• 1
    sevgili kral,

    seni ilk almanya-türkiye maçında tanıdım. "kim bu hakan?" diyordum. paso gol kaçırıyordun. "ne işi var milli takımda" diyordum. ertesi sene bir de baktım galatasaray'a gelmişsin. o zaman bastım seni bağrıma. önünde show tv yazan, düz sarı formamın arkasına 9 yazdırdım. basketi bırakıp futbola sardım. o abuk sabuk, arkası küt saçı yaptık senin yüzünden. çift forvet oynarken yanımda oynayan murat isimli arkadaşım zamanına göre kendisi arif olurdu, mustafa kocabey olurdu, knupp olurdu; ben ise hakan'dan vazgeçmezdim. senin yüzünden it gibi pres yaptık hakan. seni bağrımıza bastık hakan. sebebi senin dindar olman değildi, senin televole esprilerin değildi, senin leblebi gibi gol atman değildi, hele bize saç baş yoldurman hiç değildi. tek sebebi vardı hakan... derdin ki sen:" ben galatasaray'lıyım! eğer futbolcu olmasaydım açık tribünde elimde bayrağımla tezahürat yapardım...". başka bir sebebi yoktu hakan sana sabrımızın, aylarca gol atmadığında.

    gel artık bırak şu işleri... bırak federasyona başkan olma işlerini. bırak karaktersiz buygunla antrenmanlara çıkmayı, bırak trt'de yorumu falan... ihtiyacın mı var böyle şeylere!? gel... bu tribün seni bekliyor hakan. ister bizle beraber kapalıda, açıkta otur, ister git numaralıyı coştur.

    biz seni galatasaraylıdır diye sevdik. başka birşey değil.