• 125
    görebileceğiniz en komplekssiz insandır. örneğin bu metin "hastasıyım bu oyunun" adlı kitabındaki özgeçmişidir.

    --- alıntı ---

    1974 ankara'da doğdu. ilkokulu ankara koleji'nde tamamladı. ortaokul ve liseyi robert kolej'de okuduktan sonra boğaziçi üniversitesi uluslararası ilişkiler bölümünden 1996 yılında mezun oldu. mezun olduktan sonra tam "ben ne yapacağım şimdi?" diye düşünürken büyük bir şans eseri 1994'ten beri spor&spor dergisine yazdığı amatör yazıların dikkat çekmesi sayesinde fast break basketbol dergisinde yazı işleri müdürü oldu. aynı anda da yeni yüzyıl gazetesinde basketbol yazarı olarak göreve başladı. 1998'de sabah gazetesine geçerek basketbol editörü oldu. 1999 yılında üç arkadaşıyla birlikte konsey film şirketini kurdu. fasulye isimli filmi ve uzaktan kumanda isimli diziyi çekti. battı. 2001'de radikal gazetesiyle yeniden basına döndü. halen 2002'de geçtiği vatan gazetesinde "futbol dışı tüm sporlardan sorumlu yazar/editör" olarak görev yapıyor ama bu görevini diğer sporlara karşı basketbolu fazlasıyla kayırarak suistimal ediyor. 2002 aralık ayından itibaren de ntv'de nba maçlarının yorumcusu olarak görev yapıyor.

    --- alıntı ---

    kendisini biraz daha tanımak için bana göre onla yapılmış en iyi söyleşi olan konyalı portlandlılar'ın söyleşisine göz atmak yararlı olacaktır. alttaki bölüm söyleşinin kaan kural ile ilgili olan bölümleridir.

    --- alıntı ---

    **

    c - hayatını nba ile beraber nasıl yaşıyorsun?
    kk - çok dağınık yaşıyorum, iyi birşey değil tabii aslında ama çok alıştım. kaçta yatıp kaçta kalktığım hiç belli olmuyor. maç 2'deyse oturuyorum, maçı anlatıp öyle yatıyorum. daha geç bir maç ise ve yorgunsam gelip gece 10'dan 2'ye kadar uyuyorum, gidiyorum maçı anlatıyorum, ardından eve gelip tekrar 1-2 saat uyuyorum. kısacası uyku düzenim tamamen işlerime göre oluşuyor. çok iyi bir özelliğim var, kafayı koyduğum anda uyurum ben, gündüz 2, gece 2 hiç farketmez. bir de zaten çok uyumam, günde ortalama 5 saat uyuduğum için de pek problem olmuyor.

    c - kaç tane nba temalı t-shirt, sweatshirt, formaya sahipsin ve nereden alıyorsun bunları?
    k - yaklaşık 300 tane var. eastbay ve nba store'dan alıyorum. çok da ucuza alıyorum ha, genelde 1-2 senelik şeylere bakıyorum. 5-10 dolara çok güzel şeyler bulunuyor. ayakkabıları da oradan alıyorum, burada 240 lira olan ayakkabıyı oradan 45 dolara aldım.

    c - kilo probleminin sağlığın açısından sıkıntı olabileceğini biliyorsundur, bununla ilgili birşey yapmayı düşünüyor musun?
    kk - valla açıkçası beceremiyorum ya, olmuyor.

    c - bu olayın sebebi bir sağlık problemi mi?
    kk - başta bir sağlık problemiyle başlayan, sonra benim yeme alışkanlıklarım nedeniyle depreşen bir durum.

    c - en sevdiğin yemek hangisi?
    kk - mercimek çorbası. 7 gün 3 öğün yiyebilirim.

    c - amerika'da spor yazarlığı yapmak gibi bir hayalin/idealin var mı?
    kk - o ancak hayal olur zaten. insanın anadili olmayan bir dilde yazarlık yapması imkansız gibi birşey. benim 10-15 yıl amerika'da yaşamam lazım ki dilin inceliklerini kavrayayım. tamam ben iyi ingilizce biliyorum ama benim orada dili kullanma kabiliyetim ilkokul 5 seviyesinde falandır.

