67
galatasaray’ın geleneksel kamp saç kesimi mevzusunun son günlerde olduğundan fazla dramatize edildiğini düşünüyorum. kimse bu uygulamayı zorbalık amacıyla ortaya çıkarmadı; yıllardır takım içi aidiyetin, “artık bu grubun bir parçasısın” hissinin mizahi bir ritüeli olarak yaşatılıyor.
elbette işin özü rızadır. istemeyen oyuncuya zorla yapılmasını savunmak mümkün değil. ama her kamp döneminde gönüllü şekilde kahkahalar eşliğinde yapılan, birkaç hafta sonra zaten uzayıp giden bir saç kesimini gençlerin psikolojisini kalıcı biçimde zedeleyen travmatik bir olay gibi sunmak da bana gerçekçi gelmiyor. bu çocuklar yarın çok kritik bir dakikada 50 bin kişinin önünde oynayabilirler. psikolojileri bir saç kesiminden etkileniyorsa yarın en ufak bir pas hatasında sahayı ağlayarak terk ederler.
futbol sadece teknik ve taktikten ibaret değil; birlikte gülmeyi, takımla kaynaşmayı ve ortak anılar biriktirmeyi de içeriyor. bu gelenek de dozunda kaldığı sürece galatasaray’ın kamp kültürünün simgesel parçalarından biri olmaya devam edecek.
elbette işin özü rızadır. istemeyen oyuncuya zorla yapılmasını savunmak mümkün değil. ama her kamp döneminde gönüllü şekilde kahkahalar eşliğinde yapılan, birkaç hafta sonra zaten uzayıp giden bir saç kesimini gençlerin psikolojisini kalıcı biçimde zedeleyen travmatik bir olay gibi sunmak da bana gerçekçi gelmiyor. bu çocuklar yarın çok kritik bir dakikada 50 bin kişinin önünde oynayabilirler. psikolojileri bir saç kesiminden etkileniyorsa yarın en ufak bir pas hatasında sahayı ağlayarak terk ederler.
futbol sadece teknik ve taktikten ibaret değil; birlikte gülmeyi, takımla kaynaşmayı ve ortak anılar biriktirmeyi de içeriyor. bu gelenek de dozunda kaldığı sürece galatasaray’ın kamp kültürünün simgesel parçalarından biri olmaya devam edecek.

