• 4
    başka bir nick ile yazdığım bu sözlüğe 21 temmuz 2015’deki suruç’taki ışid saldırısında 1’i çok yakın 2 arkadaşımı kaybettikten sonra kendi isteğimle veda ettim. o gün itibariyle spor odaklı bir şeyler yazmak, hayata devam etmek zorunda kaldığımı bilme hissiyatının bir bileşeni olarak, vicdanımı rahatsız ediyordu. o günkü karanlığın içinde kendi matemime bürünmek, buradaki hedonistçe yazı yazma alışkanlığıma karşı baskın gelmişti.

    sonrasında hem bu mecraya hem galatasaray'a olan sevgimden ötürü şu anki nickimle yazmaya devam etme kararı aldım. yıllardır salt galatasaraylı olma güdüsünün ötesinde farklı spektrumlardan entryler girmek benim için bir zevkti. bugün sırf yaptığı bütün ahlaksızca işlerden siyasi gücü arkasında bulundurduğu için yırtmayı başaran bir figürün bu formayı giymesini kaldıramayacağımı belirttiğim için, beni olgunlaşmamış, çöp ve yahut da yeteri kadar galatasaraylı olmamakla tanımlayan, benimle özel mesajdan tartışmak yerine en kolay olanı yapıp lince başvuranlar tarafından, kellesi istenen adam oldum. üstüne bir de ilgili entry, moderasyon tarafından -onların da hoşlarına gitmemiş olacak ki- silindi.

    linç ve sansür.
    bu ikisinin nasıl bu toplumun sonunu getireceğine inanıyorsam, aynısını bu platform özelinde de düşünüyorum. sırf senin gibi düşünmediği için, mesela hiç tanımadığın kişileri çöp ilan edebiliyorsun, hem savcısın hem yargıçsın, saldırıyorsun bütün kabilenle.

    çünkü neden?
    gerçek galatasaraylılık gerçek taraftarlık diye suni normlar üretmişsin. zaten herşeyin bok gibi gittiği bu coğrafyada taraftarlık galatasaraylılık sana bir aidiyet veriyor, sadece yeşil sahada oynanan sana bir afyon veriyor, hipnotize edip seni esas rahatsız edici bütün gerçekliklerden uzaklaştırıyor. çok iyi anlıyorum.

    ancak şunu da bil,
    aklını aut çizgisinin dışarısına çıkarabilmiş bireyler takım tutarlarken sırf sportif başarılara bir junkie gibi bağlanmak uğruna kendi doğru bildikleri değerlere kıçlarını dönmeyecekler. renk aşkı denen bir sosyal körlüğün ,günümüzde insan mutluluğu için yetmeyen ‘ donmuş haklar ’ olduğu şuuruna varmış biri olarak arda turanın atacağı hiçbir gol, getireceği hiçbir kupa, bugüne kadar yediği haltların bir tekini dahi bana unutturamayacak. unutup da hazmedebilene de uğurlar olsun.

    ne ben tevfik fikretlerin, baba gündüzlerin, metin oktayların, metin kurtların kutsallaştırdığı formayı bu magandayla yan yana getirmeyi hazmedemeyen bir galatasaraylı olarak sizden az daha galatasaraylıyım ne de siz bunu hazmedebilenler olarak benden daha fazla galatasaraylı.

    en az sizin kadar galatasaraylı olduğumu anlatmaya çalışmak zorunda kalmam hazin, ama nasibimize bu düştü. kendinizi bu zavallılığa mahkum etmeyin, kafanızı kuma gömmeyin, farklı fikirleri duymaya tahammül edin, başka türlü birer taraftar olabilirsiniz ancak rasyonel ve ahlaklı bir insan olmanıza imkan yok çünkü.

    sağlıcakla kalın.
  • 5
    üyeliğini kendi kararıyla sonlandırmış.

    ayrılık mektubunda bir cümle dikkatimi çekt;

    "üstüne bir de ilgili entry, moderasyon tarafından -onların da hoşlarına gitmemiş olacak ki- silindi."

    tekrar tekrar söylemekten bıktık, belki okumaktan bıkan yazarlar da vardır ama galatasaray sözlük moderasyonu entryleri denetlerken içeriği sadece kurallar bakımından denetler. hoşa gitme diye bir kriterimiz yok. arkadaşımızın entrysi silindi çünkü belalıydı. bu ülkede eften püften sebeplerle insanlar tutuklanıyor, hayatları karartılıyor. çünkü artık hukuk uygulamaları adamına göre. biz bu riskleri de dikkate alarak bazen entryleri; evrensel hukuk nornları gözetildiğinde eleştiri sınırında olsa bile, mevcut siyasi konjonktür yüzünden silmek zorunda kalıyoruz. zira kimsenin tutuklanmasına, fişlenmesine sebep olacak bir durum oluşmasını, tutuklamaya neden olacak ip bilgisi talebini cevaplamayı, bu mecburiyette kalmayı istemiyoruz.

    entrysini ben silmedim ama görsem silerdim. zira kanunen sıkıntılıydı. bazı başlıkları keyfimizden kitlemedik. sözlük entrylerden bir yere kadar sorumlu. o yer de yine sıkıntısını sözlüğün değil yazarların çekeceği bir yer. burada amaç üyeleri korumak.

    onun dışında yazdığı eleştirildiyse eleştirilsin. ben burda entry girerken alkış aramıyorum açıkcası. üstelik tüm eleştirileri üzerine alınmasına da gerek yoktu. galatasaraylılığı askıya alma lafı sıkça eleştirilen bir laf, yani sıkca sarfediliyor demek bu. ortada bir kalıp ve bu kalıba yönelik fikir paylaşımları var. ben kendisine yönelik bir linç de goremiyorum.

    keşke gitmeden önce yazarlardan beklediği özel mesaj iletişimini bize layık görseydi. belki fikri değişirdi. neyse... yolu açık olsun, belki bir gün tekrar buralara uğrar.
  • 6
    girdiği veda entrysinden sonra kendisini hatırladığım yazar. ancak garip bir şekilde nickini hatırlayamıyorum. o dönem bir de ceo91 isimli bir aktrolümüz vardı. sağlam troldü ama. bu arkadaş da farklı bir görüştendi. siyasi kimliği galatasaraylı kimliğinden çok daha ön plandaydı burada.

    burası ortak paydası galatasaray olan ve en azından burada galatasaray'ı ön planda tutmayı başarabilen insanların buluşma noktası. siyaset yapacaksak twitterımız var, ekşimiz var, var da var. ama burada sadece galatasaray var. entrylerini silmiş kendisi, sildiği entrylerin içinde siyasi bir ima, gönderme, yada ideolojik bir şeyler içermeyen entry sayısı yok denecek kadar azdı. hatta bazıları direkt futbolla alakasız entrylerdi.

    evet siyaset futbolun içine kadar işledi, doğrudur. ancak bizi birbirimize bağlayan tek değer de galatasaraylı olmamız. daha açık yazmak gerekirse. burada kimse kimsenin; milliyetçilik delilik halidir, ey ümmet ayasofyayı açtık yakında hilafet ilan edeceğiz, dış güçler ekonomimize saldırıyor, yaşasın hakların kardeşliği, tek yol devrim vb ideolojik dayatmalarını okumak zorunda değil. tam tersine burası bütün bunlardan kaçıp futbol afyonumuzu almaya geldiğimiz bir yer. afyon olduğunu biliyoruz yani. afyonlu bi adama moruk keyiflisin ama tamamen afyon etkisi aslında mutsuzsun kalk hadi devrim yapalım desen sanaverebileceği tepkiyi az çok tahmin edebilirsin.

    moderasyon tarafından entrynin silinmesini dile getirirken bile bir siyasi kaygı, gönderme var. acaba görüşlerimi mi beğenmediler falan. yoksa sen de reisçisin moderatör bey diye içten içe imalar. yazdığım şeyler başlarını ağrıtabilir diye zerre düşünmek yok. varsa yoksa ideoloji, varsa yoksa siyaset.

    daha fazla uzatmak istemiyorum. ilgi alanımız dışında gelmeyin kardeşim, buraya geliyorsanız ideolojilerinizi bir kenara bırakarak galatasaraylılığınızla gelin. denizli'deki 16 dakikanın bitiminde yanımda oturan ve üstünde benim gibi parçalı forma olan birine sarılmıştım. o arkadaşın ne adını biliyordum ne sanını ne de siyasi görüşünü. sadece ikimiz de galatasaraylıyız diye birbirimize sarılmıştık. anlatabildim bazı şeyleri umarım.