    *c - michael jordan mı larry bird mü?
    kk - benim için bird ama hangisi daha iyi oyuncu dersen jordan tabii ki. bana sorsan bugün ray allen'ı da lebron'dan çok seviyorum mesela eric gordon'ı da daha çok severim lebron'dan.

    c - ikinci kitabın ne zaman çıkacak ve nasıl bir tarzda olacak?
    kk - yine eski yazılarımı toparladıktan sonra bir kitap yazmak istiyorum.

    c - televizyonda yorumculuk dışında yöneticilik düşünüyor musun?
    kk - benden yönetici falan olmaz ya. katı olmak gerekir, zor kararı verebilmesi gerekir. gördüğüm için söylüyorum yani. iyi niyetli yönetici, iyi yönetici değildir. ben kimseye "hayır" diyemem. benden yönetici olmaz, olmak da istemem ama hani ola ki geçersem bir kanalın başına, o kanal 3 ayda batar.

    c - fasülye filmini ben izlemedim ama onunla ilgili soru gelmiş.
    kk - battık !

    c - evet onu demişler, "başarısız olmuştu şirket batmıştı. işleri bırakmaya yemin etmişti. o yemini bozma ihtimali var mı?" demişler.
    kk - yok. büyük yemin ettim çünkü. 3 senem gitti, heba oldu. neler çektiğimi bir ben bilirim. başkalarının yaptığı "aman borçsa borç ödemiyorum" diyemedik, 3 sene çalıştık onun borçlarını ödedik.

    c - daha yeni trt 2'de yayınlanmış
    kk - (gülüyor) bir ara devamlı turkmax'ta dönüyordu.

    c - o nasıl bir film ben hiç bilmiyorum.
    kk - çok güçlü ve komik bir senaryo ama acemiydik. sinemaya iyi yansıttığımızı söyleyemeyeceğim. bittikten sonra bir daha çeksek çok güzel birşey çıkabilirdi.

    c - 2-3 cümle ile senaryoyu anlatabilir misin?
    kk - bir mafya babası, kiralık katil tutup bir rakibini öldürtüyor. ardından parayı kiralık katile gönderiyor kurye ile ancak kurye trafik kazası geçiriyor.

    c - kiralık katil de bu mafya babasının peşine düşüyor?
    kk - aynen öyle. sonra bunlar bir tesadüf eseri karşılaşıyorlar ve bir gazeteci kızın arabasına biniyorlar. herşey birbirine giriyor.

    c - senaryo hiç fena değilmiş bence. kim yazdı?
    kk - çok yakın arkadaşım yazdı haluk, şu anda pek çok komedi dizisinin senaryosunu yazıyor. hakkını veremedik senaryonun, bittiği gün bir daha çeksek çok daha iyi çekerdik. 24 yaşındasın, ne nedir hiç bilmiyorsun, el yordamı herşey. kapılıp gittik öyle.

    c - en beğendiğin dizi entourage diye hatırlamış bir arkadaş doğru muymuş? başka hangi dizileri beğeniyorsun?
    kk - entourage. kesin entourage. açık ara entourage. ari gold'u, larry bird'den daha fazla seviyorum (burada ben kopuyorum). larry bird'den daha fazla sevdiğim tek insan yani dünyada.

    c - ntv spor'da spiker/yorumcu olmak isteyenlere bir tavsiyen var mı demiş biri.
    kk - ellerine geçen fırsatları kullansınlar. yazı yazsınlar bol bol. yazmak fikir aktarmanın en iyi yönetimidir. ama bu işlerin hiç kolay olmadığını, çok korkunç rekabetler olduğunu ve işleyişin çok farklı yürüdüğünü bilsinler. 1000'lerce insanın hayali o, öyle düşünsünler.

    c - ray allen mı larry bird mü? ama şut bakımından.
    kk - offf. ray allen. tamam bird'ün hakkını yemeyelim de ray allen. adam kusursuza en yakın tekniğe sahip. ama ondan iyisi var: harun erdenay. dünya basketbol tarihinde daha iyi bir şut mekaniği olan bir oyuncu yok. bilgisayarda programlasan daha iyisini yapamazsın. kusursuz.

    c - nba 2k10'daki my player modunda hangi pozisyonu yaratmışın ve ortalaman kaçmış?
    kk - abi oyun kurucu oldum beceremedim, şimdi kısa forvet oluyorum. şu anda 57 mi ne rating'im, indiana'da danny granger'ın arkasında bekliyoruz bakalım.

    c - oooo o zaman sana zor sıra gelir.
    kk - napalım abi ya.

    c - robert kolej'de basket takımında ne kadar süre alırdın?
    kk - 5 dakika, garbage time. celtics'teki jr giddens'ın rolündeydim yani öyle söyleyeyim.

