• 6 kişiyle, kafası sarılı sinan ile parmaksız pocius ile 100 trilyonluk fenerbahçe'yi kasasındaki borç senetleriyle devirmesi;

    dünya'da kimsenin laf etme cesareti gösteremediği katliam, soykırım ve tecavüz cürmu işleyen çetnikler'in işaretini yapan 300-400 sırp zıpırına had bildirip, üstüne sırbistan'a deplasmana gidip kızılyıldız'a da haddini gösterip bütün o çetnikler'i deli edip, "1 zayi 1 mağlubiyet" bırakarak üstüne üstlük belgrad'dan dönüp "2 leş 2 gol" ile ingilizlere gönderme yapması;

    obradovic'in eline feneri udoh gelene kadar vermesi;

    para almayıp dahası faizle borç para bulup patric'e maaş ödemesi, banka müdürlerinin ağzının kokusu çekip ciğeri beş para etmez mutemet efendilere sırtını dönemeden önünü ilikleyip geri geri giderek çirkin plazalarından amuda kalkarak çıkması;

    carlos'un parası diye yalvar yakar topladığı parayı kadroda kalan kerem'e, ender'e pay edip sen kiranı öde, sen çocuğunu kaydettir senin borcu ben kapatıyorum zoran arabamı galeriye okuttum demesi;

    karısına sen değil galatasaray dedikten sonra onunla küçük çocuğunun önünde kavga etmesi;

    23 yıllık çileyi bitirip yarım katrilyon para harcayan fener ile şampiyonluk sayısını eşitleyerek seni sevmeyen ölsün dedirtmesi;

    yenilmez armada'yı son maçta sahaya çıkarttırmayıp fener'e evinde teneke kupayı kaldırtarak yani kadıköy rövanşını aldırmayarak aziz ve saz arkadaşlarını dumur etmesi;

    bazı ağabeyleri ışınlanma yoluyla şampiyonluk posterlerine photoshoplatması;

    bütçeyi yarıya düşürmeye hazırlananları mecbur bıraktırarak aynı bütçeyi aynı sezon için 1.5 kat arttırması;

    türk telekom ile efes ile hatta beşiktaş ve yenilmez armada ile azizin zengin şımarık yeğenleri ali, ferit ve murat adlı üç kafadara galatasaray'ın yarıştığı herhangi bir branşın kendilerinin tatmin aracı olmadığını, olamayacağını mıh gibi akıllarına çakması;

    son dörtlerde üçün birini alabilmek adına sezonda minimum 100 trilyon harcayanlara 1 hafta arayla avrupa kupasını yani monte ederek tüm yorumcuları, yetkilileri, eski sporcuları dumura uğratması;

    ense kökünden ayak tırnağına kadar kendini dövdüren zazaların, endenlerin yahut tatülerin değil yalçın granitli ali uraslı yenilmez armadanın top koşturması gerektiğinin eğitimini hızlandırılmış final serileriyle, imkansızlıklarla, florya'daki salonun duvarları her bir santim açıldığında, lüks localı arenalardan zengin züppeleri edirnekapı üzerinden eğersiz çıplak at üstünde kilyos'a ulaşmaya çalışan çingen aliyi sollamak zorunda bırakması;

    surp pırgiç'in altında yekpare tribünü papazın çayırında otlayanlara küspe olarak yedirdiği ve bizi tribünlerde coşturup rakipleri aldığı molalarla delirtmesi;

    kupaları, babaları üvey annelerini sırtından pompalı tüfekle vurup savcılığa akli dengesi bozuk raporuyla 45 dakikada teslim olanların elinden alıp bizlere kazandırması;

    yalçın ağabeylerin kimsesizin kimsesi darüşşafaka'sını fener'in arka bahçesi yapanların yerine çilekeş bizleri gururlandırması,

    türkiye ve avrupa şampiyonluklarını galatasaray'a kazandırarak bize yenilmez armada olduğumuzu hatırlatması,

    saraydan kız kaçıran bir beşiktaşlı yahut bağ bahçe ağası şarap gurmesi bir fenerli olmamasına rağmen hatta fransızca yerine italyanca biliyor olmasına rağmen tüm bu yukarıdaki sebeplerdir ergin hocanın sevilme nedenleri...
  • euroleague'in 2 sezondur açık ara en formda koçu. sen git bir önceki sezon euroleague normal sezon sonuncusu olan takımı al, oyuncu grubunu üç isim dışında komple değiştir ve o seneyi takip eden 2 yıl boyunca avrupa'nın içinden geç. dehşet saygı duyulası bir iş.

