmas'a seçim cagrisi yapmistir:

    --- alıntı ---

    peki burak elmas ne yapmalı. yapması gereken tek bir şey var. ya şimdiden ya da mali genel kurul’da bir seçim kararı açıklaması. “daha iyi yapacağını düşünen var ise buyursun gelsin. ya da bana güvenoyu verin” demesi şart.

    adnan polat böyle bir karar verseydi, ibra edilirdi. kuvvetle muhtemelen yeniden seçilirdi. mustafa cengiz “başkan seçime git” uyarılarına kulak verseydi, ibra edilir, galatasaray’ı mahkeme koridorlarında süründürmezdi.

    bugün de burak elmas’ın yapması gereken o. hemen veya mali genel kurul sonrası seçime gitmek. bunu genelde galatasaray’ın büyükleri genel kurul salonunda başkanların kulağına fısıldar. ben ise açık açık buradan söylüyorum.

    bir yönetim çuvalladı ise tek çare seçimdir. öyle veya böyle gidilir. seve seve gidileni tercih edilir.

    --- alıntı ---
  • 735
    arada doğruyu gösteren saat. ülkemizin kurucularını savunmuş son yazısında. nasıl son yıllarda yaşadıklarından dolayı halk atatürk'ün değerini anladıysa, zamanla inönü'nün de değerini anlayacak. konu dışı olması riskini alarak paylaşıyorum.

    allah'ın sopası başlıklı yazısı:.

    --- alıntı ---

    siyasi hayatlarını, bu ülkenin kurucu liderlerine eleştiri ve ismet inönü’ye sövgü ile geçirenlerin, bugün geldikleri nokta çok ama çok komik.

    ismet inönü’yü kişiliksiz politika izlemekle, hatta politikasızlıkla, 2. dünya savaşı sırasındaki sıkıntılardan hiç bahsetmeden vatandaşı yokluğa, karneye mahkum etmekle suçlayanlar, bir dünya savaşındaki bir küçük muharebe kadar etkisi olmayan bir çatışmadan sonra ne yapacaklarını şaşırdılar.

    dün gece benzine 1 lira 60 kuruş zam geldi.

    bu iktidar iş başına geldiğinde benzinin toplam fiyatı tam da bu kadardı.

    şimdi ekonomideki tüm başarısızlığın faturası rusya-ukrayna çatışmasına bağlanacak, her türlü sıkıntıya kılıf bu bezden dikilecek.

    peki o zaman geçmişte bu ülkeyi yönetenlere niye sövüp durdunuz her gün.

    yıkılmış bir imparatorluktan bir cumhuriyet çıkarıp, onu kısa sürede dünyanın saygı duyduğu bir devlet haline getirene mesela. faşist liderler dünyayı ve özellikle de avrupa’yı kasıp kavururken, bu ülkeyi barış içinde ileri götürmeye çalışan adama niye saldırdınız?

    bir büyük dünya savaşı sırasında zaten yeni kurulmuş bir ülke olan türkiye cumhuriyeti’ni bu savaşın dışında tutmayı başaran, avrupa’da 50 milyona yakın insanı öldüren bu savaşta tek bir türk’ün burnunu kanatmayan, ticaretin ve üretimin sekteye uğradığı bir dünyada halkına temel gıda maddelerinde haksızlık olmasın diye karne sistemi getiren adamlara demediğinizi bırakmadınız.

    dünyayı kasıp kavuran petrol krizi ile boğuşan, aynı dönemde bir de üzerine kıbrıs’a çıkarma yapan, üzerine bir amerikan ambargosu yiyen hükümetlere “o zaman benzin yoktu benzin” diye salladınız.

    abd’ye haddini bildirmekte bir an bile tereddüt etmemiş bir lider olan ecevit’e, clinton’la çekilmiş bir fotoğraftaki bir anlık görüntü üzerinden “ezik” dediniz.

    türkiye’nin en önemli sanayi bölgelerini yerle bir eden bir depremden sonra oluşan ekonomik krizle ilgili ağzınıza geleni söylediniz.

    20 yıl boyunca, para bolluğu içindeki ve çok da derin krizleri olmayan bir dünya ortamında ülkeyi yönetirken, sanki geçmişte bu ülkeyi yönetenler hiçbir soruna, hiçbir uluslararası sıkıntıya maruz kalmamış ve buna rağmen başarısız olmuşlar gibi bir hikaye ile milleti kandırmaya çalıştınız.

    ve şimdi tüm bu sayılanların yanında esamisi okunmayacak bir gerilim ortaya çıkınca ekonomideki başarısızlığı hemen bu olanlara bağlamaya, her türlü ürüne anında büyük oranda zamlar yapmaya başladınız.

    avrupa konseyi’nde tavır bile alamadınız.

    vatandaşlarımızı ukrayna’da kaderleri ile baş başa bıraktınız.

    boşuna dememişler allah’ın sopası yok ki diye.

    gördünüz mü geçmişe haksızlığın ne demek olduğunu şimdi.

    hava günlük güneşlik iken kaptanlığınızla övündünüz.

    şimdi az biraz rüzgar görünce, anladınız mı geçmişin fırtınalarında kaptanlık yapanların kıymetini.

