33
nazarımda karanlık bir sahıs. şike soruşturmasında bunca zaman hic sorgulanmamasi hukuksal teknik bir detay mı yoksa hukumete yakın olmanın igrenc bir dogal getirisi mi bilmiyorum. muhtemelen ikincisi. bugün nihayet gözaltına alınmış. yarın da savcılıga sevk edilecekmiş. normal şartlarda benim gibi bir adama bayram yaşatması gereken super bir haber!!
ama tommaso campanellanın ütobik guneş ülkesi'nde yasamadıgımız icin sevincimin cok da fazla bir anlamı olmadığını düşündüm!
neden bahsediyoruz allahaşkına, benim tutkuyla bağlı oldugum kulübümün başkanı ünal aysal bile pisliğin, rezilliğin ve şikenin kuvvetli şüphesine bulaşmış insanları kurtarma planlarının altına imza atıyorsa neyi niçin tartışıyorumki ben. eğer yanlış biliyorsam ve galatasaray spor kulübünün tbmm'deki partilere sunulan levent bıçakcı ve aziz yıldırım avukatlarının hazırladığı şiddet yasasındaki kanunda değişiklik teklifine muhalefet şerhimiz varsa yazdıklarım elbette hukmunu yitirir ama böyle bir bilgi malesef hiç dillendirilmedi.
daha düne kadar şiddet yasasındaki değişiklik ihtimaline karşı asla destek vermeyeceklerini alenen beyan eden başbakan, yardımcısı ve spor bakanı hakkında soylemek istediğim tek şey sözlerinden döndükleri için vicdanınız rahat mı demek. aslında soylemek istediklerim cok daha farklı uslupta cok daha farklı sözler . malesef sozluk formatı bu kadarına musade ediyor. hazırlanmasında tutuklu bir şüphelinin avukatlarının etkisi bulunan bir yasa değişikliğini ülkenin en temel meselelerinde dahi uzlaşamayan dört siyasi parti uzlaşarak büyük ihtimalle meclisten geçirip aziz yıldırım ve tayfasını serbest bıraktıracaklar. nasıl bir güç bu fenerbahçe. nasıl bir yapı. nasıl bir rezillik. nasıl bir hukuksuzluk sebebi. anlamak mumkun değil. çıldırmamak mumkun değil.
emeği geçen kim varsa yazıklar olsun. en başta da ünal aysal'a...
hayal kırıklığı en çok hayalini kurduklarından gelince insan iki misli daha uzuluyor. bu yazıda diğer saydığım adamlar umrumda değil ama seni asla affetmiyorum sayın başkan...
ama tommaso campanellanın ütobik guneş ülkesi'nde yasamadıgımız icin sevincimin cok da fazla bir anlamı olmadığını düşündüm!
neden bahsediyoruz allahaşkına, benim tutkuyla bağlı oldugum kulübümün başkanı ünal aysal bile pisliğin, rezilliğin ve şikenin kuvvetli şüphesine bulaşmış insanları kurtarma planlarının altına imza atıyorsa neyi niçin tartışıyorumki ben. eğer yanlış biliyorsam ve galatasaray spor kulübünün tbmm'deki partilere sunulan levent bıçakcı ve aziz yıldırım avukatlarının hazırladığı şiddet yasasındaki kanunda değişiklik teklifine muhalefet şerhimiz varsa yazdıklarım elbette hukmunu yitirir ama böyle bir bilgi malesef hiç dillendirilmedi.
daha düne kadar şiddet yasasındaki değişiklik ihtimaline karşı asla destek vermeyeceklerini alenen beyan eden başbakan, yardımcısı ve spor bakanı hakkında soylemek istediğim tek şey sözlerinden döndükleri için vicdanınız rahat mı demek. aslında soylemek istediklerim cok daha farklı uslupta cok daha farklı sözler . malesef sozluk formatı bu kadarına musade ediyor. hazırlanmasında tutuklu bir şüphelinin avukatlarının etkisi bulunan bir yasa değişikliğini ülkenin en temel meselelerinde dahi uzlaşamayan dört siyasi parti uzlaşarak büyük ihtimalle meclisten geçirip aziz yıldırım ve tayfasını serbest bıraktıracaklar. nasıl bir güç bu fenerbahçe. nasıl bir yapı. nasıl bir rezillik. nasıl bir hukuksuzluk sebebi. anlamak mumkun değil. çıldırmamak mumkun değil.
emeği geçen kim varsa yazıklar olsun. en başta da ünal aysal'a...
hayal kırıklığı en çok hayalini kurduklarından gelince insan iki misli daha uzuluyor. bu yazıda diğer saydığım adamlar umrumda değil ama seni asla affetmiyorum sayın başkan...


