• 18
    ne de güzel gündü, fenerbahçeliler'in çoğunlukta olduğu bir ortamda son dakikada gelen tura sevinmek gerçekten paha biçilemezdi benim için.

    üniversite eğitimim için kocaeli'de, 6 ay dayanamayıp kaçarcasına ayrıldığım öğrenci yurdunda kalmaktaydım. 2 adet bilgisayar ve televizyonun olduğu camla çerçeveli bir oda vardı, perşembe akşamları kurtlar vadisi tiryakilerinin doldurduğu bu odada, o akşam derbi için toplanmıştık. kadıköy'den 0-0 döndüğümüz için ali sami yen'i dolduran taraftarlarımızın katkısı ile turu alacağımızdan en ufak bir şüphem yoktu. gökhan gönül'ün kendi becerisi ile beraberliği getiren golü attığında da hiçbir tereddüt içerisine girmemiştim. son dakikalardaki doldur boşalt alışkanlığımızı bu maçta yerine getirmediğimiz için de ''gol gelecek, biliyorum'' diye fısıldadım yanımdaki arkadaşa. 9-10 sıra sandalye vardı, ön sıraları fenerbahçeliler kaptığından ben arkalarda oturuyordum.

    hepimizin malumu ümit karan'ın golü ile stadyumdaki binler, ekran başındaki milyonlar deliye döner. gol sonrası yağa fırlayışım, sağa sola küfürler savuruşum hala aklımdadır. galatasaraylı arkadaşlarım golün sevincinden çılgına dönerken, fenerbahçeliler ise hüsran yaşarken ben ''oooh oooh'' çekmeye başlamıştım. o an fenerbahçeli olan yurt müdürü ile gözgöze gelişim var ki anlatılmaz yaşanır.

    bak bunu anlatırken bile yüzüme aptal bir gülümseme yerleşti sözlük :)

    hatırlamak bile istemediğim 6 ay içerisindeki en güzel gecemdi.
    hoş, hayatımın en mutlu gecelerinin hepsi galatasaray sayesinde.