• transfer yapmak için yüksek meblağlara ihtiyacınız yok.

    tamam 1 euro = 6 türk lirası ama anlatmak istediğim bu değil.
    garry'nin başlığına bir bakın derim. ilk üç sayfasını bir okuyun. akhisar'lı manu için burada yazılanları görünce aklıma geldi, manu'yu bizimkiler alsaydı???

    genç ve isimsiz transferlere tahammül gösterdiğiniz gün, motorumuzu maviliklere süreceğiz.
    sistem ve sisteme uygun yetenek önceliğimiz olmalı. yeni nesil taraftarlar formanın arkasındaki ismi, önündeki armadan daha çok sever oldu. bundan vazgeçersek bir şeyleri değiştirebiliriz.
  • bu kur sayesinde; belhanda bey 1 yıllık kemiksiz maaşı ile:

    --- alıntı ---

    stirling göktürk kemer country 6+1 satılık villa
    ilan no: 563305054
    https://www.sahibinden.com/...ntry-563305054/detay

    --- alıntı ---

    feghouli bey 1 yıllık kemiksiz maaşı ile:

    --- alıntı ---

    remax hills'den acarkent'te coliseum'a komşu a tipi malikane
    ilan no: 589813248
    https://www.sahibinden.com/...kane-589813248/detay

    --- alıntı ---

    gomis bey ise 1 yıllık kemiksiz maaşı ile:

    --- alıntı ---

    çengelköyde 4000m2 emsalsiz malikane
    ilan no: 575533279
    https://www.sahibinden.com/...kane-575533279/detay

    --- alıntı ---

    gibi "ev"ler alabiliyorlar.

    geçenlerde birisi ekşi'de "asgari ücret kazanıyorsan vasıfsızsındır" yazmıştı. insan geri zekalı olmasın işte. sorun gelir dağılımındaki adaletsizlik filan değilmiş, sorun vasıfmış.

    marmara üniversitesi hukuk fakültesi'ni 3,72 ortalama ile bitiren kız arkadaşım izmir'de 800 tl'ye staj yeri bulabildi ve orada çalışıyor. istanbul'da devam etseydi 1000-1500 arası maaş alacaktı. sorarlarsa "vasıfsızım" diyor.

    ayrıca bir ülkenin hepsini üniversite mezunu yapamazsınız. zaten üniversite okumadan meslek edinebilen insanlar da istisna olduğuna göre bu "vasıf"ın altını nasıl dolduracağız? belhanda, feghouli ve gomis gibi mi?

    ben aslında bu "vasıf"çı tiplerin küçük beyinlerindeki kilit cümleyi biliyorum: "bireysel olarak kendini kurtar, geri kalan yanıp kül olsun? zaten onlara müstahak.".

    dikkat edin de o ateşler o bireyci bireyleri yakmasın.
  • eskiden tuvalete bir milyon liraya gidiliyordu, şimdi ise bir liraya. neymiş dolar artmış, euro artmış? bize ne kardeşim? amerika düşünsün, avrupa birliği ülkeleri düşünsün. ülkemizi kıskandıklarından oluyor hep bunlar. fetöcülerin algılarına gelmeyin, büyük oyunu görün. reisimizi yedirmeyiz çapulculara!!!
  • üretmeyen bir ülke olduğumuz için mevcut 5.80 seviyesi an itibarıyla tarihin en yüksek eu kuru olsa da rahatlıkla söyleyebilirim ki bu daha iyi günleri.

    peki ne etkili bu döviz kurlarının tavan yapmasında?
    devletin tüm gelir getiren kurumları özelleştirildi. çoğu yabancılara. evet vergi alıyosun bu doğru. ama her ay ödediğin telefon faturası, digitürk, dsmart faturası, banka kredilerin yurt dışı yatırımcıya gidiyor. yani ülkeden sürekli bir tl çıkışı var. paranı içeride tutamıyorsun.

    paranın yurtdışına çıkması iyi midir? üreten bir ülkeysen iyidir. çünkü karşılığında döviz girer ülkene. ama biz çiftçiye tütün ve şekerpancarı ekmeyi yasaklamakla başlayan süreçte, zaten yetersiz olan üretimimizi komple yok ettik. malesef türkiye şu anda tam anlamıyla dışa bağımlı bir ülke haline gelmiştir.

    bu nedenle yabancıların memleketteki tl'yi komple çekmek gibi bir lükse sahip olmalarının yanısıra dövizi de ülkenden çekebilirler. peki ne kadar dayanabilirsin? işte tüm rezervlerin kaç ay yeterse. dolayısıyla artık stratejik ülke çıkarlarını koruman da mümkün değil.

    üretim ekonomisine geçmek? malesef o da mümkün değil. en azından vatandaşa büyük yokluk yaşatmadan. çünkü kimse elindeki balığı kaçırmak istemez. üretmeye başladığın anda ekonomine müdahale ederler.

    velhasıl şu saatten sonra demokrasi, laiklik gibi kaygılar bir yana sanıyorum artık özgür bir ülke değiliz.

    tabi bu zihniyetin senelerdir süren futbola yansıması da kulüpleri ne hale getiriyor gördük. içeride anlamsız dayatma ve yasaklar ile saçma bir karaborsa ekonomisi, olmayacak malların fiyatının olmayacak rakamlara çıkması... sadece isteyen, başarı anlamında fedakarlığa hiç hazır olmayan bir taraftar... tamamıyla bir tüketim çılgınlığı. sonuç ortada. bir ülkede mesela dordmund batıyorsa bu kötü yönetildiği anlamına gelir. ama o ülkede tüm lokomatif kulüpler batıyorsa kötü yönetimden değil, işlemeyen bir sistemden bahsedebiliriz. nitekim dordmund battı. peki nooldu? sistem işlediği için 4-5 senede toparlandı adamlar.

