3239
hemen hemen her takımı 2026 dünya kupasında izleme fırsatım oldu. bu takım güç sıralamasında çeşitli parametrelerde 11. ila 25. sıra arası gösteriliyor iken bence en kötü 2-3 takımdan biriyiz.
1- en önemli sorunumuz kondisyon ve oyuncuların fiziksel olarak hazır olmaması diye düşünüyorum. biz bu filmi euro 20'de izlemiştik halbuki. şenol güneş bile italya'nın ısınmasını görünce eyvah demişti ya aynısı yaşandı. arda, kenan, ferdi, hakan, kerem sakatlık etkisiyle oynadı. buna rağmen montella bu oyuncuları hazırlayamadığı gibi alternatiflerini de hiç düşünmedi. burayı çok konuştuk, geçelim diyeceğim de artık fiziksel olarak hazır olamayan takımlarımızdan gına geldi. iran, ırak ve ürdün bile senden daha hazır turnuvaya. bu kadar işbilmezlik, tembellik ve rehavet olamaz ya.
2- biraz da şanssızdık bence şöyle ki paraguay ve avustralya gibi %100 savunma takımlarına denk geldik. herkes geçiş oynayabilir, herkes topsuz oynayabilir ama iş toplu oyuna gelince bu iş maharet ister. ne ligimizde böyle sağlam kapananlar var ne de bizim ligimizde bunu açabilecek oyunu oynayan takımlar var. kerem ile başlıyor ya montella. tek açıklaması var, pres yapılacak ama ortada pres yapılacak rakip yok ki. sadece oyunu daraltıp tempoyu yükseltip bağlantılarla, şutlarla açabileceğin bir rakip var. bizde ise ne o sabır var ne de o tempoya yükselebilecek bir fiziksel durum. ve o panik başlayınca da şutları stoperler atıyor. orta sahalar toptan korkuyor. kerem'e de orta açılıyor. bu derece şuursuz bir takım.
3- üçüncüsü takımın mental durumu ki bu takımı gerçekten destekleyip de bu takımı daha sonuçlar gelmeden silkip kendini getirecek bir atmosferi ülkece oluşturamıyoruz bir türlü. oraya giden, basından tutun sosyal medyaya kadar önce acayip bir pohpohlama, sonra da tam bir yerin dibine sokma durumu. diğerlerinin maçası yetmedi. uğurcan ve samet birinci maç sonu çıktı konuştu. eleştirilerden çok etkilendik diye. hiçbir şeye hazır değiller ki paşalar. turnuva başlayıncaya kadar zaten fenerbahçe seçimlerini konuştuk. takım kaptanlarının ikisi ise bu seçimde malzemeydi. turnuvaya mental ve fiziksel yönden hazırlanıp takım arkadaşlarını da hazırlayacaklarına söylentiye göre saatlerce transfer pazarlığı yapıyorlardı. hacıosmanoğlu da kampta hani, çekmiş eşofmanlarını, orada ne yapıyorsa artık. bir insan hiç mi yakışmaz bir mevkiye. bu zat gerçekten bu rezilliklerden birinci derecede sorumludur. ay'a keşif ekibi göndereceksiniz diyelim. oraya işinin ehli olmayan bir insan koyar mısınız? aynı mantık, amerika'ya bir ekip yolluyoruz futbolda başarı için. o ekibin başı başarının ve başarısızlığın dinamiklerini bilebilecek bir konumda değil. birinci maçtan sonra fatih hoca'ya sataşıp daha da gerdi takımı. gerçekten yazıklar olsun böyle amatörlüğe, böyle iş bilmezliğe.
ben milli takımın hak ettiğini aldığını düşünüyorum. kimisi oh olsun da diyordur ama biz bize değiliz ki. dünya kupası dediğin şey tamamen vitrindir, prestij işidir. zaten üç kuruşluk itibarın var belki, onu da yok ettin. bunlar tecrübe de değil travma oluşturacak şeyler. hadi biz neyse eşek kadar olduk. bu ülkedeki çocukların sabahlarını rezil ettiler. biz 2002'yi hatırlamak istedik, onlar ise 2026 ile her şeyin içine ettiler. gerçi işimiz hikaye yazmak da değil. ülke futbolu yine gerçeklerle yüzleşti. ama yine ders alınmayacak. aynı tas aynı hamam her şeye devam edilecek.