    can - basketbolcu olsaydı hangi pozisyonda oynamak isterdi?
    kaan kural - oyun kurucu herhalde ama zor yani.

    c - oyunda beceremedim demiştin zaten
    kk - evet oyunda beceremiyorum hayatta hiç beceremezdim.

    c - chicago bulls nefretin nereden geliyormuş. "yok demesin" yazmış bir arkadaş.
    kk - (çok garip bir surat yapıyor)

    c - (gülüyorum)
    kk - kusura bakmasın ama çok sallamış yani. hiç öyle birşey yok. ha şey kötü basketbol oynayan takımları sevmem. geçen sene sacramento ve washington'dan mesela nefret ediyordum. ama yani onun takımla alakası yok, oynanan oyunla alakası var. keza sevdiklerim de öyle. ben boston'luyum herkes biliyor ama mesela boston da 3 sene önce sürünürken, yerden yere vuruyordum. benim için önemli olan oyundur. takım chicago olmuş, detroit olmuş, olympiakos olmuş hiç farketmez yani.

    c - gelmiş geçmiş en iyitürk ilk 5'ini sormuş biri. benim için demiş: orhun ene - ibrahim kutluay - hidayet - efe aydan - mehmet okur.
    kk - harun'un olmadığı 5'e ben 5 demem abi onu söyleyeyim de. orhun ene - harun erdenay - ibrahim - mirsad - hmmm

    c - efe aydan?
    kk - (duraksayarak) efe aydan.

    c - hidayet'i koymadın o zaman?
    kk - yuh

    c - ibrahim'in yerine?
    kk - evet ama bir de mehmet okur var efe aydan'ın yerine. son kez vereyim: orhun ene - harun erdenay - hidayet türkoğlu - mirsad türkcan - mehmet okur.

    c - "noel baba gülüşün fake mi?" diye bir soru gelmiş.
    kk - yoo

    c - bence değil, ben çok normal olarak karşılıyorum.
    kk - ya aslında o bir gülüş değil, gülüş gibi çıkıyor ama bir hayret nidası aslında o ho ho hooooo diye böyle. hani gülüş ...

    c - tepki gibi daha çok?
    kk - tepki abi daha çok. çok keyifli bir şaşırma diyeyim daha doğrusu.

    c - futbolda takım tutuyor musun?
    kk - tutuyorum, arsenal.

    c - türkiye'de?
    kk - yok ya

    c - türkiye ligi maçlarını izliyor musun?
    kk - nadiren, nadiren.

    c - galatasaray - fenerbahçe falan olursa ancak?
    kk - ya o bile şey oluyor. 90 dakika dayanamıyorum abi, ben basketbola çok meraklı olduğum için...

    c - sıkıyor değil mi?
    kk - abi 15 dakka oynanıyor, "ya birşey olmadı ki?" filan yapıyorum. "birşey olsun" falan diyorum.

    c - aynı şey benim başıma geliyor. futbol izlerken o yüzden illa birşeyle uğraşıyor olmam lazım. yoksa kalkıp gidiyorum ya.
    kk - aynen. ama arsenal'i tutarım. her hafta maçını da seyrediyorum. 90 dakika olmasa da, yarım yamalak, bir yandan bakarak falan seyrediyorum yani. yıllardır arsenal'liyimdir yani.

    c - ben bunu hatırlamıyorum. jordan'ın son all-star maçında, kosova'nın "jordan mvp olur mu?" sorusuna "oha o kadar da değil" dediğini hatırlıyor musun diye sorulmuş.
    kk - demedim "oha o kadar da değil." ya. yani tam hatırlamıyorum. "oha" 1 kere dedim onu çok iyi hatırlıyorum. orada da demiş olabilirim "demedim" demeyeyim şimdi. ama detroit maçını hiç unutmuyorum. bir pozisyonda top elden sekiyor, rasheed'in elinden dışarı çıkıyor. hakem topu karşı takıma veriyor. rasheed deli gibi itiraz ediyor. pozisyonun tekrarı geliyor, top o kadar net bir şekilde rasheed'den çıkıyor ki, "oha bu kadar da olmaz" dedim. hani itiraz edilecek pozisyon var, itiraz edilmeyecek pozisyon var. orada çok iyi hatırlıyorum "oha" dediğimi ama all-star'da da demiş olsam hatırladım gibi geliyor ama şimdi inkar etmeyeyim dediğimi...