    ergin hocanın asıl alkışlanması gereken yanı takımının müthiş başarısı değil esasen. yani elbette anadolu efes'in tank modunda oynaması takdire şayan fakat asıl detay, koçun bu takımı kurgularken yapabildikleri:

    barcelona'da özgüveni ve performansı dip yapmış adrien moerman'ı avrupa'nın en iyi uzun forvetine dönüştürüyorsun, 1. zalgiris kaunas'ta sadece görev adamı rolüyle süre bulan vasilije micic'ten takım lideri (avrupa'nın en iyi play maker'ını) yaratıyorsun, 2. obsesif kompulsif sorunu sebebiyle bir türlü kendisini basketbola adapte edemeyen adama, shane larkin'e 5 ay boyunca sabır gösterip onu kıta mvp'sine dönüştürüyorsun, 3. sadece pick and roll bitiriciliği ve savunma direnciyle bilinen bryant dunston'ı kısmen pasör bir pivot olarak yeniden tasarlıyorsun, 4. kariyeri boyunca "şutör" kalıbının dışına çıkamayan krunoslav simon'dan sahanın her yerinde verim verebilen, ribaunt kovalayan, guard ikilisini oyun kurma anlamında rahatlatan, savunmaya yardım eden, top çalan bir oyuncu yaratıyorsun, 5. james anderson'dan özellikle bu sezon komple all around bir kısa forvet katkısı alıyorsun, 6. hayatı boyunca savunmayla işi olmamış rodrigue beaubois'dan bilhassa bu sezon savunma katkısı da almaya başlayabiliyorsun, 7. vasat bir uzun olan sertaç şanlı'yı elitin bir tık altı bir uzuna eviriyorsun, 8. hemen hemen herkesin kuşkuyla yaklaştığı tibor pleiss'a sadece sen güveniyorsun ve haklı çıkıyorsun, 9. ve son olarak, panathinaikos sonrası barça serüveninde basketbol kimliğini komple kaybeden, yaz transfer dönemi boyunca kimsenin kontrat vermeye yanaşmadığı chris singleton'a basketbolu hatırlatıyor, ondan maksimum verim alıyorsun, 10.

    şu 10 maddenin 3'ünü yapabilen adamı yılın koçu seçerler normal şartlar altında. ergin hoca 10'unu birden becerdi, 10'unu.

    saygının en büyüğünü hak eden adamsın koç. güç seninle olsun.

    https://media.giphy.com/...vjnoU98Hnt/giphy.gif
  • şimdi ağzıma yüzüme sıçmayın da, ben de bir iki şey karalayacağım...

    burada ergin hoca'yı savunacağız diye adamın metresi gibi hissetmeye başladım şu saçlı sakallı halimle,
    babasının oğlu ya da iş yaptığı ortağı falan da değilim.
    yani kendisini savunmak inanın ki bu kardeşinize bir şey kazandırmıyor.

    bu kadar rezalet sonuçların ardından hala kendisine güveniyorsak, kendisinin bizdeki kredisindendir aslında.
    bir hoca her sezon başarılı olamaz beyler, en azından sezonun her anında başarılı olamaz.
    olduğunda ise kredisini çok çok artırır.

    işte ergin hoca, çok başarılı olup efsane performanslar gösterdiği için gönlümüzde farklıdır.
    özeldir...

    geçtiğimiz yıllara bakarsak manzara şudur;

    dar rotasyonlar,
    maaşlarda indirimlere gitmeler,
    karşı tarafın yöneticilerinin hocaya tacizleri...
    liste uzar gider.

    bu adam, bu kadar sıkıntının içinden, hepimizi ekranlara çeken mükemmel bir grafik çizdi.
    bu sene takım kötü, alternatif planları yok gibi, ben de farkındayım.
    üstelik kadroyu da kendisi kurdu, eyvallah...