1- en önemli sorunumuz kondisyon ve oyuncuların fiziksel olarak hazır olmaması diye düşünüyorum. biz bu filmi euro 20'de izlemiştik halbuki. şenol güneş bile italya'nın ısınmasını görünce eyvah demişti ya aynısı yaşandı. arda, kenan, ferdi, hakan, kerem sakatlık etkisiyle oynadı. buna rağmen montella bu oyuncuları hazırlayamadığı gibi alternatiflerini de hiç düşünmedi. burayı çok konuştuk, geçelim diyeceğim de artık fiziksel olarak hazır olamayan takımlarımızdan gına geldi. iran, ırak ve ürdün bile senden daha hazır turnuvaya. bu kadar işbilmezlik, tembellik ve rehavet olamaz ya.
2- biraz da şanssızdık bence şöyle ki paraguay ve avustralya gibi %100 savunma takımlarına denk geldik. herkes geçiş oynayabilir, herkes topsuz oynayabilir ama iş toplu oyuna gelince bu iş maharet ister. ne ligimizde böyle sağlam kapananlar var ne de bizim ligimizde bunu açabilecek oyunu oynayan takımlar var. kerem ile başlıyor ya montella. tek açıklaması var, pres yapılacak ama ortada pres yapılacak rakip yok ki. sadece oyunu daraltıp tempoyu yükseltip bağlantılarla, şutlarla açabileceğin bir rakip var. bizde ise ne o sabır var ne de o tempoya yükselebilecek bir fiziksel durum. ve o panik başlayınca da şutları stoperler atıyor. orta sahalar toptan korkuyor. kerem'e de orta açılıyor. bu derece şuursuz bir takım.
3- üçüncüsü takımın mental durumu ki bu takımı gerçekten destekleyip de bu takımı daha sonuçlar gelmeden silkip kendini getirecek bir atmosferi ülkece oluşturamıyoruz bir türlü. oraya giden, basından tutun sosyal medyaya kadar önce acayip bir pohpohlama, sonra da tam bir yerin dibine sokma durumu. diğerlerinin maçası yetmedi. uğurcan ve samet birinci maç sonu çıktı konuştu. eleştirilerden çok etkilendik diye. hiçbir şeye hazır değiller ki paşalar. turnuva başlayıncaya kadar zaten fenerbahçe seçimlerini konuştuk. takım kaptanlarının ikisi ise bu seçimde malzemeydi. turnuvaya mental ve fiziksel yönden hazırlanıp takım arkadaşlarını da hazırlayacaklarına söylentiye göre saatlerce transfer pazarlığı yapıyorlardı. hacıosmanoğlu da kampta hani, çekmiş eşofmanlarını, orada ne yapıyorsa artık. bir insan hiç mi yakışmaz bir mevkiye. bu zat gerçekten bu rezilliklerden birinci derecede sorumludur. ay'a keşif ekibi göndereceksiniz diyelim. oraya işinin ehli olmayan bir insan koyar mısınız? aynı mantık, amerika'ya bir ekip yolluyoruz futbolda başarı için. o ekibin başı başarının ve başarısızlığın dinamiklerini bilebilecek bir konumda değil. birinci maçtan sonra fatih hoca'ya sataşıp daha da gerdi takımı. gerçekten yazıklar olsun böyle amatörlüğe, böyle iş bilmezliğe.
ben milli takımın hak ettiğini aldığını düşünüyorum. kimisi oh olsun da diyordur ama biz bize değiliz ki. dünya kupası dediğin şey tamamen vitrindir, prestij işidir. zaten üç kuruşluk itibarın var belki, onu da yok ettin. bunlar tecrübe de değil travma oluşturacak şeyler. hadi biz neyse eşek kadar olduk. bu ülkedeki çocukların sabahlarını rezil ettiler. biz 2002'yi hatırlamak istedik, onlar ise 2026 ile her şeyin içine ettiler. gerçi işimiz hikaye yazmak da değil. ülke futbolu yine gerçeklerle yüzleşti. ama yine ders alınmayacak. aynı tas aynı hamam her şeye devam edilecek.

