509
dört yıl üst üste şampiyon olmuş, şampiyonlar ligi’nde artık yalnızca bulunmayı değil ciddi biçimde ilerlemeyi hedeflediğini söyleyen galatasaray’ın ağustos ayının ilk haftasına hâlâ kadrosundaki temel eksikleri tartışarak girmesi kabul edilebilir değil. dünya kupası beklendi, piyasanın açılması beklendi, doğru oyuncu beklendi; geldiğimiz noktada hâlâ önemli boşluklar var. mesele transfer döneminin ne zaman biteceği değil. futbol takımı excel tablosu değildir; yeni gelen oyuncunun fiziksel olarak hazırlanması, takım arkadaşlarını tanıması, okan buruk’un oyununa alışması ve şampiyonlar ligi seviyesine ulaşması için zamana ihtiyacı var. son gün alınan yıldız transfer sayılır ama son gün kurulan kadro planlama sayılmaz.
üstelik bu sezon şartlar geçmiş yıllardan daha farklı. galatasaray’ın dört yıllık üstünlüğü rakiplerinde ciddi bir reaksiyon yarattı; bizi alt etmek için hem daha iştahlılar hem de kadro kurulumuna ve transfere çok daha fazla önem veriyorlar. rakiplerin güçlendiği, bütçelerini zorladığı ve galatasaray’ı geçmeyi sezonun ana hedeflerinden biri haline getirdiği bir ortamda bizim hâlâ “piyasa oluşsun, fırsat çıksın, son gün bakarız” anlayışıyla hareket etme lüksümüz yok. dört şampiyonluk rehavete değil, standartların daha da yükselmesine yol açmalı. çünkü karşındaki rakip dört yıldır seni nasıl geçeceğini düşünürken sen geçen yılın doğrularıyla yetinirsen, aradaki fark çok hızlı kapanır.
galatasaray’ın ihtiyacı transfer çalımı değil, futbol aklıdır. sezon bittiği gün a, b ve c alternatifleri belirlenmiş; yaşı, maliyeti, oyun profili ve satış potansiyeli hesaplanmış bir kadro mühendisliği gerekir. bu kulüp yıldız oyuncuyu transferin son haftasında ikna edebildiği için değil, ihtiyacını aylar öncesinden görüp doğru oyuncuyu zamanında getirerek rakiplerinden ayrılmalı. bugün yönetimden beklenen yalnızca yeni bir transfer haberi değil, yarın hangi galatasaray’ın kurulmak istendiğinin net cevabıdır. sürdürülebilir başarı son dakika fırsatlarıyla değil; strateji, scouting, doğru zamanlama ve kurumsal futbol aklıyla gelir.
üstelik bu sezon şartlar geçmiş yıllardan daha farklı. galatasaray’ın dört yıllık üstünlüğü rakiplerinde ciddi bir reaksiyon yarattı; bizi alt etmek için hem daha iştahlılar hem de kadro kurulumuna ve transfere çok daha fazla önem veriyorlar. rakiplerin güçlendiği, bütçelerini zorladığı ve galatasaray’ı geçmeyi sezonun ana hedeflerinden biri haline getirdiği bir ortamda bizim hâlâ “piyasa oluşsun, fırsat çıksın, son gün bakarız” anlayışıyla hareket etme lüksümüz yok. dört şampiyonluk rehavete değil, standartların daha da yükselmesine yol açmalı. çünkü karşındaki rakip dört yıldır seni nasıl geçeceğini düşünürken sen geçen yılın doğrularıyla yetinirsen, aradaki fark çok hızlı kapanır.
galatasaray’ın ihtiyacı transfer çalımı değil, futbol aklıdır. sezon bittiği gün a, b ve c alternatifleri belirlenmiş; yaşı, maliyeti, oyun profili ve satış potansiyeli hesaplanmış bir kadro mühendisliği gerekir. bu kulüp yıldız oyuncuyu transferin son haftasında ikna edebildiği için değil, ihtiyacını aylar öncesinden görüp doğru oyuncuyu zamanında getirerek rakiplerinden ayrılmalı. bugün yönetimden beklenen yalnızca yeni bir transfer haberi değil, yarın hangi galatasaray’ın kurulmak istendiğinin net cevabıdır. sürdürülebilir başarı son dakika fırsatlarıyla değil; strateji, scouting, doğru zamanlama ve kurumsal futbol aklıyla gelir.

