24508
hocanın bir destekçisi olarak kendisiyle ilgili güncel en büyük derdim uzun süredir galatasaray'ın oyununa değişik şeyler katmayı bırakmış olması. özellikle erden timur'un gidişi sonrası transfer süreçlerine aşırı dahil olmaya başlaması, mesaisini ve kafasını oyuncu izlemeye ve düşünmeye vermesi, osimhen'in gelişiyle birlikte takımın belli bir oyun ezberi üzerine oturması hocada bir konfor alanı ve tembellik, doymuşluk oluşturmaya başladı diye gözlemliyorum. bunlar kendisinin bizzat açıklamalarında geçen konular, haftada üç gün oyuncu izlediğini ve takımın topu bir an önce osimhen'e atalım ezberiyle oynadığını söylemişti.
gel gelelim ilk sezonunda sadece takımla ilgilendiği döneminde kadrosunu oturttuktan sonra alanyaspor maçıyla başlayan yükseliş, kadıköy deplasmanında icardi ve torreira olmadan fener'i sahadan silişi, 7-0'lık başakşehir galibiyetinde takımın uyum ve kimyasının %100'e vuruşu.. ikinci sezonunda imza bayern münih maçları, rekor puanla gelen şampiyonluk. hatta sonraki sezonunda üçlü denemeleri tottenham maçı vs. buralarda takıma ve oyuna ciddi manada kafa patlatan bir hoca görüyorduk.
şimdi takımı izlediğimde aşırı aceleyle kaleye gitmeye çalışan, gole ihtiyacı olduğunda özellikle iç sahada sürekli orta açmak dışında değişik oyun planlarını göremediğimiz bir takım var ortada. sorun oyunculardaysa bunu değiştirmek için bir çaba içerisinde de değiliz. lig ve avrupa için güçlü bir kaç oyun planımız var ancak bunlar işe yaramadığında aşırı tıkanan ve çözüm üretemeyen bir takıma dönüşmemiz ciddi bir tehlike. avrupa'da iç sahada top oynamaya çalışan rakiplere karşı şov yapıp, topu bize bırakanlara karşı patlamamız, deplasmanlarda sahadan silinmemiz ciddi bir tehlike.
umarım daha önce de olduğu gibi transfer dönemi bitişiyle beraber tekrardan saha içine odaklanan ve takıma yeni şeyler katan, hırslı bir okan hoca görmeye başlarız. 4 senedir şampiyonluk geldiyse onun hırsı ve hocalığı sayesinde oldu. en zor senesine girerken yine başarı gelecekse bu sebeple gelecek. haydi hocam, son bir dans.
gel gelelim ilk sezonunda sadece takımla ilgilendiği döneminde kadrosunu oturttuktan sonra alanyaspor maçıyla başlayan yükseliş, kadıköy deplasmanında icardi ve torreira olmadan fener'i sahadan silişi, 7-0'lık başakşehir galibiyetinde takımın uyum ve kimyasının %100'e vuruşu.. ikinci sezonunda imza bayern münih maçları, rekor puanla gelen şampiyonluk. hatta sonraki sezonunda üçlü denemeleri tottenham maçı vs. buralarda takıma ve oyuna ciddi manada kafa patlatan bir hoca görüyorduk.
şimdi takımı izlediğimde aşırı aceleyle kaleye gitmeye çalışan, gole ihtiyacı olduğunda özellikle iç sahada sürekli orta açmak dışında değişik oyun planlarını göremediğimiz bir takım var ortada. sorun oyunculardaysa bunu değiştirmek için bir çaba içerisinde de değiliz. lig ve avrupa için güçlü bir kaç oyun planımız var ancak bunlar işe yaramadığında aşırı tıkanan ve çözüm üretemeyen bir takıma dönüşmemiz ciddi bir tehlike. avrupa'da iç sahada top oynamaya çalışan rakiplere karşı şov yapıp, topu bize bırakanlara karşı patlamamız, deplasmanlarda sahadan silinmemiz ciddi bir tehlike.
umarım daha önce de olduğu gibi transfer dönemi bitişiyle beraber tekrardan saha içine odaklanan ve takıma yeni şeyler katan, hırslı bir okan hoca görmeye başlarız. 4 senedir şampiyonluk geldiyse onun hırsı ve hocalığı sayesinde oldu. en zor senesine girerken yine başarı gelecekse bu sebeple gelecek. haydi hocam, son bir dans.