    inşaat sektörü krizde diyorlar. ben söyliyim nah krizde. inşaat sektörü krizde olsa sistem işler, 3-4 senede çıkarır o krizden inşaat sektörünü. bizde sistem çöktü. ülke komada ve malesef acil müdahale gibi bir kaygımız da yok.
  • kadroda maksimum 14 futbolcu yabancı bulundurabiliyoruz. geri kalan futbolcular türk pasaportu taşıyor. türk oyuncularla tl üzerinden anlaşıp, türk kulüplerine bonservisi tl olarak ödersek sorun kalmaz. ayrıca 2 milyon euro'ya imza atacak yabancı futbolcuya 3,3 milyon euro vermezsek ve saçma sapan maç başı ücretleri ödemezsek, şampiyonlar liginden gelecek gelirler ile kur farkı zararını önlemiş oluruz. evet döviz kuru çok yüksek ama çözülmeyecek dert değil. ahmet çalık gibi adama euro üzerinden maaş veriyoruz. ahmet çalık kim ya? ver tl üzerinden, gelmiyorsa gelmesin. o yüzden bizim kulübümüz ve diğer kulüpler hiç boşuna ağlamasın. yanlış hatırlamıyorsam serdar aziz 2016 yazında imza attığında euro kuru 3,5 tl idi, bugün 5 tl. 2 m euro maaş alıyor. yani 3 milyon tl zarar etmişiz. örnekler böyle uzar gider.
  • ülkenin yarısı bu kurdan memnun filan değildir. seçim gecesi dönen pazarlıkları, muhalefet kanadından verilen tavizleri çok değil 2-3 seneye öğreniriz.

    yalnız akp cidden çok akıllı bir parti. muharrem'e bir "adam kazandı" bir de "çalmışlardır ama o kadar da değildir" dedirtti, herkes dahil olduğu ekonomik sınıfa ve kendi halkına yabancılaştı. herkes yöneticileri değil birbirini suçluyor.

    şimdi döviz uçsa, devalüasyon olsa, ülke batsa alt sınıf örgütsüzlüğünden ses çıkartamıyor, orta sınıf "bana ne yea mustahak" diyor (çünkü kendisinin krizden etkilenmeyeceğini sanıyor), üst sınıfın ise keyfi tıkırında. çünkü devlet aygıtı komple özel sektöre peşkeş çekilerek ortadan kaldırılmış, devletin jandarmalık görevinden başka hiçbir
    işlevi kalmamış durumda. tam bir islam soslu liberalizm yaşıyoruz.
  • 6 tl’yi geçmiştir. transfermiş, avrupa’da başarıymış, çok uzak hayaller artık. bir yanda stopere 70-80 mn euro ödeyen takımlar bir yanda gelirleri her gün hızla azalan türk kulüpleri. türk futbolunun avrupayla rekabet imkanı falan kalmadı şu saatten sonra. altyapı devrimi falan olur belki 10-15 sene içinde anca o zaman. türkiye ekonomik olarak belini doğrultup düzlüğe çıkana kadar - ki bunun kaç senede olacağı meçhul- taraftarın kulupten beklentilerini duzenlemesinde fayda var.

    ozetle abinin dedigi gibi; kötü günleri geride bıraktık, şimdi sırada daha kötü günler var.
  • kur böyle devam ederse, ki edecek gibi görünüyor, belhanda ve fegholu'yi mümkünse elden çıkarmak gerekiyor. sadece maaşlarından kurtulmak bile büyük bir külfetten kurtarır. zira güncel kur ile feghouli yıllık 26 milyon tl, belhanda 20 milyon tl toplam da 46 milyon tl maaş yükü çıkarıyor. verdikleri katkı da göz önünen alınınca bu ikilinin elden çıkarılıp bonservissiz, düşük maliyetli, umut vadeden gençlere yönelmek gerekiyor.
  • ilgi alanımız içerisinde bakarsak türk lirası karşısında yükseldikçe şampiyonlar liginin önemini arttırmaya devam eden kur. aynı durum yurtdışı merkezli firmalarla yapılabilecek sponsorluk anlaşmaları için de geçerli. onun için de prezentable bir yapı oluşturup dışarıya karşı iyi sunumlar yapabilmek gerek. tabi pazar olarak ülkenin durumunu da aynı şekilde iyi sunabilmek gerek...
  • kimsenin "cl gelirimiz zaten euro kurunda" diye düşünerek transfer yangını yapmamasını gerektiren kur.

    transfer dönemi bitene kadar bu kur tek hanelerde kalırsa öpüp başımıza koymamız gerekir. yaz mevsimlerinde ülkemize nispeten döviz girişi oluyor, kış aylarında krizi boğazımıza kadar hissedeceğiz.

    hali hazırda euro kuruyla ödenen maaşlar ve kredi borçları varken cl geliri buralara harcanmalı, transfer yapılıyorsa da tl üzerinden ve türkiye içinden yapılmalı. (hiç zannetmiyorum ama)

    ülkemiz karanlık günlere doğru yol alırken spor konuşası gelmiyor insanın ama bu sene şampiyom olan kulüp kasasına tl bazında şu an kulağa inanılmaz gelecek paralar koyabilir. mevcut imkanlar ve kadro dahilinde yolumuza bakıp şampiyon olmalıyız, yoksa hiçbir şekilde 2 seneden fazla dayanamayız.