galatasaray taraftarının farklı farklı kesimlerinin, gündeme gelen her oyuncuya "iyi oyuncu ama aradığımız oyuncu değil" şeklinde yaklaştığı transfer dönemi. çok değil, hafta sonuna dünya kupası finaline çıkacak takımın en iyi oyuncularından
daniel olmo için de bu söyleniyor, manchester united kaptanı için de, paraguay'ın pırpır hücum oyuncusu için de, konya'nın papaz stoperi için de. insan "ne arıyoruz ya biz, göbeklitepe'nin sırrını mı?" diye düşünmüyor değil. ne galatasaray böyle, sadece tek bir tip oyuncunun oynayabileceği, inanılmaz niş bir takım, ne de bu oyuncular tek tip, uyum sağlayamayacak oyuncular.
şükür ki, 1996'da falan bu yorumlar yoktu, yoksa
gheorghe hagi için de "büyük topçu ama aradığımız oyuncu değil, bize mezzala sosu serpilmiş, enganche'dan devşirme, 1.83 ve 1.83,5 arası, makarnayı bolognese seven bir trequartista lazım" diye millet sıraya girerdi.