3961
kulüp tarihinin en büyük fiyaskosudur. beklenti yönetimi faciasından ve vizyon ile icraat arasındaki uçurumun en net kanıtından biridir. göreve gelmeden önce çizdiği "kurumsal, modern, dünyayı okuyan ve aklı selim bir başkan" profili, ne yazık ki kısa sürede yerini kelimenin tam anlamıyla bir idare etme acizliğine ve fiyaskolara bıraktı. camiaya büyük bir değişim ve gelişim hikayesi vadederek yola çıktı, gerçekleştiremeyeceği vaatlerini anlattı, bol bol konuştu. kredisi kısa sürede bitti. fatih terim ile başlattığı "florya'yı ve geleceği birlikte inşa edeceğiz" manifestosu, daha birkaç ay geçmeden skandal bir operasyonla, tek taraflı bir güven krizine kurban edildi. efsane teknik adamla bir yola çıkıp kısa sürede birlikteliği koruyamamak, arkasından gelen kaosu yönetememek ve en önemlisi bu kulübün geleneksel ağırlığını omuzlarında taşıyamamak kendisinden beklenen hareketlerdi. seçildikten sonraki her kritik virajda duvara çarptı, panik kararlar aldı ve kulübü sportif olarak tarihin en kötü dönemlerinden birine sürükledi. sportif direktörlük vizyonu dediler, avrupa odaklı gençleşme operasyonu dediler; ortada ne bir oyun planı ne de istikrar kaldı. avrupa ligi'nde fırtına gibi estirilen o kısa dönemin arkasındaki başarıyı bile doğru düzgün sahiplenip sürdürülebilir kılamadı. kısacası burak elmas dönemi; büyük laflarla başlayıp, icraatta sınıfta kalan, camiayı kutuplaştıran ve galatasaray standartlarının çok ama çok altında ezilen talihsiz bir parantez olarak tarihe geçti. galatasaray başkanlığı makamının bir staj yeri veya "iyi niyetle deneme yanılma yapma" alanı olmadığını çok acı bir şekilde herkese öğretti.