    ama şu var,
    bırakın toparlasın.

    hatta bırakın, biraz da başarısız olsun.
    en nihayetinde kendisi ergin ataman'dır.

    kötü bir seri yakaladı diye sırtına ilk hançeri vuran galatasaray taraftarı olmamalıdır.
    en azından deplasmanlarda sergilediği dik duruşla,
    takımın hakkını yedirmemesi ile,
    daha geçen sezon aldığı eurocup ile bu kulübe katkısı büyüktür.

    bekleyelim derim,
    batarsa da çıkarsa da yanında durmak görevimizdir.
  • beşiktaş takımında başantrenörlük yaparken beşiktaş t-shirt'ü giymesinden dolayı eleştri alan efsane koç.

    o beşiktaş'ı o sene şampiyon yapıp euroleague bileti aldı, euroleague oynamayı reddedip galatasaray'a imza attı bunu konuşun. illa bir fotoğraf atacaksanız kızılyıldız deplasmanında salona çelik yelekle girişinin fotoğrafını konuşun.

    elbet bir gün buluşacağız koç, o zaman sucukçuların nerelere gideceğini çok merak ediyorum.
  • efes'in başına geçtiği son dönemde galatasaray ile oynadığı 8 maçı da kazanan galatasaraylı koç. yani adam sapla samanı ayırmayı bilen birisi. hatta beşiktaş'ı çalıştırırken yöneticiler ile çıktığı yemeğin hesabını gs bonus kartı ile ödeyecek kadar net birisi. o yüzden boşa yaygara koparmaya gerek yok.
  • dün hocadan helallik aldım sözlük. 25.02.2016 tarihinde izmir - istanbul uçuşunun nihayetlenmesinin akabinde ergin hoca'nın uçağın önlerinde olduğunu farkettim. havaalanı aracı ile çıkışa sevkimizin akabinde araçtan inen son iki kişi biz olduk. ( durumu kollamadım dersem yalan olur, yani ergin hoca son kişi olunca ondan bir önceki olmak için uğraştım baya ) sonra dönüp halini hatrını sordum ve ''hocam, maçı kazanmışız - kaybetmişiz çok da önemli değil, siz gerekeni sonraki maçta nasıl olsa yaparsınız; tüm taraftarın canını yakan size edilen küfürlerdi. bizi temsilen orada bulunduğunuz bir anda size yapılanları hazmedemiyoruz. hakkınızı helal edin'' dedim. hoca gayet samimi bir şekilde 'çok teşekkür ederim, gereken cevabı salı günü sahada vereceğiz' dedi. ( turu atlamışız yani gençler, ergin hocam bunu dedikten sonra başka bir ihtimal tabi ki yok ) galatasaray'ın başında olmasından duyduğumuz gururu belirtip onun tevazu ile teşekkür etmesinin akabinde yanından ayrıldım. tüm taraftarlar adına helallik aldım yani abiler, eh turu geçeceğimizi de öğrendim; dünün tek güzel olayıydı galiba.
  • kötü geçen her maçın ardından şu sözlüğü okumak eziyettir çoğu zaman.
    kimi zaman puan almak da kurtarmaz, oyun rezaletse eğer...

    uzun süredir pasif şekilde sözlükte takılan bir kardeşiniz olarak söylüyorum bunu.
    kazanınca pek güzeliz de, kaybedince boktanız...

    başkana kızdım, topçulara kızdım, küs kaldım bir müddet;
    yenilemedim kombinemi, almadım yeni forma da, "biraz durulayım da bakarım" dedim.

    ama "akşam maç var, izleyelim mi meyhanede?" sorusunu geri çeviremedim hiç.

    sadece futbolda da değil elbet...

    basketbol da öyle, ergin hoca için de geçerli hepsi.
    bize yaşattığı mutlulukları anımsarım çoğu zaman,
    isterse rezil olsun takım o akşam.

    sneijder ne kadar kötü oynasa da fener'i iki büklüm edişleri, juventus'u yere serişleri gelir aklıma,
    pek kızamam.

    melo idman yapmadı diye eleştirilirdi, sert oynadı derlerdi,
    laf ettirmem kendisine, ailedendir benim için.