    c - level'da yazman ne alaka? diye sormuşlar.
    kk - ya fırat'ı tanıyorum oradan. rica etti "yazar mısın?" diye. 1 sayılık yazı yazdım yani.

    c - neden boston celtics?
    kk - 1985'te robert kolej'e girdiğim zaman, kasetler vardı. celtics - lakers kasetleri vardı. herkes lakers'ı tutardı böyle koşuyorlar eğlenceliler falan. boston böyle sinirli iğrenç bir takım, bir de larry bird vardı, herifin oyun zekasına hayran kalmıştım. sonra celtics kaldı öyle. ilk seyrettiğim takım olduğu için. bütün arkadaşlarım lakers'lı olmuştu ben celtics'li olmuştum.

    c - onlar daha bir şanslılardı yıllar boyunca.
    kk - valla doğru ya. biz en son 1986'da şampiyon olduk. ondan sonra 2008'e kadar bir daha birşey görmedik abi.

    c - onda da hafif katakulliler falan.
    kk - ne katakullisi abi şampiyonluğumuza gölge düşürme.

    c - yok dalga geçiyorum 3 büyük yıldızı toplamak çok büyük yöneticilik başarısı.
    kk - ha öyle yani. tabii canım.

    c - katakulli asıl gasol'de var.
    kk - gasol feci canım sorma onu.

    c - bu arada marc gasol o takasın o kadar kötü olmadığını kanıtlarcasına oynuyor.
    kk - öyle bakamazsın ama abi işte.

    c - yaptığın en büyük çılgınlık?
    kk - bütün herşeyi, basketbolu falan bırakıp film şirketi kurup, film çekmek.

    c - hala unutamadın yani?
    kk - valla unutulmaz yani. basketbolu falan bile bıraktım. maç bile izlemiyordum ya, çok iş vardı.

    c - hayatında ilk izlediğin basketbol maçını hatırlıyor musun?
    kk - şöyle abi, hayal meyal hatırlıyorum. galiba 1985 avrupa şampiyon kulüpler finali'ydi. cibona zagreb - zalgris kaunas'tı galiba. real madrid de olabilir. şeyden dolayı hatırlıyorum. uydudan yayınlanıyordu. dayım almanya'dan televizyon getirmişti. o televizyon renkliydi. büyük bir hayranlıkla renkli renkli izlemiştim.

    c - damir mrsic'le çak yaptığında çok tepki çekmiştin. ama ona rağmen severim demiş başka bir arkadaş. bir sürü hakaret dolu mesaj almana rağmen herkese auto-mail atmışın, özür dilemişin.
    kk - yok öyle değil, yanlış biliyor. 3-4 kişiye yolladım, aynı mail'ı yolladım. 500'ün üzerinde mail geldi, auto-mail yollamadım ama. orada bence hiç sorun yok yani.

    c - ama tabii orada taraf gibi gözüktün.
    kk - gözüktüm canım, ona birşey demiyorum. ama ben onu öyle almıyorum. maçtan önce de kerem tunçeri'yle kakara kikiri muhabbet ediyordk. maçtan sonra, maçı kazanmış olsalar, kerem gelse ben ona da bravo derdim yani. benim için hiç farketmiyor yani. ama insanlar öyle algılamıyorlar tabii.

    c - dünya basketbol tarihinin gördüğü en iyi oyuncular mevkilerine göre kimler?
    kk - john stockton, michael jordan, larry bird, pivot hakeem olajuwon. (ufak bir sessizlik oluyor)

    c - duncan, garnett, malone?
    kk - duncan... duncan

    c - gıcık olduğun oyuncular var mı? hangileri?
    kk - var ya, nate robinson var. iğrenç bir adam ya. eskiden papanikalou'dan nefret ederdim. nate robinson'a ama acaip gıcığım.

    *

    söyleşinin tamamı için:

    http://www.konyaliportlandlilar.blogspot.com/...ortaj-ilk-bolum.html

    --- alıntı ---

    bu arada şu gazete küpürüne de bir göz atmanızı öneririm:

    http://1.bp.blogspot.com/.../s320/kaankural2.JPG

    son olarak fotoğraflarla bitirelim:

    http://2.bp.blogspot.com/...s1600/kaankural1.jpg
    http://bp1.blogger.com/.../s200/kaan_kural.jpg
    http://4.bp.blogspot.com/...I/s1600/ntvspor2.jpg
    http://4.bp.blogspot.com/..._kaan_kural_hulk.jpg