    --- alıntı ---
  • 738
    kankası burak elmas ibra olmadı. ağlayarak günlüğüne, pardon köşesine yazmış.

    bin bir türlü yalanla seçilen ve seçim sürecinde verdiği hiçbir sözünü tutmamış bir kişinin, galatasaray'a başkanlık yapması utanç verici değil ama onun ibra edilmemiş olması utanç verici. yersen.

    https://twitter.com/...4SuuJJJBNQVkOjxkYlPw

    (bkz: 26 mart 2022 galatasaray olağan mali genel kurulu)
  • 741
    https://www.haberturk.com/...-dikkat-demis-miydim

    bugünkü yazısını okumadan önce hakkında söylenenleri duyunca kin ve nefretle küfre gelmiştim “yahu mustafa cengiz’e demediğini bırakmadın da şimdi kankan ibra edilmeyince mi kudurdun” filan diyecektim. ama neyse ki sosyal platform linçlerinin artık ciğerini bildiğimiz için bir yazıyı okuyayım dedim...

    e pes yahu, adam burak elmas’ı savunmamış ki hiçbir şekilde, genel kurulda rezillik dediği şey ibra çıkmaması değil, üslup sorunları, genel tavır, kavga gürültü. yoksa adam resmen mealen burak elmas kendi kaşındı bile demiş daha ne desin?
  • 742
    türkiye'nin entelektüel birikimi en yüksek gazetecisi olabilir kendisi. lakin maalesef bazen gereğinden fazla üslup bozukluğu yaşıyor. mustafa cengiz'e "gerizekalı" demesi bunun en yakın örneği.

    ayrıca sürekli konuşup eleştirmesi, hattâ kendisi yönetimdeyken içinde bulunduğu yönetimi dahi ağır ağır eleştirmesi (mehmet cansun yönetimi) ama elini taşın altına koymaması açısından onda kendimi görüyorum. ben de böyleyim. galatasaray'a üye olsam ben de sürekli eleştirip asla başkan adayı vs. olmazdım. futbolla ilgili sürekli ölümüne eleştiriyorum. o da benim gibi içini döküyor herhalde.
  • 743
    her dönemin sözde gazetecisi. zamanında kendisi ve başkaları ile ilgili ses kayıtları ortaya çıkmıştı. kendisine seçim anketlerine manipülasyon yapması yönünde talimatlar gelmiş ve yapmış. ülkede herkesin bildiği malum kesim bu ses kayıtları montaj diye ortalığı ayağı kaldırmıştı. oysa fatih altaylı canlı yayında bir röportaj da doğrulamıştı. galiba kaçarımız yok bari mağduru oynayayım demeyi seçmişti. kendisinin mağdur olduğunu savunmuştu. niye bana kızıyorsunuz, bana bunları yapmaya zorlayanlardan hesap sorun demişti. adaletli bir gazeteci doğruları ortaya çıkarmaya çalışır. fatih altaylı da ne yapayım düzen böyle bende uydum diyor. yani sözün kısası doğru bir gazeteci değil.

    ekleme: isteyen açar fatih altaylı ve cüneyt özdemir’in 5n1k programında 8 yıl önce neler konuştuğunu, fatih altay'lı neler söylediğini izler. gazeteciliğin düştüğü bu hali görmek bile çok üzücü.
    https://www.dailymotion.com/video/x1bq5gi
  • 744
    ısrarla “alo fatih” olayının öznesi olarak gösterilen gazeteci. oysa o olaydaki kişinin fatih saraç olduğunu milyon kez söyledik. gerçi bir yalan bin kez söylenirse gerçek olurmuş.

    tamam megolamandır, sinir eşiği düşüktür, ağzı da bozuktur fakat bazen kendisine hak verebiliyorum çünkü aptal insanlara artık tahammülü kalmadığı için böyle davranıyor. kim ne derse desin entelektüel kişiliği, bilgi birikimi ve bilim temalı yaptığı yayınlarla medyamızın önemli ve kıymetli isimlerindendir, galatasaray camiası için de önemli bir değerdir.
  • 745
    burak elmas konusunda kendi programında da görüldüğü üzere hassas davranan gazeteci.

    fatih saraç ile olan muhabbeti de aşşağıya bırakıyorum emir alandan emir alması daha enteresan. birde yetmezmiş gibi manipülasyonu kendi teklif etmesi ile ‘bacaklarınızı biraz daha açarmısınız sayın cumhurbaşkanım tam olarak yalayamadımda’ minvaldinde hareketlerle antipati kazanmıştır. hala o kişi değil vs gibi açıklamalarla aklanmaya çalışılıyor.

    https://youtu.be/N-55bAG--zo
  • 748
    seçimin ertelnemesiyle alakalı ciddi bir iddiada bulunmuş gazeteci, eski yöneticimiz.

    kendisinin üstü kapalı belirttiği iddia, camia içinde dedikodusu yapılan, burak elmas'ın transfer komisyonları için ışıtan gün'ü yönetimde tuttuğu ve fatih terim'i de transferlerde kendilerine serbesti tanımadığı için gönderdiği şeklinde. bu yüzden en azından bir transfer dönemi daha başkan kalmak istediği konuşuluyor (fatih altaylı'nın yazdığı "hedef bir transfer dönemi daha iktidarda kalmak" tabiri bunu kastediyor.)

    iddia bu şekilde, ve ciddi bir iddia, umarım doğru değildir tabii. seçimin zamanında yapılıp yapılmaması durumu iddianın doğruluğunu belirleyecektir.

    https://www.haberturk.com/...dar-rezil-edilebilir
App Store'dan indirin Google Play'den alın