    muslera isterse sezonun kovası seçilsin,
    ağzımı açarsam namerdim.

    hagi gibi bu adamlar, ne bileyim,
    bülent gibi.

    işte ergin hoca da öyle.

    sokarım kaybettiği maça,
    o üzgünse canım sıkılır,
    yoksa canı sağolsun.

    birkaç hafta sonra, buralarda taşaklarının kaç okka ettiğini yine konuşuruz.

    bekleyin,
    ne mucizeler yaşattığı hepi topu 6 adamla,
    yine olur,
    olmazsa da olmazı oldurur...
  • --- alıntı
    ergin ataman: iki tane oyuncu transfer edeceğiz. son 16'da iddialı olacağız. iki gündür sabaha kadar transfer için çalışıyoruz. henüz tam bir isim belirleyemedik. yarın isim konusunda karar vereceğiz. pazartesi yönetim kuruluna sunacağız. cuma'ya kadar da oyuncuları istanbul'a getirmek istiyoruz. patric young gibi iki oyuncu daha bulursak final four yaparız.

    --- alıntı ---

    reyiz malı kaldırmış geliyor!
  • belki ofsayt yağmuruna tutulacağım fakat fenerbahçe ve obradovic nefretiyle avrupanın en iyi koçlarından biri haline geldi. galatasaray'a gelmeden önce 2012 sezonunda oktay mahmudi ile türkiyenin en iyi iki koçundan biriydi. hatta euroleague'de oktay mahmudiye oranla daha başarısız bir koçtu. ancak 2012 sezonunda çok iyi bir kadro ile önce beşiktaş'ı sonrasında galatasaray'ı yıllar sonra şampiyonluğa taşıdı. 2013 yazında obradovic'in gelişi sonrası rekabette hırslandı ve kendisini geliştirmeyi başararak avrupa kupalarında da iyi işler yapmaya başladı. hatta milli takım kariyerinde kadro kalitesinin üzerinde sonuçlar aldı. son iki sezondur ise avrpua basketbolunun en formda koçu diyebiliriz.

    rush filminin sonunda niki laudanın james hunt'a söylediği gibi "hayatta bir düşmanınız olması bir lanet değildir, aksine bir nimettir. akıllı bir adam düşmanlarından, bir aptalın arkadaşlarından öğrendiğinin çok daha fazlasını öğrenir." rakibinizin kalitesi gerçekten çok önemli ve ergin ataman bunu çok iyi kullandı.
  • 2 mart 2017 galatasaray real madrid basketbol maçı hakkında bir şeyler söylemek istiyorum. yazacaklarım tv başından duyuldu mu görüldü mü emin değilim. biraz bakındım ama kimse bahsetmeyince yazmak istedim.

    her zamanki gibi salondaydım. ua -sucukları bitmiş olacak ki- yönetim istifa diye bağırdı 2-3 defa. salon da elinden geldiğince ona katıldı. 2. periyotun sonlarına doğru sucuk tayfa "ataman istifa" diye bağırmaya başladı. ardından karşı tribün(ataman hocamın klasik sevinmeye gittiği tribün), ua'nın sol tarafı(yani bizim benchin arkası) hemen ıslıklarla ve yuhalamalarla bunları susturdu. bunlar bir daha bağırdı bu sefer daha sert bir ıslıkla susturuldu. üstüne 3.ye bağırdılar yine susturuldular. bunları ıslıklayanlara el kol yapmaya başladılar. hatta birileri dayılandı ve benzeri olaylar.

    gelelim maç sonuna.

    maç sonunda hocam bu sene hiç yapmadığı* sevincini yaptı. hatta geçen sene yaptığı sevincinden bile daha fazla istekle. zaten o an anladım özellikle bu şekilde sevindiğini. her neyse, sonra döndü koşarak soyunma odasına yöneldi. ve ua tarafına bakarak ve elinin tersiyle ittirerek "siktirin gidin lan" dedi. bunu salon çıkışına kadar en az 2-3 defa yaptı. aynı el hareketi ve sözlerle. o an cidden sucuk tayfanın suratlarınızı görmek isterdim. adamlar öyle bir şok oldu ki bir dakika kendilerine gelemediler.
  • galatasaray erkek basketbol takımının son 25 yılı baz aldığımızda en iyi koçu. 25 yaşımda olduğum için böyle konuşuyorum. hakkındaki eleştiriler biraz abartılı olmaya başladı. hatası olan herkes eleştirilebilir, kimse dokunulmaz değil ama bu kadar da vefasız olunmaz. sezon yeni başlamış ve geçen sene eurocup şampiyonu olmuş koçu direk postalayalım derdindesiniz.

    bunun birkaç sebebi var; birincisi basketbol seyircisi değilsiniz. basketbolu değil galibiyeti seviyorsunuz. 12 senedir galatasaray basketbol takımının tribünündeyim. ultraaslan ile de bir bağlantım yok. ben basketbolu futbola tercih eden biriyim. 100'den fazla maçı yerinde izledim. futbolda deplasman yapmadım basketbolda yaptım. takımı orhun ene zamanından beri takip ediyorum. bana basketbolu da orhun ene sevdirdi. ben orhun ene'nin basketbolu bırakma sebebini de gördüm. kemal tunçeri önderliğinde ki rezil kadroyu da. bu takımın küme düştüğünü de gördüm. ondan sonra sistem değişti ligde de geri geldik. ondan sonra cezalı oyuncu oynatıp ceza yediğimizi gördüm. zar zor kümede kaldık hatta. play-off yapamadığımız zamanlar vardı yada ilk turdan elendiğimiz. önce oktay mahmuti ile bir final yaptık. ondan sonraki sene başarılı olamadı ve gitti. sonra ergin ataman geldi. ergin atamandan önce en sevdiğim sporda, en çok takip ettiğim takımdan sadece 1 kupa gördüm ben. o da cumhurbaşkanlığı kupası. ama ben oktay mahmuti zamanı kaybeden takımımı tribünde alkışlarla uğurladım. ben bu takımı ve bu sporu seviyorum. basketbol nefret kusulacak bir spor değil.

    neyse sonra ergin ataman geldi. 4 senede 1 lig kupası, 1 cumhurbaşkanlığı kazandı. bir kez finalde son maça çıkılmadı ki o sene o kupa bizim hakkımız bunu herkes biliyor. euroleague'de çeyrek final oynadık. ve son olarak eurocup kazandık. daha önce 90'dan sonra doğan hiçbir galatasaraylının görmediği şeyleri gördük. ve bu sene daha 6 maç oynanmışken hocayı istifaya davet ediyorsunuz. bu kulüpte en fazla krediye sahip iki adamdan biridir ergin hoca. diğeri de sedat hoca. bu adam maaşını indirdi takımın durumu iyi değil diye. bu adam geçen sene sponsorun kapısında sabahladı bütçe artsın diye. ve yönetimin basketbola destek vermediğini de biliyorsunuzdur sanırım. şu an kadın takımının hali ortada. kadın takımında yine altyapı diye geçiştirebilirsin ama bunu erkek takımında yapamazsın. bu sene play-off bile yapamasa takım ergin ataman'ın kredisi vardır.

    bu kadroyu ergin hoca kurdu evet ama geçen seneki kadroyu koruyamayan bir kulüp var ortada ki ergin hoca her fırsatta oyuncularımın kalmasını istiyorum derken. biraz zamana ihtiyacı var kadronun. belki de kötü gitmeye devam edeceğiz ama dediğim gibi ergin hoca bu takımın görmediği şeyleri bize yaşatmış bir adam ve kalmak istifa etmediği sürece arkasında olmalıyız.

    istifasının istenmesinin bir diğer sebebi ultraslanı desteklemek olur. zira onlara eyvallahı yok ve yanlış yaptıklarında cesurca karşısına alabiliyor ergin hoca onları. zaten ultraslan ergin ataman lehine bir tane marş söylemez hatta ergin hocaya diğer taraftarlar tezahürat yapmak isterse onları bastırır.

    diğer sebebi de galatasaraylı değilsiniz. çünkü kulübe bu denli hizmet etmiş birisi için en ufak şeyde kovmayı düşünen fenerli olabilir. fenerbahçe ülker basketbol takımı bizden korkar hale geldiyse bunun en büyük sebebi kendisidir.

    son olarak tekrar söylüyorum. ben 1999 senesinden beri basketbol seyircisiyim. ergin ataman'dan önce sadece 1 kupa kazandı bu takım. hani seviyorsunuz ya başarıyı kupayı ondan bu kadar belirtiyorum. siz galatasaray'ı kaç kere euroleague'de gördünüz, kaç kere şampiyon olarak gördünüz de bu adamı şimdi istemiyorsunuz. gitmesi gereken bir gün gelebilir elbet ama şu an erken. ama eğer ki basketbolu sevmiyor sırf galatasaray adı var diye takip ediyorsanız bu kadar da keskin yorumlar yapmayın kardeşim. sizlerin bu fevri çıkışları yüzünden bu takımdan kimler kimler gitti. en ufak başarısızlıkta adam harcamak yakışmaz kimseye. böyle büyük takım olunmaz.
  • beşiktaş koçuyken 2012 yılında yarı final serisinde galatasaray'ı elemiştir ve beşiktaş'ı şampiyon yapmıştır. şampiyonluk yolunda verilen yemekte hesabı gs bonus kartı ile ödemiştir beşiktaş yöneticilerinin önünde.

    profesyonellik böyle birşeydir. daha geçen hafta anadolu efes ile takımımıza karşı galibiyet kazandı ergin ataman. gözümüzün yaşına da bakmaz profesyonellik söz konusu olunca ama camiamızdan biridir ve öyle kalacaktır. herkes de onun galatasaray'lı olduğunu bilecektir, gerçek galatasaray'lı olduğunu.

    yolumuz tekrar kesişsin hocam, sen güzel demlen efes'te, oktay hoca da galatasaray'ı toparlasın tekrar euroleague'de buluşalım.
  • şu sıralar damarlarına sezonun geri kalanı için müthiş bir bilenmişlik ve motivasyon yüklendiğinden eminim. neden? euroleague'de 7.'si yapılan "sezon ortası genel menajerler anketi" sonuçları düştü bugün euroleague.net'e. ilk 18 hafta özelinde sonuçlar şöyle:

    1. köln'deki final four'da yer alacaklar (öngörü):
    anadolu efes %23,6
    fc barcelona lassa %22,2 (svetislav pesic'ten kurtulmazlar ise şoke olabilirler bu gidişle)
    real madrid %22,2
    cska moskova %18,1 (yerine maccabi tel aviv gelirse şaşırmam)

    2. en rahatsız edici rakip:
    real madrid %33
    maccabi %27,8
    efes %16,7 (maccabi'yle yer değiştirmeli bana kalırsa)

    3. izlemesi en zevkli takım:
    efes %50
    barça %22,2 (maccabi'nin de real madrid'in de izlemesi daha keyifli takımlar olduklarını düşünüyorum)

    4. en büyük sürpriz:
    asvel villeurbanne %50
    maccabi %27,8

    --- buraya dikkat! ---

    5. en iyi koç:
    giannis sfairopoulos %44,4
    pablo laso %16,7
    zeljko obradovic %16,7

    --- buraya dikkat! ---

    https://www.euroleague.net/...eral-managers-part-1

    sfairopoulos'un ve laso'nun şu ankette ilk 3'te olması çok normal. biri maccabi'yi neredeyse dipten alıp ilk 4 içine soktu euroleague'de, diğeri ise ikili averajla (sayı averajı eşit) efes'in hemen arkasında 2. sırada yer alan real madrid'in direksiyonunda; ancak kimse bana organizasyonun en yüksek bütçeli takımlarından birini 12. sıraya mahkum eden obradovic'in en iyi 3 koç listesinde olup da, efes'i avrupa'nın zirvesine taşıyan ve bunu organizasyonun en yüksek 9. bütçeli takımıyla başaran adamın söz konusu listede olmamasını açıklayamaz. bu, hocaya karşı bir saygısızlıktır. işte tam da bu sebepten ötürü koçun sezon sonunda ipi göğüsleyip euroleague'e kendisini sikkkeee sike "sezonun en iyi koçu" seçtireceğinden adım gibi eminim.