resim
Eric Maria Lambertus Gerets
Görev:Teknik Direktör
Takım:Kariyer Sonu
Yaş:71
Uyruk:Belçika
  • 678
    bugün bu başlıktaki ilk entry'i gördükten sonra 2006 senesi aklıma geldi.
    o sıralar 10 yaşımda bir velet olmadan mütevellit babam maçları meyhane'de izlerken * ben sürekli radyodan dinlerim maçları. o meşhur denizli deplasmanının olduğu gün de bizim maçı radyodan dinlemiştim ve nasıl olduysa birden soluğu florya'da almıştım.

    kendisi sanırım bir kaç sağlık problemiyle uğraşıyor, bize ve takımımıza çok yakışan sürekli atak futbolu düşünen bir antrenördü. yaşattığı her şey için çok teşekkürler.
  • 680
    psv’nin namağlup avrupa şampiyonu olduğu (bize yenildiği kupa rövanşı hariç namağlup) sezon, 1985 olsa gerek, ilk maçta sahalarında psv’nin kazandığı bir taç atışı sırasında, taçı kullanmadan önce o zamanki teknik direktörümüz mustafa denizli’yle itişmişlerdi. rövanş maçında sami yende yaklaşık 25bin kişi “i fuck you gerets, i fuck you gerets (i love you hagi, i love you hagi melodisiyle okuyunuz)” diye bağırmıştık. sonradan pek sevdik, o ayrı...
  • 681
    onun döneminde de (2005/2006 sezonu) maaşları ödeyememe sıkıntıları çekerdik. kadromuz rakiplerimize göre daha mütevaziydi ama öyle hırslı ve başarıya aç bir takım oluşturmuştu ki her maç bir şekilde gol veya goller bulacağımızı biliyorduk. rakibi bunaltıyorduk, gol gelmeyince 4 forvet aynı anda oynatıyordu. santraforlarımız çok kaliteli ve rotasyona elverişliydi tek avantajı buydu gerets hocamızın. 2005/2006 sezonunda gerçekten mucize gibi bir şampiyonluk yaşatmıştır. o kadro ile o güzel futbolu oynatan hocanın kredisi daha çok olmalıydı. kendisi ile uyumumuz çok iyiydi. keşke birlikte daha fazla sezon geçirebilseydik.
  • 683
    derwall ve feldkamp sonrasında gitmesine en çok üzüldüğüm teknik direktörümüz. bu ülke taraftar profili tarafından anlaşılması bir hayli güç olacağına inandığım bir teknik direktördü. zamanında taraftar profilimiz daha akılcı olduğu için derwall ve feldkamp gibi teknik direktörlere izin verildi. günümüzde ise bize uzun vadeli planları olan teknik direktör yaramaz; gelecek, sihirli çubuğunu değdirecek, takım her maç 5 atacak (3 yetmez), her maça taraftarların kurduğu kadroyla çıkacak (bunun için 45 futbolcuyla sahaya çıkmak lazım ama ne de olsa teknik direktör çözüm onda), her sene bir takım kuracak kadar alt yapı oyuncusunu a takımına çıkaracak, bunların yarısını ortalama 20 milyon avroya satacak, bunu yapamazsa ömrü 3 ay, tazminat almadan gitme sözü verecek teknik direktör lazım.
  • 684
    1-0 yeneceğine 5-4 yenilmeyi göze almış ve futbolun seyir zevkinin en önde olması gerektiğini kendine ödev edinmiş bir teknik direktördü. takımda hücum hattı çok iyiydi, ama onları beraber bu kadar iyi kullanabilmek ustalık işiydi. orta sahada defansif olarak conceiçao tutulamadıktan sonra elinde sadece kendisine önceden istenmediği bildirilen saidou kaldı ve ona kariyerinin en iyi futbolunu oynattı. sağ bekte cihan haspolatlı, sol bekte orhan ak ile oynadı. gençlere forma şansı vermekten geri durmadı ve bizlere şahane bir takım izletti. kadıköy'de alnından akan kanlar da, alnımızın akıdır.
  • 685
    kendisinin döneminde işler zora girdiğinde hakan şükür, sasa iliç, hasan kabze, ümit karan, necati ateş gibi oyuncuları aynı anda sahada görürdük. hasan şaş falan da kanat oynardı. düşünün artık nasıl bir hücum futbolu oynadığımızı. garibim saidou'ya acıyordum sürekli. kardeşlerini okutmak için 18 yaşında sanayiye verilen evin büyük çocuğu gibi orta sahamızın tüm yükünü o çekerdi ):
  • 686
    "alnındaki kan alnımızın akıdır" deyimiyle özdeşleşmiş olan eski aslan hocamızdır.

    12 mayıs 2012 kadıköy'ün fethinden sonra hayatımda tanık olduğum en anlamlı şampiyonluk onun sayesinde gelmiştir. hele o 16 dakika yok mu o 16 dakika, söylenecek çok şey var da... fenerbahçeli bir futbolcu kısaca özetledi o gün hepsini appiah'a...

    https://youtu.be/NPS5C7inbeU
  • 688
    gördüklerim arasında fatih terim'den sonra galatasaray'a en çok yakışan hocaydı kendisi. elinden gelse 11 forvetle çıkacak kadar hücum oynardı. purosu, karizması ve jantiliğiyle kulübeyi doldururdu. elindeki kadroyla başarısız olduğunu asla düşünmediğim gheorghe hagi bir önceki sene kontratak oynatmayı severdi mesela; ama gerets bam bam saldırtırdı takımı. marek heinz'den beklediği verimi alamadı bir de o adamdan istediğini alabilseydi neler olurdu allah bilir. aslında sadece galatasaray değil, türkiye'de büyük takım nasıl oynamalının tarifiydi oynattığı top.

    aslında çok sevdiğim roberto mancini veya adını duyunca sinirimi hoplatan cesare prandelli yerine kendisi gelseydi neler olurdu acaba? wesley sneijder, didier drogba, prime burak yılmaz - selçuk inan ikilisi hatta hücumu seven felipe melo vs. varken yani. ''gelmeliydi, hata oldu'' manasında değil dediğim merak sadece. bu da şundan aklıma geliyor biraz da; gönderildiği senenin ertesinde bir röportajı vardı ''cassio lincoln ve tobias linderoth benim önerdiğim oyunculardı.'' diye. hatta aynı röportajda fenerbahçe'nin tuncay şanlı'yı kaybetmesinin büyük kayıp olduğunu va galatasaray'ın kilit oyunculardan hücumda fayda sağlarsa ipi rahat göğüsleyeceğini söylüyordu yanılmıyorsam. yukarda bahsettiğim ekip elinde olsa bu adam nasıl oynatırdı demek istiyorum.

    uzatmadan çok sağlam hocaydı. 20:45 senesinde en büyük etkendir gözümde. o pahalı fenerbahçe'nin rekora yakın puanla alacağı şampiyonluğu 2 puanla ellerinden çekip aldı adam.
  • 690
    galatasaray'a geldiğinde tamamen kırlaşmış saçlarıyla 51 yaşındaydı. olduğundan daha yaşlı görünüyordu ancak, aslında bir teknik direktör için önünde uzun yıllar vardı. bugün tam 66 yaşında. 15 sene geçti kulübe adım attığından bu yana...
    zayıf kadroya rağmen harika bir ilk sezon geçirmişti ve rekor puan toplamıştı. ikinci yılında ise çok fazla olumsuz faktörle mücadele etmek zorundaydı ve camia olarak arkasında durulmadı. eğer ilk kurulan sinerji devam etseydi bugün belki çok daha fazla kupa kazanmış ve daha uzun yıllar galatasaray teknik direktörlüğü yapmış bir eric gerets'den bahsediyor olacaktık...

    her şeye rağmen, kulüpte çok fazla süre geçirmese de galatasaray'ın iz bırakan, önemli teknik direktörlerinden biri olduğu açık. sağlam duruşu, karizması ve cesaretli oyun anlayışıyla her zaman kitabın iyi tarafında yazan bir isim olarak kalacak eric gerets...
  • 691
    en zayıf kadrolarımızdan biriyle, rakibin en güçlü olduğu dönemde muazzam bir şampiyonluk kazanmış, benim için futbol izlediğim dönemde fatih terim'den sonra ikinci sırada gelen galatasaray hocası.

    bir ara istatistiğini tutmuştum, göreve başladıktan sonraki 15-16 hafta içerisinde hiç savunmaya yönelik oyuncu değişikşiği yapmamıştı. bir ara kontrol etmek lazım. yanlış hatırlıyor da olabilirim. rakam daha fazla olabilir. :)
  • 693
    seyrettiğim hocalar arasında derwall ve kalliden sonra galatasaraya en yakışan hocaydı bence. hem oynattığı futbolla, hem saha dışı beyefendiliği ile.

    neden bu kadar kısa sürdü bizdeki süresi ve sonra neden geri dönmedi bilemiyorum. sanırım kalbi ile ilgili bir sıkıntısı vardı. öyle ise bu ülkeye tekrar uğramamakla iyi yapmış. tanrı korusun iyi gelmezdi burası ona.
  • 694
    terim tartışmalarında aklıma gelen tarihin en zor şampiyonluğu kazanmış teknik direktör. elindeki kadroyla üstelik ribery ve concecaio varken efsanemiz hagi basaramamıştı mesela. o yüzden yeri ayrıdır. yaptığı işi bana kalırsa terim bile yapamayabilirdi.

    ancak insanların atladığı bir konu var. kimse elinde imkan yokken "neden bizi şampiyon yapamadın" diye hesap sormamalı. o is her zaman olmuyor. üstelik bu şampiyonluğu kazandığında ligin iyi bir takimi olan kayseri bugün 1. ligde orta sıra takimi bile olamaz. kendisine yapılmayan haksızlık kalmamıştı. oyuncular ödeme alamadığı için idmana çıkmıyordu. herkes o günleri hatırlayıp tekrar neden olmasın diye hesap soruyor ancak o günler bugünden çok farklıydı. bugün ortasahan kadar oynuyorsun. bizde altyapısını orta saha olarak almış 3 oyuncu var. bunlardan taylan ve belhanda aslen 10 numaraydı.
  • 695
    galatasaray'ı şampiyon yapan son yabancı teknik direktör. on beş sene olmuş, dile kolay. kulübün genleri ile bu denli uyumlu hatırlayabildiğim çok az teknik adamdan biri. sahaya teriyle beraber kanını da döktü, yoktan yonga da çıkardı. verilen sözlerin neredeyse hiçbiri tutulmadı. 37 ekran televizyonda senin benim gibi şampiyonluk maçını* izledi ve sonuncunda tıpkı senin benim gibi sevindi. neticede tam da o dönemki yönetime yakışır şekilde vefasızca gönderildi.
  • 696
    öyle leş bir kadrodan resim yapmıştır ki, 5 lira maliyeti olan, italyan sanatçı maurizio cattelan’ın 'duvara bantlanmış muz' resmi gibi milyonlarca paraya satmıştır.
    önemli olanın; resim değil, inanış olduğunu suyun karşı tarafındaki devasa kadrolu zengin züppelerine göstermiştir.

    fatih terim kadar severim kendisini.
    ve içimde yaradır hala kendisi.
    herşey için teşekkürler.

    (bkz: 14 mayıs 2006 denizlispor fenerbahçe maçı )
    (bkz: tarihte bugün)
  • 698
    bekler cihan ve orhan ak. orta sahayı saidou'ya emanet edip, hasan şaş-ilic-h.şükür.necati-ü.karan-h.kabze altılısını yeri geldi topunu sahaya sürerek yediğinden fazlasını atarak bize ömrümüzde unutamayacağımız bir şampiyonluk ve çok özel maçlar bırakmış teknik direktörümüz. hele kadıköy'de alnındaki kanla dimdik duruşu bizi temsil etmedi mi? "sarıyla kırmızıyla, alnımızın akıyla" sloganının tetikleyicisi olmadı mı? hatırlayınca bile tüylerim diken diken olur. göze hoş gelen futboluyla, cesur sistemiyle bizi mest etmişti. bizden sonra da marsilya'da iyi işler yapmaya devam etti. onu hep iyi anacağım.
  • 700
    kendisine verilen sözler ile eline sunulan kadronun hiçbir zaman tutmadığı efsane teknik direktörümüzdür.

    kendisi gelişinin daha ilk haftası haklı olarak istifayı basmış fakat rica minnet ikna edildikten sonra galatasaray taraftarına inanılmaz bir sezon ve şampiyonluk yaşatmıştır. 2006-07 sezonu ilk tökezlemesinde de kan emici yöneticiler başını yemiştir. 2002'de fatih terim'i getirmek adına lucescu'yu gönderdikten sonra bundan ders almayıp sırf kalli'yi getirmek için türlü imkansızlıktan ve tarihin gördüğü en şaibeli sezondan şampiyonluk çıkaran gerets'in gönderilmesiyle galatasaray'ın önündeki 5-6 senesi çöpe atılmıştır. lucescu gönderildiğinde en azından 2 sene önce avrupa şampiyonu yapmış genç teknik adam getirildi, tutmadı orası ayrı fakat belli bir mantığa oturtabiliyorsunuz ancak gerets'i gönderip bir ayağı çukurda olan kalli'yi getirmek hiçbir mantığa sığmaz.

    galatasaray taraftarının kalbinde yeri hep ayrı kalacaktır.

    alnındaki kan alnımızın akıdır
App Store'dan indirin Google Play'